T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :
GÜLNAR SULH HUKUK MAHKEMESİ
DAVACI:
K1
– N1
VEKİLİ:
Av. K2
VASİ:
K3
– N2
VEKİLİ:
Av. K4
KISITLIADAYI :
K5
– N3 – A1
DAVANIN KONUSU :
VESAYET
İSTİNAF YOLUNA
BAŞVURAN
DAVACI
:
K1 – N1
VEKİLİ
:
Av. K2
TALEP KONUSU :
Mahkeme Kararının Kaldırılması
Gülnar Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 21/08/2020 tarih ve 2020/161 Esas 2020/197 sayılı ek kararı ile kurulan hüküm nedeniyle davacı vekilinin istinaf başvurusu ile ilgili yapılan esas incelemesinde;
DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE :
Vesayet altına alınması talep edilen K5 Mersin ili, Gülnar İlçesi-A2 mahallesi-Cilt No:A3 -Aile Sıra No:N4 ve Sıra No:N5 da kayıtlı olduğunu, 23.02.1939 doğumlu olup kısıtlı adayının Mernis adresinin Gülnar ilçesi olduğunu, belirtilen adreste ikamet etmekte iken, yaşlılık ve sürekli hastalıkları sebebiyle şu anda aklen malül, temyiz kudreti olmaksızın, yatalak vaziyette ve şuur noksanlığı altında Mersin F1 hastanesinde yatmakta ve Dr.K6 denetimi altında bulunduğunu, tüm malvarlıkları iki askeri vakfa bırakılmış olduğundan ve miraşçısı bulunmadığını kısıtlı adayının vesayet altına alınmasına,tapu kayıtları ve Gülnar F2 Bankası Hesap numarası içeren belge de incelendiğinde önemli bir malvarlığı bulunduğundan acilen tedbir konulmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI :
İlk derece mahkemesince; TMK’nın 405. maddesi uyarınca talebin kabulüne, Mersin İli, Gülnar İlçesi, A2 Mah/köy 3 Cilt, 11 Aile Sıra No, 10 BSN kayıtlı K7 ve K8’dan olma, 23/02/1939 doğumlu N3 T.C kimlik numaralı K5’un akıl hastalığı nedeni ile TMK’nın 405. maddesi gereğince kısıtlanarak vesayet altına alınmasına, Kendisine Ankara İli, Çankaya İlçesi, A4 Mah/köy Cilt:3 Hane No:136 BSN:2 nüfusuna kayıtlı K9 ve K10’den olma, 03/08/1952 dğ. N2 T.C. Kimlik nolu K3 ‘in vasi olarak atanmasına, Temsilci raporunda belirtilen taşınmazlara ilişkin kiracıların tespit edilip kira gelirlerini K5’un F2 Bankası hesabına yatırmasının istenilmesine,4721 sayılı TMK madde 448 uyarınca; Vesayet dairelerinin yetkililerine ilişkin hükümler saklı kalmak kaydı ile vasinin, vesayet altına alınanı bütün hukuki işlemlerde temsilde yetkili kılınmasına, vasinin, kısıtlının parasını çekmek üzere kısıtlılık halinin ve vasinin görev süresinin devam ettiği süre zarfında geçerli olmak üzere, her ayın 1 ile 30’u arasında aylık para çekme limitinin 15.000,00.-TL olarak belirlenmesine, bu limitin her ayın 1. gününde yenilenmesine, kısıtlının parasından bu belirlenen limiti çekmesi ve paranın bankada işletilmesi hususunda vasiye izin ve yetki verilmesine, bu yetkinin 01/09/2020 tarihinden itibaren geçerli olmasına karar verildiği görülmüştür.
DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Vesayet altına alınması talep edilen K5’un Mersin’de yaşadığını, Mersin’de yaşayan üçüncü derece akraba olan bir çok insan bulunmasına rağmen Mahkemece K3’in vasi olarak atandığını, vasi atanan şahsın adresinin İstanbul olduğunu, K5’un ağabeyi ve murisi olan K11’un 27/01/2018 tarihinde vefat ettiğini, muris tarafından yapılan vasiyetname ile tüm malvarlığının F3 Vakfına bıraktığını, ancak kardeşi K5’un ölümüne kadar tüm malvarlığına bakım ve gözetme sorumluluğunu K5’a verdiğini, ancak K5’un kötüleşmesi üzerine mallar ve paralar üzerinde Mahkeme denetimi sağlamak amacıyla dava açıldığını, vesayet altına alınarak malları idare edilecek kişinin açıkça Mahkemenin atadığı vasi adayına karşı ileri sürdüğü iddiaların Türk Ceza Kanuna göre suç teşkil eden fiiller olduğunu, Mahkemece K5’un taleplerinin dinlenmediğini, şikayetlerinin zapta geçirilmediğini, duruşma gününün taraflarına haber verilmeden 21/08/2020 tarihinde acilen ve taraflarına bir çağrı dahi yapılmadan karar verildiğini belirtip, usul ve yasaya aykırı ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Yazılı beyanlar, sağlık kurulu raporu ve tüm dosya kapsamı.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE::
Dava, kısıtlama ve vasi tayini istemine ilişkindir.
İstinaf incelemesi
HMK 355. Madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re’sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmış olup,
İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, davacı tarafça hüküm istinaf edilmiştir.
Vesayete ilişkin hükümler kamu düzenine ilişkindir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 382/2b-19. maddesinde vesayet işlerinin çekişmesiz yargı işi olduğu,385.maddesinde niteliğine uygun düştüğü ölçüde basit yargılma usulünün uygulanacağı düzenlenmiştir.
Mahkemesince 17/07/2020 tarihli tensip zaptı ile duruşmanın 22/09/2020 tarihine bırakıldığı, kısıtlı adayı K5’a duruşma gününün 07/08/2020 tarihinde tebliğ edildiği, talepte bulunan davacı vekiline tebligat yapılmadığı, bilahare 21/08/2020 tarihinde celse açılarak kısıtlı adayı ve davacının duruşmaya katılımı sağlanmaksızın davanın kabulüne karar verildiği görülmüştür.
HMK’nun hukuki dinlenme başlıklı 27.maddesi uyarınca davanın tarafları kendi hakları ile bağlantı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hak yargılama ile ilgili bilgi sahibi olmasını da içerir. Hukuki dinlenme hakkının gereği olarak tarafların duruşmaya çağrılmadan hüküm verilmemesi Anayasa’nın 36.maddesi ile düzenlenen iddia ve savunma hakkının kullanılmasına olanak tanınması ilkesinin doğal bir sonucudur. Aynı zamanda Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılama hakkının da en önemli unsurudur. Söz konusu ilke tarafların usulüne uygun olarak mahkemenin önüne gelmelerini sağlayan tebligat işlemi açısından da önemlidir. Çünkü ancak hukuka uygun bir usulde gerçekleşen tebligat üzerine, durumdan haberdar olan taraflar iddia ve savunmalarını eşit şekilde yapabileceklerdir. Bu çerçevede, öncelikle tarafların gerek yargı organlarınca gerek karşı tarafça yapılan işlemler konusunda bilgilendirilmeleri zorunludur. Kişinin kendisinden habersiz yargılama yapılarak karar verilmesi, kural olarak mümkün değildir.
Hak sahibinin kendisi ile ilgili yargılama ve yargılamanın içeriği hakkında tam bir şekilde bilgi sahibi olması sağlanmalıdır. Tarafın bilgi sahibi olmadığı işlemler, belge ve bilgiler yargılamada esas alınamaz. Bilgilenmenin şekli bakımından, hukuki dinlenilme hakkına uygun davranılmalı, ilgilinin bilgilenmesi şeklen değil, gerçek anlamda sağlanmaya çalışılmalıdır.davanın taraflarından birini diğeri karşısında avantajsız bir duruma düşürmeyecek şekilde her iki Tarafın deliller de dahil olmak üzere, iddia ve savunmasını ortaya koymak için makul bir olanağa sahip olması, tarafların denge içinde olması demektir.
İlk derece mahkemesince hukuki dinlenilme hakkı ihlal edilerek, tayin olunan gün ve saatten önce celse açılarak kısıtlı adayı ve davacı dinlenmeksizin basit yargılama usulü uygulanması zorunlu olan eldeki davada HMK 27. Maddesi ile HMK.320 ve devamı maddeleri nazara alınmaksızın yargılama yapılması yerinde bulunmamıştır.
Mahkemenin kararına göre de; kısıtlı adayına kısıtlı ile yakınlığı bulunmayan, kısıtlı ile aynı yerde ikamet etmeyen ve yakınlığı dosya kapsamı ile tespit edilemeyen K3 isimli kişi vasi olarak atanmış olup, TMK. 414. maddesi gereğince haklı sebepler engel olmadıkça, vesayet makamı, vesayet altına alınacak kişinin öncelikle eşini veya yakın hısımlarından birini, vasilik koşullarına sahip olmaları kaydıyla bu göreve atar, bu atamada yerleşim yerlerinin yakınlığı ve kişisel ilişkiler göz önünde tutulur hükmüne açıkça aykırı olarak vasi atanması yapılması da doğru değildir.
Açıklanan nedenlerle;mahkemece yapılacak iş; tarafları duruşmaya davet etmek, delillerini sunmalarını sağlamak, gerekirse resen araştırma yapmak ve hasıl olacak sonucuna göre kısıtlama talebi bakımından bir karar vermekten ibaret olup, Yerel Mahkeme kararının HMK.’nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca esası incelenmeden kaldırılmasına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :
Yukarıda açıklanan gerekçe ve nedenlerle;
1
–
Karşı tarafın istinaf başvurusunun
6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulü ile Gülnar Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 21.08.2020 tarih ve 2020/161 E. 2020/197 Karar sayılı kararının esası ve diğer istinaf sebepleri incelenmeden
KALDIRILMASINA,
2-
Dosyanın, gerekçede bahsedilen eksiklikler giderilerek, yeniden bir karar verilmesi için ilk derece mahkemesine
GÖNDERİLMESİNE,
2-Dosyanın, gerekçede bahsedilen eksiklikler giderilerek, tüm deliller toplanarak yeni bir karar verilmesi için mahkemesine
İADESİNE,
3
–
Davanın niteliği gereği harç ve masraf alınmasına yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.’nın 362/1-b maddesi gereğince
KESİN olarak oybirliği ile karar verildi. 17/11/2020
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe