Yargıtay 2.HD E.2024/5685 K.2025/6172

İlgili madde: TMK Madde 240

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2021/3176 E., 2024/584 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Küçükçekmece 1. Aile Mahkemesi

SAYISI : 2016/119 E., 2021/225 K.

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Davacı vekilinin takasa yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;

Somut olayda; davalılar tarafından dilekçeler aşamasında takas isteği bulunulmadığı gibi, usulüne uygun harcı yatırılarak açılmış bir karşı davaları da olmadığına ve davacı taraf da bu hususa açıkça muvafakat etmediğine göre, yazılı şekilde davacının hesabında bulunan para yönünden takas yapılması hatalı olmuş, bozmayı gerektirmiştir.
3.Davalılar vekilinin alacağın miktarına yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 240/1. maddesi ”… Sağ kalan eş, eski yaşantısını devam ettirebilmesi için, ölen eşine ait olup birlikte yaşadıkları konut üzerinde kendisine katılma alacağına mahsup edilmek, yetmez ise bedel eklenmek suretiyle intifa veya oturma hakkı tanınmasını isteyebilir; mal rejimi sözleşmesiyle kabul edilen başka düzenlemeler saklıdır. …” şeklinde düzenlenmiştir. Aynı Kanun’un 240/3. maddesi de ”… Haklı sebeplerin varlığı hâlinde, sağ kalan eşin veya ölen eşin yasal mirasçılarının istemiyle intifa veya oturma hakkı yerine, konut üzerinde mülkiyet hakkı tanınabilir. …” şeklinde düzenlenmiştir.

Davacı sağ kalan eşin belirlenen katılma alacağından mahsup edilmesi gereken miktar, iptaline karar verilen mülkiyet hakkının karşılığı olan miktardır; diğer bir deyişle, belirlenen katılma alacağından mahsup edilecek miktar aile konutundaki davalıların hisse değeridir.

Somut olayda, Mahkemesince, TMK 240. maddesi uyarınca sağ kalan eş adına mülkiyet hakkı tanınmasına karar verilmesi yerinde ise de, belirlenen katılma alacağından mahsup edilen miktar ve buna bağlı olarak davalılar lehine depo edilecek miktarı hatalıdır. Şöyle ki, Mahkemece davacı sağ kalan eşin miras payı oranında sorumlu olduğu miktar düşülerek sadece davalıların sorumlu olduğu katılma alacağı miktarının davalıların iptal edilen hisse değerinden mahsup edilmesi gerekirken taşınmazın sağ kalan eşin hisse değerinin de bulunduğu taşınmaz değerinin tamamından mahsup edildiği anlaşılmaktadır. O halde, Mahkemece, davacı sağ kalan eşin miras payı oranında sorumlu olduğu miktar düşülerek sadece davalıların sorumlu olduğu katılma alacağı miktarından davalıların iptaline karar verilen hisselerinin değeri mahsup edilerek eksik kalan kısmın davalılar lehine depo edilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hatalı hesaplamayla karar verilmesi hatalı olmuş, bozmayı gerektirmiştir.

KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan sebeplerle BOZULMASINA,
3.Taraf vekillerinin bozma kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine,
Peşin alınan harcın istek halinde yatıranlara geri verilmesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

  • İlk yayınlanma tarihi: 07 Haziran 2026
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaş — Avukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!