TBK Madde 617 Ölünceye kadar bakma sözleşmesi: Önel verilmeksizin fesih

Özet 2 fıkra · ~1 dk okuma

TBK 617, ölünceye kadar bakma sözleşmesinde sözleşmeden doğan borçlara aykırı davranılması yüzünden sözleşmenin devamı çekilmez hâle gelir ya da başkaca önemli sebepler devamını imkânsız kılar veya aşırı ölçüde güçleştirirse taraflardan her birinin sözleşmeyi önel vermeksizin feshedebileceğini düzenler; bu sebeple fesihte kusurlu taraf aldığı şeyi geri verir ve kusursuz tarafa uğradığı zarara karşılık uygun bir tazminat öder, hâkim ise fesih yerine aile topluluğu içinde yaşamaya son vererek bakım alacaklısına ömür boyu gelir de bağlayabilir.

Resmi Metin

Önel verilmeksizin fesih

Madde 617- (1) Sözleşmeden doğan borçlara aykırı davranılması sebebiyle sözleşmenin devamı çekilmez hâle gelir veya başkaca önemli sebepler sözleşmenin devamını imkânsız hâle getirir ya da aşırı ölçüde güçleştirirse, taraflardan her biri sözleşmeyi önel vermeksizin feshedebilir. Sözleşme bu sebeplerden birine dayanılarak feshedildiği takdirde kusurlu taraf, aldığı şeyi geri verir ve kusursuz tarafa, bu yüzden uğradığı zarara karşılık uygun bir tazminat ödemekle yükümlü olur.

(2) Hâkim, sözleşmenin önel verilmeksizin feshini yerinde bulabileceği gibi, taraflardan birinin istemiyle veya kendiliğinden, aile topluluğu içinde yaşamalarına son vererek, bakım alacaklısına ömür boyu gelir bağlayabilir.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Ölünceye kadar bakma sözleşmesinde ilişki katlanılmaz hâle geldiğinde başvurulacak yol budur: sözleşmeden doğan borçlara aykırılık devamı çekilmez kılar ya da başka önemli bir sebep devamı imkânsızlaştırırsa veya aşırı güçleştirirse, taraflardan her biri önel vermeksizin (derhal) fesih hakkını kullanabilir. Sık yapılan hatayı vurgulamak gerekir: bunu, edimler arası aşırı oransızlık hâlindeki önelli fesihle (TBK m.616) karıştırmayın; oradaki dayanak haklı sebep değil, dengesizliktir. Feshin sonucu tek yönlü değildir: kusurlu taraf aldığını geri verir ve kusursuz tarafa uğradığı zarara karşılık uygun tazminat öder, yani malvarlığı kendiliğinden bakım borçlusunda kalmaz. Hâkimin elinde esnek bir seçenek de vardır; feshi yerinde bulabileceği gibi, tarafın istemiyle ya da kendiliğinden aile topluluğunda yaşamaya son verip bakım alacaklısına ömür boyu gelir bağlayabilir (TBK m.607-610 köprüsü). Fesih iddiasını somut aykırılık ve delille temellendirmek, tazminat ve iade taleplerini baştan birlikte ileri sürmek pratikte belirleyicidir.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 617. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununun 517 nci maddesini karşılamaktadır.

Tasarının iki fıkradan oluşan 617 nci maddesinde, ölünceye kadar bakma sözleşmesinin önel verilmeksizin feshi düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 517 nci maddesinin kenar başlığında kullanılan “2. Bir taraflı fesih” şeklindeki ibare, Tasarıda “II. Önel verilmeksizin fesih” şekline dönüştürülmüştür.

Metninde yapılan arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

İlgili Yargıtay Kararları - TBK m.617 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E. 2024/1703 K. 2025/213 Bozma

Sözleşmenin feshi yerine bakım alacaklısına ömür boyu gelir bağlanması, bakımın bir arada yaşanarak sürdürülmesi imkânının ortadan kalktığı ya da büyük ölçüde sınırlandığı hâller için düşünülür; takdir edilecek irat tarafların özel ve ekonomik durumlarına uygun ve adil olmalı, devredilen malın değeri ve getireceği gelir bilirkişiyle saptanmalıdır.

Detaylı özeti gör

Davacı, iki adet taşınmazını 28.12.2015 tarihinde ölünceye kadar bakım akdi karşılığında davalı oğluna devrettiğini, oğlunun bakım borcunu yerine getirmediğini ileri sürerek akdin feshini ve taşınmazların adına tescilini istemiştir. Davalı, sözleşmeyle yükümlendiği edimleri yerine getirdiğini savunmuştur. İlk derece mahkemesi, tanık beyanlarına göre davacıya hem dava dışı oğulları hem davalı tarafından bakıldığı ve bakım şartının yerine getirildiği gerekçesiyle davayı reddetmiş; Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Davacı temyizinde tarafların artık bir araya gelmesinin mümkün olmadığını, en azından lehine irat bağlanması gerektiğini ileri sürmüştür. Daire, tarafların ekonomik ve sosyal durumları ile devredilen taşınmazların değeri ve getireceği gelir bilirkişi aracılığıyla araştırılmadan eksik incelemeyle hüküm kurulduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararını kaldırmış, ilk derece kararını bozmuştur.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2024/722 K. 2025/153 Onama

Bakım borçlusunun sözleşmeden doğan bakıp gözetme edimlerini yerine getirmediği kesinleşmiş bir ilamla sabit olmuşsa, sözleşmenin devamı çekilmez hâle gelmiş sayılır ve bakım alacaklısı sözleşmeyi önel vermeksizin feshedebilir; bakım alacaklısına yönelik kasten yaralama, bu ödeve aykırılığın somut görünümünü oluşturur.

Detaylı özeti gör

Davacı ile davalı, evlenmelerinden önce noterde düzenlenen 29.08.2012 tarihli ölünceye kadar bakma sözleşmesini imzalamışlardı. Davacı, davalının sözleşmenin temel şartlarını yerine getirmediğini ve 22.11.2012 tarihinden beri ayrı yaşadıklarını belirterek sözleşmenin feshini istedi. Davalı, mirastan feragat sözleşmesi imzaladığını ve evlilik birliğinin tüm gereklerini yerine getirdiğini savundu. İlk Derece Mahkemesi, davalının 21.11.2012 tarihli olay nedeniyle davacıya yönelik kasten yaralama suçundan sulh ceza mahkemesince ceza aldığını, davacının 04.12.2012 tarihinde boşanma davası açtığını ve boşanma dosyasında davalının kusurlu bulunduğunu gözeterek davayı kabul edip sözleşmeyi feshetti. Bölge Adliye Mahkemesi, edimlerin yerine getirilmediğinin kesin delil niteliğindeki kesinleşen ilamla sabit olduğu gerekçesiyle istinaf istemini reddetti; Daire de kararı onadı.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E. 2024/530 K. 2024/5433 Bozma

Bakım borcunun bakım borçlusunun kusuruyla yerine getirilmediği ispatlanamamışsa sözleşmenin feshi ile devredilen taşınmazın iadesine karar verilemez; buna karşılık bakımın bir arada yaşanarak sürdürülmesi imkânı fiilen kalmamışsa tarafların sosyal ve ekonomik durumları araştırılarak bakım alacaklısı yararına uygun bir irat bağlanır.

Detaylı özeti gör

Davacı, seksen iki yaşındayken davalı ile noterin 16.12.2021 tarihli senedi aracılığıyla ölünceye kadar bakma sözleşmesi imzalamış ve maliki olduğu 2438 ada 24 parsel sayılı bağımsız bölümün 1/2 hissesini davalıya devretmiş; davalının bakım ve gözetimi sürekli ihmal ettiğini ileri sürerek 21.01.2022 tarihinde sözleşmenin feshi ile tapu iptali ve tescil istemiyle dava açmıştır. Davalı, davacının kendi kusurlu davranışlarıyla ifayı engellediğini savunmuştur. İlk derece mahkemesi, bakım borcunun davalının kusuruyla yerine getirilmediği ispat edilemediği ve taraflar ayrı yaşadığı gerekçesiyle tapu iptali istemini reddetmiş, davacı yararına ömür boyu aylık 5.000,00 TL gelir bağlanmasına ve bu gelirin her yıl TÜFE oranında artırılmasına karar vermiştir. Bölge Adliye Mahkemesi davacının istinaf başvurusunu kabul ederek davayı kabul etmiş; Daire ise bir arada yaşanarak bakım imkanı kalmadığından iradın araştırılması gerektiği gerekçesiyle kararı oy çokluğu ile bozmuştur.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2023/507 K. 2024/93 Direnme Bozuldu

Bakım borçlusunun yükümlülüğü maddi edimlerle sınırlı değildir; bakım alacaklısı maddi yönden muhtaç olmasa bile beklediği manevi desteğin, ilgi ve saygının gösterilmemesi sözleşmeden doğan ödevlere aykırılık oluşturur ve devredilen payın iadesini gerektirir, fesih yerine ömür boyu gelir bağlanması koşulları yoksa sonuç değişmez.

Detaylı özeti gör

Davacı, maliki olduğu iki katlı kargir ev ve tarla vasıflı taşınmazın bir bölüm payını 17.09.2014 tarihli ölünceye kadar bakma akdiyle torunu olan davalıya, 13287/20037 payını ise 27.02.2015 tarihli akitle dava dışı diğer torununa devretmiş; davalının kendisiyle ilgilenmediğini, bayramlarda elini öpmeye dahi gelmediğini, hastalandığında ziyaretine gelmediğini ileri sürerek sözleşmenin feshi ile payın iptali ve adına tescilini istemiştir. Davalı, polis memuru olarak başka bir şehirde görev yaptığını, davacıyla görüşmesine engel olunduğunu savunmuştur. Yerel mahkeme davayı kabul etmiş, Bölge Adliye Mahkemesi bakım borcunun yerine getirilmediğinin kanıtlanamadığı gerekçesiyle kararı kaldırıp davayı reddetmiş, Özel Daire bozmuş, Bölge Adliye Mahkemesi bakım sözleşmesinin aynı evde yaşamayı gerektirmediğini belirterek direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, davacının maddi yönden bakıma muhtaç olmasa da beklediği manevi desteği görmediğini saptayarak direnme kararını bozmuştur.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2022/860 K. 2023/1041 Direnme Bozuldu

Ölünceye kadar bakma sözleşmesinin bakım borcuna aykırılık nedeniyle sona erdirilmesi, kanunda fesih denilse de dönme niteliğindedir ve geçmişe etkili sonuç doğurur; sözleşme kurulduğu andan itibaren geçersiz hâle geldiğinden bakım borçlusu adına yapılan tescil hukuki dayanaktan yoksun kalır ve alınan şeyler geri verilir.

Detaylı özeti gör

Davacı, üç adet taşınmazını 21.03.2012 tarihli ölünceye kadar bakma akdiyle oğlu olan davalıya devrettiğini, oğlunun kısa bir süre baktıktan sonra kendisini yanından kovduğunu, taşınmazların oğlu aleyhine yürütülen icra takibinde satışa çıkarılıp ihale sonucunda oğlunun eşi olan gelini adına tescil edildiğini ileri sürerek tapu iptali ve tescil, olmazsa taşınmaz bedelinin tahsilini istemiştir. Yerel mahkeme bakım borcunun hiç yerine getirilmediğini kabul etmiş, ancak taşınmazlar gelin adına tescilli olduğundan tapu iptali istemini reddedip 78.136,76 TL bedelin bakım borçlusundan tahsiline karar vermiş, istinaf başvuruları esastan reddedilmiştir. Özel Daire, kayıt malikinin TMK'nın 1023 üncü maddesinin koruyuculuğundan yararlanamayacağı gerekçesiyle kararı bozmuş, yerel mahkeme direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, kayıt malikinin eşinin bakım borcunu yerine getirmediğini ihale anında en iyi bilecek kişi olduğunu ve muvazaalı davrandığını belirterek direnme kararını bozmuştur.

Diğer kararlar (2)
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E. 2020/1277 K. 2021/1220 Bozma

Ömür boyu gelir yalnız bakım alacaklısı lehine bağlanabilir; sözleşmenin ifası imkânsızlaşmakla birlikte bu sonuç bakım borçlusunun kusurundan doğmuyorsa çözüm irat tahsisidir, bakım alacaklısı aleyhine irada hükmedilemeyeceği gibi irat bağlanan hâlde devredilen taşınmazın tapusunun iptaline de karar verilemez.

Detaylı özeti gör

Davacı, ölünceye kadar bakma sözleşmesi uyarınca taşınmazlarını devrettiği davalıların bakım borcunu yerine getirmediğini ileri sürerek tapu iptali ve tescil istemiştir. Yerel mahkemenin ilk ret kararı, sözleşmenin ifasının imkansız hale geldiği ancak bu imkansızlığın davalıların kusurundan kaynaklanmadığı, bu nedenle bakım alacaklısına irat bağlanmasının gerekip gerekmediğinin değerlendirilmesi gereğine işaret edilerek bozulmuştur. Mahkeme bozmaya uyduktan sonra taşınmazların davalılara devrine ilişkin işlemin iptaline ve 1.000 TL bedelin davacıdan alınarak davalılara verilmesine karar vermiştir. Daire, bozma ilamına yanlış anlam verildiğini, iradın yalnız bakım alacaklısı lehine bağlanabileceğini, irat bağlanan halde devir işleminin iptaline karar verilemeyeceğini, ayrıca keşfen saptanan 56.540 TL değer üzerinden nispi harca hükmedilmesi gerektiğini belirterek hükmü bozmuştur.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2013/2400 K. 2014/68 Direnme Bozuldu

Ölünceye kadar bakma sözleşmesinde fesih hakkı, gerçekleşmiş bir borca aykırılığa dayanır; bakım borçlusunun edimini fiilen yerine getirdiği ve bakım alacaklısının henüz bakıma muhtaç olmadığı durumda, ileride bakılmayacağı endişesiyle sözleşme feshedilemez, borç yerine getirilmediğinde dava açma olanağı her zaman saklıdır.

Detaylı özeti gör

Davacı, taşınmazdaki yarım payını 11.04.2002 tarihinde ölünceye kadar bakma koşuluyla evlatlığı olan davalıya temlik etmiş; sonradan davalının tutarsız ve saygısız davranışlarının arttığını, henüz bakıma muhtaç olmadığı halde ileride kendisine bakılmayacağına inandığını ileri sürerek sözleşmeyi haklı sebeple feshettiğinin kabulü ile tapunun iptali ve adına tescilini istemişti. Davacı aynı davalıya karşı 30.10.2007 tarihinde de dava açmış, feragat etmesi üzerine bu dava reddedilerek 25.04.2008 tarihinde kesinleşmişti. Yerel mahkeme, iddianın kanıtlanamadığı ve davalının bakım borcunu yerine getirdiği gerekçesiyle davayı reddetti; Özel Daire bozdu, yerel mahkeme direndi, Hukuk Genel Kurulu direnme hükmünü bozdu. Karar düzeltme istemini inceleyen Hukuk Genel Kurulu ise tanık beyanlarından bakım borcunun yerine getirildiğinin anlaşıldığını, temlikten sonra ileride bakılmayacağı endişesiyle dava açılamayacağını belirterek yerel mahkeme hükmünü onadı.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

Bize WhatsApp'tan ulaşın!