TBK Madde 614 Ölünceye kadar bakma sözleşmesi: Konusu

Özet 3 fıkra · ~2 dk okuma

TBK 614, ölünceye kadar bakma sözleşmesiyle bakım alacaklısı, sözleşmenin kurulmasıyla bakım borçlusunun aile topluluğuna katılır ve bakım borçlusu; aldığı malların değerine ve bakım alacaklısının önceki sosyal durumuna göre hakkaniyetin gerektirdiği edimleri, özellikle uygun gıda ile konut sağlamak, hastalığında gerekli özenle bakmak ve tedavi ettirmekle yükümlü olur. Kişileri kabul eden kurumlarda bakım borcunun kapsamı ve ifası, yetkili makamların onayından geçen ve sözleşmenin içeriğinden sayılan genel düzenlemelerle belirlenir.

Resmi Metin

Konusu

Madde 614- (1) Bakım alacaklısı, sözleşmenin kurulmasıyla bakım borçlusunun aile topluluğuna katılmış olur. Bakım borçlusu, almış olduğu malların değerine ve bakım alacaklısının daha önce sahip olduğu sosyal durumuna göre hakkaniyetin gerektirdiği edimleri, bakım alacaklısına ifa etmekle yükümlüdür.

(2) Bakım borçlusu, bakım alacaklısına özellikle uygun gıda ve konut sağlamak, hastalığında gerekli özenle bakmak ve onu tedavi ettirmek zorundadır.

(3) Kabul ettikleri kişilere ölünceye kadar bakma amacıyla kurulmuş olan kurumların bakım borcunun kapsamı ve ifası, kendilerince hazırlanarak yetkili makamların onayından geçen genel düzenlemelerle belirlenir. Bu düzenlemeler, sözleşmenin içeriğinden sayılır.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Ölünceye kadar bakma sözleşmesinin gerçek konusu, bu maddede çerçevelenen kişisel güven ve birliktelik ilişkisidir: bakım alacaklısı, sözleşmeyle bakım borçlusunun aile topluluğuna katılır. Bu yüzden edimler standart bir hizmet listesi değil, alacaklının daha önce sahip olduğu sosyal duruma ve devredilen malların değerine göre hakkaniyetin gerektirdiği ölçüde belirlenir; özellikle uygun gıda ve konut sağlamak, hastalıkta özenle bakmak ve tedavi ettirmek zorunludur. Uygulamada sık rastlanan hata, tarafların yalnız düzenli para ödemesini kararlaştırıp bunu bakma sözleşmesi sanmasıdır; oysa belirli dönemsel edim (gelir) kaydıhayatla ömür boyu gelir (TBK m.607 vd.) kurumuna girer, kişisel bakım yükümlülüğü doğurmaz, bu ayrım tenkis ve iptal davalarında sonucu değiştirir. Sözleşmenin geçerliliği için TBK m.611-612 uyarınca miras sözleşmesi biçiminde resmi şekil aranır; güven ilişkisi katlanılmaz hale gelirse TBK m.617 haklı sebeple fesih yolu açıktır. Kurumlar bakımından borcun kapsamı, onaylı genel düzenlemelerle belirlenir ve bu düzenlemeler sözleşme içeriğinden sayılır.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 614. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununun 511 inci maddesini karşılamaktadır.

Tasarının iki fıkradan oluşan 611 inci maddesinde, ölünceye kadar bakma sözleşmesi tanımlanmaktadır.

818 sayılı Borçlar Kanununun 511 inci maddesinin kenar başlığında kullanılan “B. Ölünceye kadar bakma akdi / I. Tarifi” şeklindeki ibare, Tasarıda “A.Tanımı” şeklinde değiştirilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 511 inci maddesinin birinci ve ikinci cümleleri, ayrı konulara ilişkin oldukları göz önünde tutularak, Tasarıda iki fıkra halinde kaleme alınmıştır.

Sistematik yapısı ile metninde yapılan arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

İlgili Yargıtay Kararları - TBK m.614 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E. 2025/819 K. 2025/5179 Bozma

Bakım alacaklısı yararına bağlanacak irat götürü biçimde takdir edilemez; devredilen malın değeri ve getireceği gelir ile alacaklının önceki sosyal konumu gözetilerek bakım edimlerinin parasal karşılığı bilirkişi incelemesiyle saptanmalı, tarafların malvarlığı ve geliri araştırılarak iradın yeterliliği denetlenmelidir.

Detaylı özeti gör

Davacı, 21.04.2008 tarihli ölünceye kadar bakma sözleşmesiyle bir bağımsız bölümü kardeşi olan davalıya devrettiğini, davalının taşınmazları üzerine aldıktan sonra kendisini terk ettiğini ileri sürerek tapu iptali ve tescil istemiştir. Davalı, davacının bakımını üstlendiğini, davacının bir sebep yokken evi kendisinin terk ettiğini savunmuştur. İlk derece mahkemesi, bakım borcunun ihlalinin kanıtlanamadığı, davacının davalıyı evden kovduğu, ancak tarafların birlikte yaşama olanağının kalmadığı gerekçesiyle tapu iptali istemini reddetmiş, TBK'nın 617. maddesi uyarınca davacıya yaşamı boyunca aylık 5.000,00 TL irat bağlamıştır. Bölge Adliye Mahkemesi vekalet ücreti dışındaki istinaf itirazlarını esastan reddetmiştir. Daire, iradın eksik inceleme ile takdiren belirlendiğini, devredilen taşınmazların değeri, getireceği gelir ve alacaklının önceki sosyal mevkii gözetilerek bakım edimlerinin parasal karşılığının bilirkişi aracılığıyla saptanması gerektiğini belirterek kararı bozmuştur.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E. 2024/1703 K. 2025/213 Bozma

Ölünceye kadar bakma sözleşmesi ömür boyu irat ilişkisine çevrildiğinde bakım borçlusunun edimlerinin yerini bunların parasal değeri alır; sözleşmede borcun kapsamı özel olarak belirlenmemişse kapsam kanuni ölçütlere göre saptanır ve konut, beslenme, giydirme ile görüp gözetme edimlerinin parasal karşılığı bilirkişi aracılığıyla belirlenir.

Detaylı özeti gör

Davacı, iki adet taşınmazını 28.12.2015 tarihinde ölünceye kadar bakım akdi karşılığında davalı oğluna devrettiğini, oğlunun bakım borcunu yerine getirmediğini ileri sürerek akdin feshini ve taşınmazların adına tescilini istemiştir. Davalı, sözleşmeyle yükümlendiği edimleri yerine getirdiğini savunmuştur. İlk derece mahkemesi, tanık beyanlarına göre davacıya hem dava dışı oğulları hem davalı tarafından bakıldığı ve bakım şartının yerine getirildiği gerekçesiyle davayı reddetmiş; Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Davacı temyizinde tarafların artık bir araya gelmesinin mümkün olmadığını, en azından lehine irat bağlanması gerektiğini ileri sürmüştür. Daire, tarafların ekonomik ve sosyal durumları ile devredilen taşınmazların değeri ve getireceği gelir bilirkişi aracılığıyla araştırılmadan eksik incelemeyle hüküm kurulduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararını kaldırmış, ilk derece kararını bozmuştur.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2023/5882 K. 2024/4468

Bakım alacaklısının sözleşmenin kurulmasıyla bakım borçlusunun aile topluluğuna katılmış olması, bakım borcunun borçlunun ikametinde ifa edileceği yönünde bir karine doğurur; ancak sözleşmede ifa yeri kararlaştırılmamışsa ve alacaklının öteden beri kendi yerleşim yerinde yaşadığı, bakımın orada sağlanacağının benimsendiği anlaşılıyorsa, borç alacaklının yerleşim yerinde ifa edilir.

Detaylı özeti gör

Davacı, torununun eşi olan davalı ile 22.01.2021 tarihinde noterde ölünceye kadar bakma sözleşmesi yaptıklarını, kendisinin Sinop ili Ayancık ilçesinde davalının ise Ankara'da yaşadığını, davalının bakım ve gözetim yükümlülüğünü yerine getirmediğini ileri sürerek sözleşmenin feshini istemiştir. Davalı, eşi 12.11.2020 tarihinde vefat eden davacıyı Ankara'daki evine aldığını, oda tahsis edip çalıştığı hastanede tedavi ettirdiğini, davacının havaların ısınmasıyla kendi isteğiyle köye döndüğünü savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi davayı kabul etmiş, Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Daire, sözleşmede ifa yeri kararlaştırılmadığını, davacının öteden beri Ayancık'ta yaşadığını, daha önce köyde bakım sağlanmasının benimsendiğini ve Ankara'da yalnızca Ocak ayından Nisan başına kadar kaldığını gözeterek ifa yerinin davacının yerleşim yeri olduğunu ve feshin haklı bulunduğunu belirterek kararı oy çokluğuyla onamıştır.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E. 2024/530 K. 2024/5433 Bozma

Bakım borcunun borçlunun kusuruyla yerine getirilmediği ispatlanamasa bile, bakım yükümlülüğünün bir arada yaşamak suretiyle ifası imkânı ortadan kalkmışsa uyuşmazlık tapunun iadesiyle değil irat yoluyla çözülür; tarafların sosyal, ekonomik ve mali durumları araştırılarak bakım alacaklısı yararına uygun bir irat bağlanması gerekir.

Detaylı özeti gör

Davacı, seksen iki yaşındayken davalı ile noterin 16.12.2021 tarihli senedi aracılığıyla ölünceye kadar bakma sözleşmesi imzalamış ve maliki olduğu 2438 ada 24 parsel sayılı bağımsız bölümün 1/2 hissesini davalıya devretmiş; davalının bakım ve gözetimi sürekli ihmal ettiğini ileri sürerek 21.01.2022 tarihinde sözleşmenin feshi ile tapu iptali ve tescil istemiyle dava açmıştır. Davalı, davacının kendi kusurlu davranışlarıyla ifayı engellediğini savunmuştur. İlk derece mahkemesi, bakım borcunun davalının kusuruyla yerine getirilmediği ispat edilemediği ve taraflar ayrı yaşadığı gerekçesiyle tapu iptali istemini reddetmiş, davacı yararına ömür boyu aylık 5.000,00 TL gelir bağlanmasına ve bu gelirin her yıl TÜFE oranında artırılmasına karar vermiştir. Bölge Adliye Mahkemesi davacının istinaf başvurusunu kabul ederek davayı kabul etmiş; Daire ise bir arada yaşanarak bakım imkanı kalmadığından iradın araştırılması gerektiği gerekçesiyle kararı oy çokluğu ile bozmuştur.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları - TBK m.614 uygulaması

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları. Aşağıdaki ilkeler ilgili kararlardan derlenmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 1. Hukuk Dairesi E. 2022/1346 K. 2022/1029 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Ölünceye kadar bakma sözleşmesine dayalı temlikte muris muvazaası uyuşmazlığında, TBK m.614'e gerekçeye aktarılan Yargıtay kararında atıf yapılmış; daire, temlikin murisin malvarlığına oranla makul sınırda kalıp kalmadığı araştırılmadan karar verilemeyeceğini belirtmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Mirasbırakanın kendisine ait bağımsız bölümü, aynı gün düzenlenen ölünceye kadar bakma sözleşmesi ve vasiyetnameden yaklaşık altı ay sonra tapuda satış göstererek devretmesi üzerine çocukları, işlemin muris muvazaası olduğunu ileri sürerek tapu iptali ve tescil, olmazsa tenkis istemiştir. İlk derece mahkemesi, bedelin para yerine bakım ve hizmet de olabileceği gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Daire, devrin ölünceye kadar bakma sözleşmesi kapsamında makul sınırda kalıp kalmadığının belirlenebilmesi için mirasbırakana ait diğer taşınmazların değerlerinin tespit edilmediğini, minnet duygusuyla devir yapıldığına ilişkin delil de bulunmadığını saptayarak kararı eksik inceleme nedeniyle kaldırmış ve dosyayı mahkemesine göndermiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.

Bize WhatsApp'tan ulaşın!