TBK Madde 511 Birlikte vekâlet verenlerin ve birlikte vekillerin sorumluluğu

Özet 2 fıkra · ~1 dk okuma

TBK 511, bir kişiye birlikte vekâlet verenler vekile karşı müteselsilen sorumlu olduğu gibi, vekâleti birlikte üstlenen vekiller de vekâletin ifasından müteselsilen sorumludur. Birlikte vekiller, yetkilerini başkalarına devir hakları olmadıkça vekâlet vereni ancak birlikte yaptıkları fiil ve işlemlerle borç altına sokabilirler.

Resmi Metin

Birlikte vekâlet verenlerin ve birlikte vekillerin sorumluluğu

Madde 511- (1) Bir kişiye birlikte vekâlet verenler, vekile karşı müteselsil olarak sorumludurlar.

(2) Vekâleti birlikte üstlenenler, vekâletin ifasından müteselsil olarak sorumludurlar ve yetkilerini başkalarına devir hakları olmadıkça, vekâlet vereni, ancak birlikte yaptıkları fiil ve işlemleriyle borç altına sokabilirler.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Madde iki ayrı müteselsil zincir kurar. Pasif yön: bir vekile birlikte vekâlet verenler, vekilin gider ve avans alacaklarından (TBK m.510) ile ücret alacağından müteselsilen sorumludur; vekil alacağının tamamı için müvekkillerden herhangi birine başvurabilir, aralarındaki iç pay oranı vekili bağlamaz. Aktif yön: vekâleti birlikte üstlenen vekiller ifadan müteselsilen sorumludur ve yetkilerini başkalarına devretme hakları bulunmadıkça vekâlet vereni ancak birlikte yaptıkları işlemle bağlar; tek vekilin tek başına kurduğu işlem müvekkili borç altına sokmaz. Bu birlikte hareket kuralı yedek hukuk niteliğinde olduğundan, uygulamada vekâletnameye “münferiden yetkili” kaydı konularak bu birlikte hareket şartı aşılır; kayıt yoksa karşı taraf tek imzaya güvenmemelidir. Dava vekâletinde ayrıca TBK m.504 ve HMK m.74 özel yetkileri her vekilde ayrı aranır. Sık yapılan hata, bunu alt vekâletle (TBK m.507) karıştırmaktır; TBK m.511 aynı düzeydeki birlikte vekilleri düzenler, alt vekilin sorumluluğunu değil.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 511. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununun 395 inci maddesini karşılamaktadır.

Tasarının iki fıkradan oluşan 511 inci maddesinde, birlikte vekalet verenlerin ve birlikte vekillerin sorumluluğu düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 395 inci maddesinin kenar başlığında kullanılan “IV. Birden ziyade müvekkillerin mes’uliyetleri” şeklindeki ibare, Tasarıda “IV. Birlikte vekalet verenlerin ve birlikte vekillerin sorumluluğu” şekline dönüştürülmüştür.

818 sayılı Borçlar Kanununun 395 inci maddesinin ikinci fıkrasında kullanılan “kendi sıfatlarını” şeklindeki ibare, Tasarıda “yetkilerini”; “yaptıkları tasarrufla” şeklindeki ibare ise, “birlikte yaptıkları fiil ve işlemleriyle” şeklinde ifade edilmiştir.

Metninde yapılan düzeltme ve arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

İlgili Yargıtay Kararları - TBK m.511 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2023/3770 K. 2024/1863

Vekâleti birlikte üstlenenler, vekâletin ifasından vekâlet verene karşı müteselsilen sorumludur; aynı vekâletnamede adı bulunan vekillerden birinin diğerinin yanında sigortalı çalışıyor olması bu sorumluluğu kaldırmaz, bu durum yalnızca vekiller arasındaki iç ilişkide sonuç doğurur. Yetkilerinin diğer vekilin talimatlarıyla sınırlandırıldığını ileri süren vekil, bunu ispatla yükümlüdür.

Detaylı özeti gör

Davacılar, taşınmazlarına kamulaştırmasız el atılması nedeniyle bedel davası açılması için davalı avukat ile dava dışı bir avukata 08.05.2013 tarihli vekaletnameyi vermiş, vekaletnamede iki avukat birlikte ve ayrı ayrı yetkili kılınmıştır. Açılan dava kabul edilmiş, hükmedilen bedel 17.08.2015 tarihinde 490.721,35 TL olarak dava dışı avukatın hesabına havale edilmiş, ancak davacılara ödenmemiştir. Davacılar 495.546,25 TL'nin tahsilini istemiş; davalı, o dönemde dava dışı avukatın yanında sigortalı çalıştığını ve paranın kendi hesabına yatmadığını savunmuştur. İlk derece mahkemesi davayı kabul etmiş, Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Daire, vekaleti birlikte üstlenenlerin ifadan müteselsilen sorumlu olduğunu, sigortalı çalışma iddiasının yalnız avukatlar arasındaki iç ilişkide sonuç doğuracağını ve yetkilerin talimatla sınırlandırıldığı iddiasının ispatlanamadığını belirterek kararı onamıştır.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2022/4061 K. 2022/6118 Bozma

Birden çok vekilin müteselsil sorumluluğu, vekâletin birlikte üstlenilmiş olmasına bağlıdır; vekâlet veren, vekâletnamede vekillerin her birini tek başına vekâleti ifaya yetkili kılmışsa vekiller vekâleti birlikte üstlenmiş sayılmaz ve aralarında müteselsil sorumluluktan söz edilemez.

Detaylı özeti gör

Davacı, dava dışı taşınmaz malikinin 09.09.2014 tarihli vekaletnameyle iki davalıyı gayrimenkullerinin satışı ve dava haklarının temliki için vekil tayin ettiğini, bu vekillerden birinin 10.09.2014 tarihli vekaletnameyle tevkil yoluyla üçüncü davalıyı vekil ettiğini, 23.09.2014 ve 24.09.2014 tarihli temliknamelerle üç ayrı asliye hukuk dosyasındaki hak ve alacakların 1.250.000 TL, 1.500.000 TL ve 500.000 TL bedelle kendisine temlik edildiğini, bedelleri ödediği halde aynı bedelleri malike ikinci kez ödemek zorunda kaldığını ileri sürerek şimdilik 30.000 TL alacağı müteselsilen istemiştir. İlk derece mahkemesi davayı kabul etmiş; Bölge Adliye Mahkemesi bir davalı yönünden husumetten ret, diğer davalılar yönünden kabul kararı vermiştir. Daire, 09.09.2014 tarihli vekaletnamede vekillerin her birine tek başına vekaleti ifa yetkisi verildiğinden TBK m.511/2 anlamında müteselsil sorumluluktan söz edilemeyeceğini belirterek kararı bozmuştur.

Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E. 2018/5543 K. 2019/2891 Bozma

Hakem ile tahkim davasının tarafları arasındaki ilişki vekâlet ilişkisi niteliğindedir; bu nedenle hakem ücretinin ödenmesinden taraflar, hakeme veya hakem kuruluna karşı birlikte vekâlet veren sıfatıyla müteselsilen sorumlu olur. Ücreti ödeyen tarafın diğer tarafa rücu edip edemeyeceği ise ayrı bir sorundur.

Detaylı özeti gör

Davacı iş sahibi, davalı yüklenicilerle 23.09.2005 tarihinde imzaladığı eser sözleşmesindeki tahkim şartı uyarınca yüklenicilerce açılan tahkim davasında verilen 14.10.2009 tarihli hakem kurulu kararının kamu düzenine aykırılıktan iptal edildiğini, buna rağmen başhakemin açtığı dava sonucu kesinleşen ilam gereği icra dosyasına 210.102,38 TL ödemek zorunda kaldığını belirterek bu tutarın yüklenicilerden rücuen tahsilini istemiştir. Mahkeme, bozmaya uyarak yaptığı yargılamada haklılık durumuna göre paylaştırma yapıp davayı kısmen kabul etmiştir. Daire, sözleşmede ve iptal edilen hakem kararında ücretin kime ait olacağının düzenlenmediğini, hakemle taraflar arasındaki ilişkinin vekâlet ilişkisi olduğunu ve tarafların hakeme karşı müteselsilen sorumlu bulunduğunu belirtmiş, ücretin tamamından tahkim davasını açan yüklenicilerin sorumlu tutulması gerektiğini vurgulayarak hükmü davacı yararına bozmuştur.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

Bize WhatsApp'tan ulaşın!