İ S T İ N A F K A R A R I
DAVA KONUSU
: Boşanma
Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen mahkemenin kararına karşı, davalı tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu, dosyanın istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiği ve istinaf isteminin süresi içerisinde yapıldığı anlaşılmakla dosya incelendi. Gereği düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların 2012 yılında evlendiklerini, bu evliliklerinden müşterek iki çocuklarının olduğu, davacının okumu yazma bilmeyen ev hanımı olduğunu, davalının ise Düzce’de tarlada çalıştığını ve çiftçilik yaptığını, şu nad ise, Bursa’da SSK’lı olarak elektrik işi ile uğraştığını, tarafların evlendikten sonra davalının ailesiyle aynı apartmanda oturduklarını, davacının kendi evinde yemek yapmasına veya başka bir şey yapmasına kaynanası tarafından izin verilmediğini, davacının hem eşinden hem de eşinin ailesinden sürekli şiddet gördüğünü, davalının davacıyı sürekli aşağıladığını, baskı yaptığını, tehdit ettiğini, davacının hamile olduğu zamanlarda dahi eşinden şiddet gördüğünü, hatta davalının davacıya çekiçle vurduğunu, davalının, davacının ailesinin gelmesini istemediğini, davacı ikinci kez hamile kaldığında ve davalının bunu öğrendiğinde çocuğu aldırmasını istediğini, davacı aldırmak istemediğinde davalının davacıya şiddet uygulayarak evden kovduğunu, müşterek çocuğu ve eşyalarını da davacıya vermediğini, davacının da ailesinin yanına sığındığını, davacının ikinci hamileliğinin 7.ayında eşinden şiddet gördüğünü, bu şiddet nedeniyle erken doğum yaptığını, davalının alkol alıp kumar oynadığını, eşini hala tehdit edip öldürmek istediğini söylediğini, davalının TMK 162 ve 166.maddelerine aykırı davrandığını belirterek tarafların boşanmalarına, müşterek çocukların velayetlerinin anneye verilmesine, müşterek çocukların her biri için ayrı ayrı 1.000 TL iştirak nafakası ile davacı lehine aylık 2.000 TL yoksulluk nafakası ve 100.000 TL maddi 100.000 TL manevi tazminata hükmedilmesine, ayrıca davalının davacıdan zorla ve tehditle almış olduğu ziynet eşyalarının davacıya verilmesine, davalı adına kayıtlı tüm taşınır ve taşınmaz mallara ihtiyati tedbir konulmasına, ayrıca A1 köyü No: 224 İç kapı no. 1 Yığılca/Düzce adresinde bulunan ev üzerine aile konutu şerhi konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıcevap dilekçesinde özetle; Yığılca’da ikamet ettiklerini, bu nedenle Yığılca Asliye Hukuk Mahkemesi’nin yetkili olduğunu, davacı ile babasına ait ancak kendilerine tahsis edilmiş müstakil bir dairede oturduklarını, ailesinin, evliliklerine müdahale etmediklerini, iddiaların doğru olmadığını, davacının hür bir şekilde yaşadığını, baskı yapılmadığını, davacının ilk doğumunun özel bir hastanede yapıldığını, davacının başına çekiçle vurmadığını, eşi ile aralarındaki tartışmaların davacının ailesi nedeniyle olduğunu, eşini ve çocuklarını sevdiğini, boşanmak istemediğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulü ile tarafların TMK.’nun 166/1 maddesi gereğince boşanmalarına, müşterek çocukların velayetinin davacı anneye verilmesine, davacı ve yanında bulunan müşterek çocuk yararına tedbir nafakası takdirine, takdir edilen nafakaların kararın kesinleşmesinden itibaren çocuk için iştirak , eş için yoksulluk nafakası olarak devamına, velayeti anneye verilen müşterek çocuk K1 için ise çocuğun anneye teslim tarihinden itibaren iştirak nafakası takdirine, davacının maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne , TMK.’nun 162. Maddesine dayalı olarak açılan boşanma davasının hak düşürücü süre nedeniyle reddine, davacının aile konutu şerhi konulması yönündeki talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği görülmüştür.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı vekili özetle; mahkemenin gerekçesiz olarak yetki itirazının reddine karar verdiğini, davacının iddialarını ispatlayamadığını, eksik inceleme ile karar verildiğini, kusur durumunun hatalı değerlendirildiğini, müşterek çocuğun velayeti hususunda verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, manevi tazminat ve nafaka takdirinin doğru olmadığını belirterek kararın kaldırılması talebiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE
GEREKÇE :
HMK 355 maddesine göre, resen gözetilecek kamu düzenine aykırı haller dışında istinaf incelemesi, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.
Dava, TMK’nun 162. Maddesine dayalı hayata kast ve pek kötü davranış nedeniyle ve TMK.’nun 166/1 maddesine dayalı evlilik birliğinin temelden sarsılması nedeniyle boşanma, aile konutu şerhi konulması talebine ilişkindir.
Tüm dosya kapsamına göre; tarafların 2012 yılında evlendikleri bu evliliklerinden 2013 doğumlu K2 ve 2016 doğumlu K1 isminde müşterek iki çocuklarının olduğu, davacının pek kötü ve onur kırıcı davranış ile evlilik birliğinin temelden sarsılması nedenlerine dayalı olarak boşanma, aile konutu şerhi konulması ve ziynet eşyalarının teslimi yönünden dava açtığı, davalının süresi içerisinde yetki itirazında bulunduğu, iddiaları kabul etmediği, eşini sevdiğini, boşanmak istemediğini belirterek davanın reddini istediği, mahkemece yargılama sırasında; ziynet eşyasına yönelik davanın tefrikine , ayrı bir esasa kaydına karar verildiği, yetki itirazının reddine karar verilerek yargılamaya devam edildiği, yargılama sonucunda; davalı ve ailesinin davacıyı sürekli şiddet uyguladığı, davalı koca hakkında en son şiddet olayından dolayı ceza verildiği, olay sırasında davalının davacı eşini evden kovduğu , bu sırada hamile olan davacının ailesinin yanına gittiği, doğumunu ailesinin yanında yaptığı, davalı ve ailesinin bu süre içerisinde davacıyı arayıp küfür ve hakaret ettikleri ayrıca davacının davalı ve yeni doğan çocuğuyla ilgilenmediği, evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı, davalı eşin ağır kusurlu olduğu kabul edilerek davanın kabulü ile tarafların TMK.’nun 166/1 maddesi gereğince boşanmalarına, müşterek çocukların velayetinin davacı anneye verilmesine, davacı ve yanında bulunan müşterek çocuk yararına tedbir nafakası takdirine, takdir edilen nafakaların kararın kesinleşmesinden itibaren çocuk için iştirak , eş için yoksulluk nafakası olarak devamına, velayeti anneye verilen müşterek çocuk K1 için ise çocuğun anneye teslim tarihinden itibaren iştirak nafakası takdirine, davacının maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne , TMK.’nun 162. Maddesine dayalı olarak açılan boşanma davasının hak düşürücü süre nedeniyle reddine, davacının aile konutu şerhi konulması yönündeki talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, karara karşı davalının kararın tümüyle kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmaktadır.
HMK.’nun 186. Maddesine göre; mahkeme tahkikatın bitiminden sonra sözlü yargılama ve hüküm için tayin olunacak gün ve saatte mahkemede hazır bulunmalarını sağlamak amacıyla iki tarafı davet eder. Taraflara çıkartılacak davetiyede (TK.m. 9) belirlenen gün ve saatte mahkemede hazır bulunmadıkları takdirde yokluklarında hüküm verileceği hususu bildirilir. Sözlü yargılamada mahkeme tarafların son sözlerini sorar ve hükmünü verir.
Hakim, Türk Hukukunu re’sen uygular(HMK.m.33) . Mahkeme HMK.’nun emredici düzenlemelerini gereğini yerine getirmek zorundadır (HGK.’nun 13/03/2013 tarih 2013/802 Esas 2013/347 Karar).
Somut olayda; mahkemece yapılan yargılamada 26/12/2017 tarihli celsede tahkikat aşamasının sona erdiği belirtilerek sözlü yargılama aşamasına geçilmesine karar verildiği, sözlü yargılama ve hüküm için yeni bir duruşma günü tayin etmeden davalıya herhangi bir bildirim yapılmadan davalının yokluğunda hüküm verildiği anlaşılmaktadır. İlk derece mahkemesi hakiminin HMK.’nun 33. madde hükmünü dikkate almayarak taraflara tahkikatın tümü hakkında açıklama ve son sözlerini söyleme hakkı vermeyerek HMK.’nun 184. ve 186. maddelerinin emredici ve açık hükmünü uygulamadan karar vermesi usul ve yasaya aykırı olduğu gibi davalı tarafın hukuki dinlenme hakkını ihlal (HMK. m. 27) niteliğinde olduğundan kararın münhasıran bu sebeple kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiş aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
:
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-
Davalı tarafın istinaf başvurusunun kabulüyle; Hatay 2 . Aile Mahkemesinin 26/12/2017 tarih ve 2016/381 Esas 2017/1132 Karar sayılı kararının esası incelenmeksizin,
KALDIRILMASINA ve davalının kabul edilen istinaf sebebine göre diğer istinaf sebeplerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
2-
Dosyanın 6100 sayılı HMK nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca gerekçede belirtilen işlemlerin yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere Hatay 2.Aile Mahkemesine iadesine,
3-
Davalı tarafından yatırılan 35,90 TL istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine,
4-
Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
5-
Kararın HMK 359-(3) maddesi gereği ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe çıkarılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca
KESİN olmak üzere
OY BİRLİĞİYLE karar verildi.13/02/2019
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe