Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/417
Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.
( 1136 sayılı Av.Y. m. 34, 134, 136/1, 171 ; TBB Meslek Kuralları 3, 4 ) [KARAR METNİ] Şahsi davacı MRD’ın şikâyetçi aleyhine … Sulh Ceza Mahkemesinin 2004/995 Esasında kayıtlı olarak açtığı hakaret davasında şikâyetli avukatın CMK 150. Madde uyarınca Baro tarafından müdafii olarak atandığı ve duruşmaya katıldığı, yargılama sonunda şikâyetçinin dört ay hapis ve 440.-YTL. Adli para cezası ile cezalandırılmasına dair verilen karar şikâyetli avukata tefhim olunduğu halde temyiz yoluna başvurmayarak şikâyetçinin mağduriyetine neden olduğu iddiası ile başlatılan disiplin kovuşturması sonucunda Baro Disiplin Kurulunca eylemin disiplin suçunu oluşturduğu kabul edilerek disiplin cezası tayin edilmiştir.
Şikâyetli avukat savunmalarında özetle, 4 yıldır özveri ile CMK görevlendirmelerinde görev üstlendiğini, şikâyete konu davada da tüm özverili çalışmaları ile müvekkili lehine karar alabilmek amacıyla çalıştığını, iki kardeşin aralarında onlarca dava olduğunu ve duruşmaların polis nezaretinde güvenliğin temin edildiğini, böylesine güç durumlarda dahi görevini ihmal etmediğini, ancak müvekkili ile hiçbir şekilde irtibat kuramadığını, şikâyetçinin kendisi ile görüşmeyi tercih etmeyerek davaya karşı ilgisiz davrandığını, davanın aleyhe sonuçlanması üzerine de bunu tarafına mal etmek istediğini, verilen cezanın alt sınıra yakın olması ve Yargıtay tarafından onanmasının büyük olasılık olduğunu, boşuna Yargıtay’ı da meşgul etmemek ve usul ekonomisi de dikkate alınarak kararı temyiz etmemenin doğru olduğunu düşünerek temyiz etmediğini ileri sürmüştür.
Baro Disiplin Kurulu, şikâyetli avukatın eylemini Avukatlık yasasının 34 ve 134.maddeleri ile Türkiye Barolar Birliği Meslek kurallarının 3 ve 4.maddelerine aykırı olduğunu kabul ederek şikâyetli avukatın kınama cezası ile cezalandırılmasına karar vermiş karara şikâyetli avukat tarafından itiraz edilmiştir.
Şikâyetli avukatın disiplin kovuşturmasına konu eylemi ile ilgili olarak … Ağır Ceza Mahkemesinin 2008/53 Esasında kayıtlı olarak “Görevi kötüye kullanma” suçundan dolayı açılan kamu davası sonunda Mahkemece 2002011/183 Karar sayılı ve 26.07.2011 tarihli kararı ile TCK. nun 257/2, 62.maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, CMK. nun 231.maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, ilgili Mahkemece kararın 21.09.2011 tarihinde kesinleştiğinin bildirilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Şikâyetli avukat hakkında, … Ağır Ceza Mahkemesinin özetlenen kararında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olması sebebiyle, mahkûmiyet açısından kesin bir hüküm oluşturan bir karar niteliğinde olmadığından Kurulumuz inceleme ve kararında Mahkeme kararını esas almamış, ancak Ceza Mahkemesi kararında tespit edilen deliller ve kovuşturma konusu dosya içindeki deliller birlikte incelenmek suretiyle karar verilmiştir. Şikâyetli avukat hakkında, açılan ceza davasında kesinleşmemiş ve açıklanması ertelenmiş bir kararın bulunması, tespit edilen eylemin disiplin kovuşturmasında değerlendirilmesi gereğini ortadan kaldırmamaktadır.
Kamu davasına ait kararda mahkemece yapılan tespit, deliller ile disiplin kovuşturması dosyası içindeki deliller birlikte değerlendirildiğinde, şikâyetli avukatın sanık müdafii olarak görevlendirilmiş olmasına rağmen … Sulh Ceza Mahkemesinde şikâyetçi aleyhinde verilen hükmü temyiz etmediği anlaşılmıştır.
Mahkemenin aleyhte vermiş olduğu kararın temyiz edilmemesi yasal bir haktan vazgeçmedir. Bir haktan feragat sonucunu doğuracak her türlü işlemde müvekkilin yazılı onayının alınması zorunludur. Dosya içinde şikâyetli avukatın şikâyetçi müvekkiline kararın temyiz edilmesinde yarar görmediğine ilişkin önerisini bildirdiğine ve şikâyetçinin de kararın temyiz edilmemesini kabul ettiğine ilişkin bir belge dosya içinde bulunmamaktadır.
Zorunlu müdafilik, temsil edilen kişilere hukuki hizmette bulunmanın yanı sıra mesleğin bir kamu hizmeti niteliğinde bir meslek olması nedeniyle de yasa gereği yargılamanın hızlı ve hukuka uygun bir şekilde gerçekleşmesine yardımcı olunmasıdır.
Avukatlık Yasasının 34.maddesine göre
“Avukatlar, yüklendikleri görevi bu görevin kutsallığına yakışır bir şekilde özen, doğruluk ve onur içinde yerine getirmek ve Avukatlık unvanının gerektirdiği saygı ve güvene uygun biçimde davranmak ve Türkiye Barolar Birliğince belirlenen Meslek Kurallarına uymakla yükümlüdür.”
Türkiye Barolar Birliği Meslek Kurallarının 3.maddesine göre “
Avukat mesleki çalışmasını kamunun inancını ve mesleğe güvenini sağlayacak biçimde ve işine tam bir sadakatle yürütür.”
, 4.maddesine göre “
Avukat mesleğin itibarını zedeleyecek her türlü tutum ve davranıştan kaçınmak zorundadır.”
Ayrıca, Avukatlık Yasasının 171. maddesi de, avukatların üstlendikleri görevi kanun hükümlerine göre sonuna kadar takip edeceklerini hükmünü getirmiştir. Temyiz aşaması da davanın sonuna kadar takibini içermektedir.
Şikâyetli avukatın şikâyetçi müvekkilleri aleyhine verilen kararı temyiz etmemesinden eylemi Avukatlık Yasasının 34, 134 ve 171. Maddeleri ile Türkiye Barolar Birliği Meslek Kurallarının 3 ve 4 maddelerine aykırı olmakla disiplin suçu oluşturmaktadır.
Bu nedenlerle, şikâyetli avukatın eylemi Avukatlık Yasasının 34.maddesine de aykırı olması sebebiyle aynı Yasanın 136/1.maddesi uyarınca en az kınama cezası tayini gerektiğinden, baro Disiplin Kurulunun eylemin disiplin suçunu oluşturduğuna ilişkin değerlendirmesinde ve takdir ettiği disiplin cezasında hukuki isabetsizlik görülmemiş ve kararın onanması gerekmiştir.
Sonuç olarak, şikâyetli avukatın itirazının reddi ile … Barosu Disiplin Kurulunun “
Kınama cezası verilmesine
” ilişkin 16.04.2012 tarih 2008/D.394 Esas, 2012/231 Karar sayılı kararının
ONANMASINA
üye Av. NK’ın yokluğunda katılanların oybirliği ile karar verildi.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe