Mahkeme, tahkikatın bitiminden sonra sözlü yargılama aşamasına geçmek, taraflara son sözlerini sormak ve ondan sonra hükmünü vermek zorunda olup; bu aşamayı atlayarak ve tarafa herhangi bir bildirim yapılmadan onun yokluğunda hüküm verilmesi usule aykırıdır (HMK m.186).
Detaylı özeti gör
Uyuşmazlığın esası, davacı eşin TMK'nın 162 ve 166/1 maddelerine dayalı olarak açtığı boşanma davası olup, ilk derece mahkemesi davanın kabulü ile tarafların 166/1 uyarınca boşanmalarına, çocukların velayetinin anneye verilmesine ve nafakalara hükmetmiştir. İstinaf incelemesi bakımından belirleyici usul noktası, hükmün HMK'nın 186. maddesindeki sözlü yargılama aşamasına uyulmadan kurulmuş olmasıdır. Somut olayda; mahkemece 26/12/2017 tarihli celsede tahkikat aşamasının sona erdiği belirtilerek sözlü yargılamaya geçilmesine karar verildiği halde, sözlü yargılama ve hüküm için yeni bir duruşma günü tayin edilmeden ve davalıya herhangi bir bildirim yapılmadan, davalının yokluğunda hüküm verildiği anlaşılmıştır. İlk derece hâkiminin HMK'nın 33. maddesini gözetmeyerek taraflara tahkikatın tümü hakkında açıklama ve son sözlerini söyleme hakkı tanımaması, 184 ve 186. maddelerinin emredici hükmüne ve davalının hukuki dinlenilme hakkına (HMK m.27) aykırı görülmüştür. Bu nedenle mahkemece, Hatay 2. Aile Mahkemesi kararı münhasıran bu sebeple esası incelenmeksizin kaldırılmış ve dosya, HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca yeniden karar verilmek üzere iade edilmiştir.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe