Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/795
Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.
(Av. Yas 34, 134, 166-TBB Mes. Kur 3, 4,43,45) [KARAR METNİ] İtirazın süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü;
Şikâyetli avukat hakkında … Barosu Yönetim Kurulu’nun 19.12.2013 tarih ve 2013/1688 sayılı kararıyla “şikâyet edilen avukatın, vekil müvekkil ilişkisinin devamında yapılan masraflar ve alınan tahsilâtlar hakkında şikâyetçiyi bilgilendirmediği gibi tahsilât sonrasında da hapis hakkını kullandığını bildirmediği” iddiasıyla başlatılan disiplin kovuşturması sonucu eylem sabit görülerek uyarma cezası tayin edilmiştir.
Şikâyetli avukat önceki savunmalarında özetle; şikâyetçinin senet alacağını … İcra Müdürlüğü’nden başlattıkları icra takibi sonucu tahsil ettiklerini, sonradan Y.E.’nin şikâyetçi aleyhine icra takibi başlattığını, bu takibin iptalini sağladığını, bu defa aynı senede dayanılarak tekrar icra takibi başlatıldığını, bu icra takibine itiraz ederek takibi durdurduğunu, Polis Kriminoloji Laboratuarı’nda yapılan bilirkişi inceleme ücreti olan 300,00 TL’nin kendisi tarafından yatırıldığını, itirazın iptali davasının reddedildiğini, davacı tarafından kararın temyiz edildiğini, kararı … İcra Müdürlüğü’nün 2012/2468 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını ve alacağı tahsil ettiğini, senet lehdarı hakkında Cumhuriyet Savcılığa suç duyurusunda bulunduklarını, kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, şikâyetçi hakkında … Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2010/510 Esas sayılı dosyası ile görülen davaya dilekçe gönderdiğini, şikâyetçinin beraat ettiğini, şikâyetçiye gönderdiği serbest meslek makbuzlarının noter marifeti ile iade edildiğini, noterden yazılan ihtarnameye cevap yazarak şikâyetçiye gönderdiğini, davanın açıldığı 03.09.2009 tarihinden 15.11.2011 tarihine kadar geçen iki sene iki aylık süre içerisinde sadece 4 adet uçak bileti satın alındığını, havaalanlarına gidiş geliş yol, yemek, taksi ücretlerinin kendisi tarafından karşılandığını, … Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2012/220 Esas sayılı dosyasına sunulan bilirkişi raporuna göre şikâyetçiden 58,82 TL alacaklı olduğunun saptandığını belirtmiştir.
İncelenen dosya kapsamından; Şikâyetli avukatın şikâyetçi tarafından … Noterliği’nin 19.01.2009 tarih ve 667 yevmiye numaralı vekâletnamesi ile vekil tayin edildiği,
Şikâyetçi tarafından … Noterliği’nin 20.04.2012 gün ve 6360 yevmiye numaralı “Sayın Muhatabın vekilim olarak bazı görevler yaptığı doğrudur. Davalarında bitmemesi biryana aramızda bir ücret sözleşmesi olmadığı gibi adıma dosyaya yatan paraları çekme hususunda özel bir yetkide vermedim, hatta bu konuda bir görüşmemiz olmadı bu nedenle anlaşılan alacaklı olduğum icra dosyalarından tahsil ettiği tüm miktarları detaylarıyla tarafıma bildirilmesini keza bu paralardan kanuni ücretlerini tenzil ettikten sonra şahsıma ait masraflar ve kalan miktarı derhal adıma … Bankası … Şubesi 66109285 no.lu banka hesabıma havale etmenizi, aksi halde başta yetkili Baro Başkanlığı olmak üzere kanuni yollara başvurmak zorunda kalacağıma, gönderilen makbuzları kabul etmediğimi ve bu ihtar ekinde iade ettiğimi belirtir sayın muhatabım hakkaniyetle hareket ederek bir ihtilaf yaratmayacağına inancımı belirtmek isterim.” ifadelerini içeren ihtarnamenin keşide edilmiş olduğu,
Şikâyetli avukat tarafından 30.04.2012 tarihli “ihtarnamenize cevabımdır” başlıklı yazıda “Y.E. ile aranızda, dava ve icra konusu olan senet takibine ilişkin kesmiş olduğum serbest meslek makbuzlarının, tarafıma noter kanalı ile iade edilmesi, makbuzların kesilmesini gerektiren ve zaten her aşamasından haberdar olduğunuz dava ve takip aşamalarını tekrar açıklamak zorunluluğu doğmuştur.
Y.E. , muhatap hakkında 06.01.2008 tanzim, 01.02.2008 vade tarihi ve 15.000,00 TL miktarlı senede istinaden … İcra Müdürlüğü’nün 2009/8477 esas no.lu dosya ile kambiyo senetlerine özgü icra takibine başlamıştır.
Yasal itiraz süresi içerisinde borca, imzaya ve senedin kambiyo senedi vasıflarını taşımadığına ilişkin itirazlarımızı … İcra Hukuk Mahkemesi’ne bildirerek takibin iptalini istedik. Adı geçen Mahkeme 2009/606 Esas, 2009/541 Karar no.lu ilamı ile senedin kambiyo senedi vasfında olmadığı hususundaki şikâyetimizi dosya üzerinden incelemiş ve şikâyetimizi haklı bularak takibi iptal etmiştir.
Bunun üzerine Y.E. yine aynı senedi gerekçe göstererek, … İcra Müdürlüğü’nün 2009/11169 Esas no.lu dosyası ile ilamsız takibe başlamış ve örnek 7 ödeme emrini tebliğ ettirmiştir.
Yine yasal süresi içerisinde itiraz ederek bu takibi de durdurduk.
Muhatabın onayı ile Y.E. hakkında … Cumhuriyet Başsavcılığı’na, “özel evrakta sahtekârlık” suçu işlediği gerekçesi ile suç duyurusunda bulunduk. Soruşturma numarası 2009/70493.
İtirazımızın iptalini sağlamak amacıyla Y.E. tarafından … Asliye Hukuk Mahkemesi’nde 2009/387 Esas numarası ile itirazın iptali davası açıldı. Bilirkişi incelemesi konusu yapılan imza itirazımız, Mahkemenin atadığı bilirkişinin, 14.04.2010 tarihinde imzanın muhataba ait olduğu sonucuna vardığı raporu ile iptal edilebilir aşamaya geldi.
Önceden Adli Tıp’ta çalışmış uzmanların kurduğu ve özel bilirkişi görüşü veren bir kurum buldum. … Eğitim ve Sağlık Hizmetleri Ltd. Şti. Kurum’dan, muhatabın imzasını incelemesini ve senet üzerindeki imzanın kendi eli ürünü olup olmadığını saptamasını istedim. Tamamen objektif bir inceleme ile senet altındaki imzanın muhatabın eli ürünü olmadığı kanaatlerini açıklayan bir rapor düzenlediler.
Raporu Mahkemeye sundum ve dosyanın Adli Tıp Kurumu Başkanlığı’na gönderilmesine karar verilmesini talep ettim. Talebim uygun bulundu.
Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 25.10.2010 tarihinde verdiği kanaat raporu ile senet altındaki imzanın, muhatabın eli ürünü olmadığı sonucuna varıldığını bildirdiler. Y.E. vekilinin, bu defa Polis Kriminoloji Laboratuarından da bir rapor alınması isteği Mahkeme tarafından kabul edildi. Oradan gelen sonuçta aynı çıkınca; 15.11.2011 tarihinde Mahkeme, davanın reddine ve icra inkâr tazminatına hükmetti.
… Cumhuriyet Başsavcılığına yaptığımız suç duyurusu, 2010/9041Esas soruşturma numarası ile … Cumhuriyet Başsavcılığı’nda Savcı M.İ.’ye sevk olundu. Mahkeme bilirkişisinin imza itirazımızı yok sayan görüşünden sonra … Cumhuriyet Başsavcılığı suç duyurumuz hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verdi. Y.E.’nin muhataptan şikâyetçi olması üzerine de “iftira suçu” işlediği kanısı ile iddianame düzenlendi.
Halen, … Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2010/510 Esas no ile derdest davaya, muhatabın beraatına ve Y.E. hakkında “özel evrakta sahtekârlık” ve “suç uydurma” suçlarından suç duyurusunda bulunulmasına karar verilmesini talep eden bir dilekçe gönderdim.
Y.E. vekili, … Asliye Mahkemesi’nin verdiği kararı temyiz etti; ancak tehiri icra kararı istemedi. Ben de kendisi ile görüşüp Mahkemenin Y.E. hakkında vermiş olduğu tazminat kararını uygun bir süre beklersek ödeyip ödemeyeceğini bildirmesini rica ettim. Bir cevap gelmeyince de … İcra Müdürlüğü’nün 2012/2468 Esas no.lu dosyası ile takibe başladım. UYAP üzerinden aracına haciz koydurdum ve … Bankası … şubesindeki hesabına haciz müzekkeresi gönderdim. Bunun üzerine Y.E. beni aradı ve borcunu iki taksitte ödeyerek kapattı. İcra tahsil harcı ödenerek, icra dosyası da infaz edildi.
Sayın muhatap, geride kalan üç yıl boyunca bu dava ile ilgili olarak ne masraf ve ne de vekâlet ücreti olarak tarafıma ödeme yapmadınız; aksine birlikte gittiğimiz son … duruşmasının uçak biletlerini bana aldırdınız, yol-yemek masraflarını bana yaptırdınız ve o duruşmada karar verilmesini sağlayan, Polis Kriminoloji Laboratuarına ödenmesi gereken 300,00 TL’yi (davacı vekili ödemek için süre istemişti) bana ödettiniz. Y.E.’den tahsil edilen para üzerinden öncelikle vekâlet ücretimin alınması kadar doğal hiçbir şey olamaz. Üstelik bu tahsilâtı fazlaya ilişkin haklarımı da saklı tutarak yapıyorum.” ifadelerinin yer aldığı,
Alacaklı Y.E. tarafından borçlu şikâyetçi aleyhine … İcra Müdürlüğü’nün 2009/11169 Esas sayılı dosyası ile başlatılan ilamsın icra takibinde alacağın 16.738,36 TL olduğu ve takibe Şikâyetçi tarafından itiraz edildiği,
… Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2009/387 Esas sayılı itirazın iptali davasında davalı şikâyetçinin vekilliğini üstlenmiş olduğu, davanın reddine ve 6.000,00 TL icra inkâr tazminatı, 300,00 TL yargı gideri ve avukatlık ücretinin davacıdan alınmasına karar verildiği,
İlamda yazılı toplam 8.279,76 TL’nin tahsili amacıyla … İcra Müdürlüğü’nün 2012/2468 Esas sayılı dosyası ile icra takibine konu edildiği, 17 Nisan 2012 günlü taleple alacağın haricen tahsil edildiği bildirilerek dosyanın müvekkil adına infaz edildiğinin bildirildiği,
Şikâyetli avukat tarafından yakınan şikâyetçi vekili sıfatıyla şüpheli Y.E. hakkında özel evrakta sahtecilik suçundan … Cumhuriyet Başsavcılığı’na şikâyette bulunulduğu,
Şikâyetli avukatın hesabına borçlu Y.E. tarafından 16.03.2012 tarihinde 4.700,00 TL’nin 16.04.2012 tarihinde 5.000,00 TL’nin gönderilmiş olduğu,
Şikâyetli avukat tarafından 16.03.2012 tarihinde 4.720,00 TL, 16.04.2012 tarihinde 1.770,00 TL ve 2.360,00 TL olmak üzere toplam 8.850,00 TL serbest meslek makbuzu kesilerek şikâyetçiye gönderildiği,
Şikâyetçi tarafından … Asliye Hukuk Mahkemesi’nin (… Asliye Hukuk Mahkemesi’nin) 2012/220 Esas sayılı dosyası ile şikâyetli avukat aleyhine alacak davası açılmış olduğu, davaya sunulan bilirkişi raporuna göre davacının davalı avukattan vekâlet ilişkisinden kaynaklanan alacağın bulunmadığı aksine davacının halen davalı avukata 58.82 TL borçlu bulunduğu sonuç ve kanaatine ulaşıldığının belirtildiği, sonuçta 05.06.2014 gün ve 2014/258 Karar sayılı kararla davanın reddine karar verildiği, kararın davacı şikâyetçi tarafından temyiz edildiği, kararda kesinleşme şerhi olmadığı,
Dosyaya sunulan 17.03.2014 gün ve Av. S.D. imzalı bilirkişi raporunda … Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2009/387 Esas, 2011/476 Karar sayılı dosyası için Şikâyetçiden müddeabihin %20’si 3.347,67 TL ve ilamda yazılı davacıdan alınması gereken 1.8000,00 TL olmak üzere 5.147, 67 TL ücret alacağının olduğu bildirildiği,
Şikâyetli avukat tarafından dosyaya birtakım taksi ve havaalanına ulaşım faturalarının sunulduğu,
Şikâyetli avukat hakkında Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 11.01.2013 tarihli “olur”uyla soruşturma izni verilmesinin gerekli görülmediği,
Şikâyetli avukatın disiplin sicil özetinde ceza olmadığı anlaşılmaktadır.
Şikâyetli avukat 05.12.2014 kayıt tarihli itirazında özetle; yapılan her tahsilâtın yapıldığı gün itibariyle serbest meslek makbuzu kesilerek şikâyetçiye haber verildiğini, şikâyetçinin hiçbir zaman tahsil edilen paraların kendisine haber verilmediğinden bahsetmediğini, şikâyete konu olayın şikâyetçi aleyhine düzenlenmiş bir senedin icra takibine konu olması ve süreç sonunda kazanılan kötü niyet tazminatının vekâlet ücreti alacağına karşılık alıkonmasının başta bu duruma onay veren şikâyetçi tarafından sonradan kabul edilmemesi sonucu ortaya çıktığını, şikâyet dilekçesinde çocukluk arkadaşım diyerek bahsettiği ve davayı alması için neredeyse yalvardığı bir avukattan, 3.000,00 TL alabilmek için, her türlü kurnazlığı gösteren bir kişinin gerçek olaylara aykırı düşen şikâyeti sebebiyle on dört yıllık meslek hayatımın ilk cezasını alma tehlikesi ile karşı karşıya olduğunu, şikâyetçi ile icra takibine konan alacağın tamamının vekâlet ücreti borcuna karşılık alıkonacağı hususunda en az dört kez yüz yüze, on kez de telefon ile görüşerek birlikte karar verdiklerini, vekâlet ücreti için TBB’nin açıkladığı en az ücret tarifesinin temel alındığını, Hukuk Mahkemesinden alınan bilirkişi raporundan da bu durumun izlenebileceğini, şikâyetçinin her türlü uygunsuz hareket, beyan ve tekliflerine karşın, meslek kurallarına aykırı bir davranışta bulunmadığını belirtmiştir.
Avukatlık Yasasının 34. maddesi, “ Avukatlar, yüklendikleri görevleri bu görevin kutsallığına yakışır bir şekilde özen, doğruluk ve onur içinde yerine getirmek ve avukatlık unvanının gerektirdiği saygı ve güvene uygun biçimde davranmak ve T.B.B.’nce belirlenen meslek kurallarına uymakla yükümlüdürler.”
Avukatlık Yasasının 134. maddesi, “Avukatlık onuruna, düzen ve gerekleri ile meslek kurallarına uymayan eylem ve davranışlarda bulunanlarla, mesleki çalışmada görevlerini yapmayan veya görevinin gerektirdiği dürüstlüğe uygun şekilde davranmayanlar hakkında bu Kanunda yazılı disiplin cezaları uygulanır.”
Avukatlık Yasası’nın 166. maddesi, “Avukat, müvekkili tarafından verilen veya onun namına aldığı malları, parayı ve diğer her türlü kıymetleri, avukatlık ücreti ve giderin ödenmesine kadar, kendi alacağı nispetinde elinde tutabilir.” hükmünü içermektedir.
T.B.B. Meslek Kuralları 3. maddesi, “Avukat, mesleki çalışmasını kamunun inancını ve mesleğe güvenini sağlayacak biçimde ve işine tam bir sadakatle yürütür.”
T.B.B. Meslek Kuralları 4. maddesi, “Avukat, mesleğin itibarını zedeleyecek her türlü tutum ve davranıştan kaçınmak zorundadır. Avukat, özel yaşantısında da buna özenmekle yükümlüdür.”
T.B.B. Meslek Kuralları 43. maddesi, “ Müvekkil adına alınan paralar ve başkaca değerler geciktirilmeksizin müvekkile duyurulur ve verilir. Müvekkil ile ilgili bir hesap var ise uygun sürede durum yazıyla bildirilir.”
Türkiye Barolar Birliği Meslek Kurallarının 45. maddesi, “Avukat “hapis hakkı”nı alacağı ile orantılı olarak kullanabilir.” hükümlerini amirdir.
Şikâyetli avukatın, müvekkili adına … İcra Müdürlüğü’nün 2012/2468 Esas sayılı dosyasından 17.04.2012 tarihinde haricen tahsil ettiğini bildirdiği 9.7000,00 TL para hakkında hesap vermediği, paranın tamamını uhdesinde tuttuğu, şikâyetçinin diğer işlerinden kaynaklanan ücret alacaklarını ve tahsil ettiği paranın hesabını müvekkiline uygun bir sürede yazı ile bildirmeyerek hapis hakkını kullandığı, dosya kapsamından ve şikâyetli avukatın beyanlarından anlaşılmaktadır.
Avukatlık Yasası 166 ve TBB Meslek Kuralları 45. madde gereği hapis hakkının kullanımı için müvekkile hangi alacaktan ötürü ve ne kadar alacak için hapis hakkı kullanıldığına ilişkin yazılı ihtar gönderilmeli ve hapis hakkı alacakla orantılı olarak kullanılmalıdır.
Yargıtay … HD. 04.05.2009 gün ve (13260/5950) sayılı karar gerekçesi de “Aynı şekilde hapis hakkını kullanan avukatın, müvekkilin nam ve hesabına tahsil ettiği alacakları geciktirmeksizin iş sahibine bildirmesi, hangi işten dolayı ve ne miktarda ücret ve masraf alacağı olduğunu açıklaması ve konu ile ilgili karşı tarafı bilgilendirdikten ve gerektiği durumlarda yapılacak hesaplaşmadan sonra, alacağı oranında hapis hakkını kullanması gereklidir. Esasen bu durum, avukatın müvekkiline hesap verme yükümlülüğünün de tabii bir sonucudur.” bunu gerektirmektedir.
Dosya kapsamına göre TBB Meslek Kuralları 43. maddesi gereği hesap verilmediği, yukarda bildirilen Yargı kararı gereği hapis hakkının hangi işler hakkında kullanıldığına ilişkin yazılı bildirim olmadığı gibi orantısız olarak kullanıldığı da açıktır.
Bu nedenlerle eylem Avukatlık Yasası 34, 134, 166 ve TBB Meslek Kuraları 3, 4, 43, 45. maddelere aykırı olduğundan Baro Disiplin Kurulu’nca yapılan hukuksal değerlendirme isabetli, eylem Avukatlık Yasası 136/1. maddesi gereği en az kınama cezası gerekmekte ise de aleyhe itiraz olmadığından kararın onanması gerekmiştir.
Sonuç olarak Şikâyetli avukat S.E.S.’nin itirazının reddi ile;
1-… Barosu Disiplin Kurulu’nun
“Uyarma Cezası Verilmesine”
ilişkin 15.09.2014 gün ve 2013/846 Esas, 2014/681 Karar sayılı kararının aleyhe itiraz olmadığından
ONANMASINA,
2-Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemesi’nde dava yolu açık olmak üzere, Oybirliği ile karar verildi.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe