TBK Madde 40 Yetkili temsil: a. Temsilin hükmü

Özet 3 fıkra · ~2 dk okuma

TBK 40, yetkili temsilcinin bir başkası adına ve hesabına yaptığı hukuki işlemin sonuçlarının doğrudan doğruya temsil olunanı bağladığını düzenler. Temsilci, işlemi yaparken temsil sıfatını bildirmezse sonuçlar kendisine ait olur; ancak karşı taraf temsil ilişkisinin varlığını durumdan çıkarıyor ya da çıkarması gerekiyorsa yahut işlemi temsilci veya temsil olunandan biriyle yapması farksızsa, sonuçlar yine doğrudan doğruya temsil olunana ait olur.

Resmi Metin

a. Temsilin hükmü

Madde 40- (1) Yetkili bir temsilci tarafından bir başkası adına ve hesabına yapılan hukuki işlemin sonuçları, doğrudan doğruya temsil olunanı bağlar.

(2) Temsilci, hukuki işlemi yaparken bu sıfatını bildirmezse, hukuki işlemin sonuçları kendisine ait olur. Ancak, karşı taraf bir temsil ilişkisinin varlığını durumdan çıkarıyor veya çıkarması gerekiyor ya da hukuki işlemi temsilci veya temsil olunandan biri ile yapması farksız ise, hukuki işlemin sonuçları doğrudan doğruya temsil olunana ait olur.

(3) Diğer durumlarda alacağın devri veya borcun üstlenilmesine ilişkin hükümler uygulanır.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Bu madde, bir kişinin başkası adına yaptığı hukuki işlemin sonuçlarının kime ait olacağını düzenler. Kural şudur: yetkili bir temsilci, temsil olunan kişi adına ve hesabına işlem yaparsa, o işlemin hak ve borçları doğrudan temsil olunana ait olur; temsilci tarafta görünse bile kendi malvarlığı etkilenmez. Buna doğrudan temsil denir.

Önemli ayrım: temsilci sıfatını karşı tarafa bildirmek gerekir. Temsilci, başkası için hareket ettiğini açıklamazsa, sonuçlar kural olarak kendisine ait olur (dolaylı temsil). Ancak karşı taraf bir temsil ilişkisinin var olduğunu durumdan zaten çıkarıyor ya da çıkarması gerekiyorsa, veya işlemi kiminle yaptığı onun için farksızsa, sonuç yine doğrudan temsil olunana bağlanır. Diğer hâllerde alacağın devri veya borcun üstlenilmesi hükümleri devreye girer.

Pratikte temsil yetkisi ile temsilci ve temsil olunan arasındaki vekâlet gibi iç ilişkiyi karıştırmayın; bunlar ayrı şeylerdir. Borç altına giren, işlemi yapan değil, adına işlem yapılandır.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 40. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununun 32. maddesini karşılamaktadır.

Tasarının üç fıkradan oluşan 40. maddesinde, yetkili temsilde genel olarak temsilin hükmü düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 32. maddesinin kenar başlığında kullanılan “G. Salahiyete müstenit temsil / I. Umumiyet itibariyle / 1. Temsilin hükümleri” şeklindeki ibareler, Tasarının 40. maddesinde, “H. Temsil / I. Yetkili temsil / 1. Genel olarak /a. Temsilin hükmü” şeklinde değiştirilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 32. maddesinin birinci fıkrasında, yetkili temsilcinin “diğer bir kimse namına” yaptığı sözleşmeden doğan alacak ve borçların, “o kimseye intikal edeceği” öngörülmüştür. Tasarıda, burada doğrudan doğruya temsilin söz konusu olduğu göz önünde tutularak, yetkili temsilci tarafından “bir başkası adına ve hesabına” yapılan hukuki işlemin sonuçlarının, doğrudan doğruya temsil olunana ait olduğu belirtilmiştir.

