Yargıtay 10.CD E.2024/3161 K.2025/9495

İlgili madde: TK Madde 21

İNCELENEN KARARLARIN

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 1. 2018/1395 E., 2019/500 K.

Ankara 44. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK’nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun’un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 10.07.2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Ankara 28. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK’nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 28.10.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK’nın 309/1. maddesi uyarınca, 09.01.2024 tarihli ve 2023/28558 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.02.2024 tarihli ve KYB – 2024/7322 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.02.2024 tarihli ve KYB – 2024/7322 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“1-Ankara 44. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/06/2019 tarihli ve 2018/1395 esas, 2019/500 sayılı kararı yönünden yapılan incelemede,
Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 23/12/2019 tarihli ve 2019/5427 esas, 2019/8638 karar sayılı, Yargıtay 20. Ceza Dairesinin 26/05/2016 tarihli ve 2016/1582 esas, 2016/3201 karar sayılı ve Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 16/05/2016 tarihli ve 2016/927 esas, 2016/4447 karar sayılı ilâmlarında da değinildiği üzere, şüpheli hakkında verilen “Kamu davasının açılmasının ertelenmesi” kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların, şüpheliye tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, somut olayda şüpheli hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karar her ne kadar şüpheliye 07/06/2018 tarihinde tebliğ edilmiş ise de, kararın şüphelinin doğrudan mernis adresine tebliğe çıkarıldığı, yapılan tebligatın usulsüz olduğu gibi söz konusu kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına karşı itiraz yoluna başvuru süresinin 15 gün yerine 7 gün olarak belirtilmek sûretiyle şüphelinin yanıltıldığı, usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmaması nedeniyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmediği cihetle, kamu davasının durmasına karar verilmesi yerine yazılı şekilde karar verilmesinde,

2- Ankara 28. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/09/2022 tarihli ve 2021/1549 esas, 2022/696 sayılı kararı yönünden yapılan incelemede,
Sanık hakkında evvelce 2018 yılında işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 14/05/2018 tarihli ve 2018/12636 soruşturma, 2018/1150 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karar verilmesi sonrasında, adı geçen sanığın yükümlülüklerine uymamakta ısrar etmiş olduğundan bahisle yapılan bildirim üzerine hakkında kamu davası açılması üzerine yapılan yargılama sonucunda Ankara 44. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/06/2019 tarihli ve 2018/1395 esas, 2019/500 sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının 5237 sayılı Kanun’un 51/1. maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği, söz konusu kararın istinaf edilmeksizin 10/07/2019 tarihinde kesinleştiği,
Adı geçen sanığın bu kez inceleme konusu 30/09/2021 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediği iddiasıyla yapılan soruşturma sonunda, 5237 sayılı Kanun’un 191/6. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmeden Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 30/11/2021 tarihli iddianamesiyle kamu davası açılması üzerine yapılan yargılama sonucunda, sanığın Ankara 28. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/09/2022 tarihli ve 2021/1549 esas, 2022/696 sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve hükmün yasa yolu incelemesinden geçmeksizin 28/10/2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmış ise de,
Somut olayda, önceki 2018 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmiş olup sanığın yükümlülüklerine uymamakta ısrar etmiş olduğundan bahisle yapılan bildirim üzerine hakkında kamu davası açılması üzerine yapılan yargılama sonucunda Ankara 44. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/06/2019 tarihli kararı ile sanığın mahkumiyetine hükmedildiği ve yukarıda belirtildiği üzere anılan kararın kanun yararına bozulması halinde ise kamu davasının durmasına karar verileceğinin anlaşılması karşısında,
Önceden açılan kamu davası sonunda sanık hakkında durma kararına hükmedilmiş olması sebebiyle, sanığın incelemeye konu 30/09/2021 tarihindeki eyleminden ötürü 5237 sayılı Kanun’un 191/6. maddesi kapsamında doğrudan kamu davası açılamayacağı gibi söz konusu eylemin kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usulü ile kesinleşmemesi nedeniyle ihlali mahiyetinde de olmadığı, bu halde sanığın gerçekleştirmiş olduğu 2018 ve 30/09/2021 tarihli eylemlerine ilişkin ortak bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi ile usulüne uygun tebliğ ve devamı işlemlerin icrası için kamu davasının durmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde,
İsabet görülmemiştir.”

Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
A. Ankara 44. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/1395 Esas ve 2019/500 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde;

1. Şüpheli hakkında, 06.02.2018 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 14.05.2018 tarihli ve 2018/12636 Soruşturma, 2018/1150 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK’nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun’un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz kanun yoluna başvuru süresinin “7 gün” olarak gösterildiği, kararın doğrudan şüphelinin MERNİS adresine tebliğe çıkarılarak 07.06.2018 tarihinde 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre tebliğ edildiği,

2. Şüphelinin yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar ettiği gerekçesiyle erteleme kararının kaldırılarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 26.10.2018 tarihli ve 2018/12636 Soruşturma, 2018/50254 Esas, 2018/32352 sayılı iddianamesi ile Ankara 44. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,

3. Yapılan yargılama sonucunda, Ankara 44.Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 14.06.2019 tarihli ve 2018/1395 Esas, 2019/500 Karar sayılı kararı ile, sanığın TCK’nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun’un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.

B. Ankara 28. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/1549 Esas ve 2022/696 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde;

1. Şüpheli hakkında, 30.09.2021 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 30.11.2021 tarihli ve 2021/199801 Soruşturma, 2021/59839 Esas, 2021/42554 sayılı iddianamesi ile Ankara 28. Asliye Ceza Mahkemesine TCK’nın 191/6. maddesi gereğince doğrudan kamu davası açıldığı,

2. Yapılan yargılama sonucunda, Ankara 28. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 27.09.2022 tarihli ve 2021/1549 Esas, 2022/696 Karar sayılı kararı ile, sanığın TCK’nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.

C. Dosyalar kapsamına göre;

1. Ankara 44. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.06.2019 tarihli ve 2018/1395 Esas, 2019/500 Karar sayılı kararı yönünden;

Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı,
Sanık hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 14.05.2018 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın doğrudan MERNİS adresine tebliğe çıkarılarak 7201 sayılı Kanun’un 21/2. maddesine göre tebliği usulsüz olduğu gibi, karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru süresinin, 5271 sayılı CMK’nın 173/1. maddesinin karar tarihinde yürürlükte olan haline göre “15 gün” yerine “7 gün” olarak belirtilmek suretiyle şüphelinin yanıltıldığı, Anayasanın Temel Hak ve Hürriyetlerin Korunması başlıklı 40. maddesindeki düzenleme ile 5237 sayılı TCK’nın 191/2 ve 5271 sayılı CMK’nın 171, 172 ve 173. maddeleri uyarınca, başvurulacak kanun yolunun, merciinin, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerekmekte olup; “kamu davasının açılmasının ertelenmesi” kararı ve bu karar ile birlikte verilen “denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ilişkin kararda kanun yolu başvuru süresinin şüpheliyi yanıltacak biçimde “7 gün” olarak gösterildiği, bu nedenlerle kararın usûlüne uygun şekilde kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, usûlsüz olarak verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi, beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, dolayısıyla Müdürlükçe yapılan işlemlerin hukuki sonuç doğurmayacağı anlaşıldığından;

Mahkemesince, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca “durma” kararı verilerek, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı, tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı CMK’nın 173.maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre “iki hafta” içinde ilgili sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usûlüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usûlüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanun’a aykırıdır.

2. Ankara 28. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.09.2022 tarihli ve 2021/1549 Esas, 2022/696 Karar sayılı kararı yönünden ;
5237 sayılı TCK’nın 191. maddesinin 2. fıkrasında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu nedeniyle yapılan soruşturmalarda beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verileceği, 4. fıkrasında erteleme kararının kaldırılarak kamu davası açılması gereken durumlar sayılarak, maddenin 6. fıkrasında ise “Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez.” hükmüne yer verildiği,
Somut olayda, sanık hakkında, 06.02.2018 tarihli önceki kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca 14.05.2018 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbirine karar verildiği, ancak anılan erteleme kararında yukarıda belirtildiği üzere usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmadığı, şüphelinin yanıltılması ve tebliğinin usulsüz olması nedeniyle kararın kesinleşmediği, Mahkemesince durma kararı verilmesi gerektiği, bu nedenle TCK’nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan açılan işbu kamu davasında da kovuşturma şartının gerçekleşmediği, doğrudan açılan davanın dayanaksız kaldığı anlaşılmakla, mahkemesince, durma kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanun’a aykırıdır.

3. Kanun yararına bozma incelemesi sırasında gelinen aşamada sonuç olarak;

Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yürütülen soruşturmalarda, 5237 sayılı TCK’nın 191/6. maddesinde yer alan “Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez” amir hükmü gereği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sadece bir kez verilebileceği, aynı şüpheli hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu nedeniyle farklı tarihlerde işlediği eylemlerden dolayı birden fazla kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmiş ise, bunlardan usûlüne uygun olarak verilip kesinleşen ilk kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının esas alınması gerektiği, usulüne uygun verilip kesinleşen herhangi bir erteleme kararı bulunmamasına rağmen aynı sanık hakkında birden fazla soruşturma bulunması halinde, soruşturmaların birleştirilmesi sonrası kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerektiği, bu durumda, erteleme kararının kesinleşmesine kadar işlenen tüm eylemlerin tek suç olarak ve TCK’nın 61. maddesi kapsamında alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olabileceği kabul edildiğinden;

Ankara 28. Asliye Ceza Mahkemesince, davanın Ankara 44. Asliye Ceza Mahkemesinin davası ile birleştirilmesine karar verilmesi, davaların birleştirilmesinden sonra, Ankara 44. Asliye Ceza Mahkemesince, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca “durma” kararı verilerek, kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı, tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı CMK’nın 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre “iki hafta” içinde ilgili sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usûlüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usûlüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kanun’a aykırı olup Kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.

III. KARAR
A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
B. Ankara 44. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.06.2019 tarihli ve 2018/1395 Esas, 2019/500 Karar sayılı kararı ile Ankara 28. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.09.2022 tarihli ve 2021/1549 Esas, 2022/696 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı CMK’nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.10.2025 tarihinde karar verildi.

  • İlk yayınlanma tarihi: 13 Eylül 2026
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!