T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :
ERDEMLİ 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ :
14/11/2019
NUMARASI :
2014/413 Esas, 2019/779Karar
DAVACI:
K1- N1 A1
VEKİLLERİ:Av.
K2-
Av.K3
DAVALILAR :1-
K4-N2 A2
2-
K5-N3 A3
3-
K6-N4 A4
VEKİLLERİ:Av.K7
– A5
:4-MALİYEHAZİNESİ
– A6
VEKİLİ:Av.K8
– A7
:5-
K9-N5 A8
6-
K10-N6 A9
7-
K11-N7 A10
8-
K12-N8 A11
9-
K13-N9 A12
10-
K14-N10 A13
11-
K15-N11 A14
12-
K16-N12 A15
13-
K17-N13 A16
14-
K18-N14 A17
15-
K19-N15 A18
16-
K20-N16 A19
17-
K21-N17 A20
18-
K22-N18 A21
19-
K23-N19 A22
20-
K24-N20 A23
21-
K25-N21 A24
22-
K26-N22 A17
23-
K27-N23 A25
24-
K28-N24 A26
25-
K29-N25 A27
26-
K30-N26 A28
27-
K31-N27 A29
MÜTEVEFFALAR:
K32- N28
K33- N29
DAVANIN KONUSU
:
Geçit Hakkı
DAVA TARİHİ :
25/07/2014
DAİRE KARAR TARİHİ :
09/10/2020
KARAR YAZIM TARİHİ :
09/10/2020
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, davacı vekili ve dahili davalı Maliye Hazinesi vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK’nın 352 ve devamı maddeleri uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili ilk derece mahkemesine vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Mersin ili, Erdemli ilçesi, A30 Mahallesi, 490 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, müvekkiline ait taşınmazın yola sınırının bulunmadığını, önceden Ölü K33’e ait 488 parselden ulaşımını sağladığını, bu yolu kapatılması üzerine parseline ulaşmak için yolunun kalmadığını, parselinin geçit hakkı ihtiyacı olup taşınmazın komşu parselleri olan 488, 489 ve 543 parseller üzerinden geçit hakkı kurulmasını dava ve talep etmiştir.
Bir kısım davalılar vekili i lk derece mahkemesine vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın haksız olduğunu, en uygun parselin müvekkillerine ait taşınmaz olmadığını, taşınmaza komşu 545 parsel sayılı taşınmazın Maliye Hazinesi adına tescilli olduğunu ve geçit hakkına en uygun taşınmaz olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dahili dava dilekçesi:
Yapılan keşif sonrası alternatif olarak belirlenen 541, 544 ve 545 parsel sayılı dosya maliklerinin davaya dahil edilmesine ilişkin karar verilmiş, karar gereğince tapu maliklerinin davaya dahil edildiği anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda;
Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak dikkate alındığında, davacının maliki bulunduğu Mersin ili Erdemlil İlçesi A30 Mahallesi 490 parsel sayılı taşınmazın yola sınırının bulunmadığı, taşınmazın geçit yoksunluğunun bulunduğu, her ne kadar bilirkişiler tarafından dosyaya ibraz edilen raporlarda 2 nolu güzergah olarak belirlenen ve 544, 543, 541 parsellerden geçen alternatifin en uygun alternatif olduğu belirtilmiş ise de; mahallinde yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporları ile davanın niteliği gereği geçit hakkının en kısa, en uygun ve en az taşınmaz üzerinden geçilmesi gerektiğine ilişkin yerleşik yargıtay içtihatları dikkate alındığında bilirkişiler tarafından dosyaya ibraz edilen ve bilirkişi raporunda 1.alternatif olarak gösterilen ve davalı Maliye Hazinesine ait 545 parsel sayılı taşınmaz üzerinden geçirilen alternatifin en kısa yol olduğu ve aleyhine geçit hakkı tesis edilen taşınmaza en az müdahalede bulunduğu, 2.alternatif olarak gösterilen taşınmazın 3 adet taşınmaz üzerinden geçirildiği ve uzun olduğu, 3.alternatifin tek parsel üzerinden geçirildiği ancak lehine geçit hakkı tesisi istenilen taşınmazın yola bağlanması için belirlenin güzergahın 1.alternatiften uzun olduğu, 4.alternatifin 488 parsel sayılı taşınmazı böldüğü ve taşınmaz üzerinde bulunan muhtesatın sökülmesi gerektiği, 5.alternatifin ise 493 ve 492 parsellerden geçtiği, diğer alternatiflere göre uzun olduğu, bu hali ile mahkememizce en kısa yolun 1.alternatif olduğu kanaatine varılmakla davacının maliki bulunduğu taşınmaz lehine ve 1.alternatifte belirtilen Hazine adına tescilli 545 parsel sayılı taşınmaz aleyhine geçit hakkı tesisine, yönelik karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
A) Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin daha önceden sevim Özmen varislerine ait 488 parsel içerisinden evine gelip giderken bu sefer söz konusu gayrimenkuldeki yolu kapatması üzerine evine ulaşmak için herhangi bir yolu kalmadığını, kendisi tarım ile uğraştığından ürünlerini sırtında taşımakta iken bu sefer de dava açtığından yoldan yaya olarak dahi geçememekte, taciz ve kötü sözlere muhatap olduğunu, bu nedenle dava açmışsa da, mahkemece yapılan tüm keşiflerde en uygun yol bulunmaya çalışılmış ancak, en son karar veren hakim keşfe gitmediğinden fiilen kullanımı mümkün olmayan yolu en kısa yol olarak verdiğini, l .alternatif olarak gözüken bu yol dilekçe ekindeki rapordan da anlaşılacağı üzere yol ile ev arasında 6.20.mt yükseklik olup ancak merdiven ile inilebilir ve yol olarak kullanılması kot farkından mümkün olmadığını, zaten bilirkişilerin hiç biri de bu alternatifi bu nedenle kabul etmemiş ve mahkemeye uygun yol olarak da sunmadığını, 6.20.met yükseklik olan bu yerin 33.57.m² olması, fiilen bir yol yapımına uygun olmadığı gibi bu yerden araç inmesinin de mümkün olmadığını, mesafe kısa ancak ani yüksek eğim bulunduğunu, duvarın sökülmesi ve diğer masraflarda zaten yüksek olmasının bu nedenle olduğunu, kaldı ki bilirkişi raporlarında 6.20.mt.lik yükseklik bahis edildiği gibi aynı zamanda diğer altarnatiflere kıyasla en kısa fakat ekenomik olmayan bin yol olarak geçmekte ayrıca hiç bir bilirkişi raporu keşif mahallindeki durumu da göz önüne alarak bu altarnatifi mahkemeye sunmadığını, bu nedenle kararın bozularak öncelikle istedikleri ve en uygun olan ve kadimden beri geçilen 489 parselden yani 3 nolu alternatiften geçmesi talebinin bulunduğunu, çünkü keşif ile ikinci keşif arasında sırf davalı buradan yol vermemek için ilk keşifte olmayan çukur, beton ve diğer malzemeleri ve işlemleri sonradan yaptığını, bilirkişiler ikinci keşifte sanki bunlar eskiden varmış gibi rapor düzenlediklerini, bu nedenle taleplerine uygun karar verilmesini talep ettiklerini, kararda yazılan 1.alternatifin hiçbir şekilde filen kullanımının mümkün olmadığını, ancak eve merdiven ile inilebilir ki bunun dahi mümkün olmadığını, bu nedenlerle usul ve yasaya aykırı mahkeme kararının kaldırılarak kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Maliye Hazinesi vekili istinaf dilekçesinde özetle; mülkiyeti Maliye Hazinesine ait 545 parsel aleyhine mahkemece geçit hakkı kurulduğunu, oysa bilirkişi raporlarında 545 parselin uygun parsel olduğuna dair bir değerlendirme bulunmadığını, buna rağmen mahkemece kroki üzerinde en kısa yol olarak görünüyor olması nedeniyle bu yolda bir hüküm kurulduğunu, dava konusu 490 parsel ile aleyhine geçit hakkı tesis edilen 545 parsel arasında yükseklik (kota) farkı olması nedeniyle fiilen bu geçit hakkının kullanılmasının mümkün olmadığını,
TMK uyarınca geçit hakkının tesis edilebilmesi için lehine geçit hakkı kurulan parsel ile aleyhine geçit hakkı kurulan parsel arasında en kısa, en uygun, en ekonomik ve en az maliyetli olan alternatifin değerlendirilmesi yanında kurulacak geçit hakkının uygulanabilir olması ve aleyhine geçit hakkı kurulan taşınmazın ekonomik değerini azaltmaması ve bütünlüğüne zarar vermemesi gerektiğini, bilirkişi raporlarında daha uygun başkaca parseller ve alternatifler bulunmasına rağmen sadece en kısa yol olması nedeniyle geçit hakkı kurulmasının yasa ve mevzuata aykırı olduğunu,
Maliye Hazinesine ait 545 parsel arsa vasfında olduğundan taşınmaz değerinin Kamulaştırma Kanunun 11’inci maddesindeki kriterlere göre belirlenmesi gerekirken soyut ve afaki değerlendirmelerle taşınmazın metrekare değerinin düşük gösterilmesinin yasa ve mevzuata aykırı olduğunu,
Bu nedenle geçit hakkı bedelini kabul etmediklerini, sunulan ve re’sen belirlenecek nedenlerle yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER ve GEREKÇE:
Taraflar arasındaki dava, davacı parseli lehine geçit hakkı kurulması istemine ilişkindir. irtifakının tesisinin gerekip gerekmediğine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkiline ait 490 parsel sayılı taşınmazın yola sınırının bulunmadığını, taşınmazın komşu parselleri olan 488, 489 ve 543 parseller üzerinden geçit hakkı kurulmasını talep ettiği, mahkemece yapılan yargılama sonunda dava konusu edilen parseller dışında bir kısım parsel maliklerinin davaya dahil edildiği ve 545 parsel sayılı taşınmaz üzerinden geçit hakkı kurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Ülkemizde arazi düzenlenmesinin sağlıklı bir yapıya kavuşmamış olması ve her taşınmazın yol ihtiyacına cevap verilmemesi geçit davalarının nedenidir. Geçit hakkı verilmesiyle genel yola bağlantısı olmayan veya yolu bulunsa bile bu yol ile ihtiyacı karşılanamayan taşınmazın genel yolla kesintisiz bağlantısı sağlanır. Uygulama ve doktrinde genellikle bunlardan ilkine “mutlak geçit ihtiyacı” veya “geçit yoksunluğu”, ikincisine de “nispi geçit ihtiyacı” ya da “geçit yetersizliği” denilmektedir.
Türk Medeni Kanunu’nun 747/2 maddesi gereğince geçit isteği, önceki mülkiyet ve yol durumuna göre en uygun komşuya, bu şekilde ihtiyacın karşılanmaması halinde geçit tesisinden en az zarar görecek olana yöneltilmelidir.
Zira geçit hakkı taşınmaz mülkiyetini sınırlayan bir irtifak hakkı olmakla birlikte, özünü komşuluk hukukundan alır. Bunun doğal sonucu olarak yol saptanırken komşuluk hukuku ilkeleri gözetilmelidir. Geçit gereksiniminin nedeni, taşınmazın niteliği ile bu gereksinimin nasıl ve hangi araçlarla karşılanacağı davacının sübjektif arzularına göre değil, objektif esaslara uygun olarak belirlenmeli, taşınmaz mülkiyetinin sınırlandırılması konusunda genel bir ilke olan fedakârlığın denkleştirilmesi prensibi dikkatten kaçırılmamalıdır.
Uygun güzergâh saptanırken önemle üzerinde durulması gereken diğer bir yön ise aleyhine geçit kurulan taşınmaz veya taşınmazların kullanım şekli ve bütünlüğünün bozulmamasıdır
.
Şayet başka türlü geçit tesisi olanaklı değil ise bunun gerekçesi kararda açıkça gösterilmelidir.
Yararına geçit kurulacak taşınmazın tapuda kayıtlı niteliği ve kullanım amacı nazara alınarak özellikle tarım alanlarında, nihayet bir tarım aracının geçeceği genişlikte (emsaline göre 2,5-3 m.) geçit hakkı tesisine karar vermek gerekir. Bu genişliği aşan bir yol verilecekse, gerekçesi kararda dayanakları ile birlikte gösterilmelidir.
Saptanan geçit nedeniyle yükümlü taşınmaz malikine ödenmesi gereken bedel taşınmazın niteliği gözetilerek uzman bilirkişiler aracılığı ile objektif kıstaslar esas alınarak belirlenmelidir. Saptanacak bedel de hükümden önce depo ettirilmelidir. Hemen belirtmek gerekir ki, bedelin saptanmasından sonra hüküm tarihine kadar taşınmazın değerinde önemli derecede değişim yaratabilecek uzunca bir süre geçmiş veya bedel tespitinden sonra yörede taşınmazın değerini artıracak değişiklikler meydana gelmiş olabilir. Bu gibi durumlarda mülkiyet hakkı kısıtlanan taşınmaz malikinin mağduriyetine neden olmamak ve diğer tarafın hakkın kötüye kullanılması sonucunu doğuracak olası davranışlarını önlemek için hüküm tarihine yakın yeni bir değer tespiti yapılmalıdır.
Kurulan geçit hakkının Türk Medeni Kanununun 748/3 maddesi uyarınca tapu siciline kaydı da gereklidir.
Geçit hakkı kurulmasına ilişkin davalarda davanın niteliği gereği yargılama giderleri davacı üzerinde bırakılmalıdır.
(
Yargıtay
14.
Hukuk
Dairesi
‘nin
2011/5274
Esas,
2011/6669
Karar sayılı ilamı)
Somut olayda
; dava konusu 490 numaralı parselin davacıya, geçit hakkı kurulan komşu 545 numaralı parselin ise davalı Maliye Hazinesine, yine 544 parselin de maliye hazinesi adına, 488 parselin K33 adına, 489 parselin K10 ve müşterekleri adına, 543 parselin K32 adına, 541 parselin davaya dahil edilen K12 adına kayıtlı oldukları, davacıya ait 490 parselin yolunun bulunmaması nedeniyle geçit hakkı kurulması talep edildiği, mahkemece yapılan yargılama davanın kabulü ile 545 parselden geçit hakkı kurulmasına yönelik kararın verildiği, verilen kararın davacı ve dahili davalı Maliye Hazinesi tarafından ayrı ayrı istinafa taşındığı görülmüştür.
Aleyhine geçit hakkı kuruluna 545 parsel sayılı taşınmaz “Kargir cami ve avlusu” niteliği ile Maliye Hazinesi adına kayıtlı olduğu, kadastro tespitinin 1979 yılında yapıldığı, tapulama sırasında A30 Köyü Tüzelkişiliği adına tespit gördüğü anlaşılmıştır.
Saptanan geçit nedeniyle yükümlü taşınmaz malikine ödenmesi gereken bedel taşınmazın niteliğine uygun atanacak bilirkişiler aracılığı ile objektif kriterler esas alınarak belirlenmelidir. Saptanacak bedel hükümden önce depo ettirilmeli, şayet dava tarihi ile hüküm tarihi arasında taşınmazın değerinde önemli derecede değişim yaratabilecek uzunca bir süre geçmiş ve bu sürede de geçit için öngörülen bedel davanın daha başında belirlenmişse, bu bedelin ödenmesine karar verilmesi halinde, mülkiyet hakkı kısıtlanan taşınmaz malikinin mağduriyetine neden olunacağı durumlarda hakkın kötüye kullanılması sonucunu doğuracak davranışları önlemek için hüküm tarihine yakın yeni bir değer tesbiti yapılmalıdır.
İşbu dosyada 545 parselden geçit hakkı kurulmasına karar verilirken geçit hakkı kurulan kısmın zemin bedelinin geçit hakkı bedeli olarak belirlenmediği, davacının yol yaparken yapması gereken masrafın geçit hakkı bedeli olarak belirlendiği ve davalı Maliye Hazinesine ödenmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
Öte yandan geçit hakkı kurulan yer, kamu malı niteliğinde ise kamu yararı ile kişi yararının çatışması durumunda kamu yararına üstünlük tanınması gerekeceğinden bu nitelikteki bir yer üzerinden geçit hakkı kurulmasına olanak yoktur.
Geçit bir kamu hizmetine tahsis edilmeyen kamuya ait tapulu taşınmazlar üzerinden kurulabilir. Geçit kurulan yer kamu malı niteliğinde ise kamu yararı ile kişi yararının çatışması durumunda kamu yararına üstünlük tanınması gerekeceğinden bu nitelikteki bir yer üzerinden de geçit kurulmasına olanak yoktur.
(Bknz. Yargıtay 14. Hukuk Dairesi’nin
2014/5391
Esas,
2014/9163
Karar numaralı ilamı)
(Benzer: Ankara BAM 2018/703 Es. 2020/37 Kar., İstanbul BAM 2019/915 Es. 2019/2240 Kar.)
Dava konusu yerde 545 parsel ile 489 parsel sayılı sınırından geçit hakkı kurulup kurulamayacağı da bilirkişiler tarafından değerlendirilmemiştir. Mesafe olarak diğer alternatiflere göre kısa olduğu göz önüne alındığında bu alternatifin de değerlendirilmesi gerekir.
Hal böyle olunca; davalı Maliye Hazinesine ait 545 parsel sayılı taşınmaz “Kargir Cami ve Avlusu” niteliği ile kayıtlı olup kamu yararına tahsis edilmiş yer durumunda olduğu anlaşılmakla bu hali ile bu yerden geçit kurulması söz konusu değildir. Bu yerde cami olup olmadığı, tapuda niteliği değişip değişmeyeceği hususları araştırılmalı, 545 parsel ile 489 parsel sınırından geçit hakkı kurulup kurulamayacağı hususu değerlendirilmeli, bu yerle ilgili bilirkişilerden gerekirse ek rapor alınmalı, değilse diğer alternatifler parseli bölmeyecek şekilde geçit hakkı kurulacak yer değerlendirilmeli ve oluşacak sonuca göre karar verilmelidir. Yine geçit hakkı kurulacak yerlerin zemin değerleri ve davalının uğrayacağı diğer zararlarında tespit edilmesi gerekir.
Bu nedenlerle tarafların istinaf başvurusunun, 6100 Sayılı HMK’nın 353/1-a-6 bendi uyarınca, kabul edilip kararın kaldırılması gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M :
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-
Erdemli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 14/11/2019 tarih ve 2014/413 Esas, 2019/779 Karar sayılı kararına karşı, taraf vekillerinin istinaf başvurularının, 6100 Sayılı HMK’nın
353/1-a-6 bendi uyarınca KABULÜNE,
2-
İlk derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının
ORTADAN KALDIRILMASINA,
3-
Davanın yeniden görülmesi için
DOSYANIN MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
4-
İstinaf yoluna başvuran taraflarca yatırılanistinaf peşin karar harcının talebi halinde kendisine iadesine,
5-
İstinaf yoluna başvuran taraflarca yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda değerlendirilmesine,
6-
Kararın yerel Mahkemece taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, HMK’nın 353/1-a maddesi uyarınca
KESİN olmak üzere oybirliği ile karar verildi.09/10/2020
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe