DAVACI:
F1 NAK. GIDA FIRINCILIK TUR. HAYVANCILIK
PETROL İMA. İTH. İHR. SANAYİ VE TİC. LTD. ŞTİ.
DAVALI:
F2 A.Ş.
DAVANIN KONUSU :
İtirazın İptali
İSTİNAF YOLUNA
BAŞVURAN
DAVALI
:
F2 A.Ş.
TALEP KONUSU :
Mahkeme Kararının Kaldırılması
Davacı firmaya ait A1 adresindeki 6 adet depoyu 28/05/2014 tarihli sözleşme ile davalı şirkete kiralandığını, davalı firma, kiraladığı 1,3 ve 4 numaralı depolara gerek kullanımdan gerekse depolanan maddelerden kaynaklı ciddi zararlar verildiğini, depoların zemin betonlarında duvarlarda kiracının kullanımından kaynaklı hazarlar, kırılmalar ve çatlamalar meydana geldiğini belirterek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE:
Bilirkişi raporunda çelişkili yorumların mevcut olduğunu, bilirkişi raporunda aleyhlerine olan yorumlara katılmadıklarını, hasarın davalının kullanımından kaynaklı olmadığını, trapez saçların ve profillerin paslanmış olmasının 7 yıllık deponun bakımının davacı tarafından ihmal edilmiş olmasından kaynaklandığını, davacının deposuna gübre konulacağı ve bu amaçla kullanılacağının kira sözleşmesinde yazılı olduğunu, davacının bunu bilerek kiraya verdiğini, davalı şirketin adresinin İstanbul olduğu için yetki itirazında bulunduğunu ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI :
“Davanın Kabulüne, itirazın iptaline takibin devamına, Asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” şeklinde karar verildiği görülmüştür.
DAVALI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı şirketin sözleşmeye ve genel hükümlere ilişkin kiralayan olarak tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, takibin ve itirazın iptali davasının yetkisiz icra daireleri ve yetkisiz mahkemelerde açıldığını, zira davalı şirketin adresinin İstanbul/Kadıköy olduğunu, İstanbul Anadolu Adliyesi Mahkemeleri ve İcra Dairelerinin yetkili olduğunu, davanın esasa girilmeden usulden yetkisizlik sebebiyle reddi gerektiğini, bilirkişi raporunun çelişkiler barındırdığını, İlk Derece Mahkemesi’nin bilirkişi raporuna ilişkin davalı tarafından sunmuş oldukları itirazları üzerine yeni bir rapor veya aynı heyetten bir ek rapor almayarak davalının itirazları ve talepleri ile ilgili olarak bir karar dahi vermediğini, davalı şirketin hiçbir şekilde kiralanan depolara kullanım sürecinde, öncesinde veya sonrasında zarar vermediğini, olayın esasına ve çelişkili bilirkişi raporlarına ilişkin aleyhe hiçbir değerlendirme veya beyanı kabul etmediklerini, davalı şirketin depoların kullanımından ve haklılığından emin olduğu için delil tespiti yoluna gittiğini, sahibi ve kiraya vereni olduğu taşınmazların bakımını ihmal ederek taşınmazlarda meydana gelen hasarların müsebbibi olan davacı tarafın bu hasarların masrafını kiralayan davalı şirketten tahsile çalışarak kötü niyetli davrandığını ve icra takibi başlattığını, bilirkişi raporlarında defaatle ” depoların bakımının ihmal edilmesi nedeniyle” tesbiti yapıldığını ve hasarların kiraya veren davacı tarafın ihmalinden kaynaklandığının görüldüğünü, Kötüniyetli bir şekilde icra takibi başlatarak kendi ihmallerinden kaynaklanan hasarları davalı şirketten tahsil etmeye çalışan davacı taraf aleyhine %20’den aşağı olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatı hükmedilmesi gerektiğini, bu nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulup, yeniden yargılama yapılmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Yazılı beyanlar, bilirkişi raporu, kira kontratosu, Mersin 7.İcra Dairesi’nin 2015/12223 sayılı icra dosyası, Mersin 4. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2015/30 D.İş sayılı tespit dosyası ve tüm dosya kapsamı.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
Dava, kiracı tarafından kiralanana verilen zararların tazmini amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
İstinaf incelemesi HMK’nın 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen de kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmış olup,
Davacı vekili, müvekkiline ait 6 adet deponun 28/05/2014 tarihli kira sözleşmesi ile davalı şirkete kiralandığını, 1, 3 ve 4 numaralı depoların zemin betonlarında ve duvarlarında kiracının kullanımından kaynaklı hasar, kırılma ve çatlamalar meydana geldiğini, bizzat davalı tarafından Mersin 4. Sulh Hukuk Mahkemesi’inn 2015/30 D.İş sayılı dosyasında yaptırılan tespitte kiracının kullanımı nedeniyle 10.580,00 TL tutarında hasar meydana geldiğinin belirlendiğini iddia ederek, itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağın %20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davalı şirketin ikametgahının bulunduğu İstanbul Anadolu İcra Müdürlükleri ve Mahkemelerinin yetkili olduğunu, tespit dosyasındaki bilirkişi raporunda çelişkili ifadelerin bulunduğunu, davacının depoların bakımını aksatması nedeniyle hasarların meydana geldiğini, depolara gübre konulacağının kira sözleşmesinde yazılı olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince davanın kabulüne, itirazın iptali ile icra takibinin devamına, asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, bu karara karşı davalı vekilince istinaf yoluna başvurulmuştur.
Taraflar arasında düzenlenen 28/05/2014 tarihli, 1 yıl süreli kira sözleşmesi uyarınca davacı şirkete ait Mersin İli Akdeniz İlçesinde bulunan 6 adet deponun (A3 Köy 872 ada 1 nolu parsel üzerinde bulunan 3, 4 ve 6 nolu depolar ile A2 Köyü 531 parsel üzerinde bulunan 1, 3 ve 4 nolu depolar) davalıya kiralandığı anlaşılmaktadır.
6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 6. maddesinde “Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.”, aynı Kanun’un 10. maddesinde de “Sözleşmeden doğan davalar, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir.” düzenlemeleri mevcuttur.
Davacı dava dilekçesinde, taşınmazdaki hor kullanım nedeniyle uğradığı zararın giderilmesi amacıyla başlatılan icra takibine davalının vaki itirazının iptalini talep etmiştir. Bu itibarla, kira ilişkisinden kaynaklanan alacak davalarında davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi dışında ayrıca sözleşmenin ifa olunacağı yer mahkemesi; yine tazminat davasında da haksız fiilin vuku bulduğu yer mahkemeleri de yetkili olduğundan ve belirtilen yerlerden birini seçmek hakkı kiraya verene ait olduğundan, davacının icra takibi ve davasını kiralanan taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde açmasında bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Bu nedenle davalı vekilinin icra dairesi ve mahkemenin yetkisiz olduğu yönündeki istinaf sebebi yerinde değildir. (Aynı yönde Yargıtay 3. HD 2017/3834 E. 2018/10563 K. sayılı ilamı)
6098 sayılı TBK ‘nın 316/1. maddesi hükmü uyarınca, kiracı, kiralananı özenle kullanmak ve aynı Kanunun 334. maddesi gereğince sözleşme sonunda aldığı hali ile kiralayana teslim etmekle yükümlüdür.
Davalı kiracı şirket tarafından Mersin 4. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2015/30 D.İş sayılı dosyasında yaptırılan tespit sonucu düzenlenen 23/06/2015 tarihli bilirkişi raporunda, dava konusu depolardan A3 Köy 872 ada 1 nolu parsel üzerinde bulunan 3, 4 ve 6 nolu depolar ile A2 Köyü 531 parsel üzerinde bulunan 1 nolu depoda herhangi bir hasar bulunmadığı, A2 Köyü 531 parsel üzerinde bulunan 3 nolu depoda çatıdaki trapez saçların çürüyüp delindiği, yine beton duvar üzerindeki profil ve trapez saçların paslanıp çürüdüğü, bu hasarların 2 nolu depodaki asitli malzeme imalatından kaynaklandığı, kiracının hatasından kaynaklanmadığı, aynı yer 4 nolu depoda ise doğuya bakan cephede profil ve trapez saçların hasar gördüğü, bu hasarın kiracının hatasından kaynaklanmadığı tespit edilmiş, ancak raporun sonuç bölümünde bu hasarın muhtemelen kiracının kullanımı esnasında meydana geldiği ve hasarın giderim bedelinin 10.580,00 TL olduğu tespit edilmiş, tespit isteyen kiracı tarafından bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesi sunulduğu anlaşılmıştır.
İlk derece mahkemesince mahallinde bir inşaat mühendisi, bir kimya mühendisi ve bir hukukçu bilirkişi refakatinde yapılan keşif sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda Mersin 4. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2015/30 D.İş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporundaki tespitler aynen tekrar edilerek, bu değerlendirmeyi değiştirecek herhangi bir husus bulunmadığı, A2 Köyünde bulunan 4 nolu depoda meydana gelen hasarın kiracının kullanımından kaynaklı olduğu tespit edilmiş, bu rapora karşı yine davalı kiracı tarafından itiraz edildiği, ancak mahkemece bu itirazlar karşılanmaksızın bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.
Mersin 4. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2015/30 D.İş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda, A2 Köyü 531 parsel üzerinde bulunan 4 nolu depoda profil ve trapez saçlarında hasar oluşmasının davalı kiracının kusurundan kaynaklanıp kaynaklanmadığı hususunda raporun açıklama ve sonuç bölümleri arasında çelişki mevcut olup, mahkemece alınan bilirkişi raporunda da (tespit raporundaki değerlendirmeler aynen aktarılmış olmakla) bu çelişkiler giderilmemiştir. Bilirkişi raporu bu nedenle hüküm kurmaya elverişsizdir.
İlk derece mahkemesince, davalı vekilinin bilirkişi raporuna karşı itirazlarını da karşılayacak şekilde, dava konusu A2 Köyü 531 parsel üzerinde bulunan 4 nolu depoda doğuya bakan cephedeki profil ve trapez saçlarında hasar oluşmasının davalı kiracının kusurundan kaynaklanıp kaynaklanmadığı, kaynaklanmış ise davalının hangi davranışının bu hasara yol açtığı, davacı şirketin bakım yükümlülüğünü yerine getirip getirmediği, getirmemiş ise hasarın gerçekleşmesinde bu hususun etkisinin bulunup bulunmadığı hususlarında açık, ayrıntılı ve denetime elverişli ek rapor alınarak, sonucuna göre hüküm kurulması gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince deliller toplanmadan ve eksik inceleme ile karar verilmiş olması nedeniyle, kararın HMK’nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca esası incelenmeden kaldırılmasına ilişkin aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1-
Davalının istinaf başvurusunun kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6 maddesi gereğince Mersin 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 22/03/2018 tarih ve 2016/686 Esas 2018/196 sayılı kararının esası incelenmeden
KALDIRILMASINA,
2-Dosyanın, gerekçede bahsedilen eksiklikler giderilerek, deliller toplanarak davanın yeniden görülüp, yeni bir karar verilmesi için mahkemesine İADESİNE,
3-Davalıdan peşin alınan 180,90 TL istinaf karar harcının, talep halinde davalıya İADESİNE,
4-Davalıdan alınan istinaf başvuru harcı ve diğer istinaf giderlerinin yargılama masrafı olarak ilk derece mahkemesince değerlendirilmesine,
5-
Kararın tebliği, harç vb. hususların
6100 Sayılı HMK’nın 302/5 ve 359/3 md. uyarınca ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK’nın 353/1-a maddesi gereğince
KESİN olarak oybirliği ile karar verildi. 30/06/2020
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe