Yargıtay 2.HD E.2023/9769 K.2025/6704

İlgili madde: TMK Madde 163

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/1805 E., 2023/1766 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Nevşehir Aile Mahkemesi

SAYISI : 2021/990 E., 2023/603 K.

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, velâyet, erkeğin nafaka, maddi ve manevi tazminat talebinin reddi yönünden; davalı-davacı kadın vekili tarafından ise asıl davanın zinadan kabulü, hatalı olduğu, evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeni ile boşanmaya karar verilmesi gerektiği, kusur belirlemesi, erkeğin affı nedeniyle davasının reddine karar verilmesi gerektiği ve kişisel ilişki düzenlenmesi yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı-davacı kadın vekilinin tüm, davacı -davalı erkek vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Taraflar arasında davacı-davalı erkek tarafından TMK 161 inci maddesi olmadığı takdirde TMK 166/1 maddesi uyarınca, davalı-davacı kadın tarafından TMK 163 üncü maddesine olmadığı takdirde TMK 166/1 maddesine dayalı olarak karşılıklı olarak açılan boşanma davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince kadının davasının TMK 163 üncü maddesi, erkeğin davasının 161 inci maddesine dayalı olarak kabulü ile tarafların boşanmalarına ve boşanmanın fer’îlerine karar verilmiştir.

Kararın taraflarca istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince yukarıda belirtilen yönlenden temyiz edilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince; tarafların boşanmaya sebep olan olaylarda eşit kusurlu oldukları kanaatine varılmış ise de yapılan yargılama ve toplanan delillerden Mahkemece tarafların belirlenen ve gerçekleşen kusurlu davranışlarına göre ve özellikle olayların oluş şekilleri ve evliliğe etkisi değerlendirildiğinde boşanmaya sebep olan olaylarda kadının ağır kusurlu olduğu kabulü gerekir. Hal böyle iken Mahkemece hatalı değerlendirme ile tarafların eşit kusurlu kabul edilmesi yerinde görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
3.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 174 üncü maddesinin birinci fıkrasında mevcut ve beklenen bir menfaati boşanma yüzünden haleldar olan kusursuz yada daha az kusurlu olan tarafın, kusurlu taraftan uygun bir tazminat isteyebileceği, aynı maddenin ikinci fıkrasında boşanmaya sebebiyet vermiş olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevî tazminat isteyebileceği öngörülmüştür. Yukarıdaki paragrafta açıklandığı üzere, evlilik birliğinin sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen davacı-davalı erkeğin ağır ya da eşit kusurlu olmadığı, kadının kusurlu eylemlerinin erkeğin kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği ve boşanma sonucu bu eşin, en azından diğerinin maddî desteğini yitirdiği anlaşılmıştır. O halde, Mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile 4721 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesi ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 50 nci ve 51 inci maddelerinde düzenlenen “hakkaniyet kuralları” da dikkate alınarak davacı-davalı erkek yararına uygun miktarda maddî ve manevî tazminata hükmedilmesi gerekirken, hatalı kusur belirlemesinin sonucu olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

KARAR
Açıklanan sebeplerle;

1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı-davalı erkek yararına kusur belirlemesi ve erkeğin reddedilen tazminat talepleri yönünden ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının davacı-davalı erkek yararına kusur belirlemesi ve erkeğin reddedilen tazminat talepleri yönünden BOZULMASINA,
3.Davalı-davacı kadın vekilinin tüm, davacı-davalı erkeğin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz giderinin temyiz eden …’ya yükletilmesine,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde yatıran …’ ya iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.06.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY YAZISI
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle; hangi sebep ve saikle olursa olsun erkeğin kasten insan öldürme eyleminin, kadının zina eylemine nazaran hafif kusur olarak kabul edilmesinin hukuk ve hakkaniyet ilkelerine uygun olmayacağının tabii bulunmasına göre, hukuka uygun olan hükmün onanması yönünde karar verilmesi gerektiğini düşündüğümüzden değerli çoğunluğun görüşüne katılmıyoruz.

  • İlk yayınlanma tarihi: 07 Haziran 2026
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!