T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
DAVACI :AKBANK T.A.Ş.
VEKİLLERİ : Av. K1 – Av. K2 -MERSİN
DAVALI :K3, (T.C. N1), A1
VEKİLLERİ : Av. K4 – MERSİN
Av. K5 – MERSİN
DAVA KONUSU : İtirazın İptali( Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARARININ
YAZIM TARİHİ : 09/09/2020
Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 02/11/2018 tarih ve 2017/233 Esas, 2018/777 Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, ilk derece mahkemesince davalının istinaf başvurusunun reddine karar verildiği bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmadığı, davacının istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı banka vekili, Müvekkil Bankanın Yenihal/ Mersin Şubesince dava dışı asıl borçlu F2 Tavukçuluk Kasap Gıda Nakliyat İnş. San. Ve Tic. Ltd. Şti. ile imzalanan 23.02.2011 tarihli 650.000,00.TL bedelli, 07.08.2012 tarihli 1.250.000,00.TL bedelli ve 09.09.2013 tarihli ve 1.500.000,00.TL bedelli Genel Kredi Sözleşmelerine (GKS)istinaden ticari krediler kullandırıldığını, davalı K3′ nın ise sözleşmeleri müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığını, ayrıca N2 seri no. lu 08.05.2012 tarihli teminat mektubunun da bulunduğunu kefilin bu borçtanda sorumlu olduğunu, borçlu tarafından kullanılan kredilerin asıl borçlu ve kefile gönderilen ihtarnameye rağmen ödenmemesi nedeni ile kredi hesaplarının kat edilerek Mersin 6. Noterliği’nin 07/03/2017 tarih ve 077371 yevmiye nolu ihtarnamesinin gönderildiğini, ihtarnamenin tebliğ edilmesi ile alacağının muaccel hale geldiğini, borcun ödenmemesi üzerine davalı borçlu hakkında Mersin 7. İcra Müdürlüğü’nün 2017/3577 E.sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, ancak borçlunun kendisine tebliğ edilen ödeme emrinde belirtilen borca ve fer’ilerine itiraz ederek takibi durdurduğunu, borçlunun zaman kazanmak amacıyla kötüniyetli olarak hareket ettiğinden bahisle borçlunun Mersin 7.İcra Müdürlüğü’nün 2017/3577 Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline ve takibin belirtilen şekilde devamına, davalı/borçlunun itirazları haksız olduğundan alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra iknar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı K3’nın imzaladığı sözleşmelerde kefil sıfatıyla bulunduğunu ancak sözleşmelerin TBK 583 ve 584. Maddedeki kefalete ilişkin şekil ve esas şartlarını taşımadğını, iş bu nedenle müvekkilin geçerli bir kefaletinden söz edilemeyeceğini, davaya konu edilen kredilerin bir kısmının vadelerinin gelmemesi nedeniyle kefile yönelik icra takibinin başlatilmasının mümkün olmadığını, davacının gönderdiği ihtarnameye itiraz edildiğini bu nedenle muaccel hale gelmeyen ve temerrüde düşmeyen müvekkili hakkında takip başlatılmasının hukuka aykırı olduğunu, TBK’nın 586. maddesindeki şartlar yerine getirilmeden kefile gidilemeyeceğini, asıl borçlu temerrüde düşmeden aynı anda kefile müracaat edildiğini, ayrıca anapara ve faizinde hatalı olduğunu faiz oranının fahiş olduğunu, hesap kat tarihi itibarıyla müvekkiline ihtar edilmeyen ve nev’ileri belli olmayan N3 ve N4 nolu kredilere ilişkin takip yapıldığını, ihtarnamede bu kredilerden sözedilmediğini, N5 hesap nolu “çek bedeli kredisi” başlığı altında 86.010,00.TL’nin ve N6 hesap nolu ” Ticari Krediler Diğer” başlığındaki nev’isi belli olmayan 300.000,00. TL’nin sanki nakdi alacakmış gibi takip talebine ve ödeme emrine alacak kalemi olarak eklenerek bundan da temerrüt faizinin talep edildiğini, kefil olan davalıdan nakde dönüşmeyen alacaklar için talepte bulunulamayacağını, 300.000,00.TL tutarındaki alacağın türünün açıklanmadığını, aynı alacaklar için Mersin 7. İcra Müdürlüğü’nün 2017/3867 E. Sayılı dosyasında “tahsilde tekerrür olmamak kaydı” olmaksızın ipoteğin paraya çevrilmesi amacıyla icra takibi başlatıldığını, bu durumun takibin iptalini gerektirdiğini, ihtarnamade verilen 1 günlük sürenin makul olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :
Mersin 2. Asliye Ticaret
Mahkemesi
‘nin 02/11/2018 tarih ve 2017/
233 Esas,
2018/
777 Karar sayılı kararı ile: dosyamız davalısının dava dışı Mersin F2 Tavukçuluk Ltd. Şti.’nin imzalamış olduğu genel kredi sözleşmelerinden dolayı müteselsil kefil sıfatında olduğu, dava dışı asıl kredi borçlusunun bu sözleşme gereği ticari nitelikte krediler kullandığı ve kredi borcunu gününde ödemediği, hesabın kat edildiği, davacı bankanın noter kanalı ile ihtarname keşide ettiği, takip tarihine kadar kefilin ödemekle yükümlü olduğu borcun davacı bankaya ödenmediği, takip tarihi itibariyle toplam 1.205.397,98.TL nakdi alacak için icra takibi başlatılmasınında davacının haklı olduğu, Yargıtay İçtihatı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu’nun 2016/1 Esas 2017/6 karar sayılı kararı ve sözleşme hükümleri gereğince davalı kefilin gayri nakdi riskten sorumlu tutulamayacağı gerekçeleriyle;
Davanın kısmen kabul kısmen reddine, her bir kredi türü için nakit alacak kalemleri ayrı ayrı gösterilerek sonuçta nakdi kredi alacakları yönünden itirazın toplam 1.205.397,98.TL üzerinden iptaline, nakdi alacaklar için fazlaya ilişkin talebin ve gayri nakdi alacağa yönelik talebin reddine, 1.205.397,98.TL alacak likit nitelikte olduğundan % 20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı kefilin gayrinakdi risklerden sorumlu olmayacağına karar verildiğini, oysa genel kredi sözleşmelerinin 5.13 ve 5.20 maddeleri gereğince teminat mektupları ile çekler için kefilden depo istenebileciğini, ayrıca çeklerin tamamının icra takibinden sonra tazmin edildiğini ve alacağın nakde döştüğünü belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasını istemiştir.
DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Kefil olan davalıdan nakde dönüşmeyen krediler ve alacaklar için takip yapılmayacağını, İİK’nın 68/b maddesine uygun bir ihtanmame gönderilmeden, usulsüz bir ihtar ile icra takibi açıldığını, teminat mektubunun vadesinin uzatılmasına davalının muvafakatinin olmadığını, teminat mektubu bedelinin depo edilmesinin veya nakde dönüşmesi halinde ödenen tutarın davalıdan istenemeyeceğini, genel kredi sözleşmelerinin hükümlerinin genel işlem koşullarına aykırı olduğunu belirterek davacının istinaf talebinin reddine, davalının istinaf başvurusunun kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalının istinaf karar ve başvuru harçlarını yatırmadığı tespit edildiğinden dosya dairemizin 2019/213 E. 2019/316 K. Sayılı kararı ile geri çevrilmiş ilk derece mahkemesince muhtıra gönderilerek yazının tebliğinden itibaren bir haftalık kesin süre içerisinde istinaf karar ve başvuru harçlarını yatırılması ihtar edilmiş, harç ve masrafın davalı tarafından yatırılmaması üzerine ilk derece mahkemesince 23/05/2019 tarihli ek kararla davalının istinaf talebinin reddine karar verildiği, ek kararın adı geçen davalı vekiline tebliğ edildiği halde bu karara karşı istinaf başvurusunda bulunmadığı görülmüştür.
DELİLLER :
Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 02/11/2018 tarih ve 2017/233 Esas, 2018/777 Karar sayılı dosyası, Mersin 7. İcra Müdürlüğü’nün 2017/3867 E. Sayılı dosyası, genel kredi sözleşmeleri, hesap dökümleri, teminat mektubu ve çek suretleri, ödeme belgeleri, ihtarnameler.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE :
Dava “Genel Kredi Sözleşmesine Dayanan İtirazın İptali” talebine ilişkindir.
Karara karşı davacı ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Ancak yukarıda değinildiği üzere ilk derece mahkemesi, davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar vermiş ve bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvurmamıştır. Bu durumda istinaf incelemesi sadece davacı vekilinin istinaf başvuru sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılmıştır.
Mersin 7.İcra Müdürlüğü’nün 2017/ 3577 esas sayılı dosyasında alacaklı davacı tarafından borçlu davalı hakkında 13.03.2017 tarihinde toplam 1.206.741.TL nakdi kredi alacağının tahsili ve ayrıca 86.010.TL çek sorumluluk tutarlarının depo edilmesi talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, borçlunun 22.03.2017 tarihinde süresinde yapmış olduğu itiraz üzerine icra takibi durmuştur.
Davalının mükerrer olduğunu ileri sürdüğü Mersin 7.İcra Dairesi’nin 2017/3867 sayılı dosyasında, alacaklı F1bank T.A.Ş. tarafından asıl borçlu Mersin F2 Tavukçuluk Kasap Gıda Nakliyat İnş. San Tic. Ltd. hakkında aynı alacaklılar için 18/07/2017 tarihinde ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı icra takibi başlatılmıştır. Dayanak ipotek belgesine göre, borçlu şirket adına kayıtlı taşınmaz üzerinde asıl borçlunun borcunu teminat altına almak üzere ipotek tesis edildiği anlaşılmaktadır. Başka bir anlatımla kefilin borcunu teminat altına almamaktadır. İİK. m. 45/f. I uyarınca, rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflâsa tabi şahıslardan olsa bile, alacaklı yalnız rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapabilmekte, rehnin tutarı borcu ödemeye yetmezse, kalan alacağını iflâs ya da haciz yoluyla isteyebilmektedir. Bu madde hükmü asıl borçlular ile ilgili getirilmiş olup, alacağın rehinle temin edilmiş olması hâlinde, alacaklının asıl borçlu hakkında doğrudan doğruya genel haciz ya da iflâs yoluyla takip yapmasına engel teşkil etmektedir. Anılan madde hükmünün asıl borçlu dışında, kefiller hakkında uygulanma olasılığı bulunmamaktadır. Ancak rehin, asıl borçlunun borcu dışında kefalet borcunu da teminat altına alıyorsa, aynı hüküm kefiller hakkında da uygulanmaktadır. (Yargıtay 19 HD. 2017/2399 E. 2019/746 K.)
Davacı banka ile dava dışı Mersin F2 Tavukçuluk Kasap Gıda Nakliyat İnş. San Tic Ltd. arasında 23.02.2011 tarihinde 650.000,00.TL limitli ,07.08.2012 tarihli, 1.250.000.TL limitli 09.09.2013 tarihli 1.500,000.TL limitli kredi sözleşmeleri imzalanmış, bu sözleşmelere davalı K3 müteselsil kefil olarak katılmıştır.
Davacı alacaklı Mersin 7. Noterliği’nden keşide ettiği 07.03.2017 tarihli 7371 yevmiye numaralı ihtarname göndererek hesapların kat edildiğinden bahisle borcun bir gün içerisinde ödenmesi, 300.000,00.TL tutarındaki teminat mektubu bedelinin ve 86.010.00.TL çek sorumluluk tutarının depo edilmesi istenmiştir. İhtarname davalıya 08.03.2017 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalının temerrüt tarihi 10/03/2017 dir. Davalı ihtarnameye cevap vererek itiraz etmiş, davacı banka bu kez Gebze 3.Noterliği’nden 21.03.2017 (takipten sonra) 16174 nolu ihtarnameyi göndererek, teminat mektubunun 10.03.2017 tarihinde tanzim edildiğinden bahisle ödenmesi istenmiştir.
Dava dışı F3 Yem Gıda Tarım … Ltd. Şti. lehine düzenlenen 300.000,00.TL limitli 08/05/2015 tarihli teminat mektubu 10/03/2017 tarihinde icra takibinden önce tamamen tazmin edilmiş ve nakdi krediye dönüşmüştür.
TBK’nın 583 ve 584 üncü maddelerde kefalet sözleşmesi için geçerlilik şartları belirtilmiş , 818 sy. BK’da olmayan eş rızası getirilmiştir. 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 SY. TBK’nın 584 üncü maddesi gereğince: Eşlerden biri mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça, ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabilir; bu rızanın sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmiş olması şarttır. 28.03.2013 tarih 6455 sayılı Kanunun 77 nci maddesi ile 584 üncü maddeye üçüncü fıkra olarak:“Ticaret siciline kayıtlı ticari işletmenin sahibi veya ticaret şirketinin ortak ya da yöneticisi tarafından işletme veya şirketle ilgili olarak verilecek kefaletler…….. için eşin rızası aranmaz” hükmü eklenmiştir.
Dosya arasına alınan nüfus kaydına göre davalı sözleşme tarihlerinde evlidir. 23.02.2011 tarihli 650.000.TL limitli sözleşmede davalının eşinin rızası bulunmamaktadır. Ancak bu sözleşme 6098 sayılı TBK’nın 01,07.2012 tarihinde yürürlüğe girmesinden önce düzenlenmiştir. 818 BK’da eş rızasına ilişkin bir düzenleme bulunmamaktadır. TBK’nın yürürlüğe girmesinden sonra ve fakat 28,03.2013 tarihinde TBK’nın 584 maddesinde yapılan değişiklikten önce düzenlenen 07.08.2012 tarihli sözleşmede ise davalının eşinin rızası bulunmaktadır. 09.09.2013 tarihli sözleşme, TBK’nın 584 maddesinde ki değişiklikten sonra düzenlenmişir. Davalı K3 asıl borçlu şirketin yetkilisi ve ortağıdır. Bu sözleşme için eşinin rızasına gerek yoktur. Her üç sözleşmede kefalete ilişkin diğer şekil şartlarını taşımaktadır ve davalının kefaleti geçerlidir.
İlk derece mahkemesince, sözleşme hükümleri gereğince ve HGK kararına istinaden davalı kefilden depo talebinde bulunulamayacağından bahisle çeklere ilişkin gayri nakdi alacak talebinin reddine karar verilmiştir. Karar davacı vekili tarafından bu yönden istinaf edilmiştir. Davacı vekili tazmin edilen çeklerin suretleri ile ödeme belgelerini ve ayrıca sorumluluk bedelleri ödenen çeklere ait dökümleri, tazmin tarihi, çek numaraları ve ödenen tutarlar belli olacak şekilde liste halinde ibraz etmiştir. Dairemiz tarafından bu belgeler incelendiğinde davacı tarafından takip tarihinden sonra ve fakat dava tarihinden önce tazmin edilen çek sorumluluk tutarlarının takip talebinde istenen 86.010.00.TL’nin üzerinde olduğu belirlenmiştir. Takip talebinde çeklerin güvence bedellerinin depo edilmesi, takipten sonra nakde dönüşmesi halinde davalıdan tahsili talep edilmiştir. Kredi sözleşmelerinde depo talebi yönünden kefiller için herhangi bir hüküm olmasa dahi, takip tarihinden sonra nakde dönüşen alacaklar yönünden tahsil hükmü kurulması gerekmektedir. (Yargıtay 19.HD.2016/16494 esas 2018/1375 karar, 2015/6324 esas 2015/15012 kara, Yargıtay 11. HD 2018/2921 esas 2019/4998 karar ) Bu nedenle davacının istinaf talebi yerindedir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalının istinaf talebinin, ilk derece mahkemesince harçlar ikmal edilmediği için reddine karar verildiği, davacının istinaf sebepleri ile sınırlı olmak üzere inceleme yapıldığında; takip talebinde çek sorumluluk tutarlarından dolayı depo talep edildiği, çeklerin güvece bedellerinin tazmin edilmesi halinde tahsilinin istendiği, takip tarihinden sonra çeklerin güvece bedellerinin ödendiği, alacağın nakde dönüştüğü, sözleşmede hüküm bulunmasa dahi tahsil hükmü kurulması gerektiği, davacının istinaf talebinin yerinde olduğu, kararda kamu düzenine aykırı bir durum tespit edilmediği anlaşıldığından davacının istinaf talebinin kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılarak yeninden esas hakkında hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiş, hüküm fıkrasının aşağıdaki şekilde kurulması uygun görülmüştür.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
1-
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan
KABULÜNE
,
2
–
Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 02/11/2018 tarih ve 2017/223 Esas, 2018/777 Karar sayılı kararının
KALDIRILMASINA
,
3-
Yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına a-
Davanın
KISMEN KABULÜ İLE,
Davalı K3’nın Mersin 7. İcra Müdürlüğü’nün 2017/3577 E.sayılı dosyasına yaptığı
İTİRAZIN;
-N3 numaralı kredi için; 49.728,00.TL Ana Para, 260,00.TL İşlemiş % 24,24 Akdi Faiz olmak üzere toplam 49.988,00.TL üzerinden iptali ile takibin bu kredi yönünden asıl alacağa takip tarihinden itibaren % 48,48 oranında temerrüt faizi uygulanmak suretiyle devamına,
-N7 numaralı kredi için; 299.999,79.TL Ana Para, 9.324,00.TL İşlemiş % 16,50 Akdi Faiz ve 467,00.TL % 5 BSMV olmak üzere toplam 309.790,79.TL üzerinden iptali ile takibin bu kredi yönünden asıl alacağa takip tarihinden itibaren % 33 oranında temerrüt faizi uygulanmak suretiyle devamına,
-N4 numaralı kredi için; 50.050,34.TL üzerinden iptali ile takibin bu kredi yönünden takip tarihinden itibaren asıl alacağa % 44,16 oranında temerrüt faizi uygulanmak suretiyle devamına,
-N8 numaralı kredi için; 351.150,00.TL Ana Para, 11.118,00.TL İşlemiş % 16,50 Akdi Faiz, 556,00.TL % 5 BSMV olmak üzere toplam 362.824,00.TL Üzerinden iptali ile takibin bu kredi yönünden asıl alacağa takip tarihinden itibaren % 33 oranında temerrüt faizi uygulanmak suretiyle devamına,
-N9 numaralı kredi için; 132.744,85.TL Ana Para üzerinden iptali iletakibin bu kredi yönünden asıl alacağa takip tarihinden itibaren % 26,88 oranında temerrüt faizi uygulanmak suretiyle devamına,
-N10 numaralı kredi için; 300.000,00.TL Ana Para üzerinden iptali ile takibin bu kredi yönünden alacağa takip tarihinden itibaren % 72,00 oranında temerrüt faizi uygulanmak suretiyle devamına,
Yukarıda numaraları belirtilen nakdi kredi alacakları yönünden sonuç olarak; toplam 1.205.397,98 .TL üzerinden itirazın iptali ile takibin nakdi alacaklar için bu miktar üzerinden ve asıl alacaklara takip tarihinden itibaren hüküm fıkrasında belirtilen oranlarda temerrrüt faizi uygulanmak suretiyle devamına, b-
Takip talebinde depo edilmesi istenen toplam 86.010,00.TL çek sorumluluk tutarı takip tarihinden sonra tazmin edilerek nakdi krediye dönüştüğü için, 86.010.TL Çek sorumluluk bedelinin tazmin tarihlerinden itibaren %72 oranında temerrüt faizi uygulanmak suretiyle davalıdan tahsil edilmek üzere bu kalem alacağa yönelik itirazın iptaline, takibin devamına, c
-Fazlaya ilişkin istemin ve davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine, d
– 1.205.397,98.TL alacak likit nitelikte olduğundan % 20’si oranında(241.079,00.TL) icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, e
– Karar tarihi itibariyle alınması gereken 88.216,00.TL harçtan peşin alınan 15.613,20.TL ve icra dosyasında alınıp dava açılırken mahsup edilen 6.463.76.TLharcın mahsubu ile bakiye 66.139,00.TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
-Mersin 2.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 07/02/2019 tarih ve 2017/223 Esas, 2018/777 Karar, 2019/38 Harç nolu
,
Harç Tahsil Müzekkeresinin
İPTALİNE.
İptaline karar verilen harç tahsil müzekkeresine istinaden davalıdan tahsilat yapılmış ise mahsubuna, fazladan tahsil edilen tutarın davalıya
İADESİNE, f-
Davacı tarafından dava açılırken peşin yatırılan 15.613,20.TL harcın yargılama giderlerine katılmaksızın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, g-
Davacı tarafından yapılan 616,80.TL bilirkişi ücreti, tebligat ve müzekkere masrafından kabul ve red oranına göre hesaplanan 615,00.TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, h-
Davacı bir vekil ile temsil edildiğinden nakit ve dava tarihinden önce nakde dönüşen alacakların kabul edilen kısmı üzerinden hesaplanan 77.999,00.TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-Davalı bir vekil ile temsil edildiğinden davanın reddedilen kısmı ( 1.342,00.TL) üzerinden hesaplanan 1.342,00.TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ı-
Davacı tarafından yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı vekiline iadesine,
4-İstinaf incelemesi yönünden; a-
Davacı tarafından yatırılan 35,90.TL istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine, b
–
Davacı tarafça yapılan 98,10.TL istinaf başvuru harcı, 150,00.TL istinaf gideri olmak üzere toplam 248,10 TL ‘nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, c-
Duruşma açılmamış olması nedeniyle davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, d-
Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran taraflara iadesine, e
-Kararın dairemizce taraflara
TEBLİĞİNE,
Dair, Dairemizce dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda oybirliğiyle, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361/1 maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren
İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 09/09/2020
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe