Yargıtay 1.HD E.2025/1788 K.2025/3249

İlgili madde: TMK Madde 712

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/1791 E., 2025/199 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Kahramanmaraş 9. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2023/20 E., 2024/159 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı; Kahramanmaraş ili, Dulkadiroğlu ilçesi, … Mahallesi 401 parsel sayılı taşınmazın kadimden beri ailesine ait olduğunu, mezkur parselin fiili sınırları ile tapu sınırlarının birbirini tutmadığını, arazinin 1.500 m2 civarındaki kısmının 1052 parsel sayılı taşınmazın içerisinde kaldığını ileri sürerek 1052 parsel sayılı taşınmazda görünen 1.500 m2’lik kısmın tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP
Davalı; davacı tarafın haksız olarak malik olduğu taşınmazı kullandığını, davacı tarafın kadastro çalışmalarına itiraz etmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarihi ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin kesinleştiği 26.02.1975 tarihinden itibaren 3402 sayılı Kanun’un 12/3. maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü sürenin dava tarihi itibariyle geçmiş olduğu ve davacının davasını hak düşürücü sürede açmadığı gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın kadastro tutanağının 26.02.1975 tarihinde kesinleşmesine rağmen davanın 07.09.2023 tarihinde Kadastro Kanunu’nun 12/3. maddesinde belirtilen yasal 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın, taşınmazın mülkiyetinin müvekkiline ait olduğuna ilişkin tapu iptali ve tescil davası olduğunu, müvekkilinin taşınmazı üç nesildir kullandığını, kadastro tespitinden sonra da taşınmazı müvekkilinin kullandığını, davalının taşınmazı başkasından satın aldığını ve kullanılan kısmı satın aldığını, davalının taşınmazı hiç kullanmadığını, davanın TMK’nın 712. maddesine de dayandığını, yemin delilinin uygulanmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Dosya içeriğinden; bölgede yapılan kadastro çalışmalarında Kahramanmaraş ili, Dulkadiroğlu ilçesi, … Mahallesi 397 (yeni 1052) parsel sayılı taşınmazın 26.09.1970 tarihinde senetsizden 16.200 m2 yüz ölçümü ile… adına tespit edildiği, … tarafından tespite itiraz edilmesi üzerine Komisyon’un 18.03.1972 tarihli ve 1972/171 sayılı kararı ile taşınmazın 8.400 m2 yüz ölçümü ile… adına, 7.800 m2’lik kısmın ise ayrı bir parsele ayrılarak itiraz eden adına tesciline karar verildiği, tespitin 10.02.1975 tarihinde kesinleştiği ve tapuya 26.02.1975 tarihinde tescil edildiği, …’in dava konusu taşınmazı 25.03.1982 tarihinde davalı …’a satış suretiyle temlik ettiği, eldeki davanın da 07.09.2023 tarihinde açıldığı görülmüştür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olduğu, özellikle 3402 sayılı Kanun’un 12/3 hükmü uyarınca hak düşürücü sürenin geçtiği, 4721 sayılı Kanun’un 712. maddesinde yazılı şartların da oluşmadığı gözetilerek davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle:

Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

  • İlk yayınlanma tarihi: 06 Haziran 2026
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!