TBK Madde 129 Üçüncü kişi yararına sözleşme: Genel olarak

Özet 2 fıkra · ~2 dk okuma

TBK 129, kendi adına sözleşme yapan kişi sözleşmeye üçüncü kişi yararına bir edim yükümlülüğü koydurmuşsa, edimin üçüncü kişiye ifa edilmesini isteyebilir; üçüncü kişi veya ona halef olanlar da, tarafların amacına ya da örf ve âdete uygun düştüğü takdirde edimin ifasını doğrudan isteyebilir. Üçüncü kişi veya halefleri bu hakkı kullanmak istediklerini borçluya bildirdikten sonra alacaklı, borçluyu ibra edemez ve borcun nitelik ve kapsamını değiştiremez.

Resmi Metin

Genel olarak

Madde 129- (1) Kendi adına sözleşme yapan kişi, sözleşmeye üçüncü kişi yararına bir edim yükümlülüğü koydurmuşsa, edimin üçüncü kişiye ifa edilmesini isteyebilir.

(2) Üçüncü kişi veya üçüncü kişiye halef olanlar da, tarafların amacına veya örf ve âdete uygun düştüğü takdirde edimin ifasını isteyebilirler. Bu durumda, üçüncü kişi veya ona halef olanlar bu hakkı kullanmak istediklerini borçluya bildirdikten sonra, alacaklı borçluyu ibra edemeyeceği gibi, borcun nitelik ve kapsamını da değiştiremez.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

TBK m.129 uygulamasında en kritik ayrım tam ve eksik üçüncü kişi yararına sözleşmedir. Eksik tipte yalnızca sözleşen alacaklı, edimin üçüncü kişiye ifasını isteyebilir; üçüncü kişinin doğrudan talep hakkı yoktur. Tam tipte ise, tarafların amacı veya örf ve âdete uygun düştüğü takdirde, üçüncü kişi veya ona halef olanlar ifayı kendileri dava edebilir. Müvekkiliniz üçüncü kişiyse, doğrudan talep hakkını iddia eden taraf olarak ispat yükü sizdedir; sözleşmenin tam tip olduğunu metin, amaç ve teamülle ortaya koyun.

İkinci hayati nokta: üçüncü kişi bu hakkı kullanmak istediğini borçluya bildirdikten sonra, alacaklı borçluyu ibra edemez, borcun nitelik ve kapsamını da değiştiremez. Bu nedenle bu bildirimi mutlaka yazılı ve tarihli yapın, tebliğini belgeleyin; çünkü hakkın dondurulduğu an bu bildirim anıdır. Sık yapılan hata, iki tipi karıştırmak ve bildirim sonrası ibra yasağını atlamaktır.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 129. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununun 111. maddesini karşılamaktadır.

Tasarının iki fıkradan oluşan 128. maddesinde, üçüncü kişi yararına sözleşme düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 111. maddesinin kenar başlığında kullanılan “C. Başkası Lehine Şart / I. Umumiyet itibariyle” şeklindeki ibareler, Tasarıda “C. Üçüncü kişi yararına sözleşme / I. Genel olarak” şeklinde değiştirilmiştir.

Üç fıkradan oluşan 818 sayılı Borçlar Kanununun 111. maddesi, Tasarıda iki fıkra halinde düzenlenmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 111. maddesinin birinci fıkrasında kullanılan “üçüncü şahıs lehine bir borç şart etmiş ise” şeklindeki ibare, Tasarıda “üçüncü kişi yararına bir edim yükümlülüğü koydurmuşsa” şeklinde değiştirilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 111. maddesinin son fıkrasında kullanılan “alacaklının borçluyu ibraya hakkı kalmaz.” şeklindeki ibare, “alacaklı borçluyu ibra edemeyeceği gibi, borcun nitelik ve kapsamını da değiştiremez.” şeklinde yazılmıştır.

Sistematik yapısı ile metninde yapılan düzeltme ve arılaştırma dışında, 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

İlgili Yargıtay Kararları - TBK m.129 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay 3.HD E. 2024/1857 K. 2025/784 Onama

Üçüncü kişi yararına sözleşmede üçüncü kişinin edimin ifasını doğrudan talep edebilmesi ancak tam üçüncü kişi yararına sözleşmede mümkündür; sözleşmede üçüncü kişiye ifayı isteme hakkı tanınmamışsa (eksik üçüncü kişi yararına sözleşme) üçüncü kişi doğrudan ifa talebinde bulunamaz.

Detaylı özeti gör

Atatürk Havalimanında üç dükkanı kiracı sıfatıyla işleten davacı şirket, DHMİ ile yeni havalimanı yapımını üstlenen davalı şirket arasındaki Uygulama Sözleşmesi'nin, mevcut kiracıların sözleşmeleriyle devralınmasını öngören 32. maddesinin TBK m.129 anlamında tam üçüncü kişi yararına sözleşme olduğunu ileri sürerek, davalı şirketten edimin ifasını ve kiralanan yerlerin tespit ile teslimini talep etmiştir. İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemeleri, bu düzenlemenin üçüncü kişiye ifayı doğrudan isteme hakkı tanımadığını, eksik üçüncü kişi yararına sözleşme niteliğinde olduğunu belirterek davacının dava açma yetkisi bulunmadığı sonucuna varmıştır. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi de davacı ile davalılar arasında sözleşme ilişkisi bulunmaması ve davalılar arasındaki sözleşmenin davacıya edimin ifasını doğrudan talep etme yetkisi vermemesi karşısında, davacı vekilinin temyizini reddederek kararı onamıştır.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

TBK Madde 129 - Üçüncü kişi yararına…

İndeks
Bize WhatsApp'tan ulaşın!