TBK Madde 43 Temsil yetkisi: b. Ölüm, ehliyetsizlik ve diğer durumlar

Özet 3 fıkra · ~1 dk okuma

TBK 43, hukuki işlemden doğan temsil yetkisi, aksi taraflarca kararlaştırılmadıkça veya işin özelliğinden anlaşılmadıkça, temsil olunanın ya da temsilcinin ölümü, gaipliğine karar verilmesi, fiil ehliyetini kaybetmesi veya iflası hâllerinde sona erer; bu kural bir tüzel kişiliğin sona ermesinde de uygulanır ve tarafların karşılıklı kişisel hakları saklı kalır.

Resmi Metin

b. Ölüm, ehliyetsizlik ve diğer durumlar

Madde 43- (1) Hukuki işlemden doğan temsil yetkisi, aksi taraflarca kararlaştırılmadıkça veya işin özelliğinden anlaşılmadıkça, temsil olunanın veya temsilcinin ölümü, gaipliğine karar verilmesi, fiil ehliyetini kaybetmesi veya iflas etmesi durumlarında sona erer.

(2) Bu hüküm, bir tüzel kişiliğin sona ermesi durumunda da uygulanır.

(3) Tarafların karşılıklı kişisel hakları saklıdır.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Bu madde, hukuki bir işlemle verilen temsil yetkisinin hangi durumlarda kendiliğinden ortadan kalktığını düzenler. Kural şudur: taraflar aksini kararlaştırmamış veya işin özelliği aksini gerektirmiyorsa; temsil olunanın ya da temsilcinin ölümü, gaipliğine karar verilmesi, fiil ehliyetini kaybetmesi veya iflas etmesi durumunda yetki başka bir işleme gerek olmadan sona erer. Aynı sonuç, bir tüzel kişiliğin sona ermesinde de geçerlidir.

Pratikte bunun anlamı şudur: vekâlet veren veya vekil vefat ederse, verilmiş vekâletname kural olarak hükümsüz hâle gelir. Ancak taraflar yetkinin sürmesini açıkça kararlaştırmışsa ya da işin niteliği devamı gerektiriyorsa (örneğin başlanmış ve tamamlanması zorunlu bir iş), yetki devam edebilir.

Bu nedenle bir kişinin vefatından sonra eski vekâletnameye dayanarak işlem yapmak risklidir; yapılan işlem temsil olunanı bağlamayabilir. Maddenin son cümlesi, tarafların karşılıklı kişisel haklarının saklı kaldığını belirtir.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 43. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununun 35. maddesini karşılamaktadır.

Tasarının üç fıkradan oluşan 43. maddesinde, temsil olunanın veya temsilcinin ölümünün, ehliyetsizliğinin ve diğer durumların temsil ilişkisi üzerindeki etkileri düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 35. maddesinin kenar başlığında kullanılan “b. Ölüm ve ehliyetsizliğin vesairenin hükümleri” şeklindeki ibare, Tasarının 43. maddesinde, “b. Ölüm, ehliyetsizlik ve diğer durumlar” şeklinde değiştirilmiştir.

Metninde yapılan arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

İlgili Yargıtay Kararları - TBK m.43 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2023/4464 K. 2024/2668 Bozma

Ölüm hâlinde ölen tarafın fiil ehliyeti sona erdiğinden, hukuki işlemden doğan temsil (vekâlet) yetkisi de kural olarak sona erer; vekil davaya devam edemez, yargılamaya ancak ölenin mirasçıları devam edebilir.

Detaylı özeti gör

Davacı, davalıların zilyetliğindeki 2/B kapsamında Hazine adına kayıtlı taşınmazı satın almak amacıyla zilyetliği devraldığını, satış bedeli ve masrafları ödemesine karşın yerin milli park kapsamına alınması nedeniyle satışın gerçekleşmediğini belirterek ödediği bedellerin davalılardan ve Hazineden tahsilini istemiştir. Yargılama sırasında davalılardan bir kısmı vefat etmiştir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi; vefat eden davalının mirasçılık belgesi getirtilip mirasçılarının mecburi dava arkadaşı sıfatıyla davaya katılımı sağlanarak taraf teşkili tamamlanmadan hüküm kurulmasını, ayrıca öldüğü anlaşılan davalı ile dosyada taraf olmayan ilgisiz bir şahıs hakkında karar verilmesini usul ve yasaya aykırı bularak kararı usulden bozmuştur.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2021/6707 K. 2022/486 Bozma

Taraflardan birinin ölümüyle, hukuki işlemden doğan temsil yetkisi kural olarak sona erer; ölen tarafın vekili davaya devam edemez, yargılamaya ancak mirasçıları katılarak devam edilebilir.

Detaylı özeti gör

Davacı, davalıya 11/11/2016 tarihinde havale yoluyla 200.000 TL borç verdiğini, ödenmemesi üzerine başlattığı icra takibine davalının haksız itiraz ederek takibi durdurduğunu ileri sürerek itirazın iptalini ve icra inkar tazminatını talep etmiştir. İlk derece mahkemesi davanın reddine karar vermiş, bölge adliye mahkemesi de davacının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Ne var ki davalı, ilk derece kararından sonra, bölge adliye mahkemesi kararından önce 25/01/2019 tarihinde ölmüş; mirasçıları davaya dahil edilmeksizin, ölümünden önce verilen vekaletnameye dayanılarak davalı vekiliyle yargılamaya devam edilip işin esasına girilerek hüküm kurulmuştur. Yargıtay, taraf teşkilinin kamu düzenine ilişkin olup re'sen gözetilmesi gerektiğini, mirasçılık belgesi getirtilip mirasçılara usulüne uygun tebligat yapılarak taraf teşkili sağlanmadan hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararı bozmuştur.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2021/4266 K. 2021/7503

Hukuki işlemden doğan temsil yetkisi, temsil olunanın iflasına karar verilmesiyle sona erer; iflas masasınca yeni vekaletname verilmedikçe, iflastan önce vekalet verilen vekilin davalı adına temyiz yetkisi bulunmaz.

Detaylı özeti gör

Asliye hukuk mahkemesinde görülen alacak davasında mahkeme davanın kabulüne karar vermiş, hükmü davalı vekili süresinde temyiz etmiştir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, davalı Asya Katılım Bankası A.Ş.'nin hüküm tarihinden sonra 16.11.2017'de iflasına karar verildiğini, davalının vekiline verdiği 10.09.2015 tarihli vekaletnamenin bu iflasla birlikte sona erdiğini ve iflas masasınca aynı vekile yeniden vekaletname verilmediğini saptamıştır. Bu nedenle temyiz eden vekilin davalı adına kararı temyiz etme yetkisi kalmadığından, temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiştir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2021/3963 K. 2021/7413 Bozma

Hukuki işlemden doğan temsil yetkisi, temsil olunanın ölümü ile kural olarak sona erer; bu nedenle davacının ölmesi hâlinde vekilinin temsil yetkisi de kendiliğinden son bulur ve davaya ancak mirasçılar devam edebilir.

Detaylı özeti gör

Davacı, kiracı şirketle imzalanan 01.01.2007 başlangıç tarihli 5 yıllık kira sözleşmesine kefil sıfatıyla imza atan davalıdan, tahsil edilemeyen kira alacakları için 30.000 TL'nin faiziyle tahsilini istemiş; mahkeme bozma ilamına uyularak yaptığı yargılamada davanın kısmen kabulüne karar vermiştir. Ancak yargılama sırasında 06.12.2016 tarihinde ölen davacının mirasçıları davaya dahil edilmeksizin, ölümden önce verilen vekaletnameye dayanılarak davacı vekiliyle yargılamaya devam edilip işin esasına girilerek hüküm kurulmuştur. Yargıtay, davacının ölümüyle taraf ehliyetinin ve vekilin temsil yetkisinin sona erdiğini, taraf teşkilinin kamu düzenine ilişkin olup her aşamada resen gözetilmesi gerektiğini belirterek; mirasçılık belgesi getirtilip mirası reddetmeyen mirasçılara usulüne uygun tebligatla taraf teşkili sağlanmadan esas hakkında karar verilmesini usul ve yasaya aykırı bularak hükmü davalı yararına bozmuştur.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2019/3185 K. 2019/7260 Bozma

Ölen tarafın fiil ehliyeti sona ereceğinden, hukuki işlemden doğan temsil yetkisi (vekâlet ilişkisi) ölümle kural olarak sona erer; vekil davaya devam edemez, davaya ancak ölenin mirasçıları tarafından devam edilebilir.

Detaylı özeti gör

Davacılar, yaklaşık 50 yıl önce davalıların murisiyle yaptıkları anlaşma uyarınca taşınmaz üzerine kendilerine ait ev ve müştemilat inşa edip malik sıfatıyla kullandıklarını ileri sürerek öncelikle tapu iptal ve tescil, olmadığı takdirde muhtesatın aidiyetinin tespiti ile yapı bedelinin tahsilini istemişlerdir. Mahkeme, davacılardan biri yönünden aktif husumet yokluğundan ret, diğeri yönünden kısmen kabulle 37.541 TL muhtesat bedeline hükmetmiştir. Ancak davacılardan biri yargılama sırasında 08/01/2015 tarihinde ölmüş; mirasçıları davaya dahil edilmeden, ölmeden önce verdiği vekaletnameye dayanılarak vekiliyle yargılamaya devam edilip ölü kişi hakkında hüküm kurulmuştur. Yargıtay, taraf teşkilinin kamu düzenine ilişkin olup her aşamada re'sen gözetilmesi gerektiğini, önce mirasçılık belgesi getirtilip mirasçıların davaya katılımının sağlanması gerektiğini belirterek hükmü bozmuştur.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları - TBK m.43 uygulaması

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları. Aşağıdaki ilkeler ilgili kararlardan derlenmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2023/59 K. 2026/1039 İstinaf Kabulü / Kaldırma

İstinaf aşamasında davacının ölmesiyle taraf ehliyeti yanında vekilin temsil yetkisinin de kural olarak sona erdiği, vekilin davaya devam edemeyeceği; mirası reddetmeyen mirasçıların katılımıyla taraf teşkili sağlanması gerektiği belirtilerek karar kaldırılmıştır.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Dava, anonim şirketin olağanüstü genel kurulunda sermaye artırımı ve esas sözleşme değişikliğine ilişkin gündem maddesiyle alınan kararın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi, toplantı öncesinde izin, sonrasında tadil tasarısına onay alındığını belirterek davayı reddetmiştir. Daire, dosya istinaf aşamasındayken davacı ortağın vefat ettiğini saptamış; ölümle taraf ehliyetinin ve vekâlet ilişkisinin sona erdiğini, davaya ancak mirasçılar tarafından devam edilebileceğini belirterek, esas ve istinaf sebepleri incelenmeksizin taraf teşkili sağlanmak üzere kararın kaldırılmasına ve dosyanın mahkemesine gönderilmesine hükmetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2022/2163 K. 2026/52 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Yargılama sürerken davalının ölmesi halinde taraf ehliyeti sona erdiğinden, ölen tarafın vekiline verdiği temsil yetkisinin de kural olarak son bulduğu, vekilin davaya devam edemeyeceği ve yargılamanın mirasçılarla sürdürülebileceği belirtilerek, taraf teşkili için hüküm kaldırılmıştır.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Bira ürünlerinin satışına ilişkin sözleşmeye dayalı katkı payı ve cezai şart alacağı istenmiş, ilk derece mahkemesi sözleşmenin usulünce feshedilmediği gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Daire, dosya istinaf aşamasındayken davalının öldüğünü saptamış; ölümle taraf ehliyetinin ve kural olarak vekalet ilişkisinin sona erdiğini, davanın ancak mirası reddetmeyen mirasçıların katılımıyla sürdürülebileceğini belirterek, esas ve istinaf sebepleri incelenmeksizin kararı kaldırmış ve taraf teşkili sağlanmak üzere dosyayı ilk derece mahkemesine göndermiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2022/426 K. 2025/203 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Garantör konumundaki davalının dosya istinaf aşamasındayken ölmesi üzerine vekilinin temsil yetkisinin de sona erdiği; mirasçılar davayı birlikte takipten kaçınırsa terekeye temsilci tayin ettirilerek taraf teşkilinin tamamlanması gerektiği, aksi halde esasın incelenemeyeceği belirtilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Akaryakıt bayilik sözleşmesine garantör sıfatıyla imza atan kişi aleyhine yürütülen ilamsız takibe itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasında ilk derece mahkemesi, garanti sözleşmesinin asıl borçtan bağımsız bir sorumluluk doğurduğu gerekçesiyle davayı kabul etmiştir. Daire, dosya istinaf aşamasındayken davalının vefat ettiğini saptamış, ölümle taraf ehliyetinin ve vekalet ilişkisinin sona erdiğini, mirası reddetmeyen mirasçıların mecburi dava arkadaşı olarak davaya katılımı sağlanarak taraf teşkilinin tamamlanması gerektiğini belirterek davalı vekilinin istinaf başvurusunu kabul etmiş, kararı kaldırıp dosyayı ilk derece mahkemesine göndermiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2022/118 K. 2024/2134 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Yargılama sırasında taraflardan birinin ölmesi hâlinde taraf ehliyeti sona erdiğinden, ölen tarafın vekiline verdiği temsil yetkisinin de kural olarak son bulduğu; vekilin davaya devam edemeyeceği ve yargılamanın ancak mirasçıların katılımıyla sürdürülebileceği belirtilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Akaryakıt bayilik sözleşmesini garantör sıfatıyla imzalayan kişiye karşı cari hesap borcunun tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali istenmiştir. İlk derece mahkemesi alacağın haricen tahsil edildiği gerekçesiyle konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmetmiştir. Daire, dosya istinaf aşamasındayken davalının öldüğünü saptamış; ölümle taraf ehliyetinin ve varsa vekalet ilişkisinin sona ereceğini, yargılamanın ancak mirasçılarla sürdürülebileceğini belirterek taraf teşkili sağlanmadan hüküm kurulamayacağı sonucuna varmış ve kararı kaldırmıştır.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.

Bize WhatsApp'tan ulaşın!