Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/1306
Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.
(Av. Yas. m. 5, 136) [KARAR METNİ] İtirazın süresinde olduğu anlaşılmakla dava dosyası incelendi:
Şikâyetli Avukat hakkında, “Davacı … vekili olarak takip ettiği … İş Mahkemesinin 2012/371 esas sayılı dosyasında, şikâyetçi Avukatın davalı müvekkili adına Şikâyetli Avukatın hesabına 01.02.2016 tarihinde gönderdiği 124.488,36 TL’yi müvekkili …’ya ödemeyerek zimmetine geçirdiği” iddiası üzerine başlatılan disiplin davasında Avukatlık Kanunu’nun 153.maddesi gereğince Şikâyetlinin tedbiren işten yasaklanmasına karar verilmiştir.
Şikâyetli yazılı savunmalarında özetle; 2009 tarihinde %99 engelli doğan U.D. isimli çocuğunun doğumu ile yıkıldığını, 2014 ortalarında beliren psikolojik rahatsızlığı geliştiğini, adli ve disiplin soruşturmaları nedeniyle rahatsızlığının en üst seviyeye çıktığını, 2018 Mayıs ayında akciğer … nedeniyle annesini kaybettiğini, hastalığının tekrar nüksettiğini, … Cumhuriyet Başsavcılığı 2017/… soruşturma sayılı dosyasının derdest olduğunu, bu dosyada şikâyetçi avukatın gönderdiği miktarın hasta çocuğunun tedavisine harcandığına dair delilleri soruşturma dosyasına sunduklarını, bipolar hastalık nedeniyle gayri iradi davranış sergilediğine dair savunmaları nedeniyle adli kontrol şartı ile serbest kaldığını, …’dan açığa alındığını, kurumun zararının olmamasına rağmen istifa ettiğini ve kabul edildiğini, istifadan sonra … Barosuna serbest avukatlık için başvurduğunu, kabul edildiğini, şikâyet dilekçesinde bahsedilen dava dosyasının karara çıkması üzerine şikâyetçi tarafın dosya hesabı istediğini, dosya hesabının gönderilmesinden sonra davalı şirket tarafından hesabına para yatırıldığını, parayı sonradan yerine koymak amacıyla çocuğunun tedavisinde kullanmak zorunda kaldığını, kuruma ödeme yapmadığını, ancak kendisinin parayı tahsil etme yetkisi ve davadan feragat etme yetkisinin olmadığını, şikâyetçinin bunu bilmesi gerektiğini, şikâyetçinin kusurlu olduğunu görmezden gelerek alelacele Savcılığa şikâyet ettiğini, hayatının alt üst olduğunu, hata yaptığını ancak suç olmadığını, karar verme yetisini önemli oranda ortadan kaldıran hastalığını ve çocuğunun sağlığı adına yaptığını, ödeme yapmaya kimseyi icbar etmediğini, sahte belge düzenlemediğini, ödemenin yapıldığı ve kurum alacağının kalmadığına dair mahkemeye dilekçe yazmış olmasının bile rahatsızlığının düzeyini gösterdiğini, meslek hayatında tek bir şikâyetin olmadığını, eylemin mesleki anlamda disiplin suçu olarak değerlendirilemeyeceğini, …’nın eyleminden dolayı tek bir lira zararının olmadığı, … sisteminden ödeme yapılmasının şikâyetçi avukatın bilmek durumunda olduğunu, atfedilen eylemlerin memur sıfatıyla çalıştığı döneme ait olup serbest avukatlık dönemini kapsamadığı, Avukatlık Kanunu’nun 138. maddesi gereğince levhaya kabulden önceki eylem ve davranışların meslekten çıkarma cezasını gerektirmedikçe disiplin kovuşturmasına konu olmaz düzenlemesi gereğince soruşturma talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, 153. maddenin uygulanmasının haksızlık olacağını, Baroya yazılma talebinde Adalet Bakanlığının olumsuz görüş belirtmesine rağmen Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu’nca olumlu karar verilerek mesleki faaliyetine başladığını, beyanlarında geçen … Sağlık Kurulu Raporu, Epikriz, tebliğ belgesi, adli sicil kaydını ekte sunduğunu disiplin soruşturmasının yürütülen ceza soruşturması veya kovuşturması sonuna kadar ertelenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Şikâyetli vekili sözlü savunmalarında; “Öncelikle şikâyetçi tarafın şikâyetçi vasfı bulunmamaktadır. İlgili Ağır Ceza Mahkemesince de şikâyetçi tarafın katılma talebi kabul edilmemiştir. Disiplin kovuşturmasına konu sadece bu şikâyet olduğundan sadece bu şikâyetin dinlenebilir olduğu kanaatindeyiz. Dilekçe ekinde sunmuş olduğumuz raporlar kapsamında iradeyi sakatlayan nedenlerin de değerlendirilmesi kanaatindeyiz. Henüz kovuşturma aşamasında somut delillere de ulaşılmış değildir. Bu sebeple tedbiren işten yasaklama talebinin reddi ile yargılama sonucunun beklenmesini talep ederiz.” şeklinde beyanda bulunmuştur.
İncelenen dosya kapsamında; Baro Yönetim Kurulu’nun 09.11.2018 günlü toplantısında şikâyetli avukat hakkında disiplin kovuşturması açılmasına karar verildiği,
Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 15.03.2021 günlü “Olur”u ile; “Davacı … Başkanlığı vekili sıfatıyla, W. Elektrik Sistemleri A.Ş. aleyhine … İş Mahkemesinin 2012/371 esasına kayden görülen rücuen tazminat davasında davanın kabulüne dair verilen 07.01.2016 tarih ve 2016/103 sayılı karara istinaden 01.02.2016 tarihinde 124.488,36 Türk lirasını davalıdan tahsil ettiği hâlde müvekkiline vermeyerek uhdesinde tuttuğu gibi müvekkili Kurumun bilişim sistemi olan UYAP üzerinde dava bilgilerine ilişkin gerçeğe aykırı değişiklikler yaptığı” iddiası ile şikâyetli Avukat hakkında kovuşturma izni verildiği,
Bahsi geçen “Olur” incelendiğinde; … Başkanlığı’nın 14.12.2017 tarihli yazı ile ihbarı, İ.S.’nin 29.12.2017, F.Y.’nın 27.06.2018, Z. O.’nun 06.06.2018, A.H.Ç.’nin 01.06.2018 ve E.A.’nın 31.05.2018 tarihli beyanları ile şikâyetleri üzerine; disiplin davasına konu iddia dâhil olmak üzere 23 ayrı iddia ile Şikâyetli Avukat hakkında kovuşturma izni verildiği,
Kovuşturma izni verilen diğer iddialarla ilgili olarak Şikâyetli Avukat hakkında disiplin kovuşturması açılıp açılmadığına ilişkin dosya içerisinde herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı,
Şikâyetli Avukatın “Görevi Kötüye Kullanma”, “Zimmet”, “Resmî Belgede Sahtecilik” ve “Bilişim Sisteminin İşleyişini Engelleme veya Bozma” suçlarından cezalandırılması istemiyle … Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/289 esasına kayden kamu davası açıldığı, dosyanın derdest olduğu,
Baro Disiplin Kurulu tarafından; şikâyetli Avukata Avukatlık Kanunu’nun 153/2.maddesi gereğince “Tedbiren İşten Yasaklama Kararı Verilmesi” ihtimaline binaen duruşmanın yapılacağı celse hazır bulunması hususunda ihtaratlı davetiye gönderildiği,
Kurulun; “Şikâyetli avukat hakkındaki … Ağır Ceza Mahkemesindeki kovuşturmanın kamunun inancı ve avukatlık mesleğine güvenine zarar verdiği anlaşılmıştır.
Kamu davası açılmasına neden olan eylemler 1136 Sayılı Avukatlık Kanunu’nun 136/1 maddesi hükmüne göre ‘meslekten çıkarma’ cezasını gerektirebilecek nitelikte bulunduğundan, anılan yasanın 153. maddesinde düzenlenen ‘Tedbir mahiyetinde işten yasaklama’ için öngörülen koşullar mevcuttur.
Şikâyetli avukatın eylemlerinden dolayı 5 avukatın şahsen ve şikâyetli avukatın görev yaptığı kurum olan …’nın şikâyetçi olması, neredeyse şikâyetlerin tamamının şikâyetli avukatın avukat olan müştekilerden para tahsil etmesi ve bu tahsil ettiği bedeller karşılığı davaların sonuçsuz kalmasına sebebiyet verdiği ve yine bu işlemler kapsamında şikâyetli kurumun bilişim sistemi olan UYAP üzerinde dava bilgilerine ilişkin gerçeğe aykırı değişiklikler yaptığına dair kuvvetli şüphenin varlığı, şikâyetli avukatın söz konusu eylemlerinin 5237 sayılı TCK’da düzenlenmiş bulunan ‘zimmet’, ‘resmi belgede sahtecilik’, ‘görevi kötüye kullanma’, ‘bilişim sisteminin işleyişini engelleme ve bozma’ suçlarını oluşturmasının kuvvetle muhtemel bulunması, nitekim hakkında … Ağır Ceza mahkemesinin 2021/289 esas sayılı dosyası ile Kamu davası açıldığı ve halen de derdest bulunduğu, şikâyetli avukatın söz konusu eylemlerinin 1136 sayılı Avukatlık Kanunu 34 ve 134. maddeleri ile Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın da 3, 4 ve 43. maddelerini ihlal etmiş bulunmasının da kuvvetle muhtemel olmasının yanında şikâyetli avukat hakkında ‘zimmet’ ve ‘resmi belgede sahtecilik’, iddiası ile açılmış bulunan Kamu Davasında; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun Avukatlığa Kabulde ve Avukatlık Mesleğinin Devamına Engeller kenar başlıklı 5/a maddesinde düzenlenmiş bulunan şikâyetli avukatın avukatlık mesleğini sürdürmeye engel teşkil edecek nitelikte ceza alma ihtimalinin bulunması, yine şikâyetli avukatın eylemlerinin toplumda infial uyandıracak nitelikte ve avukatlık mesleği hakkında kamuoyunda olumsuz kanı ve kanaat uyandıracak, avukatlık mesleğini kamuoyunda itibarsızlaştıracak ve ayrıca avukatlık mesleğine genel anlamda toplumun güvenini sarsacak nitelikte bulunması ve şikâyetli avukat hakkında Avukatlık Kanunu’nun 135/5. maddesi gereğince Meslekten Çıkarma Cezasını gerektirebilecek mahiyette bir işten dolayı şikâyetli avukat hakkında Kovuşturma yapılıyor olması hususları da birlikte değerlendirildiğinde şikâyetli avukatın 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 153 maddesine göre Tedbiren İşten Yasaklanmasına karar verilmesi gerektiği sonuç ve vicdani kanısına varılmış bulunulmakla” gerekçesiyle karar verdiği,
Şikâyetlinin 30.09.2021 tarihli itiraz dilekçesinde özetle; önceki savunmalarını aynen tekrarla, savunması alınmadan karar verildiğini, sadece savcılık soruşturmasına dayanılarak verilen kararın hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmadığını, hakkında açılmış bir kamu davasının bulunmadığını belirterek itirazlarının kabulü ile mezkûr kararın kaldırılmasını talep ettiği,
Şikâyetçi Avukatın 21.10.2021 kayıt tarihli itiraza cevap dilekçesinde özetle; iddialarını tekrarla, şikâyetli hakkında pek çok ceza soruşturması yürütüldüğünü belirterek kararın onanmasını ve şikâyetli avukatın meslekten men edilmesini talep ettiği,
Kurulumuzca önceden belirlenen gün ve saatte duruşma açıldığı, şikâyetli ve vekilinin hazır olmakla savunma yaptığı görülmüştür.
