Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Olayda, ergin çocuk Türk Medeni Kanununun 405.maddesi gereğince kısıtlanmış, kısıtlamaya ilişkin kararla Türk Medeni Kanununun 419/3. maddesi gereğince babanın velayeti altına konulmuştur. Dava vasilik (velayet) süresinin uzatılmasına ilişkindir.
Görev, kamu düzenine ilişkindir. Mahkemece yargılamanın her aşamasında dikkate alınması zorunludur. Türk Medeni Kanununun 419/3. maddesine göre velayet altında bırakılmalarına karar verilen ergin çocuklar ile ilgili uyuşmazlıklarda “velayet” hükümleri uygulanacaktır. Bu haliyle dava aile hukukundan doğmaktadır ve 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 4/1. maddesi gereğince de, aile hukukundan doğan dava ve işlerde, vesayet makamı (sulh hukuk mahkemesi) değil, aile mahkemesi görevlidir. Şu halde mahkemece bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine oybirliğiyle karar verildi. 16.03.2017 (Per.)
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe