TBB Disiplin Kurulu Kararı – E. 2017/860 K. 2018/78

Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/1049

Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.

İlgili AVK maddeleri: AVK Madde 34, AVK Madde 36, AVK Madde 134
[ÖZET] * Avukatın kendisi vekalet almamış olsa bile, diğer vekâlet alan avukat ile yapılan görüşmede öğrendiklerini tanık olarak mahkemede anlatması disiplin cezasını gerektirir.
(Av. Yas. m. 34, 36, 134 TBB Mes. Kur. m. 3, 4, 37)

[KARAR METNİ] Şikâyetli avukatlar hakkında; “Şikâyetli avukat Z.K.’nın vekâletname almamış olmasına rağmen diğer vekâlet alan avukat H.K. ile yapılan görüşmede öğrendiklerini tanık olarak mahkemede anlatarak Avukatlık Kanunu’nu ve TBB Meslek Kuralları’nı ihlal ettiği” iddiası üzerine başlatılan disiplin kovuşturmasında, eylem sabit görülerek ayrı ayrı ceza tayin edilmiştir.
Şikâyetli H.K.’nın önceki savunmalarında özetle; şikâyetçi arasında vekâlet ilişkisi olmadığı için meslek sırrını ihlal ettiği yönündeki şikâyete anlam veremediğini, mesleğin itibarını, ahlak ve ödevlerini zedeleyecek tutum ve davranışlarda bulunduğu iddiasının söz konusu olmadığını, tüm bunların şikâyetçinin kişisel varsayımları ve çıkarımlarından olduğunu, Avukatı olduğu M.S.’nin 28.09.2015 tarihinde ofisine gelerek şikâyetçi K.S.’nin sadakatsiz davrandığına ilişkin elinde telefon kayıtları olduğunu belirterek davalı K.S. ile anlaşmalı boşanmak için anlaştıklarını ve anlaşmalı boşanma protokolü hazırlamak üzere anlaşıp hazırladığı protokolü K.S.’nin imzalaması gerektiğini belirttiğini, tarafların ofisine geldiğinde K.S.’nin yüklü miktarda nafaka ve müvekkiline ait evin yarısını istemesi üzerine, bu konuşmalar esnasında da ortağı olduğu şikâyetli diğer avukat Z.K.’nın aynı zamanda toplantı odası olarak kullanılan odadan alması gereken birkaç parça eşya sebebiyle girmiş olması ve bu esnada müvekkili olmayan K.S.’nın müvekkili M.S.’yi aldattığına dair söylemlerini sessiz kaldığına dair ve anlaşmalı boşanmanın sağlanamamasının diğer sebeplerine tanık olduğunu, bu anlaşmanın sağlanamaması üzerine tarafların ofislerinden ayrıldığını, akabinde şikâyetçi K.S. tarafından şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanma davası açıldığını, bu boşanma davasında da tanık olarak dinlenen Avukat Z.K.’nın anlaşamama nedenlerine ilişkin tanıklık yaptığını, sır saklama yükümlülüğü açısından herhangi bir ihlalinin söz konusu olmadığını, bu yükümlülüğünün kendi müvekkiline karşı olduğunu yoksa vekâlet ilişkisi olmayan kişilere karşı olmadığını, davayı şahsileştirmediğini, şikâyetçi K.S.’nin müvekkilini aldatma iddialarına karşılık susmasını dilekçesinde belirterek hayatın olağan akışı içerisindeki bir hususu yalnızca tespit ettiğini beyan etmiştir.
Şikâyetli Z.K.’nın önceki savunmalarında özetle; tanıklık yapmanın kamusal bir hizmet olup kanunen bir zorunluluk olduğunu ve şikâyete konu suçu işlemediğini beyan etmiştir.
İncelenen dosya kapsamında Baro Yönetim Kurulu’nun 28.03.2017 günlü kararı ile şikâyetli avukatlar hakkında Avukatlık Kanunu’nun 34, 36, 134, TBB Meslek Kuralları’nın 3, 5, 6 ve 37. maddeleri uyarınca değerlendirme yapılmak üzere ayrı ayrı disiplin kovuşturması açılmasına karar verildiği,
Şikâyetçi K.S.’nin boşanma davası protokolü hazırlanması amacıyla eşi M.S. ile birlikte şikâyetli avukat H.K.’nın ofisine gittikleri, görüşme neticesinde anlaşma sağlanamadığı ve protokol hazırlanmadığı, daha sonra M.S.’nin vekili sıfatı ile … 6. Aile Mahkemesi 2015/714 esas sayılı dosyası ile zina sebebine dayalı olarak boşanma davası açtığı,
Şikâyetçi tarafından … 1. Aile Mahkemesi 2015/728 esas sayılı dosya ile evlilik birliğinin temelden sarsılması nedeniyle boşanma davası açıldığı, her iki dosyanın birleştirildiği, şikâyetli avukat Z.K.’nın 22.03.2016 tarihli celsede tanık olarak beyanda bulunduğu ve şikâyetçinin olay günü ofisine geldiğinde diğer şikâyetli avukat H.K. ile tarafların konuşmalarına şahit olduğu olayları anlattığı,
Baro Disiplin Kurulu’nun “…Şikâyetli avukatların eylemlerinin Avukatlık Kanunu’nun 34, 36, 134, TBB Meslek Kuralları’nın 3, 4 ve 37. maddelerini ihlal ettiği anlaşılmıştır. ” gerekçesiyle oy çokluğu karar verdiği,
Karşı oy yazının “…Şikâyetli avukat Z.K.’nın şikâyetçi K.S.’dan öğrendiği ve açıkladığı herhangi bir sır olmadığı, yaptığı tanıklığın yakınıcıdan edindiği herhangi bir bilgi veya beyana dahi dayanmadığı, sadakatsizlik iddiasının şikâyetçinin eşi tarafından ortaya atılmış bir konu olduğu, bunun üzerine şikâyetçinin sessiz kalmasının saklanması gereken bir sır, açıklanmaması gereken bir bilgi vasfında olmadığı, şikâyetli avukatın tanıklıktan kaçınma hakkı bulunmadığı, bu hususta yargılama esnasında şikâyetçi tarafın herhangi bir usulü itirazda bulunmadığı anlaşıldığından Avukat Z.K. hakkında Disiplin Cezası Tayinine Yer olmadığı, şikâyetli avukat H.K.’nın durumunun da avukat Z.K.’dan farklı bulunmadığı, şikâyetçinin şikâyetli avukatın müvekkili olmadığı, müvekkilinin eşi olduğu, sadakatsizlik iddiasını müvekkilinden aldığı bilgi üzerine davada kullanmasının müvekkilinin onayı dahilinde hukuki bir argüman olarak kullanılmasının usul ve yasaya aykırı bir yanı bulunmadığı, bu haliyle şikâyetli avukatın sır saklama yükümlülüğüne aykırı bir davranışı bulunmadığı, anlaşıldığından her iki avukat hakkında Disiplin Cezası Tayinine Yer Olmadığı düşüncesiyle karara muhalifiz.”  şeklinde olduğu,
Şikâyetli avukatların disiplin sicil özetinde ceza olmadığı,
Şikâyetli avukat Z.K.’nın 02.08.2017 kayıt tarihli itiraz dilekçesinde özetle; önceki savunmalarını tekrarla Baro Disiplin Kurulu’nun hakkında tesis ettiği disiplin cezasının kaldırılmasını talep ettiği,
Şikâyetli avukat H.K.’nın 22.08.2017 kayıt tarihli itiraz dilekçesinde özetle; önceki savunmalarını tekrarla şikâyetçinin müvekkili olmadığını o sebeple şikâyetçi ile müvekkil vekil ilişkisini doğuracak bir konuşma geçmediğini, şikâyetçinin ofise geliş amacının müvekkili ile anlaşmış olmalarına karşılık protokol imzalamak olduğunu, avukat olarak müvekkilinin hakkını arama çabası içinde olduğunu beyanla aleyhine tesis edilen disiplin cezasının kaldırılmasını talep ettiği,
İtiraz dilekçelerinin şikâyetçi vekiline tebliğ edildiği, şikâyetçi vekilinin itirazlara cevap vermediği görülmüştür.
Dosyanın incelenmesinde şikâyetçi K.S. ve eşi M.S.’nin anlaşmalı boşanma amacı ile şikâyetli avukat H.K.’nın bürosuna gittikleri konusunda şikâyetli avukatların da kabulü olduğu, K.S. ve Eşi M.S.’nin anlaşmalı boşanma konusunda uzlaşamadıkları ve M.S.’nin şikâyetli avukat H.K.’yı kendisini temsil etmesi için vekâlet verdiği anlaşılmaktadır.
Şikâyetli avukat H.K.’nın bu vekâleti üstlenerek şikâyetçi ile eşinin kendisine anlaşmalı boşanma davası için başvurduğunda taraflar arasındaki ilişkileri ve onların beyanları ile iki tarafın da söylemlerine ve kanıtlarına vakıf olduğu, onları anlaşmalı boşanma konusunda bilgilendirdiği ve bu protokol konusunda yardımcı olduğu anlaşılmaktadır. Şikâyetli avukatın bu eylemleri nedeniyle Avukatlık Kanunu’nun 36. maddesinde belirtilen sır saklama yükümlülüğüne aykırı davrandığı sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.
Diğer şikâyetli avukat Z.K. diğer şikâyetli avukat H.K.’nın kendisini tanık olarak göstermesinden de anlaşılacağı üzere; şikâyetçi K.S. ve eşi M.S.’nin avukat H.K. ile yaptıkları konuşmalara tanık olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle Şikâyetlinin tanık olarak mahkemede dinlenmesi eyleminin; Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 37/a maddesindeki “avukat, davasını almadığı kimselerin başvurması nedeni ile öğrendiği bilgileri de sır sayar. Avukatlık sırrının tutulması süresizdir, meslekten ayrılmak bu yükümü kaldırmaz.” düzenlemesine aykırı davrandığı kanaatine varılmıştır.
Belirtilen nedenlerle, şikâyetli avukatların itirazlarının reddi ile Baro Disiplin Kurulunun kararının onanması gerekmiştir.
Gereği düşünüldü;
1-Şikâyetli avukatların itirazlarının reddine; … Barosu Disiplin Kurulu’nun ayrı ayrı
“Kınama Cezası Verilmesine”
ilişkin 09.06.2017 gün ve 2017/37 Esas, 2017/103 Karar sayılı kararının
ONANMASINA
,
2-Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemesinde dava yolu açık olmak üzere,
Oy birliği ile karar verildi.

  • İlk yayınlanma tarihi: 20 Ocak 2018
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!