TBK Madde 132 Borçların sona ermesi: İbra

Özet 1 fıkra · ~1 dk okuma

TBK 132, borcu doğuran işlem kanunen veya taraflarca belli bir şekle bağlı tutulmuş olsa bile borcun, tarafların şekle bağlı olmaksızın yapacakları ibra sözleşmesiyle tamamen veya kısmen ortadan kaldırılabileceğini öngörür; ibra, alacaklının alacağından vazgeçmesiyle borcu sona erdiren bir sözleşmedir.

Resmi Metin

İbra

Madde 132- Borcu doğuran işlem kanunen veya taraflarca belli bir şekle bağlı tutulmuş olsa bile borç, tarafların şekle bağlı olmaksızın yapacakları ibra sözleşmesiyle tamamen veya kısmen ortadan kaldırılabilir.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

TBK m.132, alacaklının borçluyu borçtan kurtardığı ibra sözleşmesini şekil serbestisine bağlar. Pratikte en sık karıştırılan nokta budur: asıl borç kanunen veya sözleşmeyle resmi ya da yazılı şekle bağlı olsa bile, ibranın geçerli olması için herhangi bir şekil aranmaz. Yani sözlü, hatta zımni bir mutabakatla dahi borç tamamen veya kısmen ortadan kalkabilir. Müvekkile “ibra resmi şekilde yapılmazsa geçersiz” demek hukuken yanlıştır; resmi/yazılı şekil burada bir geçerlilik şartı değildir.

Avukat olarak asıl risk şekilde değil ispattadır. İbra edildiğini iddia eden tarafın bunu kanıtlaması gerekir; sözlü ibra çoğu zaman ispatlanamaz ve davada çöker. Bu yüzden uygulamada her zaman yazılı, tarih ve imza içeren, kapsamı (tamamen mi kısmen mi) net bir ibra belgesi düzenletin. Karşı taraf ibra savunması yaparsa, belgenin iradeyi yansıtıp yansıtmadığını ve kapsamını sorgulayın. Not: iş ilişkisinde işçiyi koruyan özel ibra rejimi ayrıdır, bu genel kural oraya uygulanmaz.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 132. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununda yer verilmeyen, “B. İbra” kenar başlıklı yeni bir maddedir.

Tasarının tek fıkradan oluşan 131. maddesinde, ibra sözleşmesi düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun kaynağını oluşturan İsviçre Borçlar Kanununun 115. maddesinde ibra düzenlenmiştir. Borçlar Kanunumuza her nasılsa alınmayan ibranın, öğreti ve uygulamada borcu sona erdiren sebeplerden biri olduğunda duraksama bulunmamaktadır. Sistematik bir eksikliği gidermek amacıyla, ibranın yeni bir madde olarak Tasarıya alınması uygun görülmüştür.

İlgili Yargıtay Kararları - TBK m.132 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2024/4069 K. 2025/3593 Bozma

Hukuka uygun düzenlenen ibraname ile TBK m.132 gereği taraflar arasındaki alacak ve borç kesin olarak ortadan kalkar; bu ibra, vekilin yetkilendirdiği alt vekilleri de kapsar ve tevkil yetkisi verilen vekillere karşı da talepte bulunulamaz.

Detaylı özeti gör

Davacı, babasının ölümü sonrası miras ve kamulaştırma işlerini yürütmek üzere davalı avukatı %5 ücret karşılığı vekil tayin etmiş; kamulaştırma bedeline ilişkin kazanılan davada Adalet Bakanlığınca yatırılan meblağın önemli bir kısmının, yazılı muvafakati alınmadan başka avukatlarla yapılan ücret sözleşmeleri kapsamında alıkonulup kendisine iade edilmediğini ileri sürerek, haksız kesilen bedelin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir. Mahkeme bozmaya uyularak karar vermiş, taraflarca temyiz edilmiştir. Yargıtay; davalı avukatlardan birinin dosyaya hatır için vekil olarak katıldığı, para çekilmeden önce azledildiği, herhangi bir parayı tahsil edip uhdesinde tuttuğuna dair delil bulunmadığı ve ceza davasında beraat ettiği gerekçesiyle onun sorumlu tutulmasını yerinde görmemiş; diğer davalıların (tereke tasfiye memuru vekili ve bir davalı vekili) tüm temyiz itirazlarını reddederek kararı yalnız o davalı avukat yararına bozmuştur.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2023/3387 K. 2024/1336 Onama

Borcu doğuran işlem şekle bağlı olsa bile borç, tarafların şekle bağlı olmaksızın yapacağı ibra sözleşmesiyle sona erdirilebilir; her iki tarafça imzalanan İbra ve Feragat Protokolü ile ibra konusu edilen borç bu kapsamda ortadan kalkar.

Detaylı özeti gör

Davacı, Azerbaycan'daki işlerden doğan hakediş alacağını tahsil edebilmek için kendisine ait aracın davalıya satılmış gibi gösterilip kredi çekildiğini ve taraflar arasında inanç sözleşmesi bulunduğunu ileri sürerek aracın adına tescilini, olmazsa rayiç değeri ya da ödediği bedellerin tahsilini istemiştir. Davalı, davacının işi tamamlamadığını ve hakedişinden fazla avans aldığını savunmuş; İlk Derece Mahkemesi davayı reddetmiş, Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Yargıtay, yargılama sırasında davalı tarafça sunulan İbra ve Feragat Protokolü ile davacının hakedişten kaynaklanan alacağının son bulduğunu ve uyuşmazlığın bu protokol kapsamında kaldığını belirterek esasa ilişkin temyiz itirazlarını reddetmiş; ancak alacağın ibraname ile sona ermesi ve davanın açılmasına davalının sebep olması karşısında davacı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesini hatalı görerek İlk Derece Mahkemesi kararını bu yönden düzelterek onamıştır.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları - TBK m.132 uygulaması

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları. Aşağıdaki ilkeler ilgili kararlardan derlenmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2022/846 K. 2025/686 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Yalnız ipotek borçlusunun imzasını taşıyan ve borçlu tarafından düzenlenen "belgedir" başlıklı tarihsiz belgenin, TBK m.132'deki ibra niteliği taşımadığı; ibranın iki taraflı bir sözleşme olduğu ve niteliği gereği alacaklı tarafından borçluya hitaben düzenlenmesi gerektiği belirtilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, icra dosyasındaki sıra cetveline göre davalı kooperatife yapılan ödemenin, davacının bu kooperatife borcu bulunmadığı ileri sürülerek iadesi istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi davayı kısmen kabul etmiştir. Kooperatif istinafında hak düşürücü süreye, zamanaşımına ve ibranameye dayanmıştır. Daire, davanın istirdat değil sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak davası olarak nitelendirilmesi gerektiğini, geri isteme hakkının doğduğu tarihten itibaren iki yıllık sürenin dava tarihinde dolmadığını, tek imzalı ve alacaklı yerine borçlu tarafından düzenlenen belgenin geçerli ibraname sayılamayacağını belirterek istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2022/521 K. 2025/392 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Tarafların birbirini ibra ettiğine dair protokolün, TBK m.132 uyarınca şekle bağlı olmayan geçerli bir ibra sözleşmesi oluşturduğu; aksini aynı kuvvette yazılı delille ispatlayamayan alacaklı karşısında takip konusu çek borcunun sona erdiği kabul edilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Keşide edilen çek nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemiyle açılan menfi tespit davasıdır. Keşideci şirket, borcun üçüncü bir şirket tarafından üstlenildiğini ve taraflar arasında düzenlenen protokolle karşılıklı ibra gerçekleştiğini ileri sürmüş; lehine çek düzenlenen şirket ise borcun devrinin resmî şekle tabi olduğunu ve taşınmaz devirlerinin yapılmadığını savunmuştur. İlk derece mahkemesi davanın kabulüne karar vermiştir. Daire, protokolün TBK m.132 uyarınca şekle bağlı olmayan geçerli bir ibra sözleşmesi niteliğinde olduğunu, aksinin aynı kuvvette yazılı delille ispatlanamadığını belirterek davalının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 3. Hukuk Dairesi E. 2021/3048 K. 2023/1212 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Borçlar hukukundan doğan alacağın tek taraflı feragatle sona ermeyeceği, TBK m.132'deki ibranın şekle bağlı olmayan karşılıklı anlaşma olduğu belirtilerek; fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmadan imzalanan ibraname karşısında davacının bakiye zararı bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Elektrikli bisikletle seyir halindeyken traktörle çarpışması sonucu yaralanan davacı, sürücünün zorunlu mali sorumluluk sigortacısından iş göremezlik tazminatı istemiş, talebini ıslahla artırmıştır. İlk derece mahkemesi davayı reddetmiştir. Daire; yargılama sırasında düzenlenen ve davacı vekilince imzalanan makbuz-ibraname-feragatname başlıklı belgede uzlaşılan tutarın ödendiğini, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmadığını saptayarak; borçlar hukukundan doğan alacağın tek taraflı feragatle değil, şekle bağlı olmayan ibra sözleşmesiyle ortadan kaldırılabileceğini belirtmiş ve davacının bakiye zararı kalmadığı sonucuna varıp istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2019/1288 K. 2021/1200 İstinaf Kabulü / Kaldırma

İtirazın iptali davasında, alacaklı şirket yetkilisinin imzasını taşıdığı saptanan ibraname ile takip konusu faturalardan doğan borç ilişkisinin sona erdiği; şekle bağlı olmayan ibra karşısında ticari defterlerin incelenmesi isteminin sonuca etkili olmadığı belirtilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Dava, ticari satımdan doğan altı faturaya dayalı icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Borçlu şirket, ödemelerin yapıldığını ve alacaklı şirketin kaşeli ve imzalı ibraname verdiğini savunmuştur. İlk derece mahkemesi imza incelemesi sonucunda ibranamedeki imzanın alacaklı şirket yetkilisine ait olduğunu saptayarak davayı reddetmiş ve davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmetmiştir. Daire, kendi aldığı grafoloji raporuyla da imzayı doğrulayarak ibra sözleşmesiyle borç ilişkisinin sona erdiğini kabul etmiş; ancak kötü niyet tazminatı için karşı tarafın talebinin bulunmadığını, talep olmadan bu tazminata hükmedilemeyeceğini ve bu hususun kamu düzenine ilişkin olduğunu belirterek kararı kaldırıp yeniden esas hakkında hüküm kurarak davayı reddetmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.

Bize WhatsApp'tan ulaşın!