Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/1985
Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.
(Av. Yas. m. 34, 134, 158, TBB Mes. Kur. m. 3,4 ) [KARAR METNİ] Şikâyetli avukat hakkında; Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 12.08.2021 günlü “Olur”u ile; “Alacaklı müşteki vekili sıfatıyla, … Asliye 2. Hukuk Mahkemesinin 10.12.2015 tarih ve 2014/36 esas, 2015/321 sayılı ilâmına istinaden, toplam 3.725,97 Türk lirası alacağın tahsili amacıyla, aynı yer 5. İcra Müdürlüğünün 2017/10857 sayılı dosyası üzerinden yürüttüğü icra takibinde, 10.10.2017 tarihli banka dekontu ile toplam 4.063,61 Türk lirasını icra dosyasından tahsil ettiği hâlde, müvekkili şikâyetçiye vermeyip, uhdesinde tuttuğu” iddiası bakımından soruşturma izni verilmesi üzerine başlatılan disiplin davasında, eylem sabit görülerek ceza tayin edilmiştir.
Şikâyetli avukat savunmalarında özetle; … Asliye 2. Hukuk Mahkemesi 2014/36 esas sayılı dosyasında mahkeme kalemi tarafından sehven, 1.500 TL vekalet ücretinin hazineye irat kaydına yazıldığını, bu yanlış anlaşılmanın düzeltildiğini ve müvekkiline paranın ödendiğini, şikâyetçinin şikâyetinden vazgeçtiğini, uzlaşma sağlanması üzerine … 10. Ağır Ceza Mahkemesi 2023/24 esas sayılı dosyasında düşme kararı verildiğini beyan etmiştir.
İncelenen dosya kapsamında; Baro Yönetim Kurulu’nun 07.04.2022 günlü toplantısında şikâyetli avukat hakkında disiplin kovuşturması açılmasına karar verildiği,
Şikâyetli avukatın disiplin kovuşturmasına konu eylemi nedeniyle, “Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma” suçundan cezalandırılması istemiyle … 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 2022/24 esasına kayden açılan kamu davasında, Mahkemenin 07.04.2022 gün ve 2022/134 karar sayılı ilamı ile; tarafların uzlaşması nedeniyle, CMK’nın 254/2 ve 223/8.madddesi gereğince kamu davasının düşmesine karar verildiği, kararın istinaf edilmeden 15.04.2022 günü kesinleştiği,
Baro Disiplin Kurulu’nca “Şikâyetli avukatın ‘tahsil ettiği parayı makul sürede müvekkiline ödediğini’ ispatlayamadığı, bu durumun avukatın özen yükümlülüğüne ve bir avukattan beklenen davranışa uygun olmadığı ve ceza yargılaması sırasında edimli olarak uzlaştığı, ceza yargılaması neticesi dosyamız kapsamında sabittir.
Şikâyetli avukatın eyleminin Avukatlık Kanunu ve Türkiye Barolar Birliği Meslek kurallarına aykırı olması, tekerrüre esas disiplin cezası olması … 10. Ağır Ceza Mahkemesi 2022/24 esas 2022/134 maddi olay ile ilgili kesinleşen kararı ve uzlaşmanın edimli olması da gözetilerek; kurulumuzca şikâyetli avukatın KINAMA cezası ile cezalandırılmasına karar vermek yönünde kanaat hasıl olmuştur.” gerekçesiyle karar verildiği,
Şikâyetlinin disiplin sicil özetinde tekerrüre esas ceza olmadığı,
Şikâyetli avukatın 20.12.2024 kayıt tarihli itiraz dilekçesinde özetle, şikâyetçi adına tarafınca … 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/36 esas sayılı dosyası ile dava açıldığını ve dava neticelendirildiğini, davanın neticesi ve tarafının vekalet ücreti alacağı olduğu hususunda şikâyetçi bilgilendirildiğini, bununla birlikte şikâyetçi tarafından vekalet verildiği tarihten itibaren tarafına vekalet ücreti ya da yargılama gideri ödemesi yapılmadığını, şikâyetçi tarafından vekalet ücreti ödenmemesi nedeniyle … 5. icra Müdürlüğünün 2017/10857 esas sayılı dosyası ile bahse konu ilamın icra takibine konu edildiğini, icra neticesinde 10.10.2017 tarihinde ödemenin gerçekleştiğini, bahse konu mahkeme ilamında tarafına verilmesi gereken vekalet ücreti hususunda hazineye irat kaydı yazılmış olması nedeniyle vekalet ücretinin karşı taraftan tahsil edilemediğini, icra yoluyla tahsil edilen tutardan ödenmeyen vekalet ücreti ve yargılama giderleri nedeniyle hapis hakkını kullandığını, neticeten şikâyetçi ile uzlaştıklarını ve şikâyetçinin şikâyetinden vazgeçtiğini belirterek eksik inceleme ile verilen kararın kaldırılmasını talep ettiği,
Usulüne uygun tebligata rağmen itiraza cevap verilmediği görülmektedir.
Şikâyetli avukatın itirazı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Her ne kadar, Ceza Mahkemesince, “Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma” suçundan, sanık ve katılanın uzlaşması nedeni ile kamu davasının düşürülmesine karar verilmişse de ceza yargılamasından bağımsız olarak, yargılamaya konu eylem konusunda disiplin kovuşturması yapılmasına ve yapılacak kovuşturma sonucunda disiplin cezası verilmesine engel bulunmamaktadır.
Şikâyetli avukat, müvekkili adına tahsil ettiği parayı, şikâyetçi müvekkiline vermeyerek uhdesinde tutmuştur.
Şikâyetli avukat, Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 43.maddesinin, “Müvekkil adına alınan paralar ve başkaca değerler geciktirilmeksizin müvekkile duyurulur ve verilir. Müvekkille ilgili bir hesap varsa, uygun sürelerde durum yazıyla bildirilir.” hükmü gereğince, müvekkiline derhal bilgi vermeli ve ödeme yapmalıdır.
Avukatlık, kolektif bir itibar mesleğidir. Bu itibardan yararlanmak her avukatın hakkı olduğu gibi, bu itibarı korumak ve lekelenmesine izin vermemek de her avukatın yükümlülüğüdür.
Yargı kararlarında da işaret edildiği gibi; hapis hakkı, belli başlı usullere dayanılarak kullanılabilir. “Hemen belirtmek gerekir ki, Avukatlık Kanunu’nun 166. maddesinde tanımlanan hapis hakkı, sadece vekâlet ücreti alacakları ve yapılan giderler oranında kullanılabilir. Avukatın, müvekkili nam ve hesabına tahsil etmiş olduğu alacak ve değerlerden, ücret ve masraf alacağından fazla bir miktarını “hapis hakkı” adı altında elinde tutması, bu hakkın yasaya konuluş amacına aykırı olduğu gibi, avukatlık meslek kurallarına da aykırıdır. Aynı şekilde hapis hakkını kullanan avukatın, müvekkilin nam ve hesabına tahsil ettiği alacakları geciktirmeksizin iş sahibine bildirmesi, hangi işten dolayı ve ne miktarda ücret ve masraf alacağı olduğunu açıklaması ve konu ile ilgili karşı tarafı bilgilendirdikten ve gerektiği durumlarda yapılacak hesaplaşmadan sonra, alacağı oranında hapis hakkını kullanması gereklidir. Esasen bu durum, avukatın müvekkiline hesap verme yükümlülüğünün de tabii bir sonucudur. Nitekim Avukatlık Kanunu’nun 34. maddesinde, ‘Avukatlar, yüklendikleri görevleri, bu görevin kutsallığına yakışır bir şekilde özen, doğruluk ve onur içinde yerine getirmek ve avukatlık ünvanlının gerektirdiği saygı ve güvene uygun biçimde davranmak ve Türkiye Barolar Birliğince belirlenen meslek kurallarına uymakla yükümlüdürler.’ hükmü, Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 43. maddesinde de, ‘Müvekkil adına alınan paralar ve başkaca değerler geciktirilmeksizin müvekkile duyurulur ve verilir.’ hükmü bulunmaktadır.” (Yargıtay 13.Hukuk Dairesi 24.05.2017 gün, 2015/19231 esas, 2017/6255 karar)
Şikâyetli avukatın bu eylemi aynı zamanda, Avukatlık Kanunu’nun 34.maddesinin, “Avukatlar, yüklendikleri görevleri bu görevin kutsallığına yakışır bir şekilde özen, doğruluk ve onur içinde yerine getirmek ve avukatlık unvanının gerektirdiği saygı ve güvene uygun biçimde davranmak ve Türkiye Barolar Birliğince belirlenen meslek kurallarına uymakla yükümlüdürler.” hükmünde yer alan özen yükümlülüğüne aykırılık teşkil etmektedir.
Bu nedenlerle, avukatlık mesleğinin önemi ve Avukatlık Kanunu’nun 158.maddesindeki ilkeler gereğince, şikâyetlinin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma şeklinde vücut bulan eyleminin sabit olduğu ve eylemin karşılığı olan cezanın takdiren alt sınırdan süreli işten çıkarma cezası olduğu anlaşılmaktaysa da dosya kapsamında şikâyetli aleyhe itiraz bulunmadığından, aleyhe değiştirme yasağı gereğince itirazın reddi ile kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Gereği düşünüldü:
1-Şikâyetli avukatın itirazının reddine, … Barosu Disiplin Kurulu’nun Şikâyetlinin
“Kınama Cezası ile Cezalandırılmasına”
ilişkin 08.05.2024 gün ve 2022/30 Esas, 2024/57 Karar sayılı kararının aleyhe değiştirme yasağı gereğince
ONANMASINA,
2-Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemesinde dava yolu açık olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe