Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2010/20232 K.2012/4124

İlgili madde: TMK Madde 167

MAHKEMESİ :Küçükçekmece 1. Aile Mahkemesi

TARİHİ :29.07.2010

NUMARASI :Esas no:2009/416 Karar no:2010/1000

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından; tedbir nafakasının miktarı ve ayrılık süresinde tedbir nafakası verilmesi yönünden; davalı koca tarafından ise ayrılık kararı ve fer’ileri yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

1-Dava, Türk Medeni Kanunun 170/2. maddesi uyarınca ayrılık kararı verilmesine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüyle tarafların bir yıl süreyle ayrılıklarına, davacı yararına dava tarihinde kararın kesinleşme tarihine kadar aylık 350 TL.tedbir nafakasına, harç yatırılmadığından sürekli olarak tedbir nafakası konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Toplan delillerden; mahkemece de kabul edildiği üzere davalının güven sarsıcı davranışlar içine girdiği, birlik görevlerini ihmal ettiği ve ortak konutun kilidini değiştirdiği anlaşılmaktadır. Davacının ise kusurlu bir davranışı kanıtlanamamıştır. Gerçekleşen bu durum karşısında Türk Medeni Kanununun 170/1. maddesindeki koşullar davada gerçekleşmiştir. Mahkemece Türk Medeni Kanunun 169. maddesi uyarınca davanın devamı sırasında geçici önlem olarak davacı lehine tedbir nafakasına da karar verildiği, miktarın da tarafların ekonomik ve sosyal durumuna uygun olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersiz bulunmuştur.

2-Mahkemece, ayrılık kararı verildiğine göre, davacı lehine takdir edilen tedbir nafakasının, 1 yıllık ayrılık süresinin sonuna kadar devamına karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde hükmün kesinleşmesine kadar devamına şeklinde karar tesisi doğru görülmemiştir.

SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. bentte açıklanan sebeple BOZULMASINA, hükmün bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte açıklanan sebeple gerekçe yönünden oyçokluğu, bozma sonucu yönünden oybirliğiyle ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz ilam harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna 73.90 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatıran davacıya geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere karar verildi.28.02.2012 (Salı)

KARŞI OY YAZISI
Dava, Türk Medeni Kanununun 167 ve 170/2. maddeleri uyarınca münhasıran ayrılık kararı verilmesine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüyle, tarafların 1 yıl süreyle ayrılıklarına, davacı kadın yararına Türk Medeni Kanununun 169. maddesi uyarınca ayrılık kararının kesinleşmesine kadar aylık 750 TL. tedbir nafakasına, harcı yatırılmadığından davacının ayrılık süresi için tedbir nafakası istemi hakkında karara yer olmadığı kararı verilmiştir. Toplanan delillerle, mahkemece de sabit kabul edildiği üzere davalı kocanın güven sarsıcı davranışlar içine girdiği, birlik görevlerini ihmal ettiği ve ortak konutun kilidini değiştirdiği anlaşılmaktadır. Davacı kadının kusurlu bir davranışı ise kanıtlanamamıştır. Gerçekleşen bu durum karşısında ayrılığa karar verilebilmesi için gerekli boşanma sebebinin ispatlanmış olması koşulu (TMK.m.170/1) davada gerçekleşmiştir. Mahkemece Türk Medeni Kanununun 169. maddesi uyarınca davanın devamı sırasında gerekli geçici önlem olarak davacı lehine tedbir nafakasına da karar verildiği, miktarının da tarafların ekonomik ve sosyal durumuna uygun olduğu anlaşılmaktadır.

Mahkemece davacı kadının ayrılık süresi için talep ettiği nafakaya ilişkin olarak bu konuda harcı yatırılmak suretiyle açılmış bağımsız bir tedbir nafakası davası olmadığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığı kararı verilmiştir. Açılan ayrılık davasının kabulü veya takdiren boşanma yerine ayrılığa karar verilmesi durumunda; kararlaştırılan ayrılık süresi için ne gibi önlemler alacağı konusunda yasada açık bir düzenleme bulunmamaktadır. Türk Medeni Kanununun 169. maddesindeki önlemler açılan boşanma veya ayrılık davasının devam ettiği süre için alınabileceği ve ayrılık süresi içinde de devam eden bir dava bulunmadığından kıyasen uygulanmaya elverişli değildir. Ancak, Türk Medeni Kanununun 197. maddesindeki koruma önlemlerine ilişkin hükümden kıyasen yararlanmak mümkündür. Zira, ayrılık kararıyla Türk Medeni Kanununun 197. maddesindeki “ayrı yaşamada haklılık” koşulu ayrıca bir karar gerekmeksizin kendiliğinden gerçekleşmiş olmaktadır. Bu nedenle hakimin ayrılık süresinde geçerli olmak üzere birliğin korunması için Türk Medeni Kanunun 197/2- 4. maddelerindeki önlemleri talep gerektirdiği takdirde, talebe bağlı olarak; re’sen alması gereken önlemleri de talep olmasa bile alması gerekecektir. Bu bakımdan, mahkemece talep bulunması koşuluyla, eşin kendisi için tedbir nafakasına karar verilmesi; tarafların velayet düzenlemelerine tabi çocukları varsa; bu çocuklar için ayrılık süresince geçerli olacak şekilde geçici velayet düzenlemesi yapılması ve gerektiğinde velayeti üstlenen eş yararına çocuk nedeniyle de tedbir nafakasına karar verilmesi gerekir. Ayrılık süresince yukarıda belirtilen önlemler ayrılık kararının fer’i (eki) niteliğinde olacağından; bu önlemler nedeniyle harç alınması da gerekmeyecektir. Türk Medeni Kanununu 197. maddesi uyarınca harç alınması gereken talep (dava); Türk Medeni Kanununun 197/3.maddesindeki eşin talebini bağımsız bir dava olarak ileri sürmesi durumuna özgüdür. Açıklanan nedenlerle, mahkemece davacının ayrılık süresi için talep ettiği ayrılık kararının fer’i olan tedbir nafakası talebi hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerekirken; yazılı şekilde harç yatırılmadığı gerekçesiyle karara yer olmadığına hükmedilmesi isabetsiz olmuştur.

Değerli çoğunluğun temyiz edilen hükmün kısmen onanması kısmen bozulması şeklindeki görüşüne katılmakla birlikte; ayrılık süresi içindeki tedbir nafakasına ilişkin bozmanın yukarıda açıkladığım değişik gerekçeyle yapılması gerektiğini düşünüyorum.

  • İlk yayınlanma tarihi: 21 Haziran 2026
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!