TBB Disiplin Kurulu Kararı – E. 2017/998 K. 2018/218

Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/1109

Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.

İlgili AVK maddeleri: AVK Madde 34, AVK Madde 38, AVK Madde 134
[ÖZET] * Bir anlaşmazlıkta taraflardan birine hukuki yardımda bulunan avukat, yararı çatışan öbür tarafın vekâletini alamaz, hiçbir hukuki yardımda bulunamaz.
(Av. Yas. m. 34, 38/b, 134 TBB Mes. Kur. m. 3,4, 36)

[KARAR METNİ] Şikâyetli avukat hakkında; “3.kişi müvekkili A.A. ile vekil müvekkil ilişkisi devam ederken bir başkasının vekâletini alarak A.A.’nın muvazaalı olarak ciro ettiği senetleri hem keşidecileri hem de kendi müvekkili A.A.’a icraya vermek suretiyle kendisine menfaat sağladığı” iddiası üzerine başlatılan disiplin kovuşturmasında, eylem sabit görülerek ceza tayin edilmiştir.
Şikâyetli önceki savunmalarında özetle; şikâyetçilerin anılan dava ve takiplerin tarafı olmadıklarını, suçtan zarar görmediklerini sadece A.A.’nın ailesiyle eskiye dayanan ailevi bir husumetlerinin olduğunu, A.A.’nın bu hususta şikâyetinin olmadığını, temyiz dilekçesini A.A.’ya ulaşamadığı ve temyiz hakkını kaybetmemesi için vermek zorunda kaldığını, kaldı ki bu işleminin A.A.’nın zararı değil aksine menfaatine bir durum olduğunu; olayda bir menfaat çatışması olmadığını bürosuna gelen her senedi veya evrakı tutup da acaba ciro silsilesindekiler benim müvekkilim mi diyerek kontrol etmesinin mümkün olmadığını bu sebeple üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiştir.
İncelenen dosya kapsamında Baro Yönetim Kurulu’nun 07.04.2015 günlü kararı ile şikâyetli avukat hakkında Avukatlık Kanunu’nun 34, 38/b, 134, Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 3, 4 ve 36. maddeleri uyarınca değerlendirme yapılmak üzere disiplin kovuşturması açılmasına karar verildiği,
Dosyanın Kurulumuza daha önce intikal ettiği, Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulu’nun 2016/267 esas 2016/402 karar sayılı 22.05.2016 günlü kararı ile dosyanın eksik inceleme nedeni ile bozulmasına karar verdiği,
Mahkeme tarafından … 11. Aile Mahkemesinin 2012/66 Esas, 2012/958 Karar sayılı kararı ile aylık 250,00 TL nafakanın dava tarihinden itibaren 350,00 TL’ye çıkartılmasına, davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verildiği,
Şikâyetli avukatın mezkûr kararı 28.10.2013 tarihli dilekçe ile temyiz ettiği ve dosyaya vekâletnamesini sunduğu, işbu kararın temyiz isteminin miktardan reddi ile 05.03.2014 tarihinde kesinleştiği,
Şikâyetli avukatın müvekkili A.A. vekili sıfatıyla … 1. Aile Mahkemesinin 2013/263 esas 2013/655 karar sayılı dosyasını 28.10.2013 tarihli temyiz dilekçesi ile temyiz ettiği, aynı gün yani 28.10.2013 tarihinde müvekkili A.A. aleyhine … 11. İcra Müdürlüğünün 2013/12351, 2013/12352, 2013/12353 ve 2013/12354 sayılı dosyalarından icra takibi başlattığı,
Dosyamızda … 11. İcra Müdürlüğünün 2013/12351, 2013/12352, 2013/12353 ve 2013/12354 sayılı dosyalarının örneklerinin olduğu,