Baro Disiplin Kurulu’nca avukatın tedbir mahiyetinde işten yasaklanmasına karar verilebilmesi için;
1.Avukat hakkında Avukatlık Kanunu madde 5/1-a’da bildirilen, “Türk Ceza Kanunu’nun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı iki yıldan fazla süreyle hapis cezasına ya da Devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık” suçlarından kovuşturma yapılmış olması,
2.CMK madde 170 gereğince iddianamenin düzenlenmiş, CMK madde uyarınca 174 iddianamenin iade edilmemiş ve CMK madde 175 uyarınca da iddianamenin kabul edilmiş olması ile kovuşturmanın başlamış olması,
3.Karar verilmesinden önce ilgilinin dinlenmiş veya dinlenmek üzere çağrılmış olup da belirtilen günde gelmemiş olması,
Koşullarının gerçekleşmiş olması şarttır.
Avukatlık Kanunu madde 153, “Hakkında meslekten çıkarma cezasını gerektirebilecek mahiyette bir işten dolayı kovuşturma yapılmakta olan avukat disiplin kurulu kararıyla, tedbir mahiyetinde işten yasaklanabilir. Kararın verilmesinden önce ilgilinin dinlenmiş veya dinlenmek üzere çağrılmış olup da belirtilen günde gelmemiş olması şarttır. (Ek; 02. 05. 2001, 4667/71) Ancak, baroya bildirdiği büro adresine tebligat yapılamayan avukatın ayrıca çağrılması ve dinlenmesi zorunlu değildir.” hükmünü amirdir.
Madde gereği iddianamenin kabulüne karar verilmiş ve iddianame Avukatlık Kanunu’nun 5/1-a maddesinde bildirilen suçlardan birini içermekte ise, Şikâyetli avukatın bu amaçla yapılacak bir çağrı ile savunması alınarak tedbiren işten yasaklama kararı verileceği ve takdirin Baro Disiplin Kurulu’nda olduğu tartışmasızdır.
… Başkanlığı’nın 14.12.2017 tarihli yazı ile ihbarı, F.Y.’nın 27.06.2018, Z. O.’nun 06.06.2018, A.H.Ç.’ın 01.06.2018 ve E. A.’un 31.05.2018 tarihli beyanları ile şikâyetleri üzerine; disiplin davasına konu olmayan 22 ayrı iddia ile Şikâyetli Avukat hakkında Şikâyetli Avukatın “Görevi Kötüye Kullanma”, “Zimmet”, “Resmî Belgede Sahtecilik” ve “Bilişim Sisteminin İşleyişini Engelleme veya Bozma” suçlarından cezalandırılması istemiyle … Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/289 esasına kayden kamu davası açıldığı, kovuşturmanın devam ettiği ve şikâyetli Avukatın karar verilmeden önce Baro Disiplin Kurulu’nca dinlendiği de dikkate alındığında; Şikâyetli Avukat hakkında tedbiren işten yasaklama kararı verilmesinin koşullarının oluştuğu değerlendirilmiştir.
Bu nedenle; itirazın reddi ile usul ve yasaya uygun kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Gereği düşünüldü:
1-Şikâyetli avukat vekilinin itirazının reddine … Barosu Disiplin Kurulu’nun Şikâyetlinin “Tedbiren İşten Yasaklanmasına” ilişkin 26.11.2021 gün ve 2018/39 Esas sayılı ara kararının ONANMASINA,
2-Tedbiren işten yasaklamaya ilişkin kararlar, Avukatlık Kanunu’nun 157/7.maddesi gereğince Bakanlık onayına tabi olduğundan; kararın onay için Adalet Bakanlığı’na gönderilmesine,
3-Kurulumuz kararının; Adalet Bakanlığı’nca onaylanması halinde işbu kararımızın tebliğinden itibaren 60 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemesinde dava yolu açık olmak üzere; Adalet Bakanlığınca bir daha incelenmek üzere geri göndermesi halde; sonrasında Kurulumuzca verilecek kararın tebliğinden itibaren 60 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemesinde dava yolu açık olmak üzere;
Oybirliği ile karar verildi.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe