TBB Disiplin Kurulu Kararı – E. 2022/385 K. 2022/465

Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/1337

Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.

İlgili AVK maddeleri: AVK Madde 34, AVK Madde 134, AVK Madde 136
[ÖZET] * Şikâyetlinin tekerrüre esas kesinleşmiş 3 ayrı uyarma cezasının olduğu da göz önüne alınarak eylemin Avukatlık Kanunu’nun 34, 134, Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 3 ve 4. maddesine açıkça aykırılık teşkil ettiğinden itirazın kabulü ile kararın kaldırılmasına, Avukatlık Kanunu’nun 135/2.maddesi gereğince şikâyetlinin kınama cezası ile cezalandırılmasına karar vermek gerekmiştir.
(Av. Yas. m. 34, 134, 136 TBB Mes. Kur. m.3, 4)

[KARAR METNİ] İtirazın süresinde olduğu anlaşılmakla dava dosyası incelendi.
Şikâyetli avukat hakkında; “Alacaklı vekili sıfatıyla yürüttüğü icra takibine ilişkin olarak itiraz üzerine takip durduğu, itirazın iptali veya kaldırılması davası açılmadığı halde, şikâyetçinin büro çalışana borcun ödenmediğinden bahisle SMS gönderdiği” iddiası üzerine başlatılan disiplin davasında, ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Şikâyetli savunmasında özetle; iddiaları kabul etmediğini, … A.Ş. vekili olarak itiraz nedeniyle durmuş veya takipsizlik nedeniyle süre yönünden düşmüş icra dosyalarının takibini yaptığını, o dönemde takip ettiği dosya sayısının 200.000 civarında olduğunu, dosyanın fiziksel olarak gönderilmesi mümkün olmadığından … adlı bir sistem üzerinden dosyaların atamasını yaptığını, atama yapıldıktan sonra borçlu ile iletişime geçilerek dosyayı kapatma yönünde çabaya girdiklerini, müvekkili kurumun gönderdiği telefonlardan iletişime geçildiğini, hukuken alacağın takibi her zaman mümkün olduğundan tahsile yönelik SMS’in hukuka aykırı olmadığını, şikâyetçinin 13 hattının çalışanları tarafından kullanıldığını ve mesaj gönderilen hattın bu şekilde kullanıldığının bilinmesinin mümkün olmadığını, yalnızca 1 kez mesaj gönderildiğini, şikâyetçinin savcılık nezdinde de şikâyette bulunduğunu ve ihtarname keşide ederek 20.000 TL ödenmesi aksi halde KVKK’ya şikâyet edeceğini bildirdiğini, şikâyetin fırsata çevrilmeye çalışıldığını beyan etmiştir.
İncelenen dosya kapsamında; Baro Yönetim Kurulu’nun 11.06.2020 günlü toplantısında Avukatlık Kanunu’nun 134 ve Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 3 ve 4. maddesi uyarınca değerlendirme yapılmak üzere disiplin kovuşturması açılmasına karar verildiği,
Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 13.11.2019 günlü “Olur”u ile disiplin davasına konu eylemi nedeniyle şikâyetli Avukat hakkında soruşturma izni verilmediği,
SMS gönderildiği iddia edilen xxxxxxxxxxx numaralı hattın şikâyetçi adına kayıtlı ve çalışanının kullanımında olduğu, ancak şikâyetçiye ait 0 xxxxxxxxx numaralı hatta şikâyetli Avukat tarafından SMS gönderildiği, söz konusu SMS içeriğinin, “MAAS HACZI’ SN. K.A., … borcunu odenmediginden Icra Iflas Kanununun 83. Mad. uyarinca is yerinize maas haczi gönderilecektir. Aleyhinize ikame edilecek icra surecinizle ilgili acil … HUKUK ICRA TAKIP BIRIMI 0xxxxxxxxxxx arayınız. ” şeklinde olduğu,
Baro Disiplin Kurulu’nca incelemenin talep gibi duruşmalı yapıldığı, “Karşı çıkma hakkı saklı kalmak kaydıyla; Şikâyetli avukat hakkında yapılan kovuşturma neticesinde, dosyadaki tüm belge ve delillerin incelenmesinde, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil olmadığı anlaşıldığından, şikâyetli avukatın eylem ve işlemlerinde 1136 sayılı Avukatlık Kanunu ve Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’na aykırı bir durum saptanmadığından” gerekçesiyle karar verildiği,
Şikâyetlinin disiplin sicil özetinde, eylem tarihi (15.02.2019) itibariyle tekerrür esas kesinleşmiş 3 ayrı uyarma cezasının olduğu,
Şikâyetçi Avukat vekilinin 01.02.2022 kayıt tarihli itiraz dilekçesinde özetle; iddialarını aynen tekrarla, kararın Avukatlık meslek etiği ilkelerine aykırı olduğunu, Avukatlık Kanunu’nun 31.maddesine aykırı olarak vekil ile takip edilen icra dosyasında doğrudan müvekkili hatta müvekkilinin çalışanı ile irtibata geçildiğini, dosyada somut deliller olduğu halde karar gerekçesinin yerinde olmadığını, SMS’in takibe yapılan itirazdan 2 yıl sonra gönderildiğini, bu durumun İİK madde 66’ya aykırı olduğunu, Türkiye Cumhuriyetinin yetkili kurumlarından alınmış belgelerin inandırıcı olmadığını iddia etmenin devlet egemenlik ilkesine aykırı olduğunu belirterek mezkûr kararın kaldırılmasını ve Şikâyetli Avukatın cezalandırılmasını bilvekale talep ettiği,
Şikâyetli Avukatın 11.04.2022 kayıt tarihli itiraza cevap dilekçesinde özetle; önceki savunmalarını aynen tekrar ederek, alacaklı şirketin yüzbinlerce borçlusundan biri sıfatını taşıyan bir kişiyi küçük düşürme amacıyla hareket ettiği iddiasının yerinde olmadığını, … üyesi ve yanında 25 kişi çalıştırıyor diye şikâyetliye iltimas geçilemeyeceğini, xxxxxxxxxx numaralı telefonun kayıtlarında yer almadığını, KVKK’ya sunduğu savunmalarında bu hususun dile getirildiğini, Şikâyetçinin KVKK’ya yaptığı başvurunun “veri sorumlusunun şikâyete konu mesajı ilgili kişinin çalışanının kullanımına tahsis edilen xxxxxxxxxx numaralı telefona değil xxxxxxxx numaralı telefona gönderdiği anlaşıldığından 6698 sayılı Kanun kapsamında yapılacak bir işlem bulunmadığına” karar verildiğini, müvekkilinin sistemindeki bir hata nedeniyle yalnızca 1 SMS gönderildiğini, mübalağa ile sürekli dile getirilmesinin esasen yanlış ve hakkında kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, olayda kusurunun olmadığını, aynı konuda hakkında soruşturma izni verilmediğini belirterek itirazın reddine ve Baro Disiplin Kurulu kararının onanmasına karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
Dosyadaki tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde; şikâyetlinin alacaklı vekili sıfatıyla yürüttüğü icra takibine ilişkin olarak itiraz üzerine takip durduğu, itirazın iptali veya kaldırılması davası açılmadığı halde, şikâyetçinin büro çalışana borcun ödenmediğinden bahisle SMS gönderdiği sabittir.
Bu halde, Baro Disiplin Kurulu’nun her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil olmadığı anlaşıldığından, şikâyetli avukatın eylem ve işlemlerinde 1136 sayılı Avukatlık Kanunu ve Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’na aykırı bir durum saptanmadığından gerekçesi ile verilen disiplin cezası verilmesine yer olmadığı kararı Avukatlık Kanunu’na ve Türkiye Barolar Birliği Meslek Kurallarına aykırıdır.
Borçluya takip öncesi uyarı mektubunun gönderilebileceği, uyarının asla baskı ve tehdit içerikli olamayacağı ve takip sonrası bu yazıların ancak icra müdürlüğü aracılığı ile gönderilmesi gerektiği Kurulumuzun yerleşmiş kararları gereğidir.
Borçlu yararına olduğu düşünülse dahi bilgilendirmelerin taciz boyutuna varmaması gerektiği ayrıca itiraz üzerine icra takibinin durduğu, mesaj içeriğinin gereği yansıtmadığı ve disiplin davasına konu eylem nedeniyle şikâyetçinin rahatsız olduğu açıktır.
Avukatlık, kolektif bir itibar mesleğidir. Bu itibardan yararlanmak her avukatın hakkı olduğu gibi, bu itibarı korumak ve lekelenmesine izin vermemek de her avukatın yükümlülüğüdür.
Şikâyetlinin tekerrüre esas kesinleşmiş 3 ayrı uyarma cezasının olduğu da göz önüne alınarak eylemin Avukatlık Kanunu’nun 34, 134, Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 3 ve 4. maddesine açıkça aykırılık teşkil ettiğinden itirazın kabulü ile kararın kaldırılmasına, Avukatlık Kanunu’nun 135/2.maddesi gereğince şikâyetlinin kınama cezası ile cezalandırılmasına karar vermek gerekmiştir.
Gereği düşünüldü:
1-Şikâyetçi Avukat vekilinin itirazının kabulüne; Baro Disiplin Kurulu’nun
“Disiplin Cezası Verilmesine Yer Olmadığına”
ilişkin kararının
KALDIRILMASINA,
Şikâyetli Avukatın
KINAMA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
2-Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemesinde dava yolu açık olmak üzere,
Oybirliği ile karar verildi.

  • İlk yayınlanma tarihi: 14 Mayıs 2022
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!