Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/1925
Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.
(Av. Yas. m. 14, 34, 134 TBB Mes. Kur. m. 3,4 ) [KARAR METNİ] Şikâyetli avukat hakkında; “Şikâyetçi … Üniversitesi bünyesinde eskiden avukat olarak çalışmasına rağmen, Üniversite kadrosundan ayrıldıktan sonra, üniversite aleyhine başlatılan davalarda vekil sıfatı ile görev alarak Avukatlık Kanunu’na aykırı davrandığı” iddiası bakımından başlatılan disiplin davasında, ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Şikâyetli avukat savunmalarında özetle, Görev süresi boyunca mevzuat hükümlerine meslek etiğine ve iş yeri kurallarına aykırı hiçbir eylem ya da yaklaşımının olmadığını, iş akdini istifa ile sonlandırmış olmasına rağmen şikâyetçi işverence kendisine teşekkür mahiyetinde kıdem tazminatı ödemesi yapıldığını, iş akdi süresince şahsının içerenin bilgisi veya rızası dışında hiçbir işlem yapmadığını, çalıştığı dönemde görevi nedeniyle öğrenmiş olduğu bir ticari sır olmadığını, şikâyetçi aleyhine sadece işçi işveren arasındaki hukuki ihtilaflardan doğan davalarda vekillik yapıyor olması nedeniyle sır saklama yükümlülüğüne aykırı bir eyleminin bulunmayacağını, vekil sıfatıyla bulunduğu davaların işçi işveren arasındaki işçilik alacaklarının tahsili ile sınırlı olduğunu beyan etmiştir.
İncelenen dosya kapsamından, Baro Yönetim Kurulu’nun 18.12.2022 günlü toplantısında, Avukatlık Kanunu’nun 34, 134, Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 3 ve 4. maddesi uyarınca şikâyetli hakkında disiplin kovuşturması açılmasına karar verildiği,
Şikâyetli avukatın, 02.12.2015 tarihinden, 31.08.2020 tarihine kadar şikâyetçi Üniversite bünyesinde avukat olarak çalıştığı,
… 14. İş Mahkemesinin 21.12.2020 tarihli işçi ile işveren ilişkisinde kaynaklanan 2020/863 esas sayılı alacak davasında, davalının şikâyetçi Üniversite, davacı vekilinin şikâyetli avukat olduğu,
… 6. İş Mahkemesinin 21.12.2020 tarihli işçi ile işveren ilişkisinde kaynaklanan 2020/412 esas sayılı alacak davasında, davalının şikâyetçi Üniversite, davacı vekilinin şikâyetli avukat olduğu,
Yine, … 1. İş Mahkemesinin 21.12.2020 tarihli işçi ile işveren ilişkisinde kaynaklanan 2020/442 esas sayılı alacak davasında, davalının şikâyetçi Üniversite, davacı vekilinin şikâyetli avukat olduğu,
İncelemenin duruşmalı yapıldığı, Baro Disiplin Kurulu’nca, “dosya kapsamında şikâyetli avukat tarafından tahsil edildiği iddia edilen vekalet ücretlerine ilişkin somut bir belge bulunmadığı bu iddianın şikâyetçinin soyut beyanı olarak kaldığı, … 3. İdare Mahkemesinin 2019/1329 esas sayılı dosyasındaki kararın istinaf edilmediğine ilişkin iddia yönünden de şikâyetli avukat hakkında şikâyet tarihine kadar herhangi bir işlem ya şikâyetli avukatın şikâyetçi üniversiteden ayrıldıktan sonra aleyhine davalar aldığı ancak bu davaların şikâyetli avukatın şikâyetçi üniversitede görev yaptığı sırada görevi konusunda takip ettiği davalar ile ilgili olmadığı, aynı konuda davalar olmadığı; keza dinlenen tanıkların beyanlarında da şikâyetli avukat aleyhine beyanda bulunmadıkları anlaşıldığından şikâyetli avukatın eylem ve işlemlerinde aleyhine her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı nitelikte delil olmadığı anlaşıldığından ve eylem ve işlemlerinde 1136 Sayılı Avukatlık Kanunu ve Türkiye Barolar Birliği Meslek Kurallarına aykırı bir durum saptanmadığından…” gerekçesiyle karar verildiği,
Şikâyetlinin disiplin sicil özetinde ceza olmadığı,
Şikâyetçi vekilinin 03.06.2024 kayıt tarihli itiraz dilekçesinde özetle, şikâyetli avukatın müvekkili üniversiteden ayrılır ayrılmaz müvekkili Üniversiteye zarar verme adına, Üniversite aleyhine birçok dava dosyası almaya başladığını, bu davranışın Avukatlık Kanunu’nun 14.maddesine aykırı olduğunu belirterek mezkûr karara itiraz ettiği,
Usulüne uygun tebligata rağmen itiraza cevap verilmediği görülmektedir.
Şikayetçi Vakıf Üniversitesinin itirazı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Uyuşmazlık, şikâyetli avukatın, hizmet sözleşmesi ile hukuk müşavirliği kadrosunda çalıştığı Vakıf Üniversitesi’nden ayrıldıktan sonra, Üniversite aleyhine dava açıp açamayacağı noktasında toplanmaktadır.
Avukatlık Kanunu’nun 14/3.maddesi, “Devlet, belediye, il özel idare ve Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında 233 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin kapsamına giren iktisadi Devlet Teşekkülleri ile kamu iktisadi kuruluşları ve bunların müessese, bağlı ortaklık ve iştiraklerinde çalışanlar, buralardan ayrıldıkları tarihten itibaren iki yıl geçmeden ayrıldıkları idare aleyhine dava alamaz ve takipte bulunamazlar.” hükmünü haizdir.
Somut olayda, kamu tüzel kişiliğine haiz olan Vakıf Üniversitesinin, Avukatlık Kanunu’nun 14/3.maddesinde tahdidi olarak sayılan kurumlardan biri olmadığı, bu durumda şikâyetli avukatın Vakıf Üniversitesinden ayrıldıktan sonra, Üniversite aleyhine dava açmasında yasal bir engelin bulunmadığı görülmektedir. Aksi yorum, avukatın iş alma özgürlüğünü kısıtlayacağı gibi, bağımsız savunma mesleğinin önünde de bir engel teşkil edecektir.
Avukatlık, Anayasanın 36. maddesinde düzenlenen hak arama özgürlüğünün yansıması ve bu hakkın kullanılmasının güvencesini oluşturan bir meslektir. Bu nedenle, avukatlık edememe yasağı ancak sınırlı hallerde Kanunla düzenlenmiştir. Somut olayda, kanun koyucunun, tahdidi olarak saydığı kurumların geniş olarak yorumlanması ise bu nedenle mümkün olmayacaktır.
Açıklanan nedenlerle, disiplin yargılamasına konu eylem, Avukatlık Kanunu’na aykırı görülmediğinden, itirazın reddi ile usul ve yasaya uygun olarak verilen Baro Disiplin Kurulu kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Gereği düşünüldü:
1-Şikayetçinin itirazının reddine, … Barosu Disiplin Kurulu’nun
“Disiplin Cezası Verilmesine Yer Olmadığına”
ilişkin 25.03.2024 gün ve 2022/D.694 Esas, 2024/103 Karar sayılı kararının
ONANMASINA,
2-Kararın onay için, Avukatlık Kanunu’nun 157/7.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı’na gönderilmesine,
3-Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemesinde dava yolu açık olmak üzere,
Oybirliğiyle karar verildi.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe