TBK Madde 402 Ücret ödeme borcu: b. Fazla çalışma ücreti

Özet 2 fıkra · ~2 dk okuma

TBK 402, işveren fazla çalışma için işçiye normal çalışma ücretini en az yüzde elli fazlasıyla ödemekle yükümlüdür; işçinin rızasıyla fazla çalışma ücreti yerine, uygun bir zamanda fazla çalışmayla orantılı olarak izin verebilir.

Resmi Metin

b. Fazla çalışma ücreti

Madde 402- (1) İşveren, fazla çalışma için işçiye normal çalışma ücretini en az yüzde elli fazlasıyla ödemekle yükümlüdür.

(2) İşveren, işçinin rızasıyla fazla çalışma ücreti yerine, uygun bir zamanda fazla çalışmayla orantılı olarak izin verebilir.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

TBK m.402, işverenin ücret borcunun özel bir görünümünü kurar: fazla çalışma yapıldığında normal saat ücreti üzerine en az yüzde elli zamlı ödeme yapılması gerekir. Bu, TBK m.402’nin emredici asgari çerçevesidir; taraflar sözleşmeyle bu oranı yükseltebilir ancak altına inemez. Uygulamada iki noktayı ayrı tutmak gerekir. Fazla çalışmanın yapılması borcu TBK m.398 kapsamındadır (rıza, zorunluluk ve dürüstlük koşulları); TBK m.402 ise bu çalışma gerçekleştikten sonra doğan ücret sonucuna ilişkindir. İkinci fıkra, işçinin rızasıyla zamlı ücret yerine, fazla çalışmayla orantılı serbest zaman (izin) verilmesine izin verir; işçinin onayı olmadan tek taraflı serbest zaman dayatılamaz. Cross-law açısından dikkat: İş Kanunu (4857) m.41 kapsamındaki işçiye o özel düzenleme önceliklidir ve yüzde elli zamla birlikte yıllık üst sınır gibi ek kurallar getirir. TBK’nın genel hizmet hükümleri, İş Kanunu dışında kalan ilişkilere ve İş Kanunu’nun boşluklarına tamamlayıcı biçimde uygulanır. Sık rastlanan hata, zam oranını yüzde yirmi beş sanmak veya serbest zamanı işçinin rızası olmadan ücret yerine geçirmektir; her ikisi de bu hükme aykırıdır. İspat yükü bakımından fazla çalışmanın varlığını işçinin, ödendiğini ise işverenin ortaya koyması beklenir.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 402. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununun 329 uncu maddesini karşılamaktadır.

Tasarının iki fıkradan oluşan 401 inci maddesinde, fazla çalışma ücreti düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 329 uncu maddesinin kenar başlığında kullanılan “g. Fazla iş için ücret” ibaresi, Tasarıda “b. Fazla çalışma ücreti” şeklinde değiştirilmiştir.

Maddenin birinci fıkrasında, işverenin, fazla çalışması sebebiyle işçiye, normal çalışma ücretinin en az yüzde elli fazlasını ödemekle yükümlü olduğu belirtilmiştir. Nitekim, 4857 sayılı İş Kanununun 41 inci maddesinin ikinci fıkrasında da “Her bir saat fazla çalışma için verilecek ücret, normal çalışma ücretinin saat başına düşen miktarının yüzde elli yükseltilmesi suretiyle ödenir.” denilmiştir.

Maddenin ikinci fıkrasında, işçinin fazla çalışma borcunun bulunduğu hallerde, fazla çalışma ücreti yerine izin verilmesi olanağı tanınmıştır. Bu iznin “uygun bir zamanda” kullandırılması koşuluna yer verilerek, işin aksamasının önlenmesi amaçlanmıştır. İşçiye verilecek olan izin, fazla çalışmasıyla orantılı olacaktır. Nitekim, 4857 sayılı İş Kanununun 41 inci maddesinin dördüncü fıkrasında da “Fazla çalışma veya fazla sürelerle çalışma yapan işçi, isterse bu çalışmalar karşılığı zamlı ücret yerine, fazla çalıştığı her saat karşılığında bir saat otuz dakikayı, fazla sürelerle çalıştığı her saat karşılığında bir saat onbeş dakikayı serbest zaman olarak kullanabilir.” denilmiştir.

Maddenin düzenlenmesinde, Kaynak İsviçre Borçlar Kanununun 321c maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları göz önünde tutulmuştur.

İlgili Yargıtay Kararları - TBK m.402 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E. 2026/1076 K. 2026/3232 Bozma

Fazla çalışma için en az yüzde elli zamlı ücret ödenmesine ilişkin genel kanun hükmü, deniz taşıma işlerinde çalışan işçilere uygulanmaz; bu işçilerin fazla çalışma ücreti kendi özel kanunundaki daha düşük zam oranı üzerinden hesaplanır ve özel kanun, genel kanun karşısında uygulanma önceliği taşır.

Detaylı özeti gör

Davacı, davalıya ait özel yatta 16.06.2005 ile 09.10.2019 tarihleri arasında kaptan olarak çalıştığını, en son net 6.844,00 TL ücret aldığını ve iş sözleşmesinin işverence feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma, hafta tatili ve genel tatil ücreti alacaklarını istemiştir. Davalı, davacının çalışmaya devam etmeyeceğini bildirip işten çıkarılmasını talep ettiğini savunmuştur. Yerel mahkeme davayı kısmen kabul etmiş, Bölge Adliye Mahkemesi tarafların istinaf başvurularını esastan reddetmiştir. Daire, ilk derece gerekçesinin bir kısım talepte 4857 sayılı Kanun'u, bir kısmında 854 sayılı Deniz İş Kanunu'nu esas alması nedeniyle çelişkili olduğunu, davalıya ait üç ayrı gemide geçen dönemler bakımından bayrak, tonaj ve gemiadamı sayısı araştırılarak uygulanacak kanunun ayrı ayrı belirlenmesi gerektiğini, ayrıca fazla çalışmanın 854 sayılı Kanun'un 28. maddesi uyarınca yüzde yirmi beş zamlı hesaplanacağını belirterek ilk derece kararını bozmuştur.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E. 2024/14088 K. 2025/1006 Bozma

Fazla çalışma için öngörülen yüzde elli zam asgari orandır; İş Kanunu kapsamı dışında kalan hizmet sözleşmesine bu oran uygulanmakla birlikte, taraflar arasında yürürlükte olan toplu iş sözleşmesi daha yüksek bir zam oranı öngörüyorsa hesaplama kanundaki asgari oran üzerinden değil, o daha yüksek oran üzerinden yapılır.

Detaylı özeti gör

Davacı, alt işveren işçisi olarak davalı Bakanlığa ait işyerinde çalışırken 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilmiş; kadroya geçişten sonra ücretinin düşürüldüğünü ve pandemi döneminde nöbet usulüyle çalıştığını ileri sürerek fark ücret, ikramiye ve ilave tediye ile fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ve gece zammı alacaklarını istemiştir. İlk Derece Mahkemesi fark alacak taleplerini reddedip davayı kısmen kabul etmiş, Bölge Adliye Mahkemesi davacının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Daire, çocuk evinde bakım elemanı olarak 24 saat çalışma ve 48 saat dinlenme esasıyla çalışan davacının 2828 sayılı Kanun yollamasıyla 6098 sayılı Kanun hükümlerine tabi olduğunu, ancak 31.10.2020 tarihine kadar Yüksek Hakem Kurulunca karara bağlanan toplu iş sözleşmesinin uygulanması gerektiğini belirterek, 15.06.2020 sonrası fazla çalışmanın yüzde 50 yerine yüzde 60 zamlı hesaplanması gerektiği gerekçesiyle kararı bozmuştur.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E. 2022/6018 K. 2022/6890 Bozma

Hizmet sözleşmesine ilişkin hükümler ve bu kapsamdaki fazla çalışma ücreti düzenlemesi, kural olarak diğer iş kanunlarının uygulama alanı dışında kalan iş sözleşmeleri bakımından geçerlidir; özel bir iş kanununa tabi işçinin fazla çalışma ücretinin hesabı o kanunda açıkça düzenlenmişse boşluk bulunmadığından, genel kanundaki yüzde elli oranı devreye girmez.

Detaylı özeti gör

Davacı, davalı şirkete ait feribotlarda 20.03.1999 tarihinden itibaren gemiadamı olarak çalışmış; fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin ödenmemesi ve yaş dışındaki emeklilik koşullarının tamamlanması gerekçesiyle Çanakkale 1. Noterliğinin 12.09.2017 tarihli ihtarnamesiyle iş sözleşmesini feshetmiş; kıdem tazminatı, yıllık izin, fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarını istemiştir. Davalı, davacının 854 sayılı Deniz İş Kanunu'na tabi olduğunu, bu Kanun'da yaş dışı emeklilik nedeniyle fesihte kıdem tazminatı düzenlemesi bulunmadığını, ayrıca 01.01.2014 tarihli sözleşmeyle bu ücretlerin aylık ücrete dâhil edildiğini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi davayı kısmen kabul etmiş, fazla çalışma ücretini 01.07.2012 sonrası için yüzde 50 zamlı hesaplamış; Bölge Adliye Mahkemesi istinafı esastan reddetmiştir. Daire, ödenmeyen alacaklar nedeniyle feshin haklı olduğunu ve kıdem tazminatının sonucu itibarıyla isabetli bulunduğunu kabul etmiş; ancak 854 sayılı Kanun'un 28. maddesinde fazla çalışmanın yüzde 25 zamlı ödeneceğinin açıkça düzenlenmesi nedeniyle boşluk bulunmadığını, yıllık izin defteri ve bordroların değerlendirilmemesini de eksik inceleme sayarak kararı bozmuştur.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E. 2022/5266 K. 2022/6059 Onama

Özel kanunda yer alan ve işçiye daha elverişli hak sağlayan düzenlemeleri saklı tutan hüküm, o kanunun yürürlüğe girdiği tarihte mevcut düzenlemelere yöneliktir; sonradan yürürlüğe giren genel kanunun yüzde elli zam oranını kendiliğinden saklı hak hâline getirmez, aksi kabul kanun yapma tekniğine aykırı düşer.

Detaylı özeti gör

Davacı, gemi adamı olarak çalıştığı dönemde fazla çalışma ücretlerinin 854 sayılı Deniz İş Kanunu'nun 28 inci maddesi uyarınca yüzde 25 zamlı ödendiğini, oysa 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 402 nci maddesi gereği yüzde 50 zam uygulanması gerektiğini ileri sürerek fark fazla çalışma ücreti istemiştir. Davalı, gemi adamı bakımından yüzde 25 oranının uygulanacağını savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi 13.10.2020 tarihli kararıyla davayı yüzde 50 oranı üzerinden kabul etmiş, Bölge Adliye Mahkemesi 24.06.2021 tarihli kararıyla davalının istinaf başvurusunu oy çokluğuyla esastan reddetmiştir. Daire 11.10.2021 tarihli kararıyla bu kararı bozmuş, bozmaya uyan İlk Derece Mahkemesi davayı reddetmiştir. Daire, 854 sayılı Kanun'un 48 inci maddesinin sonraki genel kanun için saklı hak yaratmadığını ve fazla çalışma hesabında özel kanunda boşluk bulunmadığını belirterek ret kararını onamıştır.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E. 2021/9634 K. 2021/13997

Fazla çalışma ücretinde daha yüksek zam oranı öngören genel kanun hükmü, sırf işçi lehine olduğu için özel kanunun önüne geçmez; özel hukukta kanunlar arasında lehe olanın uygulanması diye bir ilke bulunmadığından, çatışma bulunduğu varsayılsa dahi uygulama alanı salt işçi yararına yorumla değil, her iki düzenlemenin amacına göre belirlenir.

Detaylı özeti gör

Davacı, davalı kuruluşta gemi adamı olarak çalışmış; fazla çalışma ve resmi tatil ücretlerinin bordroda yüzde 25 zamlı hesaplanıp ödendiğini, oysa 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 402. maddesi uyarınca fazla çalışmanın normal çalışma ücretinin en az yüzde elli fazlasıyla ödenmesi gerektiğini ileri sürerek fark fazla çalışma ücreti istemiştir. Davalı, mevzuattaki yüzde 25 oranının geçerli olduğunu savunmuştur. İlk derece mahkemesi bilirkişi raporuna dayanarak yüzde 50 üzerinden davayı kabul etmiş, bölge adliye mahkemesi davalının istinaf başvurusunu oy çokluğuyla esastan reddetmiştir. Daire, fazla çalışma ücretinin hesabında Deniz İş Kanunu'nun 28. maddesindeki yüzde 25 oranının açık ve özel düzenleme olduğunu, aynı Kanun'un 48. maddesindeki saklı hakların sonradan yürürlüğe giren genel kanunu kapsamadığını, bu oranın Uluslararası Çalışma Örgütü'nün 187 sayılı tavsiye kararıyla da uyumlu bulunduğunu belirterek kararı bozmuştur.

Diğer kararlar (2)
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2021/1426 K. 2021/3762 Bozma

İş Kanunu kapsamı dışında bırakılan ev hizmetlerinde çalışanlarla onları çalıştıranlar arasındaki ilişkiye hizmet sözleşmesine ilişkin hükümler uygulanır; bu işçinin fazla çalışma ücreti talebi de, işverenin fazla çalışma için normal çalışma ücretinin en az yüzde elli fazlasını ödeme yükümlülüğü çerçevesinde hesaplanıp karara bağlanır.

Detaylı özeti gör

Davacı, davalının evinde 01.07.2009 tarihinde aşçı olarak yatılı çalışmaya başladığını ve 14.02.2013 tarihinde işine son verildiğini ileri sürerek maaş, kıdem tazminatı, fazla mesai ve yıllık izin ücreti alacaklarını istemiş, ıslahla talebini 68.291,54 TL'ye çıkarmıştır. Davalı, davacının mutat işleri dışında çalışmadığını ve kendi isteğiyle ayrıldığını savunmuştur. Yerel mahkeme, davacının boşanma dosyasındaki 900,00 TL'lik ücret beyanını esas alarak 8.074,00 TL ücret alacağına hükmetmiş, diğer talepleri reddetmiştir. Daire, ev hizmetlerinde çalışanların 4857 sayılı Kanun kapsamı dışında kalıp Borçlar Kanunu'nun hizmet akdi hükümlerine tabi olduğunu, boşanma davasındaki beyanın davacı aleyhine değerlendirilemeyeceğini ve aylık ücretin 2.400,00 TL kabul edilmesi gerektiğini belirtmiş; yatılı çalışan işçinin fazla mesaisi bulunmadığını varsaymanın hayatın olağan akışına aykırı olduğunu vurgulayarak hükmü davacı yararına bozmuştur.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E. 2020/8167 K. 2021/4039

Fazla çalışma için en az yüzde elli zamlı ücret öngören genel kanun hükmü, aynı konuyu daha düşük oranla düzenleyen önceki tarihli özel kanun hükmünü kendiliğinden yürürlükten kaldırmaz; sonraki genel kanunun özel kanun hükmünü değiştirebilmesi için açık ve anlamlı bir kural içermesi gerekir.

Detaylı özeti gör

Davacı, davalıya ait feribot müdürlüğünde gemi adamı olarak çalışmış; normal mesaisi dışında yaptığı fazla çalışmaların ücretinin 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren Türk Borçlar Kanunu'nun 402. maddesi uyarınca yüzde elli zamlı ödenmesi gerektiğini, işverenin ise Deniz İş Kanunu'nun 28. maddesindeki yüzde yirmi beş oranı üzerinden eksik ödeme yaptığını ileri sürerek fark fazla çalışma ücreti istemiştir. Davalı, Deniz İş Kanunu'nun özel kanun olduğunu, yürürlükteki toplu iş sözleşmesinde de yüzde yirmi beş oranının benimsendiğini savunmuştur. İlk derece mahkemesi bilirkişi raporuna dayanarak davanın kabulüne karar vermiş, Bölge Adliye Mahkemesi davalı vekilinin istinaf başvurusunu reddetmiştir. Daire, Deniz İş Kanunu'nun 48. maddesindeki saklı hakların sonradan yürürlüğe giren genel kanunu kapsamadığını, gemi adamının fazla çalışma ücretinin yüzde yirmi beş zamlı hesaplanması gerektiğini belirterek kararı bozmuştur.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

Bize WhatsApp'tan ulaşın!