Adana BAM, 6. HD., E. 2019/998 K. 2020/811 T. 17.11.2020

İlgili madde: TMK Madde 723

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : TARSUS 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

DAVACI : F1. Tarım Ürünleri Yet.Nak.Ger.Dön. ve Or.Ür.San.Ltd.Şti

VEKİLİ : Av.

K1

A1

DAVALI :

K2
-N1
DAVANIN KONUSU
: Tazminat (Sebepsiz Zenginleşmeden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ
: 28.10.2015
Karar Tebliğ Tarihi(Davalı)
: 22.06.2019
İstinaf İstek Tarihi(Davalı)
: 21.05.2019 (süresinde )

İSTİNAF KARAR TARİHİ
:
17/11/2020
Tarsus
2.
Asliye
Hukuk
Mahkemesi
‘nin
11.04.2019 tarih ve 2015/795 E.-2019/186 K. sayılı kararı ile kurulan hüküm nedeniyle davalı vekilinin istinaf başvurusu ile ilgili yapılan incelemede;

Davacı vekili 28.10.2015 tarihli dava dilekçesinde
, Tarsus 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2014/613 E. sayılı şufa davasında Mahkemece 22.10.2015 tarihinde verilen ara kararı uyarınca toplam 15.435,20 TL ön alım bedelinin depo edilmesi için davalıya süre verildiğini, müvekkilinin tamamı taşlık olan taşınmazı satın aldıktan sonra imar-ihya ederek bağ haline getirip değerini artırdığını, şufa davasında tescile karar verildiği taktirde müvekkilinin taşınmaza yaptığı yararlı kazanımların karşılığı olan değerin ödenmesi için işbu davanın açıldığını, 3250 adet asma 46,00 TL’den 149.500,00 TL, 7.226,40 TL tutarlı damlama sistemi kurulduğunu, 63.581,00 TL tutarlı talvar sistemi kurulduğunu, toplam bedel olan 238.065,41 TL yararlı masrafların sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca davalıdan tahsilini istediği,
Davalı vekili cevap lahiyasında, haksız davanın reddini savunduğu,
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI
; Davanın Kısmen Kabulü ile, 229.460,77 TL sebepsiz zenginleşme bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, harca, vekalet ücretine ve yargılama giderine karar verildiği,
DAVALI VEKİLİ İSTİNAF NEDENLERİ
; Yerel Mahkemece iyiniyet ve dürüstlük çerçevesinde bir araştırma yapılmadığını, bilirkişi raporunda zorunlu/faydalı/lüks masraflar veya sökülüp/sökülemediği ayrımı yapmadığını, faturalarda belirtilen alacak kalemlerinin fahiş olup olmadığı, gerçeği yansıtıp yansıtmadığının araştırılmadığını, yerel Mahkemenin eksik inceleme ile karar verdiğini, bilirkişi tarafından asma fidanlarının 10.150 adet olup olmadığının saptanmadığını, iş makinası çalıştırılmasına dair faturaların gerçeği yansıtmadığını, telli terbiye sistemine yönelik faturaların gerçeği yansıtmadığını, yapılan değerlendirmelerin gerçek dışı olduğunu, Tarsus 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 11.04.2019 tarih ve 2015/795 E.-2019/186 K. sayılı kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istediği,
DAVALI VEKİLİ EK İSTİNAF NEDENLERİ
; Dava hakkı doğmadan dava açıldığını, dava erken açıldığından faiz istenemeyeceğini, keza taşınmaz zilyetliğinin halen davalıya geçmediğini, davacıda oldğundan faiz istenemeyeceğini, taşınmazda hissedarlık söz konusu olduğundan sebepsiz zenginleşenler var ise tüm hissedarlar olduğunu, Yargıtay kararına göre fiili taksim olmadığına göre hisseler oranında zenginleşmenin söz konusu olacağını, davacı şirket olduğundan basiretli bir tacir gibi hareket etmesi gerektiğini, müvekkilinin iyiniyetli, davacının ise kötüniyetli olduğunu, 05.04.2018 tarihli celse tutanağına geçtiği üzere bağ omçalarının kesildiği ve keşif yapılması istenmesine rağmen keşif yapılmadığını, alınan bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu, Tarsus 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 11.04.2019 tarih ve 2015/795 E.-2019/186 K. sayılı kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istediği,
İstinaf dilekçesinin davacı vekiline tebliğ edildiği ve cevap verildiği,
DELİLLER
: Tüm dosya.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :

Tarsus 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2014/613 E.-2015/899 K.sayılı kararı incelendiğinde, davacının K2, davalının F1. Tarım Ürünleri Yet.Nak.Ger.Dön. ve Or.Ür.San.Ltd.Şti olduğu ve yapılan yargılama sonunda Davanın KISMEN KABUL, KISMEN REDDİ İLE, davacının Mersin İli, Tarsus İlçesi, 172 parsel sayılı taşınmazın davalı adına kayıtlı olan (943/3520 payın (tapunun) iptali ile davacı adına TAPUDA KAYIT VE TESCİLİNE, depo edilen satış bedeli 14.600,00 TL ve davalı alıcı tarafından yapılan satış masrafları 835,25 TL olmak üzere toplam 15.435,20 TL tutarın birikmiş neması ile birlikte karar kesinleştiğinde davalıya ödenmesine, davacının Mersin İli, Tarsus İlçesi, 171 parsel sayılı taşınmaz için açmış olduğu davanın REDDİNE karar verildiği, kararın Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 09.01.2018 tarih ve 2016/6432 E.-2018/80 K.sayılı kararı ile onandığı ve karar düzeltme isteğinin Yargıtay 14. Hukuk Dairesi’nin 10.01.2019 tarih ve 2018/2262 E.-2019/232 K.sayılı kararı ile reddi ile kararın kesinleştiği,
Tarsus 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2012/250 E.-2013/324 K.sayılı kararı incelendiğinde, davacının K2, davalının F1. Tarım Ürünleri Yet.Nak.Ger.Dön. ve Or.Ür.San.Ltd.Şti olduğu ve yapılan yargılama sonunda fiili taksim gözetilerek Davanın Reddine karar verildiği, kararın Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 14.03.2014 tarih ve 2014/1234 E.-3444 K.sayılı kararı ile“Somut olayda, dava konusu 172 parsel sayılı taşınmazda davacı tarafından zeminde fiilen kullanılan bir bölüm olduğu kanıtlanamamıştır. Bu nedenle, önalım hakkını kullanan davacının kötüniyetli olduğundan söz edilemeyeceğinden, davacının önalım isteminin fiili taksimin bulunduğu gerekçesiyle reddedilmesi yerinde değildir. Mahkemece, işin esasının incelenmesi gerektiğinden bahisle“ bozulduğu ve karar düzeltme isteğinin Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 22.09.2014 tarih ve 2014/9999 E.-10241 K.sayılı kararı ile reddine karar verildiği,
Mahallinde 18.11.2016 tarihinde keşif yapıldığı,
Bilirkişi Kurulu03.02.2017 tarihli Raporunda, Mersin ili, Tarsus ilçesi,
A2 mahallesinde tapuya kain 172 parsel sayılı taşınmazdaki omçaların 149.500,00 TL, yüksek sistem bağ tesisi maliyetinin 63.408,00 TL, damlama sulama sistemi değerinin 7.247,00 TL, motopomp evinin değerinin 1.980,00 TL olmak üzere toplam değerin dava tarihi itibariyle 229.460,77 TL olduğunu,
Bilirkişi Kurulu
18.01.2018 tarihli Ek Rapor unda
, motopomp evinin asgari levazım bedelinin 1.039,50 TL olduğunu,
Ön inceleme duruşmasının 29.03.2016 tarihinde yapıldığı, görülmüştür.

Dava
, hukuki niteliği itibariyle sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanan tazminat isteğidir.

Türk Medeni Kanunu’nun 729.maddesinde; “Bir kimse başkasının fidanını kendi arazisine ya da kendisinin veya bir üçüncü kişinin fidanını başkasının arazisine dikerse, başkasının malzemesini kullanarak yapılan yapılara veya taşınır yapılara ilişkin hükümler bunlar hakkında da uygulanır” denilmektedir. TMK’nın 722.maddesinde ise; Bir kimsenin kendi arazisindeki yapıda başkasının malzemesini ya da başkasının arazisindeki yapıda kendisinin veya bir başkasının malzemesini kullanması halinde bu malzemenin arazinin bütünleyici parçası olacağı; ancak, sahibinin rızası olmaksızın kullanılmış olan malzemenin sökülmesinin aşırı zarara yol açmaması halinde malzeme sahibinin, gideri yapıyı yaptırana ait olmak üzere bunların sökülüp kendisine verilmesini isteyebileceği; aynı koşullar altında arazinin malikinin de rızası olmaksızın yapılan yapıda kullanılan malzemenin gideri yapıyı yaptırana ait olmak üzere sökülüp kaldırılmasını isteyebileceği hükme bağlanmıştır. Aynı Kanunun 723.maddesi gereğince; Malzeme sökülüp alınamazsa arazi maliki, malzeme sahibine uygun bir tazminat ödemekle yükümlüdür. Yapıyı yaptıran malzeme sahibi iyi niyetli değilse, hâkimin hükmedeceği miktar, bu malzemenin arazi maliki için taşıdığı en az değeri geçmeyebilir. Anılan hükümler, esas itibariyle (BK’nın 61 ve devamı maddelerinde) TBK’nın 77 ve devamı maddelerinde düzenlenen sebepsiz zenginleşmenin özel bir halidir. Bu bağlamda davacının talep edebileceği tazminat miktarının belirlenmesinde, 14.02.1951 tarih ve 1949/17-1951/1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı uyarınca davacının iyiniyetli olup olmadığının mahkemece kendiliğinden gözönünde tutulması gerekir. O halde; davacının taşınmazı 03.09.2008 tarihinde satın aldığı, 17.07.2009 tarihli belediye inşaat mühürleme işlemi ile taşınmazın diğer hissedarlarının yapılmakta olan muhdesata muvaffakatı olmadığını öğrendiği, davalının önalım hakkını kullanmak üzere 03.08.2009 tarihinde mahkemeye müracaat ettiği, nitekim önalım hakkının kullanılmasına ilişkin tapu iptal-tescil davasında davacının iyiniyetli olmadığı gerekçesiyle taşınmazın satıştan sonraki hali satış bedelini tayinde dikkate alınmadığı anlaşılmakta olup; davacının iyiniyetli olmadığı, buna göre de sadece TMK’nın 723.maddesi gereğince asgari levazım bedelini davalıdan talep edebileceği açıktır. Gerek öğretide, gerekse uygulamada asgari levazım değerinin, tüm malzemenin işçilik ve bakım giderlerinin gözetilmeksizin, piyasadaki en düşük değerlerinden, yapım ve dikim yılı veya yıllarına göre yıpranma payı düşüldükten sonra elde edilecek miktar şeklinde hesaplanacağı benimsenmiş bulunmaktadır. Oysa ki; mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, asgari levazım değerine ilişkin tespit var ise de Yargıtay denetimine ve hüküm kurmaya elverişli şekilde yapılmamıştır. (Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 13.04.2016 tarih ve 2015/8183 E./2016/5795 K.sayılı kararı)

Somut olayda
, Mersin ili, Tarsus ilçesi, A2 Mahallesinde tapuya kain 172 parsel sayılı taşınmazda davacı şirketin 04.06.2012 tarihinde 943/3520 hisse satın aldığı, K2 tarafından 07.06.2012 tarihinde ilk davanın, 27.10.2014 tarihinde ikinci davanın açıldığı anlaşılmasına göre davacının iyiniyetli olmadığı açıktır. Buna göre asgari levazım değerinin, tüm malzemenin işçilik ve bakım giderlerinin gözetilmeksizin, piyasadaki en düşük değerlerinden, yapım ve dikim yılı veya yıllarına göre yıpranma payı düşüldükten sonra elde edilecek miktar belirlenmelidir. Ayrıca davalı 04.04.2018 havale tarihli dilekçesinde omcaların davacı tarafından kesildiğinden bahsetmesine göre bu yön de ayrıca araştırılması gerektiğinden yerel Mahkeme kararı kaldırılmalıdır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-a.6 maddesi uyarınca davalı vekili istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM:

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-a.6 maddesi uyarınca davalı vekili İstinaf Başvurusunun Kabulü ile,
Tarsus 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 11.04.2019 tarih ve 2015/795 E.-2019/186 K. sayılı kararının
KALDIRILMASINA,
Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren yerel Mahkemeye
GÖNDERİLMESİNE,
Davalı tarafından yatırılan
121,30 TL istinaf başvurma harcı nın hazineye irat kaydına,
Davalı tarafından yatırılan
3.920,00 TL nispi/peşin istinaf karar harcı nın istek halinde, yerel Mahkeme tarafından DAVALIYA İADESİNE,
İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine
YER OLMADIĞINA,
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 359/3 maddesi gereğince, kararın ilk derece Mahkemesi tarafından TARAFLARA TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-a bendi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda
KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 17.11.2020

  • İlk yayınlanma tarihi: 14 Haziran 2026
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!