Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/2038
Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.
* Şikâyetli avukatın komisyon esaslı iş temini yoluyla Avukatlık Kanunu’nun 48. maddesi ve Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 3. ve 4. maddelerine aykırı davrandığı anlaşılmakla, Baro Disiplin Kurulu’nun kınama cezası yönündeki kararı usul ve yasaya uygun bulunmuş, itirazın reddi ile kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
(Av. Yas. m. 34, 48, 134 TBB Mes. Kur. m. 3,4 ) [KARAR METNİ] İtirazın süresinde olduğu anlaşılmakla dava dosyası incelendi.
Şikâyetli avukat hakkında; Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 21.07.2022 günlü “Olur”u ile; “… ilinde farklı, noterliklerde düzenlenerek S.Ö, A.O, A.B, …. Ltd. Şti. ve C.S tarafından verilen vekâletnamelere dayanılarak başlatılan veya başlatılacak icra takiplerine ilişkin M.T isimli şahsa aylık 3.000,00 Türk lirası ücret vereceğine dair 20.03.2018 tarihli komisyon sözleşmesine istinaden, usule aykırı iş temini sağlamak suretiyle 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 48. maddesinde düzenlenen avukata çıkar karşılığı iş getirme yasağına aykırı davrandığı” iddiası bakımından soruşturma izni verilmesi üzerine başlatılan disiplin davasında, eylem sabit görülerek ceza tayin edilmiştir.
Şikâyetli avukat savunmalarında özetle; hakkında aynı eylem bakımından ikinci kez soruşturma yürütüldüğünü, ilkinin derdest olduğunu belirterek ikinci soruşturmanın kapatılmasını talep etmiştir.
İncelenen dosya kapsamından, Baro Yönetim Kurulu’nun 25.07.2023 günlü toplantısında, Avukatlık Kanunu’nun 34, 48, 134, Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 3 ve 4. maddesi uyarınca şikâyetli hakkında disiplin kovuşturması açılmasına karar verildiği,
Şikâyetli avukatın disiplin kovuşturmasına konu eylemi nedeniyle, “Avukatlık Kanunu’na Muhalefet” suçundan cezalandırılması istemiyle … 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2023/261 esasına kayden açılan kamu davasında, Mahkemenin 10.05.2024 gün ve 2024/253 karar sayılı ilamı ile; sanık şikâyetli avukatın eylemine uyan Avukatlık Kanunu’nun 48 ve TCK’nın 62. maddesi gereğince neticeten 5 Ay Hapis Cezası ile Cezalandırılmasına ve CMK’nın 231/5 maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın itirazın reddi üzerine 04.07.2024 günü kesinleştiği,
Mahkemenin; “Yapılan yargılama, iddia, sanık savunmaları, katılan ve tanık beyanları, bilirkişi raporu, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde, sanığın M.T ile … ilinde farklı noterliklerde düzenlenerek S.Ö, A.O, A.B, …. ltd. şti. ve C.S tarafından verilen vekâletnamelere dayanılarak başlatılan veya başlatılacak icra takiplerine ilişkin M.T isimli şahsa aylık 3.000,00 Türk Lirası ücret vereceğine dair 20.03.2018 tarihli komisyon sözleşmesi yaptığı, bu durumun sanığın hazırlıktaki tevilli beyanları, tanık M.T beyanları ve mahkememiz huzurunda dinlenen diğer tanıkların sanıkla M.T vasıtasıyla tanışıp vekaletname çıkardıkları yönündeki beyanlar ile bilirkişinin komisyon sözleşmesindeki imzanın sanığın eli ürünü olduğu yönünde kanaat bildirir raporundan anlaşıldığı, böylelikle sanığın usule aykırı iş temini sağladığı anlaşılmakla üzerine atılı ‘Avukatlık Kanununa Muhalefet’ (Avukata çıkar karşılığında iş getirilmesi amacıyla aracı kullanma) suçunu işlediği sabit görüldüğünden sanığın eylemine uyan Avukatlık Kanunu’nun 48/1. maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verilmiş, sanığın yargılama sürecinde gözlenen olumlu tutum ve davranışları lehine takdiri indirim nedeni kabul edilerek TCK’nın 62/1. maddesi gereğince cezasından takdiren 1/6 oranında indirim yapılmış, sanığın geçmişteki sabıkasız kişiliği ile dosyaya yansıyan kişilik özellikleri, karşılanması gereken maddi bir zararın bulunmaması ve sanığın yargılama sürecindeki olumlu tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda olumlu kanaat edinildiğinden CMK’nın 231/5. maddesi gereğince Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.” gerekçesiyle karar verdiği,
Baro Disiplin Kurulu’nca “Yapılan ceza yargılaması neticesinde şikâyetliın M.T ile … ilinde noterliklerde düzenlenerek S.Ö, A.O, A.B, … Ltd. Şti. ve C.S tarafından verilen vekâletnamelere dayanılarak başlatılacak icra takiplerine ilişkin M.T isimli şahsa aylık 3.000,00 Türk Lirası ücret ödeneceğine dair 20.03.2018 tarihli komisyon sözleşmesi yaptığı, bu durumun şikâyetli tarafından ceza soruşturma aşamasında tevilli ikrar edildiği, ceza davasında dinlenen tanık M.T, ve diğer tanıkların yakınanla T. vasıtasıyla tanışıp vekaletname çıkardıkları yönündeki beyanları ile bilirkişinin sözleşmedeki imzanın şikâyetlinin eli ürünü olduğu yönündeki kanaatini bildirir raporundan, şikâyetlinin usule aykırı iş temini sağladığı anlaşılmakla üzerine atılı ‘Avukatlık Kanununa Muhalefet’, ‘Avukata Çıkar Karşılığında İş Getirilmesi Amacıyla Aracı Kullanma Suçunu’ işlediği sabit olmuştur. Yapılan inceleme sonucunda şikâyetli avukatın iddia ettiği şekilde disiplin kurulunda mükerrer bir dosyasının mevcut olmadığı da anlaşılmıştır… Disiplin sicil özetinin incelenmesinde şikâyetli avukat hakkında kınama cezasının 04.11.2023 tarihinde kesinleştiği tekerrüre esas sicil kaydının bulunmadığı, kınama cezası verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. Bu nedenlerle şikâyetli avukat hakkında Avukatlık Yasası 34, 48,134,134, 140, maddeleri ile Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları 3, 4 maddeleri uyarınca aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.” gerekçesiyle karar verildiği,
Şikâyetlinin disiplin sicil özetinde eylem tarihi (20.03.2018) itibariyle tekerrüre esas ceza olmadığı,
Şikâyetli avukatın 03.06.2025 tarihli itiraz dilekçesinde özetle, incelemenin zamanaşımına uğradığını, hakkında yapılan ceza yargılamasının da soyut delillere dayandığını, eylemin niteliğinin açık bir çıkar karşılığı iş temini olarak nitelendirilemeyecek kadar yorum ve kanaate dayalı olduğunu, hakkında HAGB kararı verildiğini bu nedenle kararın gerekçeye esas alınamayacağını, hakkında kesinleşmiş bir disiplin cezası bulunmadığını belirterek kararın kaldırılmasını Kurulumuz aksi kanaatte ise cezanın uyarma cezasına çevrilmesini talep ettiği,
Usulüne uygun tebligata rağmen itiraza cevap verilmediği görülmektedir.
Şikâyetli avukatın itirazı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Somut olayda, şikâyetli avukatın, M.T isimli şahısla 20.03.2018 tarihli bir komisyon sözleşmesi yaparak, aylık ücret karşılığında müvekkil teminini kabul ettiği sabittir. Bu husus, dosyada mevcut sözleşme, tanık anlatımları ve bilirkişi raporuyla desteklenmiş, ayrıca ceza yargılamasında da fiilin sübuta erdiği kabul edilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
Avukatlık Kanunu’nun 48. maddesi, avukatın iş temini amacıyla aracı kullanmasını açıkça yasaklamış olup, Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 3. ve 4. maddeleri de mesleğin vakarını zedeleyecek davranışlardan kaçınma yükümlülüğünü düzenlemektedir.
Şikâyetli avukatın üçüncü kişi aracılığıyla iş temini karşılığı komisyon ödemeyi taahhüt etmesi, bu yasakların açık ihlalini oluşturmaktadır. Nitekim Kurulumuzun emsal kararlarında da komisyon karşılığı iş temininin mesleğin onuru ve bağımsızlığıyla bağdaşmadığı ve disiplin cezasını gerektirdiği istikrarlı şekilde vurgulanmaktadır.
Şikâyetlinin, ceza yargılamasında HAGB kararı verilmiş olması nedeniyle disiplin cezası uygulanamayacağı yönündeki savunması hukuken geçerli değildir. Danıştay’ın yerleşik içtihadında, HAGB’nin disiplin hukuku bakımından bağlayıcı olmadığı, disiplin mercilerinin fiili bağımsızca değerlendirebileceği belirtilmektedir. Bu nedenle HAGB kararı, disiplin yaptırımı uygulanmasına engel teşkil etmemektedir.
Zamanaşımı itirazı bakımından ise; Avukatlık Kanunu’nun 159/3. maddesinde, eylemin aynı zamanda suç teşkil etmesi halinde ceza zamanaşımının uygulanacağı düzenlenmiş olup, somut olayda, eylem tarihi itibariyle 12 yıllık uzamış zamanaşımı süresinin henüz dolmadığı görülmekle, itiraz yerinde görülmemiştir.
Sonuç itibarıyla, şikâyetli avukatın komisyon esaslı iş temini yoluyla Avukatlık Kanunu’nun 48. maddesi ve Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 3. ve 4. maddelerine aykırı davrandığı anlaşılmakla, Baro Disiplin Kurulu’nun kınama cezası yönündeki kararı usul ve yasaya uygun bulunmuş, itirazın reddi ile kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Gereği düşünüldü:
1-Şikâyetli avukatın itirazının reddine, … Barosu Disiplin Kurulu’nun Şikâyetlinin “Kınama Cezası ile Cezalandırılmasına” ilişkin 07.02.2025 gün ve 2023/184 Esas, 2025/39 Karar sayılı kararının
ONANMASINA,
2- Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemesinde dava yolu açık olmak üzere,
Oybirliğiyle karar verildi.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe