Kira sözleşmesi belirli veya belirsiz süreli olarak kurulabilir ve bu ayrım tüm kira sözleşmeleri bakımından geçerlidir; kararlaştırılan sürenin geçmesiyle herhangi bir bildirim olmaksızın sona erecek sözleşme belirli sürelidir ve belirlilik açık ya da üstü kapalı biçimde kararlaştırılabilir, sona erme için fesih bildirimi gerekiyorsa sözleşme belirsiz süreli sayılır.
Detaylı özeti gör
Davacı kiracı, davalıya ait taşınmazda 01.05.2007 başlangıç tarihli, bir yıl süreli ve aylık 2.500 TL bedelli kira sözleşmesiyle oturduğunu, 15.06.2012 tarihli ihtarnameyle bildirerek 01.08.2012 tarihinde tahliye ettiğini belirtip iade edilmeyen 5.000 TL depozito için başlattığı icra takibine vaki itirazın iptalini istemiştir. Davalı kiraya veren, yeni kira döneminin 01.05.2012 tarihinde başladığını, erken tahliye nedeniyle taşınmazı ancak iki ay sonra kiraya verebildiğini ve depozitoyu bu zarara mahsup ettiğini savunmuştur. İlk derece mahkemesi makul süreyi iki ay kabul etmiş, ancak taşınmazın 01.10.2012 tarihinde aylık 2.900 TL bedelle yeniden kiraya verilmesiyle dönem sonuna kadar elde edilen fazla geliri mahsup ederek davayı 2.800 TL yönünden kısmen kabul etmiş, Özel Daire bozmasına direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, sözleşmeye aykırı davranan kiracının kiraya verenin daha yüksek bedelle yeni kiracı bulmasından yararlanamayacağını belirterek direnme kararını bozmuştur.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe