TBB Disiplin Kurulu Kararı – E. 2022/701 K. 2022/776

Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/1437

Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.

İlgili AVK maddeleri: AVK Madde 5, AVK Madde 154
[ÖZET] Şikâyetli avukatın yargılandığı ve cezalandırıldığı eylemin, Avukatlık Kanunu’nun 5/a maddesinde düzenlenen suçlar kapsamında olduğu anlaşılmaktadır. Avukatlık Kanunu’nun 136/1.maddesinde, Avukatlık Kanunu’nun 5.maddesinin a bendinde yazılı bir suçtan kesin olarak hüküm giyme halinde, meslekten çıkarma cezası uygulanacağı; yine Avukatlık Kanunu’nun 154/1.maddesinde haklarında meslekten çıkarma cezası verilen avukatların işten yasaklanmalarının zorunlu olduğu hükme bağlanmıştır.
(Av. Yas. m. 5/1-a, 154)

[KARAR METNİ] 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 7/a maddesi ile Ulusal Elektronik Tebligat Sistemi (UETS) geliştirilmiş olup, 01.01.2019 tarihi itibariyle elektronik tebligat (e-Tebligat) sistemine geçilmiştir. Anılan maddenin birinci fıkrası ile: tüm kamu kurum ve kuruluşları, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, tüm özel hukuk tüzel kişileri, noterler, baro levhasına yazılı avukatlar, sicile kayıtlı arabulucular ve bilirkişiler ile idarelerin hukuk birimleri için elektronik tebligat zorunlu hale getirilmiştir.
Baro Disiplin Kurulu kararının şikâyetli Avukat vekilinin e-Tebligat adresine gönderilmediği ve tebligatın usulsüz olduğu anlaşılmakla itiraz süresinde kabul edilerek dava dosyası incelendi:
Şikâyetli avukat hakkında, … Ağır Ceza Mahkemesinde “Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma” suçundan verilen mahkûmiyet kararının Baro Başkanlığı’na bildirilmesi üzerine re’sen başlatılan disiplin davasında eylem sabit görülerek meslekten çıkarma cezası tayin edilmiş, hakkında verilen karar kesinleşinceye kadar da şikâyetlinin tedbiren işten yasaklanmasına karar verilmiştir.
Şikâyetli savunmalarında özetle; Mahkeme dosyasında yargılamaya dayanak olarak sadece ByLock delilinin olduğunu, mor beyin tarzı uygulamalarla binlerce hatalı tespit yapıldığının anlaşıldığını, kovuşturma dosyasına ByLock tespitine ilişkin GSM kayıtlarının içeriklerinin dahi gelmediğini, sadece CGNAT verileri ile yargılama yürütüldüğünü henüz kararın kesinleşmediğini, bu olaylar ile bir ilişkisi olmadığını, suçlamaları kabul etmediğini beyan etmiştir.
İncelenen dosya kapsamında, Baro Yönetim Kurulu’nun 03.01.2019 günlü toplantısında şikâyetli hakkında disiplin kovuşturması açılmasına karar verildiği,
Şikâyetli avukatın disiplin kovuşturmasına konu eylemi nedeniyle, “Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma” suçundan cezalandırılması istemiyle … Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/125 esasına kayden açılan kamu davasında Mahkemenin 26.01.2018 gün ve 2018/28 sayılı ilamı ile sanık şikâyetli avukatın TCK’nın 314/2, Terörle Mücadele Kanunu’nun 5/1, TCK’nın 62.maddeleri gereğince neticeten 6 Yıl 3 Ay Hapis Cezası ile Cezalandırılmasına karar verildiği, kararın temyizde onanarak 16.12.2020 günü kesinleştiği,
Mahkemenin, “Sanığın, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü hiyerarşisi içerisinde hareket ederek, serbest Avukatlık yaptığı, 15 Temmuz darbe teşebbüsü tarihinde … Kolordu Komutanlığı Karargahı, Adli Müşavirlikte Asteğmen olarak askerlik görevini yapmakta olduğu, sanığın üniversite hazırlık döneminde örgüt ile bağlantılı FEM Dershanesine gittiği, FETÖ/PYD terör örgütüne finansman sağlayan Bank Asya’da hesabının bulunduğu , hesabı aktif olarak kullandığı , Yargıtay 16. Ceza Dairesinin, FETÖ terör örgütü üyeliği için aradığı bu kriterlerin sanıkta olmasının yanında, örgüt üyeliğinde temel delil niteliğinde olan, kripto haberleşme programı olan ByLock’u kendi adına kayıtlı olan iki ayrı hattında, babası adına kayıtlı … nolu telefon ile aynı IMEI numaralı telefon cihazda kullandığı, anlaşılmakla; sanığın terör örgütü üyeliği suçundan cezalandırılmasına karar vermenin hukuka, yasaya ve dosya içeriğine uygun olacağı yönünde Mahkememizde her türlü kuşkudan uzak, tam bir vicdani kanı oluşmuş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.” gerekçesiyle hüküm kurduğu
Baro Disiplin Kurulu’nca talep gibi incelemenin duruşmalı yapıldığı, Şikâyetli avukat vekili 15.11.2021 tarihli duruşmaya katılarak, dosyayı incelemek için süre talep ettiği ve bir dahaki duruşmaya şikâyetliyi hazır edeceğini bildirdiği, 07.02.2022 tarihli duruşmaya şikâyetli avukat hazır olmadığı gibi şikâyetli vekilinin de sağlık sebeplerini göstererek mazeret ilettiği, ancak ekinde herhangi bir belge sunmadığı, mazereti kabul edilerek duruşmanın 18.04.2022 tarihine bırakıldığı, yeni duruşma gününü bildirir tebligatların şikâyetli Avukata 24.02.2022 tarihinde, şikâyetli avukat vekiline 28.02.2022 tarihinde tebliğ edildiği, şikâyetli vekilinin de 18.04.2022 günlü duruşmaya da sağlık nedenlerini göstererek mazeret bildirdiği, fakat herhangi bir belge sunmadığı, tebligatların e-Tebligat adresine gönderilmediği ve usulsüz olduğu ancak şikâyetli ve vekilinin duruşmalardan haberdar oldukları savunma hakkının kısıtlanmadığı,
“Dosyadaki tüm belge ve deliller incelendiğinde, şikâyetli avukatın eyleminin 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 5/a maddesinde belirtilen 2 yıldan fazla süreyi kapsadığı görülmekle, her ne kadar bu madde ‘avukatlığa kabulde engeller ‘ başlığında düzenlenmiş ise de 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 136. maddesinin, 136/1. maddesinde düzenlenen ‘… ve 5. maddenin (a) bendinde yazılı bir suçtan kesin olarak hüküm giyme halinde meslekten çıkarma cezası uygulanır’ maddesi gereğince şikâyetli Avukatın eylemine uyan 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 135/5. maddesinde düzenlenen ‘Meslekten Çıkarma Cezası İle Cezalandırılmasına’, hakkında verilen karar kesinleşinceye kadar da ‘Tedbiren İşten Yasaklanmasına” gerekçesiyle karar verildiği,
Şikâyetlinin disiplin sicil özetinde ceza olmadığı,
Şikâyetli vekilinin 24.05.2022 kayıt tarihli itiraz dilekçesinde özetle, savunmalarını aynen tekrarla, mazeret bildirmelerine rağmen savunmaları alınmadan ağır bir ceza verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, Baro Disiplin Kurulu kararının da usulsüz tebliğ edildiğini, karardan tesadüfen haberdar olduklarını, ceza kovuşturma dosyası incelenmeden karar verildiğini, dosya incelense her hukukçu için izahı mümkün olmayan hatalarla dolu olduğunun ve müvekkilinin meslek onuruna ters düşecek bir eyleminin olmadığının görüleceğini, Avukatlık Kanunu’nun 153.maddesinde tedbir konusunda takdir hakkının Baro Disiplin Kurulu’na verildiğini, müvekkilinin adalete ve hukuka inancının devam ettiğini belirterek kovuşturmanın derinleştirilmesi için kararın bozulmasını ve verilen tedbiren işten yasaklama kararının kaldırılmasını talep ettiği görülmüştür.
Şikâyetli Avukatın disiplin kovuşturmasına konu eylemi nedeniyle, aleyhine “Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma” suçundan kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda şikâyetli avukatın sonuç olarak 6 Yıl 3 Ay Ay Hapis Cezası ile Cezalandırılmasına karar verildiği, kararın kesinleştiği dosya kapsamı ile sabittir.
Şikâyetli avukatın yargılandığı ve cezalandırıldığı eylem, Avukatlık Kanunu’nun 5/a maddesinde düzenlenen “…kasten işlenen bir suçtan dolayı iki yıldan fazla süreyle hapis cezasına ya da Devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar,…” kapsamında olması nedeniyle Avukatlık Kanunu’nun 136/1.maddesinde, Avukatlık Kanunu’nun 5.maddesinin a bendinde yazılı bir suçtan kesin olarak hüküm giyme halinde, meslekten çıkarma cezası uygulanacağı; yine Avukatlık Kanunu’nun 154/1.maddesinde haklarında meslekten çıkarma cezası verilen avukatların işten yasaklanmalarının zorunlu olduğu hükme bağlanmıştır.
Bu nedenlerle, Baro Disiplin Kurulu tarafından yapılan hukuksal değerlendirme isabetli bulunmuş ve itirazın reddi ile Avukatlık Kanunu’nun 154/1. maddesinin emredici hüküm gereği şarta bağlı tedbir kararı verilemeyeceğinden karardan “hakkında verilen karar kesinleşinceye kadar da” ibaresi çıkartılarak kararın düzetilerek onanması gerekmiştir.
Gereği düşünüldü:
1-Şikâyetli avukatın vekilinin itirazının reddine, … Barosu Disiplin Kurulu’nun Şikâyetlinin
“Meslekten Çıkarma Cezası ile Cezalandırılmasına”
ve
“Hakkında verilen karar kesinleşinceye kadar da
Tedbiren İşten Yasaklanmasına”
ilişkin kararından, “hakkında verilen karar kesinleşinceye kadar da” ibaresinin çıkartılması suretiyle kararın
DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2-Kararın onay için, Avukatlık Kanunu’nun 157/7.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı’na gönderilmesine,
3-Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemesinde dava yolu açık olmak üzere,
Katılanların oybirliği ile karar verildi.

  • İlk yayınlanma tarihi: 13 Ağustos 2022
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!