Yargıtay 4.CD E.2024/6743 K.2025/1959

İlgili madde: TK Madde 21

B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2024/196 E., 2024/247 K.

SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme

HÜKÜM : Mahkûmiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde, sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece bozma üzerine sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, sanığın denetim süresinde kasıtlı suç işlediğinin tespiti üzerine daha önce açıklanması geri bırakılan hüküm aynen açıklanmıştır.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, yokluğunda hükmün açıklanarak savunma hakkının kısıtlandığına ve kararın bozulmasına ilişkindir.

III. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.

Ancak;
1.5271 sayılı Kanun’un 231/11. maddesi uyarınca, sanık tarafından denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülükleri yerine getirmemesi halinde, duruşma açılıp, sanığın duruşmaya gelmediği takdirde yokluğunda duruşmaya devam edilerek hükmün açıklanacağına ilişkin meşruhatlı davetiye ile duruşmadan haberdar edilerek savunması alındıktan sonra hükümlerin açıklanmasına karar verilmesi gerektiği; ancak sanığa duruşmaya davet için gönderilen ihtarlı tebligatın, en son bildirdiği adres ile aynı olan MERNİS adresine doğrudan Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesi uyarınca yapıldığı, bu nedenle tebliğin usulsüz olduğu gözetilmeyerek yargılamaya devamla sanık savunması alınmadan hükümün açıklanması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
2.Sanığın eylemini silahtan sayılan bıçak ile işlemesine rağmen hakkında 5237 sayılı Kanun’un 265/4. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Nedenleriyle karar hukuka aykırı bulunmuştur
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı Kanun’un 326/son maddesi uyarınca cezayı aleyhe değiştirme yasağının gözetilmesine,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.02.2025 tarihinde karar verildi.

  • İlk yayınlanma tarihi: 13 Eylül 2026
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!