Adana BAM, 9. HD., E. 2019/675 K. 2020/1173 T. 8.12.2020

İlgili TBK maddeleri: TBK Madde 20, TBK Madde 96

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN

DAVACI : K1 – TCK NO:N1, A1

VEKİLİ : Av. K2, A2

DAVALI : F1 BANKASI – A3

VEKİLİ : Av. K3, A4

DAVANIN KONUSU : Alacak (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARARININ

YAZIM TARİHİ : 08/12/2020

Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2016/910 esas ve 2018/1259karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu yapılan istinaf incelemesi sonucunda;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;müvekkilinin davalı F1 Bankası Yüreğir Şubesi’nden N2 ve N3 nolu iki adet toplamda 1.038,000,00.TL tutarında ticari kredi kullandırıldığını, müvekkilinin davalı bankaya müracaatla kredisini erken kapatmak istediğini, davalı bankaca kendisinden %5 tutarında 51.900,00.TL erken kapatma tazminatının tahsil edildiğini, tahsil edilen %5 miktarın fahiş olduğunu, bankalarca maksimum %2 oranında erken kapama komisyonu alındığını ileri sürerek fazlaya dair dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla davalı banka tarafından haksız olarak alınan 31.140,00.TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı taraf süresinde cevap dilekçesi sunmamıştır.

İLK DERECE MAHKEMESİ’NİN KARAR ÖZETİ :

İlk derece Mahkemesi kararında özetle; taraflar arasında imzalanan 17.06.2013 tarihli GKS bilgilendirme formu, 27.06.2014 tarihinde imzalanan 1.500,000,00.TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi, iş bu sözleşmenin 2.9. maddesinde belirtilen miktarlar üzerinden %5 oranında erken ödeme komisyonu alınacağının belirtildiği, yine bilgilendirme formunun 4. maddesi gereğince %5 oranında erken kapatma komisyonu alınabileceği, alınan ücretin TBK’nin 20. vd maddelerindeki genel işlem koşullarına tabi tutulduğunda alınan komisyonun yürürlük, yorum ve içerik denetimi bakımından usulüne uygun olduğu, alınan komisyon oranının sözleşmedeki bu oranı geçmediği, sözleşmedeki hükmün davacıyı bağladığı, haksız şart niteliğinde olmadığı, genel işlem şartlarına aykırılık teşkil etmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı tarafça %2 oranında erken kapama komisyonu tahsil edebilecekken keyfi olarak fahiş rakamların tahsil edildiğini, bankalarca %2 oranında ücret alındığını, mahkemece %2 oranı kabul edilmese bile %4.03 oranı esas alınması gerektiğini, %5’lik erken kapama tazminatı alınmasının müvekkilinin ekonomik olarak mahvına yol açacağını belirterek İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

DELİLLER :

Davacı vekilinin beyan ve dilekçeleri, 17.06.2013 tarihli GKS bilgilendirme formu, 27.06.2014 tarihinde imzalanan 1.500,000,00.TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi, bilirkişi raporları, emsal araştırmaları ve tüm dosya kapsamı.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :

Dava, Genel Kredi Sözleşmesi’ne dayalı olarak kullandırılan kredinin erken kapatılması sebebi ile tahsil edilen bedelin iadesi istemine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verildiği, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır.

İstinaf incelemesi, HMK’nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.

Davacı vekili, istinaf sebebi olarak en fazla %2 oranından erken kapama ücreti alınması gerekirken %5 gibi fahiş miktarda tahsilat yapıldığını, %2’den fazla yapılan tahsilatın iadesi gerektiğini, bu kabul edilmese bile diğer bankalarca bildirilen miktarların ortalaması olan %4.033 orana göre karar verilmesi gerektiğini, %5’lik kesintinin müvekkilinin mahvına yol açacağını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiş ise de; taraflar arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi’nin 2.9. maddesinde erken ödeme komisyonu olarak %5 oranına kadar erken ödeme tahsil edilebileceği hükmünün bulunduğu, yine taraflar arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi bilgilendirme formunun 4. Maddesinde de aynı şekilde %5 oranına kadar erken ödeme komisyonu alınabileceğinin belirtildiği, davalı banka tarafından bu oranın T.C. Merkez Bankasına bildirildiği, davalı bankanın bu hükme istinaden erken ödeme bakiyesinin % 5’i oranında erken ödeme komisyonu tahsil ettiği anlaşılmıştır.

Somut olayda, tacir olan taraflar arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi uyarınca davacıya kredi kullandırılmış, söz konusu kredi vadesinden önce ödenmek suretiyle kapatılmıştır.

Tarafların tacir, kullanılan kredinin ticari kredi olması hasebiyle somut olaya mülga 4077 veya 6502 sayılı Yasa hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmamaktadır. 6098 Sayılı TBK’nın 96. maddesinde (mülga BK’nın 80. maddesi) “Sözleşmenin hükümlerinden veya özelliğinden ya da durumun gereğinden tarafların aksini kastettikleri anlaşılmadıkça borçlu, edimini sürenin sona ermesinden önce ifa edebilir. Ancak, kanun veya sözleşme ya da âdet gereği olmadıkça borçlu, erken ifada bulunması sebebiyle indirim yapamaz.” şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir. Bu düzenleme uyarınca kural olarak borcun erken ifasına engel bir durum bulunmamakla birlikte borcun erken ifası nedeniyle aksi sözleşme, kanun veya adet gereği olmadıkça indirim talep edilemeyecektir. TBK’nın 20-25. maddelerinde de genel işlem koşullarına ilişkin düzenlemelere yer verilmiş olup sözleşmelerde; taraflardan birinin üstün veya avantajlı konumunu kullanarak, karşı tarafa dayattığı, karşı taraf aleyhine düzenlemeler içeren ve iyi niyet kurullarına aykırı olan bölümlerin genel işlem koşulu olarak kabul edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Dava konusu kredi sözleşmesinin 2.9. maddesinde “…

Erken ödeme bakiyesinin % 5’i (yüzde beş) oranında erken ödeme komisyonu tahsil edilecektir
” denilmek suretiyle erken ödemeye dair düzenlemelere yer verilmiştir. Bankaların gelir kaynaklarından birisi de müşterilerine sunduğu krediler nedeniyle elde ettiği faizlerdir. Kredinin erken ödenmesi halinde bankanın faiz gelirinden mahrum olacağı, erken ifanın bankanın mali tablolarını olumsuz etkileyeceği de tartışmasızdır. Bunun yanında ticari krediler bakımından erken ifa halinde indirim talep edilmesini gerekli kılan bir düzenleme veya adet bulunmadığından esasında erken ifa hali kredi borçlusunun lehine bir durumdur. Zira borçlu ödemek zorunda olduğu faizden kurtulacak veya daha düşük faizli veya daha uygun vadeli krediyle borcunu yeniden yapılandırabilecektir. Taraflar arasındaki sözleşmenin 2.9 maddesi erken ifa halinde her iki tarafın menfaatlerini korumaya yönelik bir düzenleme olduğundan bu haliyle genel işlem sartı olarak kabul edilmesi mümkün değildir.
(Yargıtay 11. HD.’nin 25/01/2016 tarih ve 2015/9945 Esas, 2016/691 Karar)

Davalı banka tarafından kredinin erken kapatılması üzerine tahsil edilen %5 oranındaki erken kapama ücretinin taraflar arasında imzalanan sözleşme hükümlerine uygun olduğu, genel işlem şartı niteliği taşımadığı, emsal banka uygulamalarına göre erken kapama ücreti olarak ortalama %4,033 oranında tahsilat yapıldığı, bu nedenle davacı tarafından sözleşmede kararlaştırılan %5’lik kesintinin fahiş olmadığı gibi dürüstlük kuralına aykırılık teşkil etmediği, davalı banka tarafından erken kapama ücreti olarak alınan toplam 39.950,00.TL’nin miktar itibari ile tacir olan davacının mahvına sebep olacak bir miktar da olmadığından davacı vekilinin tüm istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.

Yukarıda belirtilen sebeplerle ilk derece mahkemesince davanın reddine dair verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :
1
-Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2016/910 esas ve 2018/1259 karar sayılı kararına karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca
ESASTAN REDDİNE,

2)-
492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibarıyla alınması gereken 54,40.TL karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 44,40.TL istinaf karar harcının mahsubu ile bakiye 10,00.TL’nin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,

3)-
6100 sayılı HMK’nın 326/1 maddesi gereğince davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde
BIRAKILMASINA
,

4)-
6100 sayılı HMK’nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine
YER OLMADIĞINA,

5)-
6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde İlk Derece Mahkemesince
İADESİNE,

6)-
6100 sayılı HMK’nın 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/3 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,
Dair, 6100 Sayılı HMK’nun 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK’nun 362/1-a maddesi gereğince karar tarihindeki dava değerinin 72.070,00.TL’nin altında olması nedeniyle kesin olmak üzere 08/12/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

  • İlk yayınlanma tarihi: 30 Temmuz 2026
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!