TBK Madde 39 İrade bozukluğunun giderilmesi

Özet 2 fıkra · ~2 dk okuma

TBK 39, yanılma veya aldatma sebebiyle ya da korkutulma sonucunda sözleşme yapan taraf, yanılma veya aldatmayı öğrendiği ya da korkutmanın etkisinin ortadan kalktığı andan başlayarak bir yıl içinde sözleşmeyle bağlı olmadığını bildirmez veya verdiği şeyi geri istemezse sözleşmeyi onamış sayılır; aldatma veya korkutma nedeniyle bağlayıcılığı olmayan bir sözleşmenin onanmış sayılması, tazminat hakkını ortadan kaldırmaz.

Resmi Metin

İrade bozukluğunun giderilmesi

Madde 39- (1) Yanılma veya aldatma sebebiyle ya da korkutulma sonucunda sözleşme yapan taraf, yanılma veya aldatmayı öğrendiği ya da korkutmanın etkisinin ortadan kalktığı andan başlayarak bir yıl içinde sözleşme ile bağlı olmadığını bildirmez veya verdiği şeyi geri istemezse, sözleşmeyi onamış sayılır.

(2) Aldatma veya korkutmadan dolayı bağlayıcılığı olmayan bir sözleşmenin onanmış sayılması, tazminat hakkını ortadan kaldırmaz.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Bu madde, yanılma, aldatma veya korkutma ile sözleşme yapan kişiye süresiz bir kaçış imkânı tanımaz. İrade sakatlığına uğrayan taraf; yanılma ya da aldatmayı öğrendiği, korkutmanın etkisinin kalktığı andan başlayarak bir yıl içinde sözleşmeyle bağlı olmadığını bildirmez veya verdiği şeyi geri istemezse, sözleşmeyi onamış sayılır ve sözleşme geçerli hâle gelir. Onama açık olabileceği gibi, sürenin geçirilmesiyle örtülü olarak da gerçekleşir.

Önemli olan: Bu bir yıl bir hak düşürücü süredir, zamanaşımı değildir; durmaz, kesilmez ve hâkim kendiliğinden dikkate alır. Süre dolmadan sözleşme baştan yok değildir; yalnızca sakat taraf bağlı olmama hakkını kullanabilir.

Son olarak, aldatma veya korkutmada sözleşmeyi onamış sayılmanız tazminat hakkınızı ortadan kaldırmaz; uğradığınız zarar için ayrıca haksız fiil tazminatı isteyebilirsiniz.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 39. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununun 31. maddesini karşılamaktadır.

Tasarının iki fıkradan oluşan 39. maddesinde, irade bozukluğu sonucunda bir sözleşme yapan tarafın, bu sözleşmenin onanmış sayılmasının koşulları ile aldatma sebebiyle veya korkutulma sonucunda sözleşme yapan tarafın tazminat hakkı düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 31. maddesinin kenar başlığında kullanılan “IV. Akde icazet ile rızanın fesadı (nın) bertaraf edilmesi” şeklindeki ibare, Tasarının 39. maddesinde, “IV. İrade bozukluğunun giderilmesi” şeklinde değiştirilmiştir. 818 sayılı Borçlar Kanununun 31. maddesinin birinci fıkrası, iki cümleden oluştuğu halde, Tasarıda tek cümleye dönüştürülmüştür. Ayrıca, “akde icazet vermiş nazariyle bakılır.” şeklindeki ibare yerine, Tasarıda “sözleşmeyi onamış sayılır.”; “bir akde icazet” yerine de “bir sözleşmenin onanmış sayılması” şeklindeki ibareler kullanılmıştır.

Maddenin birinci fıkrasında öngörülen bir yıllık süre, hak düşürücü niteliktedir.

Metninde yapılan arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

İlgili Yargıtay Kararları - TBK m.39 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2024/4052 K. 2025/1108 Bozma

Kira ilişkisi kurulduktan sonra verilen tahliye taahhüdüne karşı, TBK m.39'da öngörülen süre içinde bağlı olunmadığı bildirilmez veya iptal-i için dava açılmazsa, taahhüt onanmış sayılarak geçerli kabul edilir.

Detaylı özeti gör

Kiraya veren, 15.05.2022 başlangıç tarihli bir yıllık kira sözleşmesiyle taşınmazını kiralamış; teslimden sonra kiracı 16.05.2022'de, taşınmazı 15.05.2023'te boşaltacağına dair tahliye taahhütnamesi imzalamıştır. Kiracının tahliye etmemesi üzerine 17.05.2023'te başlatılan tahliye talepli icra takibine itiraz edilince açılan itirazın iptali davasında kiracı, taahhüdü kira sözleşmesiyle aynı gün baskı altında imzaladığını savunmuş; İlk Derece Mahkemesi bu savunmayı benimseyerek davayı reddetmiştir. Adalet Bakanlığının kanun yararına temyizi üzerine 3. Hukuk Dairesi, kira ilişkisi kurulduktan sonra alınan taahhüdün kiracının serbest iradesi ürünü sayılacağını, tanzim tarihinin belgeye sonradan yazıldığı iddiasını ispat yükü altındaki kiracının aynı güçte bir belgeyle kanıtlayamadığını belirterek ret kararını yerinde bulmamış ve kararı, sonuca etkili olmamak üzere kanun yararına bozmuştur.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

İndeks
Bize WhatsApp'tan ulaşın!