TBK Madde 374 Ürün kirasında sona ermenin sonuçları: Ürün ve yetişme giderleri

Özet 2 fıkra · ~1 dk okuma

TBK 374, tarımsal taşınmaz kiracısı, kira sözleşmesinin sona erdiği anda henüz devşirilmemiş ürünler üzerinde bir hak ileri süremez; ancak ürünün yetişmesi için yapmış olduğu tarım giderlerinin hâkim tarafından belirlenecek miktarını kiraya verenden tazminat olarak isteyebilir ve bu tazminat işlemiş kiralardan indirilir.

Resmi Metin

Ürün ve yetişme giderleri

Madde 374- (1) Tarımsal bir taşınmazın kiracısı, kira sözleşmesinin sona erdiği anda henüz devşirilmemiş ürünler üzerinde bir hak ileri süremez.

(2) Ancak kiracı, ürünün yetişmesi için yapmış olduğu tarım giderlerinin hâkim tarafından belirlenecek miktarını, kiraya verenden tazminat olarak isteyebilir ve bu tazminat işlemiş kiralardan indirilir.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Bu maddedeki uyuşmazlığın asıl ekseni, sözleşme sona erdiğinde tarladaki henüz devşirilmemiş ürünün kime ait olduğu değildir; çünkü kural nettir: kiracı bu ürün üzerinde mülkiyet ya da hak iddia edemez. Gerçek çekişme, kiracının tarım giderleri tazminatı talebinde toplanır. Avukat olarak buradaki ispat yükünün kiracıda olduğunu unutmayın: ekim, gübre, sulama, emek gibi yetişme giderlerini kalem kalem belgelemek (fatura, tanık, gerekirse keşif/bilirkişi) kiracının görevidir. Miktarı hâkim takdir edeceği için, dava açmadan önce dosyayı bilirkişiye dayanacak biçimde hazırlamak şarttır.

Sık yapılan hata, kiracının ürünü kendi sayıp hasat etmeye kalkışmasıdır; doğru yol tazminat istemektir. Diğer bir incelik: TBK m.374 bu tazminatın işlemiş kiralardan indirileceğini söyler. Bu nedenle kiraya verenin alacağıyla kiracının gider tazminatı arasında pratikte bir takas/mahsup ilişkisi doğar; kiracı yalnız aşan kısmı nakden talep edebilir. Dava açılacaksa görevli mahkeme ve dava şartı arabuluculuk yönünden de erken değerlendirme yapılmalıdır.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 374. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununun 294 üncü maddesini karşılamaktadır.

Tasarının iki fıkradan oluşan 373 üncü maddesinde, ürün ve yetiştirme giderleri düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 294 üncü maddesinin kenar başlığında kullanılan “III. Kiranın hitamında semereler ve ziraat masrafları” ibaresi, Tasarıda “3. Ürün ve yetiştirme giderleri” şekline dönüştürülmüştür.

818 sayılı Borçlar Kanununun 294 üncü maddesinin ikinci fıkrasında kullanılan “işlemekte olan” ibaresi, sözleşmenin sona erdiği göz önünde tutularak “işlemiş” şeklinde değiştirilmiştir.

Metninde yapılan arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları - TBK m.374 uygulaması

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları. Aşağıdaki ilkeler ilgili kararlardan derlenmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 10. Hukuk Dairesi E. 2019/2436 K. 2020/1747 Kısmen Kabul

Ürün kirasının sona erdiği anda henüz devşirilmemiş ürünler üzerinde kiracının hak ileri süremeyeceği, TBK 374'teki açık hükümler karşısında mülkiyet karinesinin kiraya veren borçlu lehine olduğu belirtilerek, hacizli narenciye ürünü yönünden üçüncü kişinin istihkak iddiası reddedilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Kambiyo senedine dayalı takipte borçluya ait narenciye bahçesindeki ürünlerin haczi üzerine üçüncü kişi, borçluyla arasındaki noter onaylı ürün kirası sözleşmesine dayanarak istihkak davası açmıştır. İlk derece mahkemesi ürünlerin üçüncü kişiye ait olduğunu tespit ederek haczi kaldırmıştır. Daire, kiraya verenin sürenin bitiminde sözleşmeyi yenilemeyeceğine ilişkin noter ihtarnamesi göndermesiyle belirli süreli ürün kirasının sona erdiğini, sona erme anında devşirilmemiş ürünler üzerinde kiracının hak ileri süremeyeceğini ve mülkiyet karinesinin kiraya veren borçlu lehine olduğunu belirlemiş; borçlu ile alacaklının istinaf başvurularını kabul ederek kararı kaldırmış, istihkak iddiasını reddetmiş, üçüncü kişinin kötü niyet tazminatına yönelik istinafını ise esastan reddetmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.

Bize WhatsApp'tan ulaşın!