Baro Disiplin Kurulu’nun; “Müvekkil ile eş zamanlı olarak hasım tarafın vekâletnamesinin üstlenilmesi, TBB Disiplin Kurulunun 15.11.2002 gün ve 2002/201 esas 2002/335 karar sayılı kararında açıklandığı üzere, bu vekâletname kime karşı kullanılırsa kullanılsın kanun ve meslek kurallarına aykırıdır. Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulunun 2001/191 esas 2002/104 karar ve 13.04.2002 tarihli kararında belirtildiği üzere ‘Avukatlık mesleğinin ruhu ve etik değerleri ve geleceği nazara alındığında maddelerin geniş olarak yorumlanması zorunluluğu hâsıl olmaktadır.’ şikâyetli avukatın müvekkili ile olan vekâlet ilişkisinin devamı esnasında eş zamanlı olarak hasım tarafın da vekâletnamesini üstlenmesi Avukatlık Kanunu’nun 38/b ve Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 2, 36. maddelerine aykırıdır. Şikâyetçinin yapılan işlemlerde yarar veya zararının olmaması Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulunun 21.06.2003 gün ve 2003/73 esas 2003/196 karar sayılı kararında belirtildiği üzere disiplin suçunun oluşmasını etkilemez. Aynı zaman dilimi içerisinde haklarını savunduğu müvekkiline karşı icra yoluyla işlem yapılması kamunun mesleğe olan güvenini sarstığı, mesleğin itibarını zedelediği, Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulunun 16.03.2007 gün ve 2007/27 esas 2007/85 karar sayılı kararında belirtilmiştir. Tüm dosya kapsamından şikâyetli avukatın eyleminin Avukatlık Kanunu’nun 34, 38/b, Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 2, 3, 4. maddelerine aykırı görülmüştür.” gerekçesiyle oy birliği ile şikâyetli hakkında kınama cezası verdiği,
Şikâyetlinin disiplin sicil özetinde ceza olmadığı,
Şikâyetlinin 30.10.2017 kayıt tarihli itiraz dilekçesinde özetle;  kınama cezası verilmesine dayanak gösterilen Avukatlık Kanunu’nun 134. maddesinde avukatlık onuru düzen geleneklerine uymadığı ve görevin gerektirdiği dürüstlüğe uygun şekilde davranmadığı kanaati ile ceza verildiği, oysaki mesleğin gerektirdiği özen ve dürüstlük kurallarını yerine getirdiği müvekkillerinin menfaatlerini düşünerek hareket ettiği, burada kendisine bir kusur isnat edilecekse aleyhine icra takibi açtığı cirantalardan birinin müvekkili olduğunu fark edememiş olması olduğunu fakat bu konuda bir kastının olmadığını beyanla hakkında verilen kınama cezasının kaldırılarak disiplin cezası verilmesine yer olmadığına karar verilmesini talep ettiği,
Usulüne uygun tebligata rağmen şikâyetçilerin itiraza cevap vermediği görülmüştür.
Şikâyetli avukatın, A.A. vekili olarak … 1.Aile Mahkemesinin 2013/263 esas, 2013/655 karar sayılı kararını 28.10.2013 tarihinde temyiz ettiği, gene 28.10.2013 tarihinde borçluları U.Y. ve A.A. hakkında … 11.İcra Müdürlüğünün 2013/12351-12352-12353-12354 esas sayılı dosyaları ile icra takibi başlattığı dosya kapsamı ile tartışmasızdır.
Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 36.maddesi “Bir anlaşmazlıkta taraflardan birine hukuki yardımda bulunan avukat, yararı çatışan öbür tarafın vekâletini alamaz, hiçbir hukuki yardımda bulunamaz. Ortak büroda çalışan avukatlar da yararları çatışan kimseleri temsil etmemek kuralı ile bağlıdırlar.” hükmünü amirdir.
Şikâyetli avukatın eylemi, bu meslek kuralına açıkça aykırılık teşkil etmektedir. Avukat işlerini özenle ve Kamunun vicdanını rahatsız etmeden yürütmek durumdadır. Şikâyetli avukat müvekkili aleyhine icra takibi yaparak güven ilişkisini ihlal etmiştir. Bu nedenle itirazın reddi ile usul ve yasaya uygun Baro Disiplin Kurulu kararının onanması gerekmiştir.
Gereği düşünüldü:
1-Şikâyetli avukatın itirazının reddine, … Barosu Disiplin Kurulu’nun Şikâyetlinin “
Kınama Cezası ile Cezalandırılmasına
” ilişkin 08.09.2017 gün ve 2016/147 Esas, 2017/134 Karar sayılı kararının
ONANMASINA
,
2-Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemesinde dava yolu açık olmak üzere,
Katılanların oy birliği ile karar verildi.

  • İlk yayınlanma tarihi: 03 Mart 2018
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!