T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: NİĞDE 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVALILAR
: 1-F1 MİMARLIK MÜHENDİSLİK İNŞAAT TAAHHÜT SANAYİ TİCARET LTD ŞTİA1
: 2-K1 – A2
DAVANIN KONUSU
: Eser Sözleşmesinden KaynaklananAlacak
Niğde 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 12/02/2019 tarih ve 2015/327 Esas – 2019/64 Karar sayılı kararı ile kurulan hüküm nedeniyle davalı vekilinin istinaf başvurusu ile ilgili yapılan incelemede;
DAVACI VEKİLİ DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: Niğde
A4 mahallesi 684 ada, 113 parsel nolu taşınmazda 965/2400 malik ve hisse sahibi olan müvekkilinin diğer hisse sahipleriyle de anlaşarak Niğde Belediyesince onaylanmış proje ve inşaat ruhsatnamesi uyarınca 2003 tarihinde taşınmazda 965/2400 malik ve hisse sahibi olan kardeşi K5le birlikte bina inşasına başladıklarını, inşaatın %90 kısmının tamamlanmasına rağmen, plan ve projeye ve inşaat ruhsatına aykırı imalat yapıldığı iddiasıyla Niğde Belediyesi tarafından ruhsat iptal edilerek inşaat da mühürlenerek yapımının durdurulduğunu, bu olaylardan sonra paydaşlar arasında anlaşmazlık çıktığını, hissedarların bir araya gelerek tadilat plan ve projesi hazırlayıp Niğde Belediyesinden alacakları tadilat ruhsatıyla inşaatı tamamlamayamadıkları gibi, uzun yıllar bu yönde yapılan girişimlerin de sonuçsuz kaldığını, Niğde Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/1301 sayılı dosyası ile izale-i şuyu davası açtıklarını, keşfin yapıldığını, İnşaat bilirkişisinin raporu da eklenmek suretiyle, Niğde Belediye Başkanlığına yazılan yazı gereğince ; belediye başkanlığı tarafından tadilat talebi olması halinde değerlendirileceği, aykırılıkların projeye uygun hale getirilmesinin mümkün olduğunun belirtildiğini, müvekkiline Niğde Sulh Hukuk mahkemesince tadilat projesi hazırlayıp uygulamak üzere yetki verildiğini, tadilat projesi konusunda davalı ile temasa geçildiğini, davalının inşaatı yerinde inceleyip Niğde Belediyesi ile temasa geçerek işin teknik ve imar hususunu araştırdıktan sonra eseri toplam 44.000,00-TL’ye yapabileceğini söylediğini, onaylı ruhsatın alınması işlerinin tamamının 05/09/2012 tarihine kadar tamamlanacağını belirttiğini, bu teklifini de kendi başlığını taşıyan kağıda kendi el yazısıyla yazarak müvekkiline verdiğini, müvekkilinin davalının icabını kabul ettikten sonra taraflar arasında yine davalı tarafından kendi el yazısıyla yazılmış olan 05/08/2012 tarihli eser sözleşmesinin düzenlendiğini, sözleşmeye göre tadilat projesinin hazırlanması, onaylattırılması, onaylı tadilat ruhsatı alınması işlerinin tamamının 05/Eylül/2012 tarihine kadar tamamlanacağının kararlaştırıldığını, davalının sözleşme altına kendi el yazısıyla yazdığı yazıyla kat mülkiyetini dönüştürme işlemini de tamamlayıp işi bu haliyle teslim edeceğinin kararlaştırıldığını, TBK’nun 479. Maddesine göre iş sahibinin bedel ödeme borcu, eserin teslimi anında muaccel olur demesine rağmen müvekkilinin yapılan eser sözleşmesi doğrultusunda 16/08/2012 tarihinde 2.000,00-TL 17/08/2012 tarihinde 4.000,00-TL, 31/08/2012 tarihinde 8.000,00-TL, 01/10/2012 tarihinde 10.000,00-TL, 17/10/2012 tarihinde 1.500,00-TL, 19/10/2012 tarihinde ise 5.000,00-TL olmak üzere toplam 30.500,00-TL ödemede bulunduğunu, davalının işe geç başlaması nedeniyle işi teslim edemediğinin, sonra 29.500,00 TL ek bedel istediğini, eser sözleşmesi hükümlerine aykırı davrandığını, davalının mimari eseri teslim etmeyeceği anlaşıldıktan sonra davalıya Niğde 1. Noterliğinin 22/10/2014 tarih ve 09796 yevmiye nosu ile ihtarname gönderildiğini, ihtarnamenin tebliğine rağmen aldığı 30.500,00-TL’yi ödemediğini belirterek, yargılamanın yapılarak müvekkilinin alacağı olan 30.500,00 TL’ nin sözleşmenin feshi ve ihtarnamenin tebliği tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi, yargılama giderleri ve vekalet ücreti ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALI VEKİLİ CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE:
Davacının açmış olduğu davada müvekkilinin pasif husumet ehliyeti bulunmadığını, davanın F1 MİMARLIK MÜHENDİSLİK İNŞAAT TAAHHÜT SANAYİ TİCARET LTD ŞTİ’ne yöneltilmesi gerektiğini, müvekkilinin eserini tamamlamamasının mümkün olmadığını, müvekkili şirketin anlaşmadan kısa bir süre sonra bütün projeleri çizdiğini, belediyeye müracaat ettiğini, belediye tarafından diğer hissedarların da imzası gerektiği, aksi halde bu şekilde projeye onay veremeyeceklerinin belirtildiğini ve projelerin iade edildiğini, müvekkilinin şirket olarak hukuki eksikliklere müdahale etmesinin söz konusu olmadığını, davacı tarafın, müvekkili şirkete, kendilerinin hissedarlarla anlaşmalı olduklarını, projeyi bitirmeleri halinde imzaları tamamlayacaklarını beyan ettiklerini, bu beyana göre projenin hemen çizildiğini, hissedarların imza eksikliğinden ötürü daha ileriye geçilemediğini, TBK. 472, 476. ve 485. maddelerinde, iş sahibinin kusurundan kaynaklı olarak eserin tamamlanamaması hallerinde, yaptıkları masrafın geri istenemeyeceğinin belirtildiğini, proje müellifinin projelerini çizmiş ve şirketten de paralarını aldıklarını, imar mevzuatı ve yasal yükümlülükler gereği sözleşmenin tamamlanamadığını, davacının sözleşmedeki ödemesi gereken rakamları tamamen ödemediğini, davacının sözleşmenin geldiği aşama itibariyle yaptığı ödemelerin tamamen proje müelliflerine yaptıkları iş karşılığı ödendiğini, sebepsiz zenginleşme durumunun olmadığını, davanın reddine karar verilerek, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. .
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI:
Taraflar arasındaki anlaşmanın Niğde A4 mahallesi 684 ada, 113 parsel nolu taşınmazda yapılan yapıya ilişkin tadilat projesinin hazırlanarak davacı iş sahibine teslimine ilişkin olduğu, davalı taraf her ne kadar projeleri usulüne uygun olarak hazırlayıp Belediyeye teslim ettiğini ancak ruhsatın hissedarların anlaşamaması ve imza eksikliği nedeniyle alınamadığını iddia etmiş ise de, davalının çalışanı aracılığıyla hazırladığı projeleri 12.09.2012 tarihinde Niğde Belediye Başkanlığı’na teslim ettiği, Niğde Belediye Başkanlığı’nın 25.12.2012 tarihli cevabi yazısıyla eksikliklerin giderilmediği ve giderildiğinde tadilat ruhsatının verileceğinin bildirildiği, Mahkemece Niğde Belediye Başkanlığı’na müzekkere yazılarak 25.12.2012 tarihli yazıda belirtilen eksikliklerin ayrıntılı olarak sorulduğu ve 08/06/2016 havale tarihli yazıyla onaylı mimari projesine uymayan proje dışı yapılmış ve/veya yapılmamış olan imalatlar olduğu ve bunların yerinde tespitinin yapıldığının, proje üzerinde işaretlenip taraflara bildirildiğinin beyan edildiği, Mahkemece, davalı tarafça hazırlanan projelerin taraflar arasındaki sözleşmeye uygunluğunun tespiti ve belediye tarafından tadilat ruhsatı için bildirilen eksiklikleri giderip gidermediği hususunda projeler üzerinde bilirkişi incelemesi yapıldığı, bilirkişi kurulunun 18/01/2019 tarihli ek raporunda davalı tarafından hazırlanan mimari ve statik projenin % 90 oranında tamamlandığının beyan edildiği, davalının iddia ettiğinin aksine davacı tarafın tadilat ruhsatının alınamamasının tek sebebinin hissedarlar arasındaki imza eksikliğinden kaynaklanmadığı, sözleşme tarihinin 05/08/2012 olduğu ve dava tarihine kadar geçen 3 yıllık süreçte projelerin sözleşmeye uygun olarak hazırlanıp davacıya teslim edilmediği, bu nedenle davacı tarafın sözleşmenin feshini istemekte haklı olduğu, mahkemece davalı tarafın projeleri hazırladığı ve tamamladığı oranda ücrete hak kazanabileceği düşünülmüş ise de projelerin %90 oranında tamamlanmış olsa da, davacı tarafa teslim edilmediği, taraflar arasındaki sözleşmenin niteliği gereği sözleşme gerekleri tam olarak yerine getirilmediği surette tadilat ruhsatı alınamayacağı ve ücrete hak kazanılamayacağı, davacının sözleşme kapsamında davalıya ödediği bedelin tamamının davacıya iadesi gerektiği kanaatine varılmış olup davanın kabulüne, şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı vekilinin 31/05/2019 tarihli istinaf dilekçesinde;
1-Müvekili ile davacı arasında yapılan sözleşme gereği, müvekkilinin yüklenmiş olduğu edimleri yerine getirerek mimari, statik, mekanik, elektrik, HUS ve jeolojik etüt raporlarını hazırladığını, müvekkilinin, davacı iş sahibi ile yapılan anlaşma doğrultusunda projelerini çizerek belediyeye sunduğunu, meydana getirilen eserin teslimi hususunun ilk derece mahkemesi tarafından yanlış değerlendirildiğini, davacının dava dilekçesinde ” Gerek müvekkile gerek ilgili kuruma herhangi bir eser teslim edilmediği” gerekçesi ile ödenen bedelin iadesini talep etmiştir şeklinde ifade ettiğini, davacının bu cümlesinden, çizilen projelerin kendilerine veya ilgili kurum olan belediyeye teslimi halinde müvekkilinin eser sözleşmesi kapsamında edimini yerine getirmiş olacağının anlaşılacağını,
2-Tanık beyanlarından ve belediyeye sunulan resmi belgeden, proje çizimi ile ilgili bir sıkıntı olmadığını, projelerin çizilip belediyeye teslim edildiği anlaşıldığından, davacı vekilinin 26/04/2016 havale tarihli dilekçesinde, davalı tarafın projelerin çizdirilip onaylattırılacağı hususunda tanık dinleneceğini bildirdiğini, dinlenen davacı tanıklarının da müvekkilinin belediye ile ilgili her işi yapacağını söylediğini, aleyhe olan hususlar kabul etmemekle birlikte davacı ve tanık beyanlarından projelerin belediyeye teslim edileceği konusunda anlaşıldığını,
3-Projeler Niğde Belediye Başkanlığı’na 12/09/2019 tarihinde teslim edilmiş, Niğde Belediye Başkanlığının 17/06/2014 tarihli tadilat ruhsatı ile ilgili yazısında tapu sahiplerinin tamamının rızasını bildirir vekaletname olmadığından söz konusu taşınmazla ilgili bir işlem yapılmadığını, dava dilekçesinde davacıya veya ilgili kuruma projelerin sunumu ile edimin ifasının tamamlanmış olacağını ve müvekkilinin davacı ile yapılan anlaşma gereği projelerini çizerek belediyeye sunduğu hususları göz önüne alındığında, müvekkilinin teslim borcunu yerine getirdiğini, geriye kalan tek eksik olan diğer hissedarların imzasının alınmasının ise müvekkilinin sorumluluğu altında olmadığını, davacı tarafın halletmesi gereken hukuki bir eksiklik olduğunu,
Taraflar arasında yapılan 15.18.2012 tarihli sözleşmede de sadece projelerin çizilip tamamlanacağından bahsedilmiş olup, imzaların tamamlanması ile ilgili bir anlaşmanın yapılmadığını, müvekkilinin teslim borcunu yerine getirdiği için hazırlamış olduğu projelerin tamamlandığı oranda ücrete hak kazandığını,
Sonuç itibariyle;Yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olarak verildiğinden mahkemenin kararının kaldırılmasını talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
Davacı vekilinin 21/06/2019 tarihli istinafa cevap dilekçesinde özetle;
1-Taraflar arasındaki eser sözleşmesinin müvekkili ile davalı şirketin müdür ve aynı zamanda ortağı Mimar K1 arasında yapıldığını, davalı şirketin ortağı ve müdürü olan mimar tarafından kendi el yazısı ile yazılan ve taraflarca imzalanan 05/08/2012 tarihli sözleşmeye göre davalı şirketin sözleşmede mevki, pafta ada ve parsel numarası yazılı taşınmazda bulunan inşaatla ilgili olarak inşaat ruhsatını almak, bununla ilgili olarak gerekli mimari, statik, makine, elektrik, etüt projelerini tamamlayıp HUS dosyasını da hazır etme karşılığında müvekkilinden 44.000,00-TL alacağını, kendi el yazısıyla yazarak kabul ettiği üzere taşınmaz üzerindeki binayı da kat mülkiyetine çevirerek teslim edeceğini,
2-Eser sözleşmesine göre, sözleşmede davalı şirketin yüklendiği işleri 05/09/2012 tarihine kadar tamamlayıp müvekkiline teslim etmesi gerektiğini, 2014 yılına gelindiğinde dahi eseri tamamlayıp müvekkiline teslim etmediğini, bunun üzerine müvekkilinin, şirketin müdürüne Niğde 1. Noterliğince düzenlenmiş 22/10/2014 tarih ve 09798 sayılı ihtarı çekerek eserin kesin olarak tamamlanıp teslim edilemeyeceğini anladığından paranın iadesini istediğini,
3-Dava devam ederken davalı şirketin Niğde Belediye Başkanılığı’na hitaben bir dilekçe yazdığını, dilekçe altına müvekkilinin adını yazdığını ve müvekkilinin adına sahte imza attığını, davalı şirketin ayrıca dilekçeye kendi adresini ve telefon numarasını da yazmak suretiyle hazırladığı sahte dilekçeyi kendi elemanı ile birlikte Niğde Belediyesine gönderdiğini, olayla ilgili olarak Niğde Cumhuriyet Savcılığının 2016/9689 soruşturma sayılı dosyasıyla soruşturma başlatıldığını, soruşturma kapsamında yapılan imza incelemesinde imzanın müvekkiline ait olmadığının anlaşıldığını,
4- Taraflar arasındaki sözleşmeye uygun olarak hazırlanıp Niğde Belediyesince onaylanan projeler ve inşaat ruhsatı olmadığı gibi, ortada müvekkiline teslim edilen bir eserin de söz konusu olmadığını,
Sonuç itibariyle; Yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğundan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLER :
İstinaf incelemesine esas;
Yerel mahkemenin dosyası içerisinde bulunan belge ve kayıtlar.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava;
Eser
Sözleşmesinden
Kaynaklanan
Alacak davasıdır.
Somut olayda; Taraflar arasında düzenlenen 15/08/2012 tarihli sözleşmede; Davacının sahip olduğu, A4 mevkii 684 ada 13 parseldeki inşaatın, inşaat ruhsatı alınması için gerekli mimari, statik, makine, elektrik, etüt, HUS dosyası ve benzeri gerekli masraflar için 44.000,00-TL karşılığında davalı şirket ile anlaşıldığı, işin toplamda 20 gün içerisinde (05/09/2012 tarihinde) tamamlanacağının kararlaştırıldığı, sözleşme altında, sözleşmedeki yazıyla aynı mahiyette “kat mülkiyetine çevrilerek teslim edilecektir. 6.000,00-TL verilecek (15/08/2012) geriye kalan para parça parça verilecektir.” ifadesinin yazılı bulunduğu görülmüştür.
Bu sözleşme ile davacının, Niğde İli A4 mah.684 ada 113 nolu parsel üzerinde bulunan inşaatla ilgili olarak proje aykırılıklarını gidererek gerekli ruhsatın alınması ve yapının kat mülkiyetine çevrilerek teslim edilmesi işini üstlendiği anlaşılmıştır.
Mahkemece, davalı tarafça hazırlanan projelerin taraflar arasındaki sözleşmeye uygunluğunun tespiti ve belediye tarafından tadilat ruhsatı için bildirilen eksikliklerin giderilip giderilmediğinin tespiti amacıyla projeler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, alınan bilirkişi kurulu raporunda, davalı tarafça hazırlanan mimari ve statik projenin Niğde Belediyesince bildirilen eksiklikleri gidermediği, elektrik projesi ve HUS dosyasının hazırlanmadığının bildirildiği görülmüştür.
İlk derece mahkemesinin kararının gerekçesinde belirtildiği üzere, taraflar arasında yapılan sözleşmeye göre işin 20 gün içerisinde tamamlanacağının kararlaştırılmasına karşın yaklaşık 3 yıllık sürede projelerin sözleşmeye uygun olarak düzenlenip davacıya teslim edilmemesi, davalı tarafça düzenlenen projenin, Niğde Belediyesince projeye aykırı olduğu bildirilen hususları tam olarak projeye uygun hale getirmemiş olması, bu haliyle davalının iddia ettiği gibi işin sonuçlandırılamamasının hissedarlar arasındaki imza eksikliğinden kaynaklanmadığı, imza aşamasına kadar davalı tarafın üzerine düşen edimini eksiksiz olarak yerine getirmemiş olduğu anlaşılmakla, ilk derece mahkemesince davanın kabulü ile, bu iş nedeniyle davacı tarafça davalıya ödenen 30.500,00-TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine yönelik kararı yerindedir.
Sonuç itibariyle:Davalı vekilinin istinaf talebinin HMK’nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-
Davalının istinaf başvurusunun6100 Sayılı HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince
ESASTAN REDDİNE
2-
İstinaf talep eden davalıdan alınması gereken istinaf karar ve ilam harcı 2.083,46-TL olmakla peşin alınan 520,90-TL nispi harcın mahsubu ile bakiye 1.562,56- TL istinaf karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye
İRAD KAYDEDİLMESİNE,
3-
İstinaf talep eden davalıdan peşin alınan 121,30 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye irad
KAYDEDİLMESİNE
,
4-
İstinaf masraflarının, başvuran davalı üzerinde
BIRAKILMASINA
,
5-
İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından davacı yararına vekalet ücreti takdirine
YER OLMADIĞINA,
6
–
Kararın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 359/3. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından
TARAFLARA TEBLİĞİNE,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1-ç bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.27/10/2020
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe