Yargıtay 4.HD E.2022/6113 K.2025/13744

İlgili madde: TMK Madde 981

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2020/524 E., 2022/55 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Alanya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2017/287 E., 2019/648 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda 07.10.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen gün ve saatte davalı vekili Avukat … geldi, davacılar adına gelen olmadı. davalı vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 07.10.2025 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davaya konu Antalya İli Alanya İlçesi … Mahallesi … Mevkii 152 parselde kayıtlı 32.080, 00… yüzölçümlü kargir ev ve narenciye bahçesi niteliğindeki taşınmazın öncesinde müvekkillerinin babaları, sonrasında ise davacı müvekkilleri tarafından 1993 yılından beri kiralık olarak kullanıldığını, 11.03.2013 tarihli en son kira sözleşmesine göre narenciye bahçesinin 01.06.20 13… .06.2016 tarihleri arasında dava dışı mal sahipleri tarafından davacılara kiralandığını, sözleşmeye göre kiracı taraf bahçenin bütün bakımları ile sorumlu olup, kira akdi devam ederken mal sahibi tarafından toprak satışı, inşaat yapımı ve ağaç kesimi yapılırsa kiracıların mağduriyetinin karşılıklı anlaşma ile giderileceğinin düzenlendiğini, dava dışı taşınmaz sahipleri ile davalı şirket arasında imzalanan yeni bir kira sözleşmesi ile taşınmazın 15 yıllığına davalı şirkete kiralandığını ve kira süresinin bitimine müteakip taşınmazın tesliminin talep edildiğini, davacı müvekkilleri tarafından tahliyeye yönelik bir karar alınmadan taşınmazın boşaltılmayacağının ihtaren mal sahiplerine bildirildiğini, buna rağmen davalı şirket çalışanlarının 04.06.2016 tarihinde taşınmaza girerek dikili olan portakal ağaçlarını kestiklerini, ağaçların ve üzerinde bulunan mahsulün telef olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 50.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu talebin zamanaşımına uğradığını ve taşınmaz maliklerinin kiraya konu yeri davalı şirkete 02.06.2016 tarihinde teslim ettiğini ve ağaçları keserek bu yeri sera yapımına uygun hale getirilmesine muvafakat ettiklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın, davacıların babası tarafından 1993 yılından itibaren ürün kirası niteliğindeki kira akdi ile kullanılmaya başlandığı, taraflar arasında uzun süreli bir kira ilişkisi olmasına rağmen sözleşmelerin 3 yıllık sürelerle yazılı olarak yenilendiği ve belirsiz süreli niteliğini kazanmadığı, dava dışı malikler tarafından son kira sözleşmesinin bitiminden evvel kira sözleşmesinin yenilemeyeceğinin davacı tarafa bildirildiği ve belirli süreli olan bu sözleşmenin usulüne uygun şekilde taşınmaz malikleri tarafından sona erdirildiği, buna karşın davacı tarafın taşınmazı boşaltmayacağı hususunu karşı tarafa noter ihtarı ile bildirdiği, dava dışı kiralayanın bu şartlar altında devlet organları aracılığıyla ve yasalarda öngörülen şekilde davacıların tahliyesini sağlamasına engel bulunmadığı, 04.06.2016 tarihinde taşınmazın yeni kiracısı olan davalı şirket tarafından kira sözleşmesinin başlangıcından önce henüz üzerinde toplanmamış ürünleri de bulunan ağaçların kesildiği, kiralananın maliki dahi olmayan davalının bu eylemi ile yerin tahliyesini kaba güç kullarak ve kanunun emrettiği prosedürlere uymaksızın sağladığı ve hukuk sınırlarını aşan fiilerinin haksız nitelikte olduğunun ve oluşan zararın davalı taraftan tazmini gerektiğinin değerlendirildiği, davalı yan her ne kadar eylemin Türk Medeni Kanunu’nun 981. madde hükmü kapsamında kaldığını belirtmiş ise de kira ilişkisine dair özel ve ayrıntılı hükümler Türk Borçlar Kanununda düzenlenmiş olup bahsedilen maddenin somut olayda tatbik edilmesinin mümkün olmadığı, yine eylem tarihi itibarıyla (04.06.2016) kira sözleşmesi henüz başlamamış olan davalının zilyetliğinden söz etmenin de mümkün olmadığı, zararın tespiti amacıyla alınan 25.03.2019 tarihli bilirkişi raporunun denetime ve hüküm tesisine elverişli olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne ve 218.941,90 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 04.06.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacılar ile dava dışı taşınmaz malikleri …, … ve …arasında portakal bahçesinin kullanımına ilişkin olarak 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 3 57… . maddelerinde düzenlediği hali ile ürün (hasılat) kira sözleşmesi bulunduğu, 11.03.2013 tarihli yazılı kira sözleşmesine göre kira süresinin bitim tarihinin 01.06.2016 tarihi olduğu, dava dışı kiralayanların 01.06.2016 kira bitimi tarihinden önce belirli süreli kira sözleşmesinin sona ereceğini davacı kiracılara ihtarname göndermek suretiyle bildirdikleri ve 01.06.2016 tarihi itibariyle taraflar arasındaki kira sözleşmesinin sona erdiği, davacı tarafın taşınmazı tahliye etmediğinden bu tarih itibariyle taşınmazda fuzuli şagil olarak bulunduğu, taşınmaz üzerindeki davacıların zilyetliği yasal yollarla sona erdirilmediği müddetçe, dava dışı taşınmaz malikleri veya davalı yeni kiracının Türk Medeni Kanunu’nun 981. maddesine dayanarak taşınmaza zorla girmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle davalı yeni kiracı, usulünce kendisine teslim edilmeyen ve halen davacıların kullanımında olduğunu bildiği taşınmaza girerek, taşınmazda dikili bulunan ağaçları kesmesi suretiyle davacıların uğradığı zarardan haksız fiil faili olarak sorumlu olduğu, davalı, dava konusu taşınmaza, mülk sahiplerinin izni ve bilgisiyle ve davacılara verilen sürenin sonunda müdahale ettiğinden, zarardan sorumluluğunun dava dışı kiralayan mülk sahibinin davacılara karşı olan sorumluluğu kadar olduğu, 6098 sayılı TBK’nın 374. maddesi hükmüne göre, kiracı, sözleşmesinin sona erdiği anda henüz yetişmemiş ürünler üzerinde bir hak ileri süremezse de, ürünün yetişmesi için yapmış olduğu tarım giderlerini kiraya verenden talep edebileceği, somut olayda, 450 adet portakal ağacındaki ürün yetişmiş olup olay tarihi itibariyle toplanmadığı, davacılar hiçbir hukuki dayanak olmaksızın kendilerine bildirilen tarihte taşınmazı boşaltmadıkları gibi, ağaçlardaki olgunlaşmış ve toplanmayı bekleyen portakal meyvesini de kendi ihmallerinden dolayı toplamadıkları, davalı şirket tarafından, kira amacına uygun olarak ve portakal meyvesini kendi uhdesine geçirilmeden portakal ağaçlarının kesildiği, davacı tarafın taşınmazı kötüniyetli olarak boşaltmadığı ve ürün zararına kendi kusuru ve ihmali hareketinin sebebiyet verdiği dikkate alındığında, portakal meyve zararından dolayı davalıdan bir tazminat talep etmesinin mümkün olmadığı, 6098 sayılı TBK’nın 364/1. maddesi gereğince kiracının, kiralanını iyi bir şekilde işletmekle ve ürün vermeye elverişli bir durumda bulundurmakla yükümlü olduğu, yine aynı kanunun 372/3. maddesi gereğince kiracının, kiralanana göstermekle yükümlü olduğu özen çerçevesinde meydana gelen değer artışları için tazminat isteyemeceği, kira süresi boyunca yaş ve hastalık nedeni ile verimi düşen veya sair bir sebeple kuruyan, gelişim gösteremeyen portakal ağaçlarının yerine yenilerinin dikilmesinin TBK’nın 372/3. maddesi kapsamında kiracının özenle işletme yükümlülüğünden doğan iyileştirici faaliyetlerden sayıldığı, yenileme işleminin zorunlu ve faydalı masraf olarak kabulünün mümkün olmadığı dikkate alındığında, davacıların ağaç bedeli tahsili talebinin yerinde olmadığı, açıklanan nedenle ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm tesis edilerek davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; her ne kadar davacılar ile dava dışı mal sahipleri arasındaki kira akdi süre sebebiyle 01.06.2016 tarihinde kendiliğinden son bulacak olsa da ortada bir tahliye yada men’i müdahale kararı ile resmi bir işlem olmaksızın, davacıların kiraya konu taşınmazdaki menkul mallarına zarar vermeyen, bunları korunaklı bir şekilde resmi yediemin elinde muhafaza altına almayan, resmi memur huzurunda gerçekleştirilmemiş bir tahliye işlemi yapılması ve bu sırada davacıların mallarına zarar verilmesi ve bunların telef edilmesinin hukuken mümkün olmadığını, davalı şirketin davacı müvekkillerinin devam eden kira sözleşmesini ve fiili hakimiyetini bilerek kira sözleşmesini imzaladığını, davalı tarafın kötüniyetli davrandığını, davalının tüm uyarılara ve ihtarnamelere rağmen haksız ve hukuka aykırı bir şekilde davacılara ait tüm ağaçları, ağaç motorları ile keserek ağaçların yok olmasına ve dalındaki mahsullerin telef olmasına sebep olduğunu, haksız ve hukuka aykırı gerekçeler ile ilk derece mahkemesinin davanın kabulü yönündeki kararının kaldırılmasına karar verildiğini, bahçedeki ağaçların büyük kısmının davacılar tarafından yeniden dikilen davacılara ait ağaçlar olduklarının gözden kaçırılarak hüküm tesis edildiğini, tanık beyanları ve bilirkişi raporundaki 21 yaşından küçük ağaçlara ilişkin tespitler doğrultusunda 21 yaşından küçük ağaçların davacılar tarafından ekilen ağaçlar olduğu dikkate alınarak raporda belirtilen 290 adet ağacın bedeli olan 122.458,30 TL ile tespit raporunda belirtilen 27.000,00 TL mahsul zararı olmak üzere toplam 149.458,30 TL tazminat üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek bölge adliye mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davacılar ile dava dışı taşınmaz malikleri arasında dava konusu portakal bahçesinin kullanımına ilişkin olarak imzalanan ve sona eren ürün (hasılat) kira sözleşmesi uyarınca kiralanan taşınmazda yer alan ağaçların yeni kiralayan davalı şirket tarafından kesilmesi nedeniyle uğranılan ağaç ve meyve zararının tazmini istemine ilişkindir.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılara yükletilmesine,
28.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalıya verilmesi,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

  • İlk yayınlanma tarihi: 07 Eylül 2026
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!