TBK Madde 582 Kefaletin koşulları: Asıl borç

Özet 3 fıkra · ~1 dk okuma

TBK 582, kefalet ancak mevcut ve geçerli bir asıl borç için kurulabilir; gelecekte doğacak veya koşula bağlı borç için de, o borç doğduğunda ya da koşul gerçekleştiğinde hüküm ifade etmek üzere kefil olunabilir. Yanılma veya ehliyetsizlik sebebiyle borçlunun sorumlu olmadığı ya da zamanaşımına uğramış bir borca, bu eksikliği bilerek alacaklıya kişisel güvence veren kişi kefalet hükümlerine göre sorumlu olur; kanunda aksi öngörülmedikçe kefil, bu bölümde kendisine tanınan haklardan önceden feragat edemez.

Resmi Metin

Asıl borç

Madde 582- (1) Kefalet sözleşmesi, mevcut ve geçerli bir borç için yapılabilir. Ancak, gelecekte doğacak veya koşula bağlı bir borç için de, bu borç doğduğunda veya koşul gerçekleştiğinde hüküm ifade etmek üzere kefalet sözleşmesi kurulabilir.

(2) Yanılma veya ehliyetsizlik sebebiyle borçlunun sorumlu olmadığı bir borç için kişisel güvence veren kişi, yükümlülük altına girdiği sırada, sözleşmeyi sakatlayan eksikliği biliyorsa, kefaletle ilgili kanun hükümlerine göre sorumlu olur. Aynı kural, borçlu yönünden zamanaşımına uğramış bir borca kefil olan kişi hakkında da uygulanır.

(3) Kanundan aksi anlaşılmadıkça kefil, bu bölümde kendisine tanınan haklardan önceden feragat edemez.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Bu madde, kefaletin temel mantığını kurar: kefalet fer’î bir borçtur, yani varlığını asıl borca bağlar. Kefalet kural olarak mevcut ve geçerli bir borç için yapılır; geçerli bir asıl borç yoksa kefilin borcu da doğmaz. Bu nokta, kefaleti asıl borçtan bağımsız sorumluluk doğuran garanti sözleşmesinden (TBK m.128) ayıran çizgidir; ikisini karıştırmamak gerekir.

Asıl borcun ileride doğacak ya da bir koşula bağlı olması engel değildir: bu hâlde kefalet, borç doğduğunda veya koşul gerçekleştiğinde hüküm ifade etmek üzere baştan kurulabilir.

Maddenin pratik istisnası şudur: borçlu yanılma veya ehliyetsizlik nedeniyle sorumlu değilse, kefil bu sakatlığı yükümlülük altına girdiği sırada biliyorsa yine de sorumlu kalır; aynı kural zamanaşımına uğramış borca bilerek kefalette de geçerlidir. Son olarak, kanundan aksi anlaşılmadıkça kefil bu bölümdeki koruyucu haklarından önceden feragat edemez; bu emredici güvenceyi sözleşmeyle aşamazsınız.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 582. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununun 485 inci maddesini karşılamaktadır.

Tasarının üç fıkradan oluşan 582 nci maddesinde, kefalet sözleşmesinin koşullarından, asıl borç düzenlenmektedir.

Maddenin son fıkrası, 818 sayılı Borçlar Kanununda yer verilmeyen, yeni bir hükümdür. Bu hükme göre: “Kanundan aksi anlaşılmadıkça kefil, bu bölümde kendisine tanınan haklardan önceden feragat edemez.”

Maddenin düzenlenmesinde, kaynak İsviçre Borçlar Kanununun 492 nci maddesinin ikinci, üçüncü ve son fıkraları göz önünde tutulmuştur.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları - TBK m.582 uygulaması

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları. Aşağıdaki ilkeler ilgili kararlardan derlenmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2022/243 K. 2025/540 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Genel kredi sözleşmesine kefil olanın menfi tespit davasında alacaklı, TBK m.582'ye dayanarak kefaletin ileride doğacak borçları da kapsadığını savunmuş; daire ise kefilin yalnız imzaladığı sözleşme kapsamındaki kredilerden sorumlu olduğunu belirterek eksik inceleme nedeniyle kararı kaldırmıştır.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, genel kredi sözleşmesini müteselsil kefil sıfatıyla imzalayan davacının, hakkında yürütülen icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi, bilirkişi kök ve ek raporuna dayanarak davacının asıl borçlunun kredi borcundan sorumlu olduğu gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Bölge adliye mahkemesi, kefilin sorumluluğunun yalnızca kefil olarak imzaladığı sözleşme kapsamında kullandırılan kredilerle sınırlı olduğunu, raporda takip konusu borcun davacının imzasının bulunduğu sözleşmeden kaynaklanıp kaynaklanmadığının net biçimde ortaya konulmadığını ve dayanak alınan hesap ekstresinin içeriğinin belirsiz kaldığını belirterek eksik incelemeyi hukuka aykırı bulmuş; istinaf başvurusunun kabulüyle kararı kaldırıp dosyayı, uzman bilirkişiden yeni rapor alınması için ilk derece mahkemesine göndermiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2021/2212 K. 2024/1894 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Genel kredi sözleşmesine dayalı müteselsil kefalette daire, sözleşmenin TBK m.582'ye atıfla kefaletin ileride doğacak borçları da kapsayacağını öngören hükmünü esas alarak kefalet kapsamının geniş yorumlanmasını, kefilin kredi kartı borcundan da limitle sınırlı sorumlu olduğunu kabul etmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Genel kredi sözleşmesi kapsamındaki kredi borcuna müteselsil kefil olan şirkete karşı açılan itirazın iptali davasıdır. İlk derece mahkemesi, kefaletin sözleşme kapsamında kullandırılan kredilerle sınırlı olduğunu ve sözleşmede kredinin kredi kartı tahsisi yoluyla kullandırılabileceğine dair hüküm bulunmadığını belirterek davayı kısmen kabul etmiş, itirazı yalnızca kredili mevduat hesabından doğan 8.674,40 TL yönünden iptal etmiştir. Daire ise genel kredi sözleşmesinin çerçeve sözleşme niteliğini ve sözleşmedeki müteselsil kefalet hükümlerini esas alarak kefilin kredi kartından doğan borçtan da kefalet limitiyle sınırlı olarak sorumlu olduğunu, hatanın yeniden yargılamayı gerektirmediğini belirtmiş; kararı kaldırıp yeniden hüküm kurmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.

İndeks
Bize WhatsApp'tan ulaşın!