Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup, gereği görüşülüp düşünüldü.
1-Yasal mirasçılar, mirasbırakandan miras paylarına mahsuben elde ettikleri sağlararası karşılıksız kazandırmaları, denkleştirmeyi sağlamak için terekeye geri vermekle birbirlerine karşı yükümlüdürler (TMK m. 669/1). Bu hükme göre, altsoy dışındaki yasal mirasçıların mirasbırakandan elde ettikleri sağlararası karşılıksız kazandırmaların denkleştirmeye (iadeye) tabi olması için, bunların miras payına mahsuben verildiğinin kanıtlanması gerekir. Davacı, mirasbırakanın 18.04.2005 tarihinde davalı (eşine) aktardığı paranın, miras payına mahsuben verildiğine ilişkin bir delil getirememiştir. O halde, davalıya aktarılan para ile ilgili denkleştirme isteğinin reddi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.
2-Dava konusu eşyaların mirasbırakana ait olduğu hususunda taraflar arasında bir uyuşmazlık yoktur. Bu eşyalar, mirasbırakan tarafından sağlığında davalıya verilmemiş, ölümünden sonra, davalı bu eşyaları ortak konuttan alıp götürmüştür. Gerçekleşen bu durum karşısında, eşyalar yönünden Türk Medeni Kanunu’nun 669. maddesi koşulları bulunmamaktadır. Davalı da davacıyla birlikte yasal mirasçı olduğuna ve davalının bu menkul malları elinde bulundurması yasal mirasçılık sıfatına dayandığına göre, eşyalara ilişkin istek, Türk Medeni Kanunu’nun 637. maddesine de dayanmamaktadır. Mirasçılar, rnirasbırakanın ölümü ile mirası bir bütün olarak kanun gereği kazanırlar (TMK m. 599/1). Birden çok mirasçı bulunması halinde, mirasın geçmesiyle birlikte paylaşmaya kadar, mirasçılar arasında terekedeki bütün hakları ve borçları kapsayan bir ortaklık meydana gelir. Mirasçılar, terekeye elbirliğiyle sahip olurlar (TMK m. 640). Davacının, dava konusu menkul eşyalara ilişkin bir paylaşma isteği de bulunmamaktadır. Öyleyse, menkul eşyalara ilişkin talebin de reddi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen nedenlerle (BOZULMASINA), temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 09.04.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe