TBB Disiplin Kurulu Kararı – E. 2025/396 K. 2025/483

Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/1980

Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.

İlgili AVK maddeleri: AVK Madde 34, AVK Madde 38, AVK Madde 136
[ÖZET] * Şikâyetli avukatın aynı dosyada hem alacaklı hem borçlu vekili olarak hareket etmesi, avukatlık mesleğinin temelini oluşturan bağımsızlık, dürüstlük ve sadakat yükümlülüklerine açık bir aykırılık teşkil etmekte olup, bu durum mesleki özen ve etik değerlere aykırı bir davranış biçimi olarak değerlendirilmektedir.
* Her ne kadar Baro Disiplin Kurulu, şikâyetli hakkında sicilinde kınama cezası olduğundan bahisle para cezası verilmesini kararlaştırmış ise de Avukatlık Kanunu’nun 136/2.maddesi gereğince şikâyetli avukatın disiplin sicil özetinde bulunan ve 23.08.2023 kesinleşme tarihli olan kınama cezasının tekerrüre esas alınması mümkün değildir.
(Av. Yas. m. 34, 38/b, 136)

[KARAR METNİ] Şikâyetli avukat hakkında; “Alacaklı müşteki vekili sıfatıyla, …İcra Müdürlüğünün 2021/14023 (kapatılan aynı yer 2. İcra Müdürlüğünün 2017/3934) sayılı dosyasını takip ettiği sırada, alacaklı … Bankası AŞ vekili sıfatıyla müvekkili müşteki hakkında aynı yer İcra Müdürlüğünün 2021/25508 (kapatılan aynı yer İcra Müdürlüğünün 2018/11010) ve 2021/22489 (kapatılan aynı yer İcra Müdürlüğünün 2018/7070) sayılı dosyaları üzerinden icra takibi başlatarak 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 38/b maddesi hükmüne aykırı davrandığı” iddiası bakımından başlatılan disiplin davasında, eylem sabit görülerek ceza tesis edilmiştir.
Şikâyetli avukat savunmasında özetle, kendisinin şikâyetçiyi tanımadığını, avukatı olmadığını, şikâyetçinin aynı ofiste birlikte çalıştığı Avukat …’a vekaletname vermiş olduğunu, kendisinin …Bankası vekili olduğunu, şikâyetçinin alacaklı sıfatı taşıdığı icra dosyasında …’ın, borçlu sıfatını taşıdığı dosyalarda ise kendisinin alacaklı vekili olduğunu, … Bankası’nın alacaklı olduğu dosyalarda şikâyetçi ile irtibat kurulamadığı ve tahsilat yapılamadığı için dosyaların yarlık şirketine satıldığını, aynı anda hem alacaklı hem borçlu olan kişinin vekilliğini yapmasının söz konusu olmadığını, kendisine yetki belgesi verilmiş olsa bile büroda çalışma düzeni olarak, büroda çalışan diğer avukatların kendisine ait e-imza ile icra dosyalarında işlem yapmış olabileceğini beyan etmiştir.
İncelenen dosya kapsamından, Baro Yönetim Kurulu’nun 19.09.2022 günlü toplantısında, Avukatlık Kanunu’nun 38/b maddesi uyarınca şikâyetli hakkında disiplin kovuşturması açılmasına karar verildiği,
Disiplin yargılamasına konu eylem nedeniyle Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 08.05.2022 günlü “Olur”u ile şikâyetli avukat hakkında soruşturma izni verilmediği,
Baro Disiplin Kurulu’nca, “Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; şikâyetli avukatın şikâyetçi alacaklı (…) vekili olduğu 2017/3934 (Yeni no: 2021/14023) Esas sayılı dosyasında 10.01.2020 tarihinde borçlu adına kayıtlı araç ve taşınmaz haczi talebinde bulunduğu, … Bankası vekili olduğu 2018/11010 (Yeni no: 2021/25508) Esas sayılı dosyasında 23.12.2020 tarihinde şikâyetçi borçlu (…) adına kayıtlı posta çeki hesabı ve maaş haczi talebinde bulunduğu ve yine…Bankası vekili olduğu 2018/7070 ( Yeni no: 2021/22489) Esas sayılı dosyasında 23.12.2020 tarihinde şikâyetçi borçlu (…) adına posta çeki hesabı, alacaklı olduğu dosya ve maaş haczi talebinde bulunduğu disiplin dosyası içerisine alman şikâyet konusu icra dosyalarından açıkça anlaşılmaktadır. Şikâyetli avukat …Bankası vekili olduğu yukarıda belirtilen icra dosyalarından 24.03.2021 tarihli dilekçesi ile vekil kaydının silinmesini talep etmiştir. Her ne kadar vekil kaydının silinmesi talep etmişse de; 2017/3934 ( Yeni no: 2021/14023) Esas sayılı dosyanın 18.08.2017 tarihinde, 2018/11010 (Yeni no: 2021/25508) Esas sayılı dosyanın 26.09.2018 tarihinde ve 2018/7070 (Yeni no: 2021/22489) Esas sayılı dosyasının 30.05.2018 tarihinde açıldığı görülmekle, şikâyetli avukatın alacaklı ve borçlu vekili sıfatlarını aynı anda taşıdığı ve vekillikten çekilme dilekçesi tarihi olan 24.03.2021 tarihine kadar değişik tarihlerde söz konusu icra dosyalarında işlem yapmaya devam ettiği anlaşılmıştır… Yukarıda belirtilen Avukatlık Kanunun ve Türkiye Barolar Birliği Meslek Kurallarının ilgili maddeleri ışığında şikâyetli hakkında eylemi nedeniyle disiplin cezası tayini gerektiği kanaatine varılmıştır. Şikâyetli hakkında tayin olunan ceza ile eylem arasında bir orantılılık olması gerektiği ve avukatlık onurunu, düzen ve gelenekleri ile meslek kurallarını ve itibarını korumak, mesleğin amaç ve gereklerine ve adalete uygun olarak yerine getirilmesini sağlamak ilkelerini içeren Avukatlık Kanunu’nun 158. Maddesi ile şikâyetimin sicil özetinde kesinleşmiş KINAMA cezası bulunduğu dikkate alınarak şikâyetli hakkında Avukatlık Yasasının 135. Maddesinin 3.fıkrasının uyarınca idari para cezası ile cezalandırılmasının uygun olacağı görüşü ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.” gerekçesiyle karar verildiği,
Şikâyetlinin disiplin sicil özetinde eylem tarihi itibariyle (2021), tekerrüre esas ceza olmadığı,
Şikâyetli avukatın 10.03.2025 kayıt tarihli itiraz dilekçesinde özetle, şikâyetçi ile yüz yüze, telefonla, mesajla, e-posta ile hiçbir zaman, hiçbir şekilde görüşmediğini, eski ortağı, kardeşi Avukat …’ın kendisine yetki verip icra dosyasında yetkilendirdiğini ancak kendisinin bu durumdan haberdar olmadığını, temel konularda kendisi ile anlaşamadıkları için zaten ofisi ayırdıklarını, olayın asli sorumlusunun Avukat … olması nedeniyle Baroya ihbarda bulunmak zorunda kaldığını, hakkında Bakanlık tarafından da soruşturma izni verilmediğini belirterek kararın kaldırılmasını talep ettiği,
Usulüne uygun tebligata rağmen itiraza cevap verilmediği görülmektedir.
Dosya kapsamının incelenmesinden,
Şikâyetli avukatın, …İcra Müdürlüğünün 2017/3934 (yeni no: 2021/14023) sayılı dosyasında alacaklı vekili sıfatıyla hareket ettiği, aynı zamanda … A.Ş. vekili olarak, yine … İcra Müdürlüğü’nün 2018/11010 (yeni no: 2021/25508) ve 2018/7070 (yeni no: 2021/22489) sayılı dosyalarında şikayetçiye karşı borçlu vekili sıfatıyla işlem yaptığı sabittir.
Baro Disiplin Kurulu tarafından yapılan değerlendirmede, şikâyetli avukatın, söz konusu dosyalarda uzun süre boyunca hem alacaklı hem de borçlu vekili sıfatlarıyla işlem yaptığı, bu durumun 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 38/b maddesi ile Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 4 ve 5. maddelerine aykırılık teşkil ettiği gerekçesiyle disiplin cezası verilmesine karar verildiği görülmektedir.
Şikâyetli avukat, itiraz dilekçesinde, söz konusu eylemlerden haberdar olmadığını, işlemlerin eski ofis ortağı Avukat … tarafından, kendi e-imzası kullanılarak yapılmış olabileceğini, kendisinin doğrudan bir kastı veya bilgisi bulunmadığını ileri sürmektedir. Ne var ki dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ile işlem tarihleri birlikte değerlendirildiğinde, şikâyetli avukatın bu icra takiplerinde yalnızca pasif bir vekil konumunda kalmadığı, bizzat haciz taleplerinde bulunduğu ve aktif olarak işlem yaptığı anlaşılmaktadır.
Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 08.05.2022 tarihli “Olur”u ile ceza soruşturması izni verilmemiş olması, disiplin hukuku bakımından bağlayıcı değildir. Zira disiplin yargılaması, kamu görevinin ifası sırasında meslek kurallarına aykırılık teşkil eden eylemleri cezalandırmayı hedeflemekte olup, ceza hukukundan farklı bir değerlendirme sistemine tabidir.
Şikâyetli avukatın aynı dosyada hem alacaklı hem borçlu vekili olarak hareket etmesi, avukatlık mesleğinin temelini oluşturan bağımsızlık, dürüstlük ve sadakat yükümlülüklerine açık bir aykırılık teşkil etmekte olup, bu durum mesleki özen ve etik değerlere aykırı bir davranış biçimi olarak değerlendirilmektedir.
Öte yandan, her ne kadar Baro Disiplin Kurulu, şikâyetli hakkında sicilinde kınama cezası olduğundan bahisle para cezası verilmesini kararlaştırmış ise de Avukatlık Kanunu’nun 136/2.maddesi gereğince şikâyetli avukatın disiplin sicil özetinde bulunan ve 23.08.2023 kesinleşme tarihli olan kınama cezasının tekerrüre esas alınması mümkün değildir. Şu kadar ki, eylem tarihi 2021 olan somut olayda, şikâyetlinin tekerrüre esas cezası bulunmamaktadır.
Bu durumda, Kurulumuz yerleşik içtihatları ve Avukatlık Kanunu’nun 136.maddesi gereğince, altıncı kısma giren eylem nedeniyle, şikâyetlinin eyleminin karşılığı olan cezanın kınama cezası olduğu ve cezayı arttıracak hukuki bir gerekçe bulunmadığı anlaşılmakla, itirazın kısmen kabulü ile kararın düzeltilerek onanmasına, şikâyetlinin kınama cezası ile cezalandırılmasına karar vermek gerekmiştir.
Gereği düşünüldü:
1-Şikâyetli avukatın itirazının kısmen kabulüne, … Barosu Disiplin Kurulu’nun Şikâyetlinin
“868,00 TL Para Cezası ile Cezalandırılmasına”
ilişkin 16.09.2024 gün ve 2022/11 Esas, 2024/11 Karar sayılı kararının kınama cezasına çevrilmek suretiyle
DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Şikâyetli avukatın
KINAMA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
2- Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemesinde dava yolu açık olmak üzere,
Oy birliğiyle karar verildi.

  • İlk yayınlanma tarihi: 11 Temmuz 2025
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!