TBK Madde 376 Hayvan kirası: Konusu

Özet 2 fıkra · ~2 dk okuma

TBK 376, tarımsal bir taşınmazın kirasıyla bağlantılı olmayan geviş getirici hayvanların kirasında, aksine anlaşma veya yerel âdet yoksa kiralanan hayvanların kira süresi içindeki bütün ürünleri kiracıya ait olur; kiracı hayvanları beslemek, onlara iyi bakmak ve kiraya verene para veya hayvanlardan elde ettiği ürünün belli bir payını ödemekle yükümlüdür.

Resmi Metin

Konusu

Madde 376- (1) Tarımsal bir taşınmazın kirasıyla bağlantılı olmayan geviş getirici hayvanların kirasında, aksine anlaşma veya yerel âdet yoksa, kiralanan hayvanların kira süresi içindeki bütün ürünleri kiracının olur.

(2) Kiracı, kiralanan hayvanları beslemek, onlara iyi bakmak ve kiraya verene para veya hayvanlardan elde ettiği ürünün belli bir payını ödemekle yükümlüdür.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

TBK m.376, kira hukukunun pratikte ender karşılaşılan bir kalemini, yani tarımsal taşınmazla bağlantısı olmayan geviş getirici hayvan kirasını düzenler. Sözleşmeyi kurarken en kritik nokta, buradaki kuralların büyük ölçüde tamamlayıcı nitelikte olmasıdır: hayvanların ürünlerinin kiracıya kalması ve kiranın para ya da elde edilen üründen pay olarak ödenmesi, ancak aksine anlaşma veya yerel âdet yoksa geçerlidir. Bu yüzden tarafların yazılı sözleşmede pay oranını, ödeme biçimini ve bakım ölçütünü açıkça yazması, sonradan çıkacak uyuşmazlığı baştan kapatır.

İspat eksenini doğru kurmak gerekir: kiracının her hâlde proaktif olarak iyi baktığını ispatlaması beklenmez; ihtilafta bakım yükümlülüğünün ihlalini ileri süren taraf bunu, kiraya veren ise ödenmeyen payı gösterir. Sık yapılan hata, bu sözleşmeyi tarımsal işletmeyle birlikte kiralanan ürün kirasıyla veya adi kirayla karıştırıp onlara ait kuralları buraya taşımaktır. Yerel âdetin varlığı ileri sürülüyorsa, bunu iddia eden taraf âdeti somut biçimde kanıtlamak zorundadır.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 376. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununun 293 üncü maddesini karşılamaktadır.

Tasarının üç fıkradan oluşan 372 nci maddesinde, tutanağa geçirilmiş eşyaların geri verilmesi düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 293 üncü maddesinin kenar başlığında kullanılan “II. Defterdeki eşyanın kıymetinin takdiri” ibaresi, Tasarıda “2. Tutanağa geçirilmiş eşya” şekline dönüştürülmüştür.

Maddenin ikinci fıkrasında, kiracının ürün kirası sözleşmesi çerçevesinde tutanağa geçirilen eşyayı geri verme borcundan doğan sorumluluktan hangi durumlarda kurtulabileceği düzenlenmektedir. Buna göre, kiracı kiraya verenin kusurunu ya da mücbir sebebin varlığını ispat ederse tutanağa geçirilmiş olan eşyayı geri verme borcundan veya bunlar için tazminat ödemekten kurtulabilecektir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 293 üncü maddesinin ikinci fıkrasında kullanılan “noksan eşyanın” sözcüklerine, bu ifadenin, Tasarının 372 nci maddesinin birinci fıkrasıyla karşılandığı göz önünde tutularak, fıkra metninde yer verilmemiştir. Aynı düzenleme, kaynak İsviçre Borçlar Kanununun 299b maddesinin ikinci fıkrasında da bulunmaktadır.

Maddenin son fıkrasında, Tasarının 320 nci maddesinin üçüncü fıkrasından farklı olarak, kiracının, kiraya verenden değer artışı için tazminat isteyebilmesi için, bu artışın “önemli” olması koşuluna yer verilmemiştir. Çünkü, ürün kirasında kiracının işletme yükümlülüğü söz konusu olduğu için, kiralanana yaptığı masrafların veya harcadığı emeğin sebep olduğu değer artışından, kiralananı geri vermesinden sonra, kiraya verenin de yararlanabileceğinde bir duraksama yoktur. Bu sebeple, fıkrada kiraya verenin değer artışından doğan tazminat sorumluluğunun kapsamı daha geniş tutulmuştur.

Metninde yapılan arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

Bize WhatsApp'tan ulaşın!