TBK Madde 118 Borçlunun temerrüdü: a. Gecikme tazminatı

Özet 1 fıkra · ~1 dk okuma

TBK 118, temerrüde düşen borçlu, borcun geç ifasından dolayı alacaklının uğradığı gecikme zararını gidermekle yükümlüdür; borçlu, temerrüde düşmekte kendisine hiçbir kusur yüklenemeyeceğini ispat ederek bu sorumluluktan kurtulabilir.

Resmi Metin

a. Gecikme tazminatı

Madde 118- Temerrüde düşen borçlu, temerrüde düşmekte kusuru olmadığını ispat etmedikçe, borcun geç ifasından dolayı alacaklının uğradığı zararı gidermekle yükümlüdür.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

TBK m.118 borçlu temerrüdünün ilk sonucu olan gecikme tazminatını düzenler: temerrüde düşen borçlu, borcun geç ifasından doğan alacaklı zararını giderir. Buradaki en kritik avukat refleksi, bu kalemi temerrüt faiziyle (TBK m.120) özdeşleştirmemektir. Para borçlarında gecikmenin asgari maktu karşılığı temerrüt faizidir; faizi aşan somut zarar için TBK m.122 aşkın zarar yolu işler. Para dışı edimlerde ise gerçek gecikme zararını (örneğin kira/kâr kaybı, ikame masrafı) bu madde temellendirir. Dilekçede kalemleri ayrı ayrı talep edin; faiz talebini gecikme tazminatına eritmeyin.

İspat yükü dağılımına dikkat: zararın varlığını ve miktarını alacaklı somutlar ve belgeler, ancak temerrütteki kusur karinesi borçludadır. Yani borçlu, gecikmede kusursuz olduğunu ispatlamadıkça sorumludur (HMK m.190 çerçevesinde delillerinizi baştan kurun). Davalı vekiliyseniz mücbir sebep veya alacaklı kusurunu öne çıkarın; davacı vekiliyseniz zararı tahmine bırakmayıp faturayla destekleyin.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 118. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununun 102. maddesinin birinci fıkrasının gecikme tazminatına ilişkin kısmını karşılamaktadır.

Tasarının tek fıkradan oluşan 117. maddesinde, gecikme tazminatı düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 102. maddesinin ikinci fıkrası, Tasarının 118. maddesinde ayrıca düzenlendiği için, madde metnine alınmamıştır.

Sistematik yapısı ile metninde yapılan düzeltme ve arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

İlgili Yargıtay Kararları - TBK m.118 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E. 2023/1713 K. 2024/3391 Onama

Borçlu, alacaklı temerrüdüne rağmen tevdi mahalli belirletip edimini tevdi etmedikçe borcundan kurtulamaz; alacaklının sonradan çektiği ihtarda verilen sürede edimini yerine getirmeyen borçlu temerrüde düşer ve borcun geç ifasından doğan zararı gidermekle yükümlü olur.

Detaylı özeti gör

Davacı arsa sahibi, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan gecikme nedeniyle kira tazminatı istemiştir. İlk Derece Mahkemesi, sözleşme konusu işin tamamlandığını ve iş bitirme tutanağı düzenlendiğini, talebin ise bu tutanak tarihinden sonraki döneme ilişkin olduğunu belirterek davayı reddetmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi, davalı yüklenicinin işi geç de olsa bitirip bağımsız bölümleri teslim alması için arsa sahibine ihtarname gönderdiğini, arsa sahibinin haklı bir gerekçe göstermeden teslim almayarak alacaklı temerrüdüne düştüğünü, buna karşılık yüklenicinin TBK m.107 uyarınca tevdi mahalli belirletip anahtarları teslim etmediği için borcundan kurtulamadığını, sonrasında arsa sahibinin ihtarına rağmen anahtarları vermeyerek temerrüde düştüğünü kabul etmiş; istinaf başvurusunu kabul ederek 313.055,00 TL'nin dava tarihinden işleyecek yasal faiziyle tahsiline karar vermiştir. Daire, davalının bağımsız bölümleri süresinde teslim etmediğini belirterek kararı onamıştır.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2023/501 K. 2024/241 Direnme Bozuldu

Gecikme tazminatı, alacaklının borcun geç ifa edilmesinden doğan olumlu (müspet) zararını karşılar ve ancak geçerli bir sözleşmenin varlığı hâlinde istenebilir; şekil şartına aykırılığı nedeniyle kesin hükümsüz olan sözleşmede temerrütten söz edilemeyeceğinden, geç teslim gerekçesiyle kira kaybı adı altında tazminat talep edilemez.

Detaylı özeti gör

Davacılar, 2011 yılında imzalanan satış vaadi sözleşmeleriyle davalının projesinden devre mülk satın aldıklarını, 2013 yılında teslim taahhüt edilmesine rağmen teslimin yapılmadığını ve ikame tatil hakkı da tanınmadığını ileri sürerek üç yıla ait toplam 18.000 TL kira kaybı tazminatı istemiştir. Davalı, sözleşmenin resmi şekil şartını taşımadığını savunmuştur. Tüketici mahkemesi, geçersizliğin ancak tüketici tarafından ileri sürülebileceği gerekçesiyle davaları kısmen kabul edip her bir davacı yönünden 8.814,46 TL tahsiline hükmetmiş; Özel Daire tapuda resmi şekle uyulmadığı için sözleşmenin geçersiz olduğunu ve geçersiz sözleşmeye dayalı taleplerin kabul edilemeyeceğini belirterek bozmuş, mahkeme direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, adi yazılı devre mülk sözleşmesinin kesin hükümsüz olduğunu, kesin hükümsüzlükte tarafların birbirini ifaya zorlayamayacağını ve tazmini gereken bir zarardan söz edilemeyeceğini belirterek direnme kararını bozmuştur.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2021/648 K. 2022/1653

Gecikme tazminatının kapsamına yalnız alacaklının malvarlığındaki azalma değil, geç ifa yüzünden yoksun kalınan kâr da girer; gecikme süresinde yapılan ek masraflar ve üçüncü kişilere ödenen tazminatlar kadar, kira getiren malın tesliminde gecikilen döneme ait kira bedelleri de bu kapsamda istenebilir.

Detaylı özeti gör

Davacılar, davalı şirketle imzaladıkları 21.12.2009 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesiyle inşa edilecek binadan daire satın almış, 65.000 TL satış bedelinin 5.000 TL'lik kısmı ödenmemiştir. Sözleşmede taşınmazın 31.01.2011 tarihinde teslimi ve gecikilen her ay için 100 ABD doları ödenmesi kararlaştırılmıştır. Teslim gerçekleşmeyince davacılar, aylık 750 TL üzerinden 13.500 TL kira kaybı ile 600 dolarlık tazminat için icra takibi başlatmış, itiraz üzerine itirazın iptalini istemiştir. Yerel mahkeme, kendi edimini tam ifa etmeyen alıcının talepte bulunamayacağı gerekçesiyle davayı reddetmiş, Özel Daire uyuşmazlığın geç teslim nedeniyle kira tazminatına ilişkin olduğunu belirterek kararı bozmuş, mahkeme direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, davalının bakiye bedel için yeni bir imkân tanıyıp 26.08.2011 keşide tarihli senet aldığını, bu nedenle teslim borcunun en geç bu tarih itibarıyla doğduğunu belirterek istemlerin bu çerçevede değerlendirilmesi için direnme kararını bozmuştur.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2017/506 K. 2019/1081

Gecikme tazminatı, aynen ifa ile birlikte istenebileceği gibi, borç temerrütten sonra ifa edilmiş ve ifa sırasında çekince ileri sürülmemiş olsa bile ifadan sonra da dava edilebilir; ifa davasında talep edilmemiş olması da bu tazminatın ayrı bir davaya konu yapılmasını engellemez.

Detaylı özeti gör

Davacılar, davalı şirketle 21.12.2009 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi yapmış; 65.000 TL satış bedeli taksitlere bağlanmış, bağımsız bölümün 31.01.2011 tarihinde teslim edileceği ve gecikilen her ay için 100 USD ödeneceği kararlaştırılmıştır. Taşınmaz 05.09.2011 tarihinde davacı adına tescil edilmiş ancak teslim edilmemiş; davacılar aylık 750 TL üzerinden 13.500 TL kira kaybı ile 600 USD cezai şart için başlattıkları takibe itiraz edilince itirazın iptalini istemiştir. Yerel mahkeme, satış bedelinin 7.000 TL'lik kısmının ödenmediği ve edimini ifa etmeyenin karşı edimi isteyemeyeceği gerekçesiyle davayı reddetmiş, Özel Dairenin bozmasına karşı direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, davalının ödemezlik defini ileri sürebilecek olmasına rağmen alıcıya bakiye bedel için yeni imkan tanıyıp 15.03.2012 düzenleme tarihli senedi aldığını, teslim borcunun en geç bu tarihte doğduğunu belirterek direnme kararını değişik gerekçeyle oy çokluğuyla bozmuştur.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

Bize WhatsApp'tan ulaşın!