Tasarının 40. maddesinin ikinci fıkrasında, öğretide “ilgili için örtülü işlem” olarak adlandırılan, doğrudan doğruya temsilin özel bir görünümü düzenlenmektedir.

İlgili Yargıtay Kararları - TBK m.40 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay HGK E. 2022/70 K. 2023/773 Onama

Yetkili bir temsilci tarafından bir başkası adına ve hesabına yapılan hukuki işlemin sonuçları doğrudan doğruya temsil olunanı bağlar ve işlemden doğan alacak ile borçlar temsil olunana geçer; işlemi yapan kişi yetkili temsilci değilse işlem temsil olunanı bağlamaz ve kişi şahsen sorumlu olur.

Detaylı özeti gör

Davacı, maliki olduğu taşınmaza bina yaptırmak için davalı inşaat firmasıyla 03.07.2009 tarihli sözleşme imzalayıp proje ve ruhsat işleri için vekâlet vermiş ve makbuzlar karşılığı toplam 66.000 TL ödemiştir; ancak makbuzları kendi el yazısıyla düzenleyen davalı, imzaları ortağı/nişanlısı olduğunu söylediği dava dışı kişiye attırmış, iş hiç yapılmamıştır. Davacı sözleşmeyi feshedip ödediği bedelin iadesi için başlattığı icra takibine davalının itirazı üzerine itirazın iptali davası açmış; davalı ise işlemi yetkisiz temsilcinin yaptığını ve sözleşmede imzası bulunmadığını savunmuştur. İlk derece mahkemesi davayı kısmen kabul etmiş, Özel Dairenin bozması üzerine direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu çoğunluğu, dava dışı kişinin davalının temsilcisi sıfatıyla yaptığı işlemlerin davalıyı bağladığı gerekçesiyle direnme kararını yerinde bulmuş; karşı oyda ise temsil yetkisinin kesin biçimde ispatlanamadığı ileri sürülmüştür.

Yargıtay 3.HD E. 2020/5062 K. 2021/2391 Bozma

Yetkili bir temsilci tarafından bir başkası adına ve hesabına yapılan hukuki işlemin sonuçları doğrudan doğruya temsil olunanı bağlar; bu nedenle temsilcinin usulüne uygun yaptığı sözleşmenin tarafı ve borçlusu, temsilci değil, temsil olunandır.

Detaylı özeti gör

Yapı denetim kuruluşu olan davacı, taşınmaz maliki davalılara verdiği yapı denetim hizmetinden doğan 20.246,64 TL bakiye ücret için başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini istemiştir. Davalılar, yapı denetim sözleşmesini yüklenicinin çalışanının imzaladığını ve ücretin dava dışı yüklenici tarafından üstlenildiğini savunarak husumetin yükleniciye yöneltilmesi gerektiğini ileri sürmüş, yerel mahkeme bu gerekçeyle davayı reddetmiştir. Yargıtay ise sözleşmeyi imzalayan kişinin davalılarca noter senediyle yapı denetim sözleşmeleri yapmak üzere vekil tayin edildiğini, bu nedenle sözleşmenin tarafı ve ücret borçlusunun davalı malikler olduğunu; daire karşılığı inşaat sözleşmesinde ücretin yükleniciye bırakılmış olmasının yapı denetim kuruluşuna karşı ileri sürülemeyeceğini belirterek, davalılara husumet yöneltilemeyeceği yönündeki hükmü davacı yararına bozmuştur.

Yargıtay 3.HD E. 2020/5025 K. 2021/2396 Bozma

Yetkili temsilci tarafından bir başkası adına ve hesabına yapılan hukuki işlemin sonuçları doğrudan doğruya temsil olunanı bağlar; temsilcisini işlem tarihinden önce azletmeyen temsil olunan, onun adına yaptığı geçerli işlemle bağlı olup edimini gereği gibi ifa etmemekten sorumlu olur.

Detaylı özeti gör

Davacı, davalılarla noterde düzenlenen gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi uyarınca hisse bedeli olarak 15.000 TL ödediği hâlde taşınmazın üçüncü kişiye satıldığını ileri sürerek, dava sırasında 36.000 TL'ye yükselttiği rayiç bedelin davalılardan müteselsilen tahsilini istemiştir. Davalılar, satış vaadi tarihinde taşınmaz üzerinde iştirak halinde mülkiyet bulunduğunu, tek başlarına tasarruf yetkileri olmadığını ve sözleşmeyi kendilerine vekâleten imzalayan kişinin azledildiğini savunmuş; mahkeme davayı esastan reddetmiştir. Yargıtay, bir davalı yönünden azilnamenin vekile tebliğine ilişkin silik fotokopi tebligatın usulüne uygunluğunun asıl evrak getirtilip incelenmeden belirlenemeyeceğini, diğer davalıların ise vekili sözleşme tarihinden önce azletmedikleri için işlemle bağlı ve edimi gereği gibi ifa etmemekten sorumlu olduklarını belirterek, her üç davalı hakkındaki red kararını davacı yararına bozmuştur.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları - TBK m.40 uygulaması

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları. Aşağıdaki ilkeler ilgili kararlardan derlenmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 6. Hukuk Dairesi E. 2022/141 K. 2026/511 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Eser sözleşmesindeki şirket kaşesi altındaki imza şirket yetkilisine ait değilse, TBK 40 uyarınca işlemin sonuçlarının temsil olunan şirkete ait olmayacağı; şirketin bağlı olup olmadığının ancak yetkisiz temsile icazet verilip verilmediği araştırılarak belirlenebileceği belirtilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Eser sözleşmesine dayalı eksik iş bedeli alacağı davasında davalı şirket, sözleşmede kaşesi altındaki imzanın şirket yetkilisine ait olmadığını savunmuştur. İlk derece mahkemesi bu hususun çekişmesiz olduğunu kabul edip, işin davalı şirketçe üstlenildiğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Daire, yetkisiz temsilcinin yaptığı işlemin icazetle temsil olunanı bağlayabileceğini belirtmiş; tarafların defter ve kayıtlarının, sözleşme kapsamında yapılan işlem ve ödemelerin, imza sahibinin şirket çalışanı olup olmadığının ve sözleşmeye dayanak çeklerin şirket kayıtlarına ne şekilde girdiğinin araştırılması gerektiğini, bu inceleme yapılmadan ret kararı verilemeyeceğini belirterek kararı kaldırmış ve dosyayı yeniden yargılama için mahkemesine göndermiştir.

Adana BAM · İstinaf · 6. Hukuk Dairesi E. 2021/1499 K. 2026/25 İstinaf Kabulü / Kaldırma

İş bedelinin yüklenici adına üçüncü kişiye ödendiği savunmasında, banka ve noterlik kayıtlarında o kişiye vekaletname verilmediği saptanmış; yalnız yetkili temsilcinin işleminin temsil olunanı bağlayacağı, yetkisiz kişinin işleminden temsil olunanın sorumlu tutulamayacağı belirtilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden doğan bakiye iş bedeli için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi davayı kısmen kabul ederek asıl alacak ve işlemiş faiz üzerinden takibin devamına karar vermiştir. Daire, iş sahibinin yüklenici adına üçüncü kişiye yaptığını ileri sürdüğü 55.000,00 TL ödeme yönünden bu kişinin temsil yetkisinin bulunup bulunmadığının ve yetkisiz olsa dahi işlemlerine yüklenicinin icazet verip vermediğinin araştırılmadığını, ayrıca dava değeri asıl alacakla sınırlı iken talep aşılarak işlemiş faize de hükmedildiğini saptayarak kararı kaldırmış ve dosyayı yeniden görülmek üzere ilk derece mahkemesine göndermiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.

Bize WhatsApp'tan ulaşın!