TBK Madde 319 Ayıpların giderilmesine ve kiralananın gösterilmesine katlanma borcu

Özet 4 fıkra · ~2 dk okuma

TBK 319, kiracı kiralananın ayıplarının giderilmesine ya da zararların önlenmesine yönelik çalışmalara katlanmak; bakım, satış ya da sonraki kiralama için zorunlu olduğu ölçüde kiraya verenin ve onun belirlediği üçüncü kişinin kiralananı gezip görmesine izin vermek zorundadır. Kiraya veren, çalışmaları ve kiralananın gezilip görüleceğini uygun bir süre önce kiracıya bildirmek ve bunların yapıldığı sırada kiracının yararlarını göz önünde tutmakla yükümlüdür; kiracının kira bedelinin indirilmesine ve zararının giderilmesine ilişkin hakları saklıdır.

Resmi Metin

Ayıpların giderilmesine ve kiralananın gösterilmesine katlanma borcu

Madde 319- (1) Kiracı, kiralananın ayıplarının giderilmesine ya da zararların önlenmesine yönelik çalışmalara katlanmakla yükümlüdür.

(2) Kiracı, bakım, satış ya da sonraki kiralama için zorunlu olduğu ölçüde, kiraya verenin ve onun belirlediği üçüncü kişinin kiralananı gezip görmesine izin vermekle yükümlüdür.

(3) Kiraya veren, çalışmaları ve kiralananın gezilip görüleceğini uygun bir süre önce kiracıya bildirmek ve bunların yapıldığı sırada kiracının yararlarını göz önünde tutmak zorundadır.

(4) Kiracının kira bedelinin indirilmesine ve zararının giderilmesine ilişkin hakları saklıdır.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Uygulamada en sık çatışma, kiraya verenin kiralananı göstermek gerekçesiyle giriş talebini bir denetim/baskı aracına dönüştürmesidir. Ölçü, çalışmanın veya gezdirmenin zorunlu olduğu sınır ve uygun süre önce yapılan bildirimdir; bu zorunluluk ölçüsünü aşan ya da habersiz giriş talebi katlanma borcunu doğurmaz. Kiraya veren açısından kritik nokta ispattır: bildirimin yazılı (ihtarname, e-posta, mesaj) ve tarih içerir biçimde yapılması, sonraki tartışmada belirleyici olur.

Kiracı tarafında sık yapılan hata, katlanma borcunu mutlak sanıp seçimlik haklarını harcamaktır. Çalışmalar kullanımı önemli ölçüde kısıtlıyorsa, kiracının kira bedelinde indirim ve zararının giderilmesi hakları doğrudan saklıdır. Tersten, kiracının haklı neden olmadan girişe direnmesi sözleşmeye aykırılık oluşturabileceğinden, itirazın gerekçesini ve karşı önerilen makul saati yazılı bırakmak isabetli olur.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 319. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

Maddenin birinci fıkrası 818 sayılı Borçlar Kanununun 251 inci maddesinin birinci fıkrasını karşılamaktadır.

Tasarının dört fıkradan oluşan 318 inci maddesinde, kiracının ayıpların giderilmesine ve kiralananın gösterilmesine katlanma borcu düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 251 inci maddesinin kenar başlığında kullanılan “3. Ayıp halinde muamele” şeklindeki ibare, Tasarıda “V. Ayıpların giderilmesine ve kiralananın gösterilmesine katlanma borcu” şeklinde ifade edilmiştir.

Maddenin birinci fıkrasında, 818 sayılı Borçlar Kanununun 251 inci maddesinin birinci fıkrasında kullanılan “kiracı, hakkına halel gelmemek şartıyla” şeklindeki ibareye yer verilmemiş, ancak maddenin son fıkrasında “Kiracının kira bedelinin indirilmesine ve zararının giderilmesine ilişkin hakları saklıdır.” denilmek suretiyle, bu konuda kiracı yönünden gerekli hukuki koruma sağlanmıştır.

Maddenin ikinci fıkrasında, öğreti ve uygulamada kiracının borçlarından biri olduğu kabul edildiği halde, 818 sayılı Borçlar Kanununun 251 inci maddesinde yer verilmeyen, kiralananın gösterilmesine katlanma borcu açıkça düzenlenmiştir.

Maddenin üçüncü fıkrası 818 sayılı Borçlar Kanununun 251 inci maddesinde yer verilmeyen, yeni bir hükümdür. Fıkrada, kiracının kiralananın gösterilmesine katlanma borcunun kapsamı ve gerçekleşme koşulları düzenlenmiştir.

Maddenin son fıkrası da, 818 sayılı Borçlar Kanununun 251 inci maddesinde yer verilmeyen, yeni bir hükümdür. Fıkrada, kira bedelinden indirim yapılmasına ve zararın giderilmesine ilişkin hükümlerin saklı olduğu belirtilmektedir.

Maddenin düzenlenmesinde, kaynak İsviçre Borçlar Kanununun 257h maddesi göz önünde tutulmakla birlikte, kaynak maddenin son fıkrası, ayrı konulara ilişkin olması sebebiyle, Tasarıda iki fıkra halinde kaleme alınmıştır.

İlgili Yargıtay Kararları - TBK m.319 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2024/4081 K. 2025/1441

Kiralananın gösterilmesine izin verilmesi istemiyle açılan davada, istenen tedbirin davanın esasıyla örtüşmesi geçici hukuki korumayı engellemez; mahkeme, somut olayın özellikleri ile bildirilen delilleri değerlendirip koşulların oluştuğu kanaatine varırsa, kiracının menfaatlerini de gözeterek kiralananın gösterilmesine ilişkin ihtiyati tedbir kararı verebilir.

Detaylı özeti gör

Bir avukat 24.10.2024 tarihinde, TBK'nın 319/2. maddesi uyarınca kiralananın gösterilmesine izin istemiyle açılan davalarda ihtiyati tedbir verilip verilemeyeceği konusunda bölge adliye mahkemesi daireleri arasında uyuşmazlık bulunduğunu bildirmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulu, 08.11.2024 tarihli kararıyla Ankara 15 ve 37, Antalya 6 ile Konya 4. Hukuk Dairelerinin HMK'nın 389. maddesi çerçevesinde tedbir verilebileceğini kabul ettiğini, İstanbul 36, 49, 54 ve 55, İzmir 6 ve 23 ile Sakarya 6. Hukuk Dairelerinin ise davanın niteliği gereği tedbir verilemeyeceği görüşünde olduğunu belirterek 5235 sayılı Kanun'un 35. maddesi uyarınca uyuşmazlığın giderilmesini istemiştir. Daire, yargılama sürelerinin uzunluğunu ve mülkiyet hakkının kapsamını gözeterek, somut olayın özellikleri ve deliller değerlendirilip koşulların oluştuğu kanaatine varılması halinde kiracının menfaatleri de gözetilerek tedbir kararı verilebileceği yönünde uyuşmazlığı gidermiştir.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E. 2015/6282 K. 2015/6125 Bozma

Kiracının kiralananı gezip görmeye izin verme yükümlülüğü sınırsız değildir; gösterme iznine karar verilirken kiracının yararları gözetilerek kiracının ve eşinin çalışma koşulları araştırılmalı, hem izin süresi hem de kiralananın gösterime hazır bulundurulacağı gün ve saatler hakkaniyete uygun biçimde belirlenmelidir.

Detaylı özeti gör

Kiraya veren davacı, kiralanan taşınmazın satılıncaya kadar muhtemel alıcılara gösterilmesi için gün ve saat belirlenmesini istemiş; davalı kiracı, kendisinin ve eşinin çalıştığını, bu nedenle ancak tatil günlerinde münasip bir süre için izin verilebileceğini savunmuştur. Mahkeme istemi kabul ederek taşınmazın altı ay süreyle her hafta Çarşamba ve Cumartesi günleri saat 12.00 ile 14.00 arasında gösterime hazır bulundurulmasına karar vermiş, hükmü davalı kiracı temyiz etmiştir. Daire, davalının yargılama sırasında çalışma durumunu ileri sürdüğünü, temyiz aşamasında da kendisinin ve eşinin çalıştığı işyerlerini gösterir belgeleri dosyaya sunduğunu vurgulamış; TBK'nın 319 uncu maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca kiracının çalışma şartları araştırılıp yararları gözetilerek hem sürenin hem de hazır bulundurma gün ve saatlerinin hakkaniyete uygun biçimde belirlenmesi gerektiğini belirterek kararı bozmuştur.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

Bize WhatsApp'tan ulaşın!