Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/845
Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.
(Av. Yas 34, 47, 134, Tbb Mes. Kur 3,4) [KARAR METNİ] İtirazın süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü;
Şikâyetli avukat hakkında, Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 19.08.2013 gün ve “Olur”u ile “Alacaklı müşteki vekili sıfatıyla, borçlu … Tekstil İthalat ve İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi hakkında, … İcra Müdürlüğü’nün 2010/2479 sayılı dosyası üzerinden yürüttüğü takibe karşı, borçlu tarafından … İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2010/144 Esasına kayden açılan yetkiye ve borca itiraz davasında, ‘… İcra Dairesinin yetkisizliğine, talep halinde dosyanın yetkili … İcra Dairesine gönderilmesine’ dair verilen 13.07.2010 tarihli ve 2010/207 sayılı karar 03.09.2010 tarihinde kesinleştiği hâlde, süresi içerisinde dosyanın yetkili … İcra Dairesine gönderilmesini talep etmeyerek mağduriyete sebebiyet verdiği” iddiasıyla soruşturma izni verilmesi üzerine başlatılan disiplin kovuşturmasında eylem sabit görülmediğinden disiplin cezası verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Şikâyetli avukat önceki yazılı ve sözlü savunmalarında özetle; … İcra Müdürlüğü’nün 2010/2479 Esas sayılı takip dosyasının şikâyetçi tarafından açıldığını, ileriki aşamalarda vekâlet verilmesi üzerine alacaklı vekili olarak takip ettiğini, … İcra Hukuk Mahkemesine yetkiye ve borca itiraz davası açıldığını, 2010/144 Esas ve 2010/207 Karar sayılı dosyada … İcra Müdürlüğü’nün yetkisizliğine karar verildiğini, bu aşamada … Bankası … Şubesi vekili olması nedeniyle bankaya icra takiplerinin çokluğu diğer müvekkillerine ait icra takipleri ile derdest davaları nedeniyle ihmal kastı olmaksızın yetkisizliğine karar verilen icra dosyasını süresinde … İcra Dairesine göndermekte geciktiğini, gecikmeyi fark etmesi üzerine derhal dosyayı gönderdiğini, dosya takibinin akamete uğramaması için dosyayı takip etmek üzere Avukat D.K. ’ya yetki belgesi vererek takibi sağladığını, takip dosyasında gerekli işlemleri yerine getirip müvekkiline tüm aşamalardan bilgi verdiğini, yetkili İcra Müdürlüğünce takip borçlusuna şirkete ödeme emri çıkartıldığını, ancak takip borçlusu şirketin ödeme emrinde yer alan adresinde bulunmadığı belirtilerek tebligatın bila tebliğ döndüğünü, İcra Müdürlüğünden takip borçlusu şirketin tebligata elverişli adresinin araştırılması talep edilmesi sonucunda tespit edilen adrese gönderilen ödeme emrinin tekrar tebliğ edilmeden takip dosyasına geri döndüğünü, son olarak şirketin ticaret sicilinde yer alan adresine Tebligat Yasasının 35/4. maddesi hükmü gereği tebligat işlemi yapılarak icra takibi kesinleştirildiğini, şirket takibe konu çeklerin zamanaşımına uğradığını, bu nedenle de icra takibinin iptalini talep edildiğini, itiraz davası … 1. İcra Hukuk Mahkemesi’nce reddedildiğini, borçlu şirketin temyiz sonucunda Yargıtay … Hukuk Dairesi’nin 2012/12691 Esas, 2012/29781 Karar sayılı kararı ile yasal süresi içinde yetkili icra dairesine gönderilmediği gerekçesiyle … 1. İcra Hukuk Mahkemesi ilam doğrultusunda takibin açılmamış sayılmasına karar verildiğini, şikâyetçiye durumu bildirdiğini, ancak zaten şirketin borca batık olduğu, borçları ödeyemediği haricen araştırmalar suretiyle öğrenmiş olduğunu açıklanan nedenlerle üzerine isnat edilen eylemi kabul etmediğini beyan etmiştir.
İncelenen dosya kapsamından; Şikâyetli avukatın disiplin kovuşturmasına konu eylemi nedeniyle … 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2014/107 Esas sayılı dosyası ile “Görevi Kötüye Kullanmak” suçundan yapılan yargılama sonucunda Mahkeme’nin 04.11.2014 gün ve 2014/197 Karar sayılı kararı ile şikâyetli avukatın TCK’nın 257/2 ve 62/1maddeleri gereğince neticeten 2 Ay 15 Gün Hapis Para Cezası ile Cezalandırılmasına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği; kararın itiraz reddi üzerine 23.01.2015 tarihinde kesinleştiği,
Mahkeme kararında “Toplanan delillerin birlikte değerlendirilmesi sonucunda, … Barosuna kayıtlı avukat olarak görev yapmakta olan sanık ile müşteki arasında … 1. Noterliği tarafından düzenlenen 08.06.2010 tarihli, … sayılı vekâletname ile vekâlet ilişkisi kurulduğu, sanığın bu ilişki çerçevesinde müştekinin alacaklısı olduğu icra takibini sürdürmeye başladığı ancak borçlu tarafından ileri sürülen yetki itirazının kabulüne rağmen takip tarihi itibariyle yürürlükte bulunan HUMK’un 193. maddesinde öngörülen 10 günlük yasal süre içerisinde yetkili icra dairesine başvurmadığı, bunun sonucunda icra takibinin sonuçsuz kaldığı, bu durumun sanığın ihmalinden kaynaklandığı sabit kabul edilmiştir.” gerekçesiyle hüküm kurulduğu,
Şikâyetli Avukat H.Y.’nın disiplin sicil özetinde, hakkında verilmiş herhangi bir disiplin cezasının olmadığı,
Şikâyetçi 13.07.2015 evrak kayıt tarihli itiraz dilekçesinde özetle; Şikâyetli avukatın suç teşkil eden eylemi nedeniyle 18.500,00 TL zarara uğradığını, zararına ilişkin şikâyetli avukat aleyhine … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde dava açtığını, işbu davanın derdest olduğunu belirterek, karara itirazlarının kabulü ile mezkûr kararın yeniden incelenmesini talep ettiği görülmektedir.
Avukatlık Yasası’nın 34. maddesi “ Avukatlar, yüklendikleri görevleri bu görevin kutsallığına yakışır bir şekilde özen, doğruluk ve onur içinde yerine getirmek ve avukatlık unvanının gerektirdiği saygı ve güvene uygun biçimde davranmak ve Türkiye Barolar Birliğince belirlenen meslek kurallarına uymakla yükümlüdürler. ”
Türkiye Barolar Birliği Meslek Kurallarının 3. maddesi “Avukat mesleki çalışmasını ve kamunun inancını ve mesleğe güvenini sağlayacak biçimde ve işine tam bir sadakatle yürütür”
Türkiye Barolar Birliği Meslek Kurallarının 4. maddesi “Avukat, mesleğin itibarını zedeleyecek her türlü tutum ve davranıştan kaçınmak zorundadır. Avukat Özel yaşantısında da buna özen göstermekle yükümlüdür.” hükümlerini amirdir.
Gerek Şikâyetli avukatın tevilli kabulü, gerekse Ağır Ceza Mahkemesi ve kesinleşen Hukuk Mahkemeleri kararları ile HUMK’un 193. maddesinde öngörülen 10 günlük yasal süre içerisinde yetkili icra dairesine başvurmadığı gerekçesi ile takibin iptal edildiği dosya kapsamı ile tartışmasızdır.
Avukatlar özen ve doğruluk kurallarına göre hareket etmek, kamunun inancını ve mesleğe güvenini sağlayacak biçimde sadakatle davranmak mesleğin itibarını sarsacak her türlü davranıştan kaçınmak zorundadır.
Bu nedenlerle eylemin disiplin suçu oluşturmadığına ilişkin … Barosu Disiplin Kurulu kararında hukuki isabet görülmemmiş, Şikâyetçi M.K.’ın itirazının kabulü ile yeniden inceleme ve araştırmayı gerektirir bir husus bulunmadığından Avukatlık Yasasının 34, 134, TBB Meslek Kuralları 3, 4 maddeler uyarınca disiplin cezası tayini gerekmiştir.
Sonuç olarak Şikâyetçi M.K.’ın itirazının kabulü ile;
1-… Barosu Disiplin Kurulu’nun
“Disiplin Cezası Verilmesine Yer Olmadığına”
ilişkin 12.06.2015 gün ve 2015/2 Esas, 2015/5 Karar sayılı kararının
KALDIRILARAK,
Şikâyetli avukat H.Y.’nın “
Kınama Cezası İle Cezalandırılmasına”
,
2-Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemesi’nde dava yolu açık olmak üzere,
Oybirliği ile karar verildi.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe