Korkutmanin gerceklesmis sayilmasi, korkutulanin kendisine veya yakinlarindan birine yonelik agir ve yakin bir zarar tehlikesinin dogduguna inanmakta hakli olmasina baglidir; tehlikeyi ucuncu kisilerin yaratmis olmasi bu degerlendirmeyi degistirmez ve tasinmazin bir gun icinde rayicin cok altinda elden cikarilmasi bu inanci dogrulayan bir olgudur.
Detaylı özeti gör
Davacı, eşiyle birlikte kendisini polis olarak tanıtan telefon dolandırıcılarının etkisi altına girdiğini, önce 10.000 TL değerinde ziynet eşyası ile 55.000 TL parasının alındığını, ardından üzerine kayıtlı taşınmazı acilen satması yönünde yönlendirildiğini, dolandırıcıların verdiği emlakçı listesinden bulunan alıcıya taşınmazı bir gün içinde sattığını ileri sürerek tapu iptali ve tescil istemiştir. 23.02.2017 tarihli sözleşmede bedel 310.000 TL gösterilmiş, taşınmaz ertesi gün tapuda 200.000 TL bedelle davalı şirkete devredilmiş, keşfen belirlenen değeri ise 592.000 TL bulunmuştur. İlk Derece Mahkemesi korkutmanın kaynağının davalı olmadığı ve haklılık şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle davayı reddetmiş, Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Daire, üçüncü kişinin hukuka aykırı korkutması sonucu satışın yapıldığını ve tacir olan davalının taşınmazı piyasa değerinin neredeyse yarısına aldığını bilmesi gerektiğini belirterek kararı bozmuştur.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe