Borcun zamanında ifa edilmemesi için kararlaştırılan ceza ifaya ekli ceza niteliğindedir ve temerrüt hâlinde ödenmesi gerekir; alacaklı bu cezayı aşan bir zarara uğradığını ve borçlunun kusurunu ispat ederse zararın yalnızca cezayı aşan kısmını ayrıca isteyebilir, gecikme zararının tümüne hükmedilemez.
Detaylı özeti gör
Davacılar, davalı müteahhitle 14.10.2011 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yaptıklarını, teslim tarihinin 14.08.2013 olarak kararlaştırıldığını, iskân ruhsatı alınıncaya kadar her daire için rayiç kira ödeneceğini, kat mülkiyeti teslimden itibaren on ay içinde kurulmazsa ayrı ayrı 2.000 USD cezai şart öngörüldüğünü, dairelerin projedeki metrekareden küçük yapıldığını ve eksik ayıplı imalat bulunduğunu ileri sürerek tazminat istemiş, talebini ıslahla 876.141,84 TL'ye yükseltmiştir. Yerel mahkeme bilirkişi raporu doğrultusunda davayı kısmen kabul edip 736.269,65 TL üzerinden hüküm kurmuş, Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurularını esastan reddetmiştir. Daire, davacıların temyizini kesinlik sınırı altında kaldığından reddetmiş; cezai şartın ifaya ekli olduğunu, kira bedelinin tümüne değil yalnız cezai şartı aşan kısmına hükmedilmesi ve gecikme bedelinin sözleşmeye göre düşecek bağımsız bölüm sayısı üzerinden hesaplanması gerektiğini belirterek kararı bozmuştur.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe