Adana BAM, 2. HD., E. 2020/811 K. 2020/1216 T. 17.9.2020

İlgili maddeler: TMK Madde 319, TMK Madde 318

T.C.

ADANA
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: HATAY 3. AİLE MAHKEMESİ
TARİHİ
: 08/01/2020
NUMARASI
: 2019/154 E 2020/51K
DAVACILAR
:

1-

K1-TC.NO:N1 A1

2-
K2
-TC.NO:N2 A1
DAVALILAR
:

1-
K3
– A2

2-
K4
– A2
KAYYIM
:K5-TC.NO:N3 A3
DAVA KONUSU
: Evlatlık İlişkisinin Kaldırılması
KARAR TARİHİ
: 17/09/2020
KARAR YAZMA TARİHİ
:17/09/2020
Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen mahkemenin kararına karşı, davacılar tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu, dosyanın istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiği ve istinaf isteminin süresi içerisinde yapıldığı anlaşılmakla dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

HMK 355 maddesine göre, resen gözetilecek kamu düzenine aykırı haller dışında istinaf incelemesi, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.

Dava,evlatlık ilişkisinin kaldırılması istemine ilişkindir. (4721 sayılı TMK’nun 317 318,319 m.leri)

Dosyanın bir bütün halinde tetkikinden; resmi evliolan davacıların Hatay 1. Aile Mahkemesinin 2008/584-960 E-K sayılı ilamı ile davalıların müşterek çocuğu küçük 2004 d.lu K6’ı evlat edindikleri, eldeki bu dosyadadavacıların dava dilekçesinde özetle; Hatay Aile Mahkemesinin 2008/594-960 EK sayılı ilamı ile K6’yi evlat edindiklerini, küçüğün devamlı olarak anne ve babasının yanına gittiğini, gerçek anne ve babasının yanına gitmesinin kendilerinin yanlarındaki büyüme ve gelişimi üzerinde ters etkileri olduğunu, davalıların bu duruma karşı çıkmadıklarını, bu nedenle zor durumda kaldıklarını,, küçüğün ve davalıların küçüğün velayetinin kendilerine verilmesine rıza gösterdiklerini ileri sürerek evlat edinme sözleşmesinin iptali ile küçüğün velayetinin yeniden davalılara verilmesini talep ve dava ettikleri, davalıların cevap dilekçesi sunmadıkları, duruşmada davacı tarafın çocuğu kendilerine geri vermek istediklerini, çocuklarına bakmaktan aciz olmadıklarını, çocuğu geri alabileceklerini kendilerine bildirdiklerini, evlat edinme işlemlerinin usulüne uygun olduğunu dile getirdikleri, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda Hatay 3. Aile Mahkemesinin 08/01/2020 tarih , 2019/154 Esas, 2020/51 Karar sayılı ilamı ile özetle, davacı tarafından dava sebebi olarak ileri sürülen hususların 4721 sayılı TMK 317 ve 318 maddesinde düzenlenen evlatlık ilişkisinin kaldırılması koşullarına uygun olmadığı, söz konusu maddelere göre, evlat edinilmek istenen küçüğün anne ve babasının rızasının alınmaması, eşlerin birlikte evlat edinmemeleri, eşlerin en az beş yıldan beri evli olmamaları veya otuz yaşını doldurmuş bulunmamaları, evlât edinilenin evlât edinenden en az onsekiz yaş küçük olmaması, küçüğün evlât edinen tarafından bir yıl süreyle bakılmış ve eğitilmiş olmaması halinde evlatlık ilişkisinin kaldırılması gerektiği, Hatay 1. Aile Mahkemesinin 31/10/2008 tarihinde kesinleşen, 2008/584-960 E-K sayılı dosyasının incelenmesinde, yasanın aradığı tüm şartları sağlayarak davacıların küçüğü evlat edindiklerinin anlaşıldığı, kaldı ki TMK 319 maddesi uyarınca evlatlık ilişkisinin kaldırılması davasının davacının evlatlık ilişkisinin kaldırılmasını öğrendiği tarihten itibaren 1 yıl içerisinde ve her halde evlat edinme işleminden sonra 5 yıl içerisinde açılması gerektiği, bu süre hak düşürücü nitelikte olup resen gözetilmesinin zorunlu olduğu, eldeki davada kanunun aradığı evlatlık ilişkisinin kaldırılmasını gerektiren herhangi bir sebep olmadığı gibi yasada belirtili sürelerin de geçtiği gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verildiği, kararın yöntemince taraflara tebliğ edildiği, davacıların süresinde verdiğiistinaf dilekçesinde özet ile; evlat edindikleri yaşı küçük K7’nin 2018 yaz aylarında gerçek anne, baba ve kardeşlerini öğrendiğini, öğrenince onların yanında kalmak istediğini ve kaldığını, ara arada kendilerine uğrayıp orada kalacağını söylediğini, dava süresince gerek kendilerinin gerekse davalıların çocuğun davalılar ile birlikte yaşamasını istediklerini, sosyal hizmet uzmanın da raporunda bu yönde görüş bildirdiğini, yaşı küçük K6’nin duruşmada evlat edinildiği aile mutlu olmadığını, gerçek anne ve babasının yanında kalmak istediğini dile getirdiğini belirterek Hatay 3. Aile Mahkemesini 08/01/2020 tarih, 2019/154 Esas, 2020/51 Karar sayılı kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istinaf kanun yolu ile talep ettiği, dosyanın bu şekilde dairemize gönderildiği görülmüştür.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
4721 sayılı TMK’nun317 vd. m.lerine göre yasal sebep bulunmaksızın rıza alınmamışsa rızası alınması gereken kişiler, küçüğün menfaati bunun sonucunda ağır biçimde zedelenmeyecekse, hakimden evlatlık ilişkisinin kaldırılmasını isteyebilir. Evlat edinilen esasa ilişkin diğer noksanlıklardan biri ile sakatsa, Cumhuriyet Savcısı veya diğer her ilgili evlatlık ilişkisinin kaldırılmasını talep edebilir. Noksanlıklar bu arada ortadan kalkmış veya sadece usule ilişkin olup ilişkinin kaldırılması evlatlığın menfaatinin ağır biçimde zedeleyecek olursa bu yola gidilemez. Dava hakkı, evlatlık ilişkisinin kaldırılması sebebinin öğrenilmesinden başlayarak bir yıl geçmekle düşer.

Somut olayda davacıların istinaf başvurusunun incelenmesinde: dosyadaki yazılara, kanuni gerektirici sebeplere göre, yaşı küçük çocuk 2004 d.lu K6 Hatay Aile Mahkemesinin 2018/584-960 E-K sayılı dosyasında davacılar tarafından evlat edinildiğinde TMK’nun 305 ila 316. m.lerindeki tüm yasal şartların gerçekleştiği, davacı tarafça, yaşı küçük çocuğun gerçek annesi ve babasını isteyip onların yanına gidip kalmasını gerekçe göstererek eldeki bu davayı açtığı, bu duruma evlatlık ilişkisinin kaldırılmasını düzenleyen 317 ve 318. m.sinde yer verilmediği, küçüğe temsil kayyımı tayin ettirilmesinin velayet kendilerinde olan davacılar ile çocuk arasında menfaat çatışması olduğundan yasaya ve uygulamaya uygun düştüğü, SİR raporuna göre davacıların çocuğun öz anne ve babasını bildiğini beyan ettikleri, bu durumda eldeki bu davanın açılması için TMK’nun 319. m.sinde aranın bir yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği, neticeten ilk derece mahkemesince delillerin yeterince toplandığı, delillerin değerlendirilmesinde ve kanunun olaya uygulanmasında hata yapılmadığı, verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla, davacıların ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nun 353/1-b-1 m.sine göre esastan reddine oy birliği ile karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM
:

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-
Davacıların istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nun 353/1-b-1 maddesi gereğince
ESASTAN REDDİNE,

2-
Davacılardan alınması gereken 54,40’TL istinaf maktu karar harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,

3-
İstinaf başvurusu nedeniyle davacıların yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-
Davacıların istinaf başvurusu nedeniyle yatırdığı gider avansından varsa kullanılmayan kısmın kendilerine iadesine,

5-
Kararın HMK 359-(3) maddesi gereği ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe çıkarılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK’nun 361-(1) maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere
OY BİRLİĞİYLE karar verildi.17/09/2020

  • İlk yayınlanma tarihi: 14 Haziran 2026
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!