TBB Disiplin Kurulu Kararı – E. 2015/557 K. 2015/777

Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/838

Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.

İlgili AVK maddeleri: AVK Madde 34, AVK Madde 38, AVK Madde 134
[ÖZET] Protokolün hükümsüzlüğünü gerektirebilecek nedenler mevcut olsa dahi, bu protokolü düzenleyen avukatın hükümsüzlük iddiası ile ilgili olarak girişilecek yasal işlemler içinde yer alması.
(Av. Yas 34, 38/d, 134,  Tbb Mes. Kur 3,4)

[KARAR METNİ] İtirazın süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü;
Şikâyetli avukat hakkında, “Şikâyetçi vekili olarak açacağı işçilik alacaklarına ilişkin dava öncesinde borçlu şirketle yapılan görüşmede 20.08.2010 tarihli feragatnameyi imzaladığı, sonrasında bakiye işçilik alacakları için …  1. İş Mahkemesi’nin 2010/665 Esas sayılı dosyasında açılan davanın imzalanmış olan feragatname sebebiyle 2012/205 Karar ve 19.03.2012 tarihli kararı ile reddedilmesine sebep olduğu” iddiasıyla açılan disiplin kovuşturmasında eylem sabit görülmediğinden disiplin cezası verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Şikâyetli avukat önceki savunmalarında özetle, feragatname ve ibraname verilip gerekli tahsilât yapılmasa idi şikâyetçinin hakkı olan kıdem tazminatı vs. haklarını alamayacak olduğunu, belgenin de şikâyetçinin huzurunda imzalandığını, mahkeme aşamasında yapılan bilirkişi incelemesinde de kıdem tazminatı olarak 9.77 TL eksik ödeme çıkmış olup, başkaca bir eksik ödemenin tespit edilmediğini bildirerek şikâyetin reddini talep etmiştir.
İncelenen dosya kapsamından; Şikâyet konusuna ilişkin olarak, şikâyetli avukat tarafından 20.08.2010 tarihinde imzalanan ibraname ve feragatnamede “25.515,12 TL tutarlı ve 20.08.2010 keşide tarihli çekin ödenmesi şartıyla, müvekkilinin çalışmış olduğu süreye ilişkin olarak ücret, ikramiye ücreti, kıdem tazminatı, resmi ve genel tatil ücreti, yıllık ücretli izin ile ikramiye ve bu sayılanlardan başka dar ve/veya geniş anlamda ücret ilgili ve/veya her nevi tüm istihkaklarımı hak kazanmış bulunduğu tarihlerde yukarda sayılı akdi ve kanuni hükümlere ve gerçeğe uygun olarak almış bulunmaktayım” sözlerinin yazılı olduğu, tüm haklarından feragat edildiği,
Şikâyetçiye, işveren tarafından nakit ve çek olarak 28.10.2010 tarihinde toplam 29.515,12 TL ödeme yapıldığı,
…  1. İş Mahkemesi’nin 2010/665 Esas sayılı dosyasında 22.09.2010 tarihinde açılan davada1.500,00 TL kıdem tazminatı, ödenmeyen 4 yıllık ikramiye ve prim alacağı nedeniyle toplam 2.500,00 TL istendiği, yapılan yargılama neticesinde Mahkemenin 2012/205 Karar ve 19.03.2012 tarihli kararı ile davacı vekili tarafından imzalanan 28.10.2010 tarihli feragatname imzalanmış olması nedeniyle davanın reddine dair karar verilmiş olduğu,
Kararın şikâyetli avukat tarafından davacı vekili sıfatıyla temyiz edildiği, Yargıtay … Hukuk Dairesi’nin 2012/8852 Esas, 2012/29545 Karar ve 25.12.2012 tarihli ilamı ile, “Somut olayda, davalı işveren tarafından ibraz edilen 20.08.2010 tarihli feragatname ve ibraname ile davacının çalışmış olduğu süreye ilişkin olarak dava konusu ikramiye ve kıdem tazminatı alacaklarından feragat ettiği ve işverenin bu alacaklar yönünden ibra edildiği hususunun hüküm altına alındığı, prim ödemesi bakımından ibra verilmemesi” gerekçesiyle hükmün bozulduğu,
Dosyamız içerinde yer alan ve …  1. İş Mahkemesine sunulan 02.03.2012 tarihli bilirkişi raporunda; davacının kıdem tazminatı alacağının bakiye 9,77 TL olduğu, prim ve ikramiye alacağının ise ispatlanamadığının belirtildiği,
… 1. Noterliği’nin 19.04.2012 tarihli ve 04887 yevmiye numaralı azilnamesi ile şikâyetli avukatın azledildiği,
Şikâyetli Avukat M.B.B.’in disiplin sicil özetlerinde, hakkında verilmiş herhangi bir disiplin cezasının olmadığı görülmüştür.
Şikâyetçi Z.T.E. 06.05.2015 kayıt tarihli itiraz dilekçesinde özetle; verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, İş Mahkemesine sunulan bilirkişi raporunda 37.617,64 TL ikramiye alacağı olduğunun tespit edildiğini, prim alacağı yönünden İş Mahkemesi tarafından bozmadan sonra ıslah yapılamayacağı gerekçesiyle davanın reddedildiğini, dolayısıyla şikâyetli avukat tarafından prim ve ikramiye alacağı hakkının elinden alındığını, zararının bilirkişi raporuna göre 48.552,77 TL olduğunu belirterek kararın kaldırılarak şikâyetli avukat hakkında disiplin cezası verilmesini talep ettiği görülmektedir.
Avukatlık Yasasının 38/d maddesi, “Avukat, kendisinin düzenlediği bir senet veya sözleşmenin hükümsüzlüğünü ileri süremez.” hükmünü amirdir.
Disiplin kovuşturmasına konu olayda Şikâyetli avukat 28.10.2010 tarihli protokolde tamamını aldığını bildirdiği kıdem tazminatından fazlaya ilişkin hak saklı kalmak kaydı ile 1.500,00 TL kıdem tazminatı ve genel anlamda ibra ettiğini bildirdiği 4 yıllık ikramiye ve prim alacağının da tahsili talepli davayı açmakta mahzur görmemiş ve Yasanın açık emredici hükmüne aykırı davranmıştır.
Protokolün hükümsüzlüğünü gerektirebilecek nedenler mevcut olsa dahi, bu protokolü düzenleyen avukatın hükümsüzlük iddiası ile ilgili olarak girişilecek yasal işlemler içinde yer alması Yasanın anılan hükmüne aykırı olduğu gibi, mesleğin saygınlığını zedeleyecek bir davranış oluşturduğundan TBB Meslek Kuralları’nın 3 ve 4. maddelerine de ters düşmektedir.
Avukatın çıkarlarına göre görüş değiştirmesinin toplumda mesleğe olan güveni sarsacağı düşüncesi ile getirilen Avukatlık Yasası 38/d hükmüne aykırı davranış disiplin suçu oluşturmaktadır.
Bu nedenlerle eylemin disiplin suçu oluşturmadığına ilişkin Baro Disiplin Kurulu’nca yapılan hukuksal değerlendirme isabetli görülmemiş ve Avukatlık Yasası 34, 38/d, 134 ile TBB Meslek Kuraları 3 4. maddelere gereği disiplin cezası tayini gerekmiştir.
Sonuç olarak Şikâyetçi Z.T.E.’in itirazının kabulü ile;
1-…l Barosu Disiplin Kurulu’nun
“Disiplin Cezası Verilmesine Yer Olmadığına”
ilişkin 16.03.2015 gün ve 2014/D.44 Esas, 2015/173 Karar sayılı kararının
KALDIRILARAK,
Şikâyetli avukat M.B.B.’in “
Kınama Cezası İle Cezalandırılmasına”,
2-Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemesi’nde dava yolu açık olmak üzere,
Katılanların oybirliği ile karar verildi.

  • İlk yayınlanma tarihi: 19 Eylül 2015
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!