Adana BAM, 2. HD., E. 2018/1790 K. 2020/1558 T. 23.10.2020

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: NİĞDE AİLE MAHKEMESİ
TARİHİ
: 11/05/2018
NUMARASI
: 2016/864 E 2018/497K
DAVACI
:K1-TC: -N1-A1
VEKİLLERİ
: Av. K2- A2
Av. K3-UETS
DAVALI
:K4-TC: -N2- A3
VEKİLLERİ
: Av. K5- A4
Av. K6- A5
Av. K7- A6
DAVANIN KONUSU
: Mal Rejiminden Kaynaklanan Davalar (Katılma Alacağı)

KARAR TARİHİ
: 23/10/2020
KARAR YAZMA TARİHİ
: 23/10/2020
Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen mahkemenin kararına karşı, davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu, dosyanın istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiği ve istinaf isteminin süresi içerisinde yapıldığı anlaşılmakla dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Dosyanın bütün halinde tetkikinden; Dosyanın bütün halinde tetkikinden;davacı vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların Niğde Aile Mahkemesinin 2015/5 Esas 2016/319 karar sayılı ilamı ile boşandıklarını, evlilik döneminde tarafların Niğde İli, 60 pafta, 206 ada, 1 parsel, 34 nolu bağımsız bölümü edindiklerini, taşınmazın davalı adına tapuya tescil edildiğini, konut alınırken davalı adına Niğde F1bank Şubesinden konut kredisi kullanıldığını, davacı polis memuru olduğundan Kayseri/Develi ve Kahramanmaraş’ta görevlendirildiğini, konut kredisinin taksitlerinin davacı tarafından davalı adına gittiği yerlerdeki F1bank şubelerine ve ATM’lerine yatırdığını, edinilen konutun % 50 hissesinin bedelinin davacıya ait olduğunu, bu nedenlerle bilirkişi raporunda tespit edilecek miktarın yarısının (şimdilik 50.000TL) davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiş, davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın alımında davacının katkısının söz konusu olmadığını, taşınmazın ödemelerinin davalının çektiği kredi ile karşılandığını, davacının sürekli olarak davalı ve çocuklardan ayrı yaşadığını, davalının dava konusu taşınmazın peşinatını kendisine ait altınlarını satarak ödediğini, bu miktarın 20.000TL değerinde olduğunu, peşinat bedeli yetmediği için davalının Niğde ili F2bank şubesinden kredi çektiğini ve bu ev için kullandığını, davacının ayrıca evlilik birliği içinde alınan N3 plakalı aracı davalıdan habersiz olarak sattığını, davalının bu araç üzerinde bulunan hakkının davacının alacağından mahsup edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiş,
Niğde Aile Mahkemesi’nin 11/05/2018 tarih 2016/864 Esas 2018/497 karar sayılı ilamında özetle; davacının davasının kısmen kabulü ile, dava konusu Niğde İli, Merkez İlçesi, 206 ada 1 parsel 34 numaralı bağımsız bölüm niteliğindeki taşınmaza yönelik 57.195,25TL katılma alacağının karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verildiği, davacı ve davalı lehine ve aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedildiği anlaşılmış, davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının dava konusu taşınmaz alınırken ziynet eşyalarını bozdurduğunu, bu hususun bilirkişilerce dikkate alınmadığını, mahkemece bu bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, evlilik birliği içerisinde ödenen kredi taksitlerinin davalı tarafından ödendiğini, davacının evlilik birliğinin yükümlülüklerini dahi yerine getirmediğini, yine evlilik birliği içerisinde alınan N3 plakalı aracın edinilmiş mal olmasına rağmen, davacı tarafından evlilik birliği içerisinde satılıp tek başına parasının harcanmış olduğu hususunun göz önünde bulundurulmadığını, bu konudaki mahsup taleplerinin değerlendirilmediği bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılması için belirterek istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

HMK 355. maddesine göre, resen gözetilecek kamu düzenine aykırı haller dışında istinaf incelemesi, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.

Maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir (6100 sayılı HMK mad. 33). İddianın ileri sürülüş şekline göre dava, artık değere katılma alacağı isteğine ilişkindir.

Mal rejiminin devamı süresince, bir eşin sahip olduğu edinilmiş malda, diğer eşin artık değerin yarısı oranında katılma alacağı hakkı vardır. Artık değere katılma alacağı; eklenecek değerlerden (TMK mad.229) ve denkleştirmeden (TMK mad.230) elde edilen miktarlar da dahil olmak üzere, eşin edinilmiş mallarının (TMK mad.219) toplam değerinden, bu mallara ilişkin borçlar çıktıktan sonra kalan artık değerin (TMK mad.231) yarısı üzerindeki diğer eşin alacak hakkıdır (TMK mad.236/1). Katılma alacağı, Yasa’dan kaynaklanan bir hak olup, bu hakkı talep eden eşin gelirinin olmasına veya söz konusu mal varlığının edinilmesine, iyileştirilmesine ya da korunmasına katkıda bulunulmasına gerek yoktur.

Artık değere katılma alacağı hesaplanırken, mal rejiminin sona erdiği sırada mevcut olan malların, bu tarihteki durumlarına göre, ancak tasfiye tarihindeki sürüm (rayiç) değerleri esas alınır (TMK mad.227/1, 228/1, 232 ve 235/1). Yargıtay uygulamalarına göre, tasfiye tarihi karar tarihidir.

Belirli bir malın eşlerden birine ait olduğunu iddia eden kimse, iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. Eşlerden hangisine ait olduğu ispat edilemeyen mallar onların paylı mülkiyetinde sayılır. Bir eşin bütün malları, aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal olarak kabul edilir (TMK mad.222).

Taraflarca sunulan, İlk Derece Mahkemesince toplanan tüm delillere ve davalı vekili tarafından gösterilen istinaf nedenlerine göre yapılan incelemede; tarafların 18/05/2007 tarihinde evlendikleri, Niğde Aile Mahkemesi’nin 2015/5 Esas 2016/319 karar sayılı ilamı ile boşandıkları, boşanma dava tarihinin 05/01/2015, boşanmanın kesinleşme tarihinin 04/05/2016 olduğu, taraflar arasında evlendikleri tarih olan 18/05/2007 tarihinden boşanma dava tarihi olan 05/01/2015 tarihine kadar başkaca mal rejimini seçmediklerinden edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu, dava konusu Niğde İli, Merkez İlçesi, 206 ada 1 parsel 34 numaralı bağımsız bölümde kayıtlı taşınmazın ferdileşme edinme sebebine dayanarak 05/07/2011 tarihinde davalı adına tescil edildiği, dava konusu taşınmaz alınırken davalı kadın tarafından F1bank Niğde Şubesinden 60 ay vadeli 40.000,00TL miktarlı konut kredisi kullanıldığı, evlilik birliği içerisinde boşanma dava tarihine kadar 41 taksitinin ödendiği, mahkemece dava konusu taşınmaz başında bilirkişiler marifetiyle keşfin yapılarak taşınmazın değer tespitinin yaptırıldığı, davacı vekili tarafından 26/10/2017 tarihli dilekçe ile; davanın ıslah edilerek dava değerinin 72.500,00TL’ye çıkarıldığı, ıslah edilen miktar üzerinden harcın yatırıldığı, ilk derece mahkemesince hesap bilirkişisinden rapor aldırılarak rapor doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verildiği, davalı vekilinin taşınmazın alımında peşinat olarak davalı kadının ziynet eşyalarının kullanılmasına rağmen bilirkişiler tarafından bu hususun dikkate alınmadığına ilişkin istinaf başvurusu ile ilgili olarak; öncelikle iddia eden tarafın iddiasını ispat etmesinin gerekeceği somut olayda taşınmazın alımında ziynet eşyalarının kullanıldığı iddia edildiğinden davalı tarafın ziynet eşyalarının varlığını, miktarını ve taşınmazın alımında kullanıldığı hususunu ispat etmesinin gerekeceği, bu durumun ispat edilmesi halinde davalı kadının katkısının TMK 230. Madde gereğince denkleştirmede dikkate alınabileceği, toplanan delillerden davalı kadının taşınmazın alımında kullanıldığını iddia ettiği ziynet eşyalarının varlığı ispat olunmadığı gibi kullanıldığı konusunda da tanık beyanlarının görgüye dayalı olmadığı gibi somut delillerle de ispatlanmadığı anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf başvurusun reddine karar verilmiş, davalı vekilinin taşınmaz alımı için davalı tarafından kullanılan kredinin evlilik birliği içine denk gelen 41 adet ödemesinin davalı tarafından yapıldığı, davacının başka bir ilde görev yaptığı ve birlik yükümlülüklerini yerine getirmediğine ilişkin istinaf başvurusu ile ilgili olarak;

TMK 247/2. madde gereğince evliliğin boşanma nedeniyle sona ermesi halinde taraflar arasındaki mal rejiminin dava tarihi itibariyle sona ereceğinin belirtildiği, bu nedenle boşanma dava tarihine kadar dava konusu taşınmazın alımı için kullanılan kredi ödemelerinin de tarafların edinilmiş mallarından yapıldığının kabul edilmesinin gerekeceği, bu dönemde tarafların ayrı yaşaması olgusunun talepte bulunan eşin katılma alacağı hakkına etkisinin bulunmadığı anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş, davalı vekilinin evlilik birliği içinde alınan N3 plakalı aracın davacı tarafından habersiz olarak üçüncü kişiye satıldığı, davalının da butaşınmazda katılma alacağı hakkının bulunduğuna ilişkin istinaf başvurusu ile ilgili olarak; kural olarak mal rejimi sona erdiğinde mevcut olan malların tasfiyede hesaba katılabileceği, TMK 229. madde kapsamında mal rejimi sona erdiği sırada mevcut olmayan malların katılma alacağı hesabında göz önünde bulundurulabilmesi için mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde diğer eşin rızası olmadan olağan hediyeler dışında yaptığı karşılıksız kazandırma veya mal rejiminin devamı süresince diğer eşin katılma alacağını azaltmak maksadıyla yaptığı devirler olması gerektiği, davalı tarafça davacı tarafın katılma alacağının hesaplanmasında göz önünde bulundurulması talep edilen N3 plakalı aracın 20/08/2010 tarihinde davacı adına tescil edildiği, davacı tarafından 08/12/2011 tarihinde üçüncü kişiye devredildiği gözetildiğinde boşanma dava tarihinden yaklaşık dört yıl önce devredilen malın davalının katılma alacağını azaltmak maksadıyla yapıldığının ispat yükünün davalıda olduğu, toplanan delillerden davalının davacının kötü niyetini ve kastını ispat edemediği, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya, hakkaniyet ilkesine uygun olduğu, delillerin takdirinde hata edilmediği anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM
:

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-
Davalı vekilinin Niğde Aile Mahkemesinin 11/05/2018 tarih, 2016/864 Esas 2018/497 Karar sayılı ilamına yönelik istinaf /başvurusunun 6100 sayılı HMK’nun 353/1-b-1 maddesi gereğince
ESASTAN REDDİNE,

2-
Alınması gereken 3.907,00TL istinaf karar-ilam harcından peşin alınan 976,75TL’nin mahsubu ile 2.930,25TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,

3-
İstinaf başvurusu nedeniyle davalının yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-
Davalı tarafın istinaf nedeniyle yatırmış olduğu gider avansından kullanılmayan kısmının davalı tarafa iadesine,

5-
Kararın 359/4. Maddesi gereğince ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe çıkarılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1 ve 362/1-a maddeleri gereğince
KESİN olmak üzere
OY BİRLİĞİYLE karar verildi. 23/10/2020

  • İlk yayınlanma tarihi: 14 Haziran 2026
